NAFTA 2.0 ve Obrador’un ABD Ziyareti

Yazan  08 Eylül 2020

Barış içinde bir arada yaşama, toplumları oluşturan unsurlar için nasıl hayati ise uluslararası toplumun bileşenleri açısından da öyledir.

Tarih, egemen siyasi toplulukların birbirlerini hiçe sayarak ulusal çıkarlarını gerçekleştiremediklerini defaten göstermiştir. Uluslararası ilişki biçiminin güç rekabetinden ziyade iş birliğine evirildiği günümüz dünyasında asıl başarı, devletler arasında cereyan eden oyunun kurallarını belirleyebilmek asıl endişe ise oyun dışı kalmaktır. NAFTA 2.0 olarak da adlandırılan yeni serbest ticaret anlaşmasıyla ABD, Meksika ve Kanada arasında ekonomik ve politik çıkarların dikte ettiği oyunun yeniden kurulduğu görülmektedir.  Meksika Devlet Başkanı Obrador oyun dışı kalmamayı tercih etmiş ve eleştirilere rağmen 1 Temmuz’da yürürlüğe giren anlaşma için düzenlenen törene katılmak amacıyla ABD’ye bir çalışma ziyareti gerçekleştirmiştir.

Trump’ın Meksika’ya yönelik söylemini değiştirdiğini düşünen Obrador, kavga değil uzlaşmayı, iyi ilişkiler sürdürmeyi ve kalkınma iş birliğini güçlendirmeyi tercih ettiklerini dile getirmiştir.[1] Obrador, iki uzun tarifeli uçuşun ardından Washington’a gelmiş ve ilk ziyaretini ABD’nin 16. Başkanı (1861-1865) Abraham Lincoln’un anıtına yapmıştır. “Dürüst Abe” olarak da tanınan Lincoln, Kongre üyesi iken 1846’da Teksas’ı ilhak eden ABD’nin Meksika’ya savaş ilanına karşı çıkmıştır. Tarihe düşkün olan ve sıklıkla tarihi olaylara atıfta bulunmaktan hoşlanan Obrador bir sonraki ziyaretini, başkanlık dönemi Lincoln ile kesişen (1858-1872) Meksika Devlet Başkanı Benito Juárez’in anıtına yapmıştır. Anıtının kaidesinde İngilizce ve İspanyolca “Barış, başkalarının haklarına saygı göstermektir” ibaresinin yazılı olduğu Benito Juarez, iyi bir devlet yönetimi için Obrador’un örnek ve ilham aldığı başkanlardandır. Meksika lideri, ABD ziyareti için tercih ettiği bu tür bir başlangıçla “Sembollerin Başkanı” olduğunu hatıra getirmiştir.[2]

Obrador’un Washington ziyareti, Trump’ın seçim kampanyasından beri Meksika, Meksikalılar ve Latin Amerika’ya yönelik tavrındaki dönüşümü de göstermiştir. Trump Meksika Devlet Başkanı’nı samimi ve sıcak bir havada karşılamış, Meksika Halkı için övgü sözleri söylemiştir. Oysa Trump başkanlık seçim kampanyası döneminde ABD’deki altı milyon kaçak Meksikalının sınır dışı edileceği ve sınıra örülecek duvarın masraflarının Meksika hükümetine ödetileceği, NAFTA’nın gözden geçirileceği ve Amerikalı iş adamlarını Meksika’da yatırım yapmaktan caydırma yönünde girişimlerde bulunulacağına dair defaten açıklamalar yapmıştır.[3]Meksikalıların ABD’deki suç oranının artmasına etki ettikleri çünkü bu ülkeden gelen insanların suç işlemeye meyilli oldukları, hukuk sistemi yozlaşmış olan ve ABD’yi ekonomik bakımdan bitiren Meksika’nın, ülkesinin düşmanları arasında yer aldığı” ve benzeri ifadeler Trump tarafından 2015-2016 döneminde sosyal medya mesajlarıyla yayımlanmıştır.[4]

Trump “Önce Amerika” sloganıyla ABD dış politikasında kapsamlı bir dönüşüm önermiş ve bu çerçevede vaatlerini sıralamıştı.[5] Ancak Trump’ın “bir dünya görüşü sunmadığını” düşünen Henry Kissinger, onun kampanya söyleminde dile getirdiği bazı önerilerinin uygulamada engellerle karşılaşacağını savunmuştu.[6] Joseph S. Nye ise 2017’deki bir makalesinde, Trump’ın “Kampanya döneminde liberal dünya düzenini destekleyen ittifakları ve kurumları sorgulamakla birlikte belirgin politikalara yeterince temas etmediğine” değinmişti. Trump tarafından dile getirilen “ABD’nin gerilediği” söylemine katılmayan Nye, Trump’ın dış politikada yerine getireceği ilk görevin “Retoriğini düzeltmek ve ABD’nin liberal dünya düzenindeki rolünün devam edeceği konusunda müttefikler ve diğer ülkelere garanti vermek” olacağını ileri sürmüştü.[7]

Trump Nye’ın tavsiyesini hemen benimsememiş ve başkanlığı döneminde de Meksika’ya yönelik tutum ve tehditlerini sürdürmüştür. Arizona Çölünün güneyinde 2017’de başlayan duvar inşası 2020 Mayıs’ında yaklaşık 280 kilometreye ulaşmış ve 580 km. daha yapılması planlanmıştır.[8] Trump Mayıs 2019’da, düzensiz göç nedeniyle Meksika’dan ithal edilen tüm ürünler için 10 Temmuz 2019’dan itibaren “ceza mahiyetinde” yüzde beşlik gümrük vergisi uygulanacağını, bu oranın yüzde 25’e kadar çıkarılabileceğini açıklamıştır.[9] Bu girişim devam eden NAFTA 2.0 görüşmeleri sürecinde tarafların kabul ettiği bir anlaşmayla Haziran ayında çözümlenmiştir.[10] Trump’ın göçmenlere yönelik yaklaşımı bireysel nitelikli kabul edilemeyecek “yoğun şiddet” niteliğinde de tezahür etmiştir. Nitekim genellikle İspanik kökenlilerin yaşadığı Teksas’ın sınır kenti El Paso’da bir alışveriş merkezinde beyaz bir Amerikalının silahlı saldırısı sonucu yirmi kişi hayatını kaybetmiş, birçok kişi de yaralanmıştır. Sanığın katliamdan kısa süre önce göçmenlere yönelik saldırgan ifadeleri haiz mesaj yayımlaması ve yakalandıktan sonra aynı bağlamda itirafta bulunması bu olayın Trump döneminin yabancı düşmanlığı içeren ırkçı göçmenlik politikasıyla paralellik arz ettiğini düşündürmektedir.[11]

Obrador’dan önceki Meksika Devlet Başkanı Enrique Peña Nieto duvar inşaatının başlatılmasının ardından 31 Ocak 2017’deki planlı ABD ziyaretini askıya almıştı. Bu kararın, “hakarete maruz kalmaktan bıkan Meksika halkı tarafından desteklendiğini” vurgulayan ve ülkesinin haklarına saygı gösterilmesini isteyen Nieto, duvarın parasını Meksika’nın ödemeyeceğini açıklamıştı.[12] Bu olayı o dönemde “tarihin en büyük krizi” gibi uç söylemlerle niteleyen haberler yayımlanmıştır. Ancak uzun bir kara sınırını (3110 km.)[13] paylaşan, büyük bir ticaret ortaklığı (2018 yılı ticaret hacmi 671,1 milyar dolar)[14] olan ve dahası sosyolojik yakınlığa[15] bağlı olarak birbiriyle irtibatlanmış iki ülkenin ilişkileri, hâkim politik söyleme rağmen hâkim gerçekliklerin oluşturduğu çerçevede şekillenmiştir.  

Meksika eski Devlet Başkanı Nieto, Washington programını iptal etmekle birlikte Trump’ın inisiyatifiyle NAFTA’nın gözden geçirilmesi ve ülkeler arasındaki ticari sorunların çözümlenmesi konusundaki görüşmeler 16 Ağustos 2017’de başlamıştır. Yaklaşık bir yıl sonra 27 Ağustos 2018’de Nieto-Trump telefon müzakeresinin ardından yeni NAFTA için ön anlaşma sağlanmıştır. Meksika’nın da görüşme sürecine telefonla katıldığı ABD ve Kanada arasındaki benzer nitelikli ön anlaşma ise 30 Eylül’de imzalanmıştır. Böylece çerçevesi şekillenen yeni anlaşmanın adı “ABD-Meksika-Kanada Anlaşması (United States–Mexico–Canada Agreement-USMCA)” olarak belirlenmiştir. Nieto ertesi günü yaptığı açıklamada NAFTA’nın modernize edildiğini ve “kazan-kazan-kazan” anlaşmasının ortaya çıktığını duyurmuştur. Ardından Meksika ve ABD başkanları ile Kanada Başbakanı 30 Kasım 2018 günü Buenos Aires’de bir araya gelmişler ve NAFTA’nın yerini alacak olan serbest ticaret anlaşması taraflarca imzalanmıştır. Anlaşma Meksika Senatosu tarafından Haziran 2019’da, değişiklikler ise Aralık 2019’da onaylanmıştır. ABD Senatosu’ndan Ocak 2020’de geçen anlaşma Trump tarafından imzalanarak yasal nitelik kazanmıştır. Kanada Parlamentosu da anlaşmayı Mart 