Günlük Savunma Ve Strateji Bülteni - 13 Şubat 2019

13 Şubat 2019

TÜRKİYE'NİN SAVUNMA-GÜVENLİK-DIŞ POLİTİKASINI İLGİLENDİREN GELİŞMELER

 

SURİYE (SURİYE KUZEYİ- SOÇİ - İDLİB - SURİYE'de ATEŞKES)

AB: Rusya, Türkiye, ABD ve Kürtler arasında yapılacak olası anlaşmanın güvenliği sağlayacağını umuyoruz… Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkan Yardımcısı Federica Mogherini, Rusya, Türkiye, ABD ve Kürt güçler arasındaki görüşmeler sırasında Suriye'nin kuzeydoğusundaki durum hakkında varılabilecek güvenlik mutabakatının yeni çatışmaların önüne geçebileceğini söyledi. Suriye'nin kuzeyindeki duruma ilişkin olarak Rusya, Türkiye, ABD, Suriye yönetimi ve Kürt güçler arasında yürütülen görüşmelerle ilgili bir metin hazırlayan Mogherini'nin açıklaması, Avrupa Parlamentosu oturumunda AB Genişlemeden Sorumlu Komiseri Johannes Hahn tarafından okundu.Açıklamada Mogherini, "ABD'nin askerlerini çekeceğini açıklamasının ardından Suriye yeni bir döneme girdi. Ancak ülkede henüz siyasi çözüm bulunabilmiş değil. Tek çıkış yolunun görüşmelerde alınan BM himayesindeki çözüm kararı olduğunun bilincine varılmalı. Bunu tekrar etmekten yorulmayacağız" dedi.Suriye'de nüfuz alanları tesis etmenin barış ve istikrar getirmeyeceğinin altını çizen Mogherini, "Şu anda Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rusya, Türkiye, ABD, Suriye yönetimi ve Kürt güçler arasında müzakere ediliyor. Türkiye'nin güvenlik alanındaki çekincelerini anlıyoruz ancak bunların yalnızca Suriye'nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasıyla giderilebileceğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. Mogherini, Suriye'nin kuzeyi için yapılacak her türlü güvenlik anlaşmasının tüm etnik grupların ve dinlerin temsilcilerinin korunmasını sağlayacağını ve sahada yeni çatışmaların önüne geçeceğini umduklarını vurguladı.

Suriye'nin Türkiye sınırında bombalı saldırı… Suriye'de Türkiye sınırındaki El Ray (Çobanbey) kasabasındaki bir kontrol noktasına saldırı düzenlendi. DHA, saldırının YPG tarafından düzenlendiğini öne sürdü. Bombalı araçtaki saldırganın öldüğü bildirildi.Türkiye sınırına yaklaşık 5 kilometre uzaklıkta bulunan kontrol noktasındaki patlamaya bomba yüklü bir aracın neden olduğu bildirildi. Reuters'a konuşan bir acil durum görevlisi, Kilis'in Elbeyli ilçesinin karşısındaki bölgede gerçekleşen patlamada üç polis ve dört sivilin yaralandığını söyledi. Anadolu Ajansı ve DHA ise yaralı sayısını üç olarak duyurdu. DHA, yaralıların Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) mensubu olduğunu bildirdi.

