Kübalılar Son Yılların En Büyük Kitlesel Protestosu için Sokağa Döküldü

Yazan  12 Temmuz 2021

Yazan: Berkay Acir

Karayip ülkesi Küba'da binlerce kişi, kötüleşen ekonomik şartlar ve özgürlük talebiyle pazar günü hükümeti protesto etti.Ülkede ekonomik krizle gelen elektrik kesintileri ve gıda krizi yaşanıyor.Küba ayrıca, sağlık yetkililerinin pazar günü rekor 6.923 yeni enfeksiyon ve 47 ölüm bildirdiği koronavirüs pandemisinin en kötü aşamasını yaşıyor.Protesto gösterilerine çok ender rastlanan Küba'da genelde sadece Komünist Parti etkinliklerine izin veriliyor. Florida International Üniversitesi'nden Latin Amerika tarihi uzmanı Michael Bustamante, protestoların 1994 yazından beri meydana gelen en büyük hükümet karşıtı gösteriler olduğunu söylüyor.

Bölge basınında çıkan habere göre, başkent Havana'ya 33 kilometre mesafede yer alan San Antonio de los Banos kasabası ile ülkenin farklı bölgelerinde, sokaklara çıkan halk hükümet karşıtı gösteri yaptı.Göstericiler, "Kahrolsun diktatörlük", "Özgürlük istiyoruz" şeklinde sloganlar atarak Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel'e tepki gösterdi. Bir grup gösterici, Küba Komünist Partisi Genel Merkezi önünde ABD bayrağı açarak “Yaşasın ABD” sloganları attı.Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde göstericiler tepkilerini, "Özgürlük, korkmuyoruz" şeklinde dile getirirken, bazı bölgelerde ise yağma olaylarının yaşandığı bilgisi paylaşıldı.Havana'da yüz maskesi takan bazı protestocular komünist sistemden, kıt malları satmak için kullanılan dolar mağazalarından ve ilaç eksikliğinden bıktıklarını söylediler. ABD Miami'de de Küba-Amerikan topluluğunun üyeleri protestolara destek göstermek için sokaklara çıktı. Florida eyaletinin Cumhuriyetçi valisi Ron De Santis Twitter'da şunları yazdı: "Florida, Havana'daki zalim rejime karşı sokağa çıkan Küba halkını destekliyor. Küba diktatörlüğü, Küba halkını on yıllardır baskı altında tutuyor ve şimdi, onun feci politikalarına karşı sesini yükseltme cesaretini gösterenleri susturmaya çalışıyor.”

Küba televizyonu ve ulusal radyodan halka seslenen Devlet Başkanı Diaz Canel ise,“Bu ulusun egemenliği ve bağımsızlığından vazgeçmeyeceğiz. Devrim dikte etmeye çalışıyorsanız cesedimizi çiğnemeniz gerekecek” dedi ve halkı Küba devrimlerine sahip çıkmaya çağırarak, "Vatanımızın egemenliğini teslim etmeyeceğiz, tüm devrimcileri, devrimi her yerde savunması için sokaklara çıkmaya çağırıyoruz" ifadelerini kullandı.Devlet başkanı, protestoların ABD'nin ülkeyi istikrarsızlaştırmak için tuttuğu paralı askerlerin bir provokasyonu olduğunu söyledi ve protestolara "devrimci bir yanıt" sözü verdi.Bu çağrının ardından Küba'da bu kez de devrim yanlıları Fidel Castro ve Küba Devrimi'nin önderlerinin dövizleriyle sokağa çıkarak rejime olan desteklerini gösterdiler."Fidel" sloganları atan göstericiler de Küba bayraklarıyla Devrim Müzesi önünde bir araya geldi. 

Diaz-Canel, ABD yönetimini pandemi döneminde Küba'da siyasi istikrarsızlık çıkarmakla, abluka uygulayarak ekonomiyi altüst etmekle suçladı. Ayrıca, ABD destekli sosyal medya hesapları üzerinden 'provokasyon' yapıldığını ifade etti. Diaz-Canel "Sanki pandemi dünyanın başka yerinde yokmuş gibi Küba-Amerikan mafyası sosyal medya influencerlarına ve You Tuberlara iyi para vererek bu eylemleri yarattı" sözleriyle olaylardan ABD'yi sorumlu tuttu. Diaz Canel, son zamanlarda hızla artan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle ülkede ilaç ve elektrik sıkıntısı yaşandığını kabul ederek, mevcut durumda evde kalmanın daha doğru olacağını belirtti.Küba Başbakanı Manuel Marrero Cruz ise “Fidel'in söylediğini halk bugün bir kez daha gösterdi, sokak devrimcilerindir. Devrim bir kez daha kazandı” dedi.Küba’da ABD’yle ilişkilerden sorumlu en üst düzey konumdaki yetkili Carlos Fernandez de Cossio’ysa yaptığı açıklamada ABD Dışişleri Bakanlığı ve yetkililerinin Küba’da siyasi ve toplumsal istikrarsızlığı desteklediği eleştirisini yaptı. Fernandez, “Küba, ABD’nin aksine barış yanlısı bir ülkedir ve öyle olmaya da devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Protestolardan ABD'yi sorumlu tutan Diaz-Canel'e, Joe Biden yönetiminden tepki geldi. ABD Başkanı Joe Biden'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, Twitter paylaşımında "ABD'nin Küba'nın tamamında düşünce ve toplanma özgürlüğünü desteklediğini, haklarını kullanan barışçı göstericilere yönelik her türlü şiddet ve saldırıyı en şiddetli bir şekilde kınadıklarını" belirtti.ABD Dışişleri Bakan Yardımcı vekili Julie Chung ise, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “Küba’da halk artan COVID vakaları ve can kayıpları konusunda kaygılarını dillendirirken ülkede barışçıl protestolar da artıyor” ifadelerini kullandı. Ayrıca "Küba'daki 'mücadele çağrılarından' derin endişe duyuyoruz. Küba halkının barışçıl gösteri hakkının yanındayız. Sükunete davet ediyor ve her türlü şiddeti kınıyoruz." dedi.

Küba’nın yeni lideri

Küba Devlet Başkan Miguel Diaz, 1959'daki devrimden bu yana ülkenin en üst düzey görevini elinde tutan Fidel ve Raul Castro'nun ardından gelerek Küba'daki en güçlü makam olan Komünist Partinin Birinci Sekreteri görevini üstlendi.

Yüksek öğrenim Bakanı olarak 2009 ile 2012 yılları arasında kabinede görev alan Díaz-Canel, 2013 ile 2018 yılları arasında da dönemin devlet başkanı Raul Castro'nun birinci başkan yardımcılığı görevini yürüttü. 19 Nisan 2018 tarihinde mecliste gerçekleştirilen oylamada Castro'nun ardılı olarak başkanlık koltuğuna seçilen Díaz-Canel, 604 sandalyeli mecliste oylamaya katılan 603 vekilin oyunu aldı. Küba Komünist Partisi 8. Kongresinde Merkez Komite Birinci Sekreterliğine seçilen Díaz-Canel 19 Nisan 2021 itibarıyla görevi Raul Castro'dan devraldı.

Diaz-Canel görevi, emekliye ayrılan neredeyse 90 yaşındaki Raul Castro'dan devraldı. Raul, 10 yıl önce kardeşi Fidel'in halefi olmuştu. Şu an 62 yıldır ilk kez Küba’yı soyadı Castro olmayan birisi yönetiyor. Herhangi bir modern Küba lideri gibi, Diaz-Canel de ülkeyi felce uğratan ABD ambargosuyla ve Kovid sebebiyle daha da sarsılan zayıf ekonomiyle baş etmek zorunda.

Ekonomi ve ambargolar

Nisan ayında ABD'nin Küba'ya uyguladığı ablukanın kaldırılması talebiyle İstanbul, Ankara ve İzmir dahil olmak üzere dünyanın 50'den fazla kentinde gösteriler düzenlenmişti. Yeni göreve gelen Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canelde "ablukaya son" etiketiyle eylemlerden bir fotoğraf paylaşmıştı.

Küba, ana destekçisi olan Sovyetler Birliği'nin 1991'deki çöküşünden bu yana en kötü ekonomik kriziyle karşı karşıya.Küba hükümeti, 1959'daki devrimden sonra ABD'nin 60 yıldır uyguladığı ablukanın Küba halkına ekonomik olarak büyük zarar verdiğini belirtiyor.Abluka, Küba'nın kalkınması için büyük bir engel teşkil ediyor. 1992'den beri, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda, ABD'yi Küba halkına yönelik cezalandırmayı durdurmaya çağıran kararlar yıllardır büyük farklarla onaylanıyor ancak bu çabalar nafile.BM kararı aleyhte iki oya (İsrail dahil) karşı 184 oyla kabul edilse de sadece ABD Kongresi'nin gerçekleştirilebileceği ambargonun kaldırılması hususunda bir bağlayıcılığı bulunmuyor.

Barack Obama 2016'daki oylamada çekimser kalırken, Biden yönetimi Trump dönemi siyasetini devam ettiriyor. Joe Biden yönetiminin yaptırımları hafifleteceğine dair umutlar gerçekleşmedi.Eski ABD Başkanı Donald Trump, geçen sene pandemiye rağmen Küba'ya yönelik ekonomik ve ticari ambargoyu sertleştirmişti. Trump yönetimi komünistlerin öncülüğündeki hükümete karşı 200'den fazla ekstra yaptırım uygularken, eski başkanın görevden ayrılmasına sadece günler kala ABD Dışişleri Bakanlığı Küba'yı terörizm destekçisi ülke olarak tanımlamıştı.

Geçtiğimiz haziran ayında Biden yönetimi altındaki ABD'nin adadaki ablukayı sona erdirme yönündeki Birleşmiş Milletler (BM) kararı aleyhine oy kullanmasının ardından Küba, Joe Biden'ı iki ülke arasındaki ilişkileri iyileştirmeye yönelik seçim vaadini ihlal etmekle suçladı. ABD Başkanı'nın seçim kampanyasının havaleyle para gönderme ve seyahat üzerindeki mevcut kısıtlamaları kaldırma taahhüdüne karşın Biden yönetimi, BM Genel Kurulu'nun ekonomik ambargoyu sonlandırma yönündeki yıllık önergesi aleyhine oy kullandı. Biden'ın kendi partisi içindeki baskılara rağmen ABD, ambargonun kaldırılması yönündeki BM kararlarını 28. kez veto etti.

Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez,"Seçim döneminde Demokrat Parti seçim platformu, seçmenlere Donald Trump yönetiminin attığı adımları eylemleri hızla tersine çevireceği, özellikle de Küba'ya seyahat ve para havalesi kısıtlamalarını kaldıracağı ve vize kısıtlamaları gibi konularda ikili göç anlaşmalarına uyacağı sözü vermişti" dedi.Martta yeni yönetimin Küba'ya yönelik pozisyonu sorulan basın sözcüsü Jen Psaki, seleflerin verdiği siyasi kararların dikkatli biçimde incelendiğini söylemişti. Psaki gazetecilere, "Küba siyasetinde bir değişim şu an Başkan Biden'ın temel öncelikleri arasında değil" demişti.

Salgın ve Trump yönetiminin getirdiği yaptırımlardan sert bir şekilde etkilenen Küba'nın ekonomisi geçen yıl %11 küçüldü. Bu, otuz yıldaki en kötü küçülme. Koronavirüs salgını nedeniyle yaşanan turist eksikliği de ülkenin çok ihtiyaç duyduğu dövizi bulmasını zorlaştırıyor. New York Times gazetesi, insanların temel gıda maddelerini satın almak için her gün saatlerce kuyruğa girdiğini bildiriyor. Restoranlar ve diğer işletmeler aylarca kilitli kaldığı için birçok kişi de çalışamadı.Protestolar çok geniş çapta gözükmese de Küba için alışılmadık bir olay ve küçümsenecek gibi gözükmüyor. Protestolar, Kübalılar için şartların zorlaştığını ve yetkilere duyulan öfkeyi gösteriyor.

 

 

Kaynakça:

https://www.reuters.com/world/americas/street-protests-break-out-cuba-2021-07-11/

https://www.ft.com/content/ea060122-11fd-48cc-b77e-4d8a38b975b1

https://apnews.com/article/business-health-caribbean-coronavirus-pandemic-havana-477ff35a2e0a2809ee67c89070a56e41

https://www.independent.co.uk/independentpremium/editors-letters/cuba-miguel-diazcanel-reform-b1834559.html

https://www.telesurenglish.net/news/BidenUnblock-Cuba-Global-Protest-Demands-20210425-0006.html

https://www.voanews.com/americas/rare-protests-hit-cuba-amid-economic-coronavirus-crises

https://www.indyturk.com/node/386441/d%C3%BCnya/k%C3%BCba%E2%80%99da-bir-grup-abd-bayra%C4%9F%C4%B1-ile-soka%C4%9Fa-indi-devlet-ba%C5%9Fkan%C4%B1-canel-halk%C4%B1-devrimleri

https://www.indyturk.com/node/378391/d%C3%BCnya/abd-bir-kez-daha-k%C3%BCbaya-y%C3%B6nelik-ekonomik-ambargonun-kald%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1-y%C3%B6n%C3%BCndeki-bm

https://www.dw.com/tr/k%C3%BCbada-kitlesel-protesto-g%C3%B6sterileri/a-58235247

https://www.amerikaninsesi.com/a/kuba-da-binlerce-kisi-sokaga-dokuldu/5962345.html

 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof.Dr. Alaeddin Yalçınkaya   - 29-07-2021

Yeşil Vatan Tehlikede I

Yeşil Vatan, sadece göze ve gönle ferahlık veren ağaç, bitki örtüsü değildir. Aynı zamanda hayatın vazgeçilmezi oksijendir, sudur, hubutattır, sebzedir, meyvedir, hayvan gıdasıdır, protein kaynağıdır, giyecektir… "Asker midesi üzerinde yürür" vecizesi gereği, vatan savunmasının da olmazsa olmazıdır...