AMERİKAN DIŞ İSTİHBARATININ GÜVENİLİRLİĞİ

Yazan  14 Ocak 2010
Soğuk Savaş boyunca neden olduğu olaylarla zaman zaman gündeme gelen ABD’nin istihbarat yanılgıları, 21. yüzyılda da son derece ciddi fiyaskoları beraberinde getirmeye başlamıştır.

11 Eylül ve Irak'tan bu yana rastlanan en derin istihbarat zaafı olduğu görülmektedir. Afganistan'daki savaş sürerken, 30 Aralık 2009'da Afganistan'da meydana gelen bir intihar saldırısında dört Amerikan (CIA) ile bir GID (Ürdün) ajanının hayatlarını kaybetmeleri, ABD'nin gündemine oturarak istihbarata yönelik derin tartışmalar başlatmıştır. Afganistan'ın doğusunda, Pakistan sınırında bulunan Khost ilinde meydana gelen olayda ölen ajanlardan biri CIA üssünün komutanı olup, birkaç ajan aracın perdelemesi sayesinde şans eseri kurtulmuştur. Kurtulanlardan birinin CIA'in Afganistan'daki iki numaralı ismi olduğu söylenmektedir.[1]

Burada hemen birkaç soru akla gelmektedir:

1) İnsan kaynaklı istihbaratı (HUMINT) elektronik istihbaratın önüne geçirmeye çalışan ABD, bu konuda yanıldı mı? 11 Eylül terör saldırılarının dayandığı yanılgı ağırlıkla teknolojiye bağlanmıştı. ABD'nin tek süper güç olarak kalması ile teknolojik gelişmişliği arasında paralellik kurulmuş, bunun devamı olarak da 1990'lı yıllar boyunca elektronik istihbaratın geliştirilmesine öncelik verilmişti. Görülen o ki, saldırıyı gerçekleştiren kişinin doktor olması ve Ürdün'de hapisteyken Ürdün İstihbaratı tarafından çevrilmesi, CIA'in bu kişiye fazla güvendiğini göstermektedir. Dolayısıyla Amerikan istihbaratının HUMINT faaliyetlerindeki zafiyetinin hala sürmekte olduğu düşünülebilir.

2) Amerikan istihbarat sisteminde teknik bir sorun ya da boşluk mu var? 11 Eylül ve Irak yanılgıları, ABD'nin sistemindeki boşlukların azaltılması için önemli birer çıkış noktası olmuştur. Dolayısıyla Amerikan istihbarat ve güvenlik yapılanması daha da hız kazanmıştır. Yani 2000'den 2010'a kadar daha da istihbaratın güvenilirliğini artıracak önlemler hızlı bir şekilde alınmış, istihbarat ağı kuvvetlendirilmiştir. Öyleyse her zaman olabilecek teknik aksaklıklardan daha fazlasına bakmak gerekmektedir.

3) ABD'nin istihbarat anlayışında dış dünyaya yönelik bir sıkıntı mı var? ABD'de teknik düşüncenin hâkim olduğu ve bireyselliğin öne çıktığı bir toplum mevcut olduğundan, insanların düşünce yapısı da bu doğrultuda gelişmiştir. Bu düşünce İslam toplumundaki sosyal bütünlüğün, siyasi güce dönüşebilen geniş ve kuvvetli akrabalık ilişkilerinin mevcut olduğu coğrafyalardan son derece farklıdır. Bu durumun ülke güvenliğine yönelik küresel istihbarat faaliyetlerinde yarattığı boşluğu doldurabilmesi ise ancak devşirme ajanlarla mümkündür. Bununla birlikte güvenilirlik sorun olacağı için bu tarz kişilerden alınabilecek bilgilerin başka kaynaklarca da doğrulanması gerekir. Amerikan istihbaratı için oluşturulan prosedürlerde, bu gelişmeler şüphesiz en kuvvetli şekilde belirtilmiştir. Bunlara rağmen büyük istihbarat teşkilatlarındaki yanılmaların sayısı da az değildir. 1983'te Lübnan'daki istihbarat merkezi ve Deniz Piyadeleri kışlasına yapılan bombalamalardan, ABD içindeki bombalama eylemlerine kadar birçok olay Amerikan istihbaratının sürekli sorgulanmasını getirmiştir.

Afganistan'daki bu olay taktik seviyede gelişmiş görünmektedir. Irak'ta da benzer bir durum söz konusu olmuş ve birkaç ajan öldürülmüştü. Ancak Irak'tan farklı olarak, ABD'nin Afganistan'ın doğusundaki faaliyetlerinin El Kaide'yi hedef alması stratejik sonuç almaya yöneliktir. Çünkü Pakistan ile Afganistan arasında kalan bu bölge, El Kaide'nin barınmakta olduğu asıl bölgedir.

Bu saldırı sayesinde Afganistan'ın doğusunda geçici bir güvenlik boşluğu oluşmuş olma ihtimali yüksektir. İstihbarat bir önsaldırı için gerekli olduğundan, bu boşluk giderilinceye kadar Afganistan'ın Khost ili çevresinde bir dizi Taliban faaliyetlerinin bu olayı takip edeceğini söyleyebiliriz. Başka bir deyişle bu bölgedeki terör faaliyetlerinin bir anda parlaması söz konusu olabilir. Ayrıca Taliban geçici olarak, hem bölgede adam toplama faaliyetleri için, hem de Pakistan ile Afganistan'daki bu sınır bölgesindeki geçişi güven altına almak için zaman kazanmıştır. Dolayısıyla ABD'nin havadan keşif birimlerine bu bölgede daha fazla iş düşecektir. Ancak havadan keşifle toplanacak taktik istihbaratın güvenilirliği insan kaynaklı istihbarat kadar güvenli olamayacağından bölgeden toplanan istihbaratın kalitesi de azalacaktır.

Eğer Taliban hazırlıklıysa ve bu bombalamayı bir harekâtın öncülü olacak şekilde gerçekleştirdiyse, Afganistan'da 2010'un ilk yarısında ciddi ölçüde, hatta belki de topyekûn saldırılar beklenmelidir. Topyekûn bir saldırı kampanyası düşünülüyorsa diğer bölgelerde de öncü saldırıların kısa vadede gelmesi muhtemeldir. ABD'nin yeni göndermeye başladığı birlikleri ilk başta karşılayacak şekilde hazırlandıklarını önceden belirtmiş olan Taliban komutanları, bu sayede mücadelenin yoğunluğunu tırmandırmak suretiyle hem ABD'nin kayıplarını artırır, hem de kendi etki alanlarını genişletebilirler. Eğer bu bombalama bağımsız bir olaysa, şu ana kadar ABD'ye itibar kaybettirmiş ve sorgulanabilirlik açısından da Amerikan güvenlik kuruluşlarını ciddi tartışmaların içine sokmuştur. Bu tartışmalar teknik düzeyde çözülemezse, Amerikan güvenlik çevreleri dış istihbaratın küresel mücadele sırasında güvenliğe katkısını daha genel olarak tartışabilirler. Aslında bu olayın Yemen'de eğitilmiş Nijeryalı bir teröristin Detroit Havalimanı'nda bomba ile yakalanmasının hemen ardından gelmesi de, Amerikan haberalma sisteminin baştan sona sorgulanabileceğini göstermektedir.

Taliban'ın harekâtının bir parçası olsun ya da olmasın, her iki durumda da Amerikan istihbaratı önemli bir kayba uğramıştır. Olayın devamı ise, her iki şekilde de farklı yollardan stratejik sonuçlara varabilir. Dolayısıyla Khost'ta CIA ajanlarına düzenlenen bu saldırının üzerinde önemle durulması gerekmektedir.



[*] 21. Yüzyıl Enstitüsü ABD Araştırmaları Bölüm Başkanı



[1]George Friedman ve Scott Stewart,"The Khost Attack and the Intelligence War Challenge", STRATFOR, January 11, 2010, http://www.stratfor.com/weekly/20100111_khost_attack_and_intelligence_war_challenge?utm_source=GWeekly&utm_medium=email&utm_campaign=100111&utm_content=GIRtitle

Burak ÇINAR

1973 yılında Ankara'da doğmuştur. Lise eğitimini Ankara Lisesinde tamamlamıştır. 1998 yılında Bilkent üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olmuştur.  2000 yılında Atılım üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde Yüksek lisans eğitimine başlayan çınar, buradaki eğitimini tamamladıktan sonra 2003 yılında Hacettepe üniversitesi Tarih  bölümünde başladığı doktora çalışmalarını 2007 yılında tamamlamıştır.

 

YAYINLARI (TüRKçE):

 

n    Yayınlanmamış Doktora Tezi: İkinci Dünya Savaşı'nda Doğu Cephesi ve Türkiye, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Hacettepe üniversitesi (2007).

n    Yayınlanmamış Master Tezi: Körfez Savaşı Sonrası Türkiye, Suriye ve Yunanistan'ın Savunma Politikalarının Türk Dış Politikasına Etkileri, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Atılım üniversitesi (2002).

n    Ulusal Yayın-Akademik: “Incorrect Technological Decisions”, Akademik Araştırmalar Dergisi (No: 9-10, Mayıs-Aralık 2001), s.145-177, http://www.academical.org/dergi/MAKALE/9_10sayi/s9cinar1.htm

n    Ulusal Yayın-Akademik: “Yeni NATO üyesi Doğu Avrupa ülkelerinin Dünya Silah Piyasasındaki Yerleri”, Jeopolitik (Yıl: 1, Sayı: 2,  Bahar 2002), s.128-137.

n    Ulusal Yayın-Akademik: “İkinci Dünya Savaşı'ndaki Silah Teknolojileri'nin Soğuk Savaş'a Etkileri”, Jeopolitik (Yıl: 2, Sayı: 5,  Kış 2003), s.118-127.

, s.147-154.

n    Ulusal Yayın-Akademik: “Savaş ve çatışmalardaki Amerikan Askeri Kayıpları”, Jeopolitik (Yıl: 3, Sayı: 9,  Kış 2004) s.146-157.

n    Ulusal Yayın: “Irak Savaşı'nda Teknoloji-Ordu-Harekat Bağlantısı”, Stradigma (Sayı: 7, Ağustos 2003) http://www.stradigma.com/turkce/agustos2003/makale_05.html

n    Ulusal Yayın: “Savaş Tarihinde Saldırı-Savunma İlişkisi”, Stradigma (Sayı: 9, Ekim 2003)  http://www.stradigma.com/turkce/ekim2003/makale_07.html

n    Ulusal Yayın: “İnsan, Silah ve Kültür”Panorama (Sayı: 4, Mayıs 2004) http://www.panoramadergisi.com/mayis2004/pf_version.php?id=4

n    Ulusal Yayın-Makale: “Irak'ta Güvenlik Uzak Bir Düş”, Cumhuriyet-Strateji, No: 22, (22 Kasım 2004).

n    Ulusal Yayın-Makale: “ABD İle Başbaşa Gidiyor”, Cumhuriyet-Strateji, No: 27, (3 Ocak 2005).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Irak Savaşı'nda Silahların Etkinliği”, Cumhuriyet-Strateji, No: 29, (17 Ocak 2005).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Tarihten Tarihe öğütler”, Cumhuriyet-Strateji, No: 41, (11 Nisan 2005).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Türkiye'deki Tarihi Savaşalanları”, Cumhuriyet-Strateji, No: 50, (13 Haziran 2005).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Gelişmekte Olan Bir ülkenin Savunma Sanayisi Nasıl çökertilir?”, Cumhuriyet-Strateji, No: 58, (8 Ağustos 2005)

n    Ulusal Yayın-Makale: “Irak Savaşı'nda Amerikan Kayıplarının Boyutu”, Cumhuriyet-Strateji, No: 71, (7 Kasım 2005)

n    Ulusal Yayın-Makale: “Kamboçya ve Laos Müdahaleleri Işığında Suriye'ye Askeri Müdahale”, Strateji No: 75, (5 Aralık 2005).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Değişen Savaş Tarzları”, Cumhuriyet-Strateji, No: 80, (9 Ocak 2006).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Irak'tan çekilme Tartışmaları Hızlandı”, Cumhuriyet-Strateji, No: 89, (13 Mart 2006).

n    Ulusal Yayın-Makale: “İran'a Olası Saldırı Yöntemleri”, Cumhuriyet-Strateji, No: 156, (25 Haziran 2007).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Saldırı Helikopterlerinin Etkisizliği”, Cumhuriyet-Strateji, No: 165, (27 Ağustos 2007).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Türkiye Bölgesel Düşünmeli”, Cumhuriyet-Strateji, No: 181, (17 Aralık 2007).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Başarı Diplomasiyle Tamamlanmalı”, Cumhuriyet-Strateji, No: 184, (7 Ocak 2008).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Ortadoğu'da Kaybolan Batı”, Cumhuriyet-Strateji, No: 186, (21 Ocak 2008).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Irak'tan çekilmek Zor”, Cumhuriyet-Strateji, No: 189, (11 Şubat 2008).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Rusya İzin Vermez”, Cumhuriyet-Strateji, No: 190, (18 Şubat 2008).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Hükümetin Stratejik Başarısızlığı”, Cumhuriyet-Strateji, No: 196, (31 Mart 2008).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Sömürü Mantığı Değişmedi”, Cumhuriyet-Strateji, No: 198, (14 Nisan 2008).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Türkiye ‘Kabullere' Zorlanıyor”, Cumhuriyet-Strateji, No: 201, (5 Mayıs 2008).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Savaşların Yan Etkileri”, Cumhuriyet-Strateji, No: 216, (18 Ağustos 2008)

n    Ulusal Yayın-Makale: “ABD Kayboluyor, Rusya Yükseliyor”, Cumhuriyet-Strateji, No: 217, (25 Ağustos 2008).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Yeni Soğuk Savaşın Şekillenme Süreci”, Cumhuriyet-Strateji, No: 221, (22 Eylül 2008).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Büyük Kedilerin Oyun Yumağı”, Cumhuriyet-Strateji, No: 223, (5 Ekim 2008).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Vietnam Savaşı'nın Hava Muharebeleri Ve Kayıplar I”, MSI, 2008-36, (Ekim 2008).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Savaş Ve ölüm”, Cumhuriyet-Strateji, No: 225, (20 Ekim 2008)

n    Ulusal Yayın-Makale: “Vietnam Savaşı'nın Hava Muharebeleri Ve Kayıplar II”, MSI, 2008-37, (Kasım 2008).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Gürcistan Savaş Notları”, Cumhuriyet-Strateji, No: 230, (24 Kasım 2008).

n    Ulusal Yayın-Akademik: “Modern Savaş'ın Babası: Gustav Adolf”, Hacettepe üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi (Cilt:25 Sayı:2, Aralık 2008).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Vietnam Savaşı'nda Zırhlı Birlikler I”, MSI, 2008-38, (Aralık 2008).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Vietnam Savaşı'nda Zırhlı Birlikler II”, MSI, 2008-39, (Ocak 2009).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Emperyalizmin Sınır ülkesi”, Cumhuriyet-Strateji, No: 238, (19 Ocak 2009).

n    Ulusal Yayın-Akademik: “Tarihte üçüncü Güç Ve Orta Asya Enerji Savaşları”, Güvenlik Stratejileri Dergisi, Yıl:4 Sayı:8, Aralık 2008, s.21-43, http://www.harpak.edu.tr/saren/files/GSD/guv_str_sayi_8_aralik2008.pdf

n    Ulusal Yayın-Makale: “İsrail'in Savaş Riski”, Cumhuriyet-Strateji, No: 241, (9 Şubat 2009).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Vietnam Savaşı'nda Helikopterler”, MSI, 2008-41, (Mart 2009).

n    Ulusal Yayın-Akademik: “Moğolların İkinci Japonya Seferi: Kyushu 1281”, Hacettepe üniversitesi, Türkiyat Araştırmaları Dergisi, Sayı:10, Bahar 2009, s.37-55.

n    Ulusal Yayın-Akademik: (Yrd. Doç.Dr. Haldun Yalçınkaya ile birlikte) “Blitzkrieg'in İkinci Dünya Savaşı öncesi Uygulaması: Büyük Taarrruz”, Hacettepe üniversitesi, Cumhuriyet Tarihi Araştırmaları Dergisi (basım aşamasında).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Afganistan'da Yeni Dönem”, ASAM Güncel Analiz, www.asam.org.tr

n    Ulusal Yayın-Makale: “McNamara'nın Ardından” ASAM Dış Politika Analizi, www.asam.org.tr

n    Ulusal Yayın-Makale: “Obama'nın Mesajı”, Stratejik Analiz (Temmuz 2009).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Vietnam Savaşı'nda Deniz Desteği”, MSI (Temmuz 2009).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Vietnam Savaşı'nda Nehir Desteği”, MSI (Ağustos 2009).

n    Ulusal Yayın-Akademik: “Roma Ordusu'nun Savaşlardaki üstünlüğü” (basım aşamasında), Doğu Batı.

n    Ulusal Yayın: Amerikan Ordusu'nun Afganistan'daki Etkisizliği, 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü, öngörü, Eylül 2009, http://www.21yyte.org/tr/yazi.aspx?ID=3000&kat1=1

n    Ulusal Yayın: “ABD'nin Afganistan'daki Hançer Harekâtı”, 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü/öngörü, Eylül 2009, http://www.21yyte.org/tr/yazi.aspx?ID=3028&kat1=1

n    Ulusal Yayın: “ABD'nin Bölgeden Bölgeye Sıçrama Stratejisi”, 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü/öngörü, Eylül 2009, http://www.21yyte.org/tr/yazi.aspx?ID=3017&kat=1

n    Ulusal Yayın: “ABD'nin Irak'tan çekilmesi”, 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü/öngörü, Ekim 2009, http://www.21yyte.org/tr/yazararsiv.aspx?yazar=133

n    Ulusal Yayın: “Obama Ve Nobel”, 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü/öngörü, Ekim 2009, http://www.21yyte.org/tr/yazi.aspx?ID=3059&kat1=1

n    Ulusal Yayın: “Yeni Gelişmeler Işığında Amerikan-Rus Satrancı”, 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü/öngörü, Ekim 2009 (yayın aşamasında).

n    Ulusal Yayın-Akademik: “Bir Savaş Nasıl Yaratılır?”, 21. Yüzyıl, Aralık 2009 (basım aşamasında).

n    Ulusal Yayın-Akademik: “Afganistan Bir Tet Saldırısı'nın Eşiğinde mi? ”, 21. Yüzyıl, Kasım 2009 (basım aşamasında).

 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 22-08-2019

Kıbrıs'ta Türk kimliğini silme operasyonu

2007 sonrasında başlayan açılım politikalarının Türkiye'yi getirdiği nokta, Ocak 2013'te başlayan sözde çözüm süreci gerçekte büyük bir yıkım süreci olan PKK terör örgütüyle müzakereler olmuştu.