SDG’yle IŞİD arasında tahliye anlaşması yapıldı iddiası… ABD destekli Suriyeli güçler Suriye’nin doğusunda IŞİD’i son kalesinden de çıkartmaya çalışırken, ABD ordusu, IŞİD’in kontrol merkezi olduğunu söylediği bir camiyi vurduğunu bildirdi.ABD liderliğindeki IŞİD karşıtı koalisyon savaş uçaklarının Suriye Demokratik Güçleri’ni (SDG) desteklemek için Pazartesi günü Baghouz kasabasındaki camiyi vurduğunu bildirdi.ABD ordusu IŞİD’in camiyi saldırılarını yönetmek için kullandığını ve SDG’ye karşı intihar eylemi düzenleyecek araçları burada barındırdığını kaydetti.Çoğu yabancı yüzlerce IŞİD savaşçısının Baghouz ve civarında olduğu sanılıyor.Ancak aktivistler ve Suriye’nin doğusunda yaşayan halk koalisyon tarafından ele geçirilen bölgelerde IŞİD üyelerinin hala varlıklarını koruduğu ve gelecekte yapacakları bir isyan hareketi için gizlendikleri görüşünde.Suriyeli aktivistler IŞİD’in üyelerini kuşatma altındaki bölgeden çıkartmak için SDG ile görüşmeler yürüttüğünü bildiriyor.Suriye İnsan Hakları Gözlemevi Başkanı Rami Abdurrahman ve doğu vilayeti Deyrizor’daki gelişmeleri takip eden bir grubun başkanı Ömer Ebu Layla, planlananın IŞİD militanlarını Irak sınırına yakın bir bölgeye tahliye etmek olduğunu söyledi.Yine Gözlemevi’ne göre IŞİD’in üst düzey isimleri 40 ton kadar altını ve milyonlarca dolar değerinde nakit parayı bu tahliye işlemi sırasında yanlarında taşımak istiyor. IŞİD’in elindeki bölgelerde zulmü kayıt altına alan Ses ve Resim örgütü tahliye konusunda anlaşmaya varıldığını söyledi.Açıklamaya göre IŞİD liderleri, grubun bir zamanlar ya da hala elinde tuttuğu yabancı rehinelerin akıbetini açıklayacak ve bazı üst düzey savaşçılarını teslim edecek.Ancak planın bu ayrıntıları SDG tarafından henüz doğrulanmadı. Diğer taraftan bazı kaynaklar SDG’nin bölgedeki IŞİD’lileri İdlib’e nakletmek üzere pazarlıklar yapıldını iddia ediyor.

ORTADOĞU-AFRİKA

ABD Savunma Bakanından sürpriz Irak ziyareti… ABD Savunma Bakanlığına vekalet eden Patrick Shanahan Irak’a sürpriz bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaretin ana gündemini Suriye’den ABD birliklerinin çekilmesi sonrası Irak’taki ABD birliklerinin durumu oluşturuyor.

Netanyahu'dan Suriye'ye saldırı itirafı… İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, dün Suriye'nin güneyindeki Kuneytra ilindeki bazı bölgelerin tank atışlarıyla vurulmasının arkasında İsrail ordusunun olduğunu doğruladı.

Zarif: Suudi Arabistan ve BAE ile iyi ilişkiler kurmak istiyoruz… İran devriminin 40. yıl dönümü vesilesiyle başkent Tahran'da eski dışişleri bakanları ve büyükelçilerin katılımıyla düzenlenen toplantıda konuşan Zarif, bölge ülkeleriyle ilişkilere dair değerlendirmelerde bulundu. İran'ın komşularıyla ilişkilerinin tarihte hiç görülmediği kadar iyi olduğunu ve bundan mutlu olduklarını belirten Zarif, "Rusya, Türkiye, Pakistan, Irak ve Basra Körfezi'ndeki bazı ülkelerle eşsiz ilişkilerimiz var. Aynı ilişkileri Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile de kurmak istiyoruz. Bir istisna dışında dünya ile makul ilişkiler kurmakta bir sorunumuz yok" dedi.

Irak Başbakanı'ndan ABD'ye 'yabancı üs kabul etmeyiz' mesajı… Irak Başbakanlık basın ofisinden yapılan yazılı açıklamaya göre Başbakan Abdulmehdi, ABD Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan ile başkent Bağdat'ta bir araya geldi. Irak ve ABD ilişkileriyle terörle mücadele konularının ele alındığı görüşmede Abdulmehdi, ABD'li yetkiliye ülkesinde hiçbir yabancı askeri üssün bulunmasını kabul etmediklerini söyledi. "Irak'ın kararı bağımsızdır ve hiçbir tarafın nüfuzundan etkilenmez" diyen Abdulmehdi, Arap ve bölge ülkelerine açılımı sürdürdüklerini kaydetti. ABD Savunma Bakan Vekili Shanahan ise Irak ile ilişkilerini güçlendirmek istediklerini belirterek, iki ülke arasındaki ilişkilerin doğası ve geleceğine dair Irak hükümetinin görüşünü öğrenmek Bağdat'a geldiğini ifade etti. Shanahan, Amerikan askerlerinin IŞİD'e karşı mücadele ve Irak güçlerinin eğitim ihtiyacını yerine getirme görevi bulunduğunu dile getirdi.

Lavrov: ABD, Filistin-İsrail sorununun çözümü için en büyük tehdit… Moskova'da Filistinli tarafların temsilcileriyle bir araya geleceği toplantı öncesinde açıklama yapan Lavrov, Filistin-İsrail sorununun çözümü konusunda gelinen noktanın memnuniyet verici olmadığını ifade etti. Lavrov "Durum çok çok endişe verici. En büyük tehdidi de ABD tarafında görüyoruz. ABD, uluslararası toplumun diğer taraflarını göz ardı ederek tek taraflı yaklaşımlar öne sürüyor ve sorunun çözümüne yönelik temel oluşturan kilit önemdeki uluslararası araçların bozulmasına kararlı" dedi.

AB – AVRUPA

Avrupa’nın ortasında ABD güdümlü "Ortadoğu Konferansı”… ABD'nin Polonya'yla birlikte Varşova'da 13-14 Şubat'ta "Ortadoğu Konferansı" düzenlemesi Avrupa diplomasi çevrelerinde gerilime neden oldu."Ortadoğu'da barış, istikrar, özgürlük ve güvenlik" temasıyla toplanan konferanstan dolayı ev sahibi Polonya memnuniyet duyduğunu açıklarken, bakan seviyesinde düzenlenen toplantıya Fransa ve Almanya, yalnızca bürokrat gönderdi. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ise toplantıya katılmıyor.Türkiye’den katılım durumuna ilişkin bir açıklama gelmedi. Uzmanlar, bu konferansın Polonya başta olmak üzere Visegrad Grubu olarak bilinen Macaristan, Çekya ve Slovakya'nın Avrupa Birliği'nden biraz daha izole olmasına yol açacağı görüşünü dile getirdi.ABD ile birlikte konferansı düzenleyen Polonya, İran, Suriye, Yemen krizi ve tıkanan Filistin-İsrail müzakerelerinin ele alacağı bakan seviyesindeki konferansa 80 ülkeyi davet etti. Rusya katılmayacağını açıkladı, İran ise davet edilmedi.İran dosyasında ABD ile karşı karşıya gelen Avrupa Birliği, Amerikan ambargosuna rağmen ticareti sürdürme politikasından vazgeçmiyor. Mogherini, Afrika Birliği toplantısında olduğu gerekçesiyle katılmayacağını duyurdu ancak asıl katılmama gerekçesinin İran konusu olduğu belirtiliyor. Avrupa'nın iki dinamo ülkesinin diplomasi şefleri Alman Dışişleri Bakanı HeikoMass ve Fransız Dışişleri Bakanı Jean Yves Le Drian da, toplantıya katılmayacak. Her iki bakanı da yüksek bürokratlar temsil edecek. AB ile Brexit görüşmelerinin sonuna yaklaşan İngiltere'nin Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt ise katılacağını duyurdu. İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, bu buluşmayı "umutsuz İran karşıtları sirki" olarak tanımladı.Ev sahibi Polonya Dışişleri Bakanı Jacek Czaputowicz, konferansa 11 Ortadoğu ülkesinin bakan seviyesinde katılacağını açıkladı. Suudi Arabistan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, İsrail, Ürdün, Kuveyt, Fas, Umman ve Yemen 'bakan seviyesinde', Mısır ve Tunus da bakan yardımcısı seviyesinde katılacağını duyurdu.İsrail Başbakanı Benyamin Netenyahu da şahsen konferansa katılarak, hem ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, hem de Başkan Yardımcısı Mike Pence ile bir araya gelecek.Ancak ABD'nin gündemindeki konular ve toplantıya mekan olarak Polonya'yı seçmesi AB'yi endişelendirdi. Fransız Le Monde gazetesi, Visegrad Grubu Polonya, Macaristan, Çekya ve Slovakya'nın "Trump'ın Avrupa'daki müttefikleri" olduğunu ve Polonya'nın bu toplantıdan sonra AB'den biraz daha fazla izole olacağını yazdı. ABD'nin "açıkça Avrupa'nın dağılması politikasını izlediği" değerlendirmesinde bulunan Fransız gazetesi, ABD'nin Visegrad ülkeleriyle yakınlaşmasının, Paris ve Berlin'le ilişkilerini dondurduğu yorumunu yaptı.Le Monde, Başkan Donald Trump'ın seçilmesine sevinen "ender" ülkelerden birisi olan Polonya'nın Trump'ın hassas olduğu Amerikan gazını satın alma ve silah anlaşmaları gibi konularda Washington yönetimine yönelik jestlerde bulunduğuna dikkat çekerek, Polonya'nın 2018'de Amerika'dan 4,75 milyar dolarlık patriot füzeleri aldığını, Konferans sırasındaysa 414 milyon dolar değerinde roketatar alacağını vurguladı.Polonya ile yakın ilişkilere rağmen, 'enerji kaynaklarını çeşitlendirmeyen' Macaristan'ın aynı yakınlığı göstermemesinden şikayet eden ABD, bu ülkeler üzerindeki Rusya etkisinden endişe duyduğunu açıklıyor. Küçük bir Orta Avrupa turuna çıkan ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Macaristan, Slovakya ve Polonya'da yaptığı açıklamalarda "Rusya'nın enerji politikalarının Avrupa'nın bağımsızlığını, Vladimir Putin'in de dünya demokrasilerini tehdit ettiğini" söyledi. Pompeo, "Putin'in NATO üyelerinin arasını açmasına izin vermeyeceğiz" diyerek, bu konudaki rahatsızlığını dile getirdi. Pompeo, Macaristan'ın ekonomik olarak da Çin'e bağımlı hale gelmeye başladığını, özellikle teknoloji devi Huawei'nin ülkeye yerleşmesinden kaygılandıklarını söyledi. Ancak ABD, Filistin-İsrail krizi konusunda Başbakan Victor Orban ile aynı çizgide buluşuyor.

Pompeo: Ortadoğu için büyük dünya koalisyonu oluşturduk… ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, 13-14 Şubat tarihinde Varşova'da gerçekleşecek Ortadoğu Zirvesi'nin "büyük bir dünya koalisyonu" olduğunu söyledi. Konferansa 60'ın üzerinde ülkenin katılacağını belirten Pompeo, oturumların konusunu Ortadoğu'nun geleceği, bölgede barışın ve güvenliğin tesisi gibi hususların oluşturacağını ifade etti. Pompeo, "60'ın üzerinde ülkenin katılacağı, bir anlamda büyük dünya koalisyonu denebilecek zirvede umarım Ortadoğu'daki sorunların çözümü noktasında mesafe kat ederiz" dedi. Polonya'nın ABD'nin Avrupa'daki en iyi dostu olduğunu, iki ülkenin Ortadoğu barışına ilişkin zirve düzenlemesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Pompeo, Polonya ile ortak ekonomik ve stratejik hedefler konusunda çalışmalarının sürdüğünü de kaydetti. Bu kapsamda Rus doğalgazını Almanya'ya doğrudan taşıyacak North Stream (Kuzey Akım) projesine de değinen Pompeo, "North Stream Rusya'nın Avrupa'daki ağırlığını arttıracak ve bazı Avrupa ülkelerini kendine bağımlı hale getirecek" diye konuştu. ABD'nin Doğu Avrupa'nın güvenliğini önemsediğini, bölgeyi yakından takip ettiğini belirten Amerikan Dışişleri Bakanı, ABD'nin Orta ve Doğu Avrupa bölgesine gerek NATO kapsamında gerekse bireysel olarak angaje durumda olduğunu sözlerine ekledi.

Pompeo'dan Doğu Avrupa'ya Çin ve Rusya Uyarısı… Avrupa’da beş ülkeyi kapsayan turu kapsamında Polonya’nın başkenti Varşova’da bulunan Pompeo, Çin ve Rusya’nın, 1989’da Berlin Duvarı’nın yıkılmasından bu yana demokrasi ve serbest pazar alanlarında sağlanan ilerlemelere ikiz tehdit oluşturduğunu söyledi.Komünizmden geçmiş ülkelerin Çin ve Rusya’nın “yağmacı” yatırımları ve siyasi müdahalelerine karşı özellikle korunmasız olduğuna işaret eden Pompeo, Avrupa’nın enerji konusunda Rusya’ya bağımlılığı ve Çin’in Huawei teknoloji şirketi yoluyla Avrupa’nın telekomünikasyon piyasasına girmesine dikkat çekti. Pompeo, bu tehditle mücadele için ABD’nin savunma işbirliği anlaşmaları ve değişim programları yoluyla bölgedeki rolünü arttıracağını vurguladı. Amerikalı bakan, ABD’nin on yıldır Orta ve Doğu Avrupa’da “kopuk” bir siyaset izlediğini, Çin ve Rusya’nın bu “boşluktan” yararlandığını öne sürdü ve şimdi bu durumu tersine çevirmeye başladıklarını savundu. Pompeo, Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin ve Çinli liderlerin bu son 10 yıl içerisinde bölgede çok daha agresif ve müdahaleci hale geldiğini belirtti. Pompeo, “Moskova enerjiyi jeopolitik amaçları için siyasi silah olarak kullanmaya devam ediyor. Polonya ve aynı düşüncedeki diğer Avrupalı müttefikler ve ortaklarla, Rusya’nın Avrupa’nın enerji ve ulusal güvenliğini baltalayabilecek aynı zamanda Ukrayna’ya zarar verebilecek Kuzey Akım 2 boru hattı projesini durdurmak için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz” diye konuştu.

Avrupa Konseyi: Türkiye en büyük gazeteci hapishanesi… Avrupa Konseyi raporunda, Avrupa genelinde cezaevindeki 130 gazeteciden 110'unun Türkiye'de olduğu bildirildi. Konsey, Avrupa'da basın özgürlüğünün Soğuk Savaş'tan bu yana en kötü dönemini yaşadığı uyarısında bulundu.

Timoşenko, Kırım'ı geri alma sözü verdi… Timoşenko, "Sadece işgal altındaki Kırım ve Donbass bölgelerini geri almakla kalmayacak aynı zamanda, Rusya'yı işgalci devlet olarak dava ederek ülkemizin uğradığı zararı telafi etmesini sağlayacağız" dedi. Timoşenko ayrıca, Budapeşte Memorandumu'nun kabulüyle Ukrayna'nın NATO üyesi olmamasının hata olduğunu belirterek, Kuzey Atlantik İttifakına üyeliğin Ukrayna'nın güvenliğinin tek garantisi olduğunu kaydetti. Budapeşte Memorandumu 5 Aralık 1994'te Rusya, Ukrayna, ABD ve İngiltere liderleri tarafından imzalandı. Belge, AGİT Nihayi Yasası'na uyumu garanti altına almak ve Ukrayna'nın nükleer silaha sahip olmayan ülke olarak konumunu güçlendirmeyi amaçlıyordu. Belge Rusya parlamentosu tarafından onaylanmadı.

İspanya'da Katalan liderlerin davası başladı… İspanya’nın Katalonya özerk bölgesinde düzenlenen bağımsızlık referandumu nedeniyle "isyan" ve "isyana teşvik" ile suçlanan 12 Katalan liderden 9'u ilk kez hakim karşısına çıktı.

İngiliz ekonomisinden son 6 yılın en düşük büyümesi… İngiltere ekonomisi 2018’de son altı yılın en zayıf ekonomik büyümesini kaydetti. Brexit belirsizliği ve küresel büyümedeki yavaşlama büyüme üzerinde etkili oldu.2018'in son çeyreğinde yüzde 0,2 büyüyen İngiliz ekonomisi Ulusal İstatistik Kurumu verilerine göre 2018 yılında yüzde 1,4 büyüyerek 2012 yılında bu yana en düşük büyümeyi gerçekleştirdi.  2017'de ekonomi yüzde 1,8 büyüme kaydetmişti.

Franco'nun mezarı için ailesine iki hafta süre… İspanya'da hükümet, eski diktatör Franco'nun mezarını başka bir yere taşımaya hazırlanıyor. Başbakan Sanchez'in, mezarın nereye taşınacağına karar vermesi için ailesine iki hafta süre tanıdığı belirtildi. Valle de los Caidos adlı anıt, 1939'dan 1975'teki ölümüne dek iktidarda olan Franco tarafından İspanya İç Savaşı'nda ölen milliyetçileri onurlandırmak için yaklaşık 20 bin siyasi tutukluya yaptırılmıştı. Anıtın inşası sırasında ağır çalışma koşullarına dayanamayan çok sayıda tutuklu hayatını kaybetmişti.

Almanya’da PKK bağlantılı iki yayınevi yasaklandı… Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer, Almanya'da faaliyet gösteren iki yayın kuruluşunu PKK'ya bağlı oldukları gerekçesiyle yasakladı.Almanya İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada 1993 yılından beri terör örgütü sayılan PKK'ya bağlı olarak faaliyet gösterdiği gerekçesiyle "Mezopotamien Verlagund Vertrieb GmbH” ve "MIR Multimedia GmbH” adlı kuruluşların yasaklandığı ve lağvedildiği belirtildi. 

Almanya yılda 260 bin göçmen işçiye ihtiyaç duyuyor… Bertelsmann Vakfı'nın araştırmasına göre Alman iş piyasası yılda en az 260 bin göçmen işçiye ihtiyaç duyuyor. Açığın 146 binlik kısmı Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkelerden gelecek göç sayesinde kapanabilecek.

Theresa May, Brexit oylaması için parlamentodan zaman istedi… Geçen hafta Brüksel, Dublin ve Belfast'ta bulunduğu temaslarla ilgili parlamentoya bilgi veren May, AB ile varılan Brexit anlaşmasındaki "tedbir maddesi"yle ilgili görüşmelerde kritik bir aşamada bulunulduğunu belirtti. May, "AB ile görüşmelerin devamını temin ettik, şimdi bu süreci tamamlamak için biraz ek süreye ihtiyacımız var. Görüşmeler kritik bir aşamada. Şimdi parlamentonun istediği değişiklikleri sağlamak ve Brexit'i zamanında gerçekleştirmek için hepimizin sinirlerine hakim olması gerekli" diye konuştu. Hükümetin perşembe günü parlamentoda oylanmak üzere değişiklik tekliflerine açık bir önerge sunacağını anlatan May, bununla birlikte Brexit konusundaki kritik oylamanın bu ayın sonuna doğru yapılacağını bildirdi. AB ile görüşmelere 26 Şubat'a kadar devam edeceğini belirten May, bu tarihte parlamentoyu yeniden bilgilendireceğini vurguladı. May, AB'den o tarihe kadar taviz alınamaması durumunda ise 27 Şubat'ta parlamentoya değişikliklere açık yeni bir önerge sunulacağını ve Brexit konusunda atılacak sonraki adımların oylanacağını kaydetti.

İtalya Başbakanı Conte: Avrupa projesi itici gücünü kaybetmiş görünüyor ve kritik bir aşamada… İtalya başbakanı Conte"Avrupa projesi itici gücünü kaybetmiş görünüyor ve kritik bir aşamada." ifadelerini kullanan Conte, Avrupa Birliği'nin (AB) ekonomik bir perspektifle yetindiğini ancak siyasi bir vizyona ihtiyaç duyduğunu söyledi. Conte, AB'nin bütçesinin, İtalyan ekonomisini yeniden canlandırması gerektiğini savundu.Göçmen meselesinin İtalya sayesinde Avrupa'daki tartışmaların merkezinde yer aldığını belirten Conte, göçmenlerle ilgili ayrım yapılmadan her ülkenin dayanışma içerisinde olması gerektiğini dile getirdi.

Soros: Avrupa yanlısı çoğunluk, şuursuzluktan uyanmazsa AB de Sovyetler gibi çökecek… Meşum şöhreti dünyanın her yerine ulaşmış ABD'li finans spekülatörü George Soros, iş aleminin web sitesi Market Watch için kaleme aldığı makalede, 'Avrupa Birliği (AB) yanlısı çoğunluğa şuursuzluktan derhal uyanma' çağrısı yaptı. Britanya'nın AB'den çıkış (Brexit) sürecini akamete uğratmaya da çalışmış olan Soros, 'AB yanlısı çoğunluk çok geç olmadan uyanıp kendine gelmezse AB'nin tarih sahnesinden silineceği' öngörüsünde bulundu. 'İnsanlar kurtarmak için bir şey yapmazsa, AB'nin sonunun 1991'de çöken Sovyetler Birliği gibi olacağı' benzetmesini yaptı. 

Macaristan Dışişleri Bakanı: Batı ülkeleri ikiyüzlülük ediyor… Enerji sektöründe Rusya'yla işbirliği yapan Batılı ülkelerin, Budapeşte'nin Moskova'yla işbirliği yapmasına yönelik eleştirisini ikiyüzlülük olarak niteleyen Szijjarto ise, "Avrupa ülkeleri ile Rusya arasındaki ticari hacmi verilerine bakın. Bizi Rusya'yla yakın bağlara sahip bir ülke olarak suçlamanızdan bıktık" ifadelerini kullandı.

ABD - AMERİKA

ABD’den Ankara’ya S-400 mesajı: Tüm NATO endişeli… ABD'nin NATO Büyükelçisi, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 almasının, NATO’nun ortak füze savunma sistemini akamete uğratabileceği uyarısında bulunarak “Tüm ittifak endişeli. Türkiye’nin doğru kararı almasını umuyoruz” dedi. ABD ile Türkiye arasında son dönemde Venezuela, İran’a yaptırımlar ve Rusya ile savunma işbirliği gibi konulardaki görüş ayrılıklarının NATO'nun işleyişini nasıl etkilediği sorusunu yanıtlayan Hutchison, Ankara ile Moskova arasında savunma alanında artan işbirliğini büyük sorun olarak gördüklerini söyledi. Türkiye'nin Rusya'dan S-400 füze savunma sistemi almasını eleştiren ABD’li diplomat, “Bir Rus füze savunma sisteminin bir NATO müttefikimizin topraklarında olacak olmasından büyük bir endişe duymaktayız” ifadesini kullandı. 

ABD'de hükümetin "kepenk kapatmasına" karşı prensipte anlaşıldı… ABD’de bütçe görüşmelerinde Demokrat ve Cumhuriyetçi Kongre üyeleri prensipte anlaşmaya vardı. Senatörlerin 15 Şubat tarihine kadar hükümetin tekrar kapanmasını önlemek için anlaşması gerekiyor.ABD Başkanı Donald Trump daha önce Meksika sınırına duvar inşası amacıyla talep ettiği bütçeyi çıkarmak için acil durum ilan etme seçeneğine başvurabileceğini söylemişti. Bu durumda, sınıra duvar için Kongre'nin onayına gerek kalmadan Savunma Bakanlığı bütçesinden ödenek kullanılması gündeme gelebilir.

Trump Yahudi karşıtı söylemde bulunan Kongre üyesinin istifasını istedi… Başkan Donald Trump Kongre’nin yeni Demokrat üyelerinden Somalili mülteci Müslüman Ilhan Omar’ın Kongre üyelerinin İsrail’i para aldıkları için destekledikleri şeklindeki sözlerinden dolayı özür dilemesini ‘‘anlamsız’’ olarak değerlendirdi ve Omar’ın istifa etmesi gerektiğini söyledi.Trump, Salı günü kabine toplantısında ‘‘Yahudi karşıtlığının ABD’de yeri yoktur’’ dedi. Trump, ‘‘Omar’ın söylediği korkunç bir şeydi. Bence ya Kongre’den ya da kesinlikle Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu’ndan istifa etmeli. Söylediği şey kalbinde çok derin yer etmiş’’ diye konuştu.

VENEZUELA’DA KRİZ

Guaido yardım malzemeleri için tarih verdi… Venezuela’da geçici devlet başkanlığını ilan eden Juan Guaido, Devlet Başkanı Maduro’nun insani yardım blokajının sona erdirileceğini söyledi. Guaido, 23 Şubat’ta acil yardımların girişinin başlayacağını belirtti.

Venezuelalılar gıda ve ilaç için sokağa çıkıyor… Venezuelalılar, Devlet Başkanı Maduro'nun gıda ve ilaç sıkıntısının yaşandığı ülkeye insani yardım gönderilmesine izin vermesi için bugün sokağa çıkıyor.

Maduro: Beyaz Saray'ı KuKlux Klan yönetiyor… BBC'ye konuşan Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, ülkesindeki krizin sorumlusunun ABD olduğunu söyledi. Maduro, Trump yönetimini "aşırı uçta görüşlere sahip bir çete" olarak nitelendirdi."Beyaz Saray'daki bu grubun, dünya genelinde güçlü bir kamuoyu tarafından yenileceğini umuyorum" diyen Maduro, ülkesine insani yardım gönderilmesine izin vermeyeceğini söyledi.Bu kararına gerekçe olarak, insani yardımların, "ABD'nin işgalini meşru gösterme yolu" olmasını gösteren Maduro, "Venezuela'yı almak için savaş çığırtkanlığı yapıyorlar" dedi. Maduro, muhaliflerin organize ettiği insani yardımların Venezuela'ya sokulmaması konusunda halkının bütün isteklerini karşılayabilecek kapasiteye sahip olduğunu söyledi ve ekledi: "Kimseye dilencilik yapmamıza gerek yok."

Lavrov: ABD’nin, Venezüella’da ar damarı çatladı…  Lavrov, “Venezüella’da bütün siyasi güçlerinin katılımıyla ulusal diyalog için gereken tüm koşulların en kısa zamanda oluşturulmasından yana olan Meksika ve Uruguay’ın girişimine en baştan destek verdik” dedi. Venezüella muhalefetinin bu diyalogu reddetmesini değerlendiren Lavrov, “Muhtemelen bu muhalefeti, ABD temsilcileri yönettiğindendir. O temsilciler ki, Venezüella’daki krizin nasıl çözüme kavuşturulması gerektiği konusunda ar damarları çatladı”.

Venezüella’nın Rusya Büyükelçisi: ABD, Guaido’yu 10 yıl önce görevlendirdi… Venezüella'nın Rusya Büyükelçisi Tortosa, ABD’nin kendini ülkenin geçici devlet başkanı ilan eden Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido’yu daha 10 yıl önce tarafına çektiğini ve bu kişinin Washington’un kuklası olduğunu belirtti.

ASYA - PASİFİK

Filipinler Devlet Başkanı Duterte, ülkesinin koloni dönemden kalan ismini değiştirebilir… Filipinler basınında yer alan haberlere göre, Duterte, bir İspanyol kolonisi iken II. Felipe'nin adının verildiği ülkenin ismini günün birinde 'Maharlika' olarak değiştirebileceğini belirtti. Devlet Başkanlığı Sözcüsü Salvador Panelo, basına yaptığı açıklamada, Rodrigo Duterte'nin, ülkenin isminin değiştirilebileceğine ilişkin "bir fikri ifade ettiğini" dile getirdi. Panelo, "Anayasada, Kongrenin ülkenin adını değiştirebilecek ve daha sonra bunu referandumla halka sunacak bir yasa çıkarabilmesi öngörülüyor" dedi. Malayca bir kelime olan Maharlika'nın, ülkenin Malay kimliğini yansıtmak için seçildiği ifade edildi. Ülkenin isminin "Maharlika" olarak değiştirilmesi fikri, eski Devlet Başkanı Ferdinand Marcos ile gündeme gelmişti.

KÜRESEL

UNICEF: Çocuklar yetişkinlerin savaşına alet ediliyor… UNICEF, birçok ülkede çocukların asker olarak kullanıldığı ve yetişkinlerin savaşlarına alet edildiğine dikkat çekti. Çocukların canlı kalkan ve canlı bomba olmaya da zorlandığı belirtildi.Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu UNICEF, kesin rakamlar olmamakla birlikte dünya çapında "çocuk asker" sayısının 250 bini bulduğunu tahmin ediyor.UNICEF, "çocuk haklarının ağır ihlali” anlamına gelen bu durumun bir an önce değiştirilmesi için hükümetlere ve çatışmaların taraflarına çağrıda bulundu. Örgütün Almanya Başkanı Christian Schneider "Çocuklar asker değildir ve hiçbir şekilde yetişkinlerin savaşlarına alet edilmemelidir" dedi.Örgütün "Red Hand Day" olarak anılan ve "çocukların asker olarak kullanılmasına karşı mücadele günü" vesilesiyle açıkladığı raporda, yaklaşık 20 ülkede çocukların asker olarak kullanılmasının yanı sıra, öldürüldükleri, sakatlandıkları ve bulundukları okullara ve hastanelere saldırılar düzenlendiği belirtildi.

Dünyada ilk kez klasik bir banka 'Bitcoin ATM'si uygulaması başlattı… Filipin ticari bankası 'Union Bank of Philippines', kriptopara ATM uygulaması başlattığını duyurdu.Banka, yaptığı basın açıklamasında müşterilerine ülkenin ulusal parası ile Bitcoin ve diğer kripto paraları alıp satma imkanı tanıyan ATM makinesinin şimdilik sadece merkez şubede hizmet vereceğini belirtti.

 

 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 20-10-2020

Abraham Anlaşmalarının Orta Doğu’ya Vaadi

Abraham Anlaşmaları (Abraham Accords) başlangıçta İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri(BAE) tarafından yapılan bir açıklama olarak Ağustos ayında dünya gündemine düştüğünde çok taraflı bir anlaşmanın müjdecisi olmasına pek ihtimal vermek mümkün değildi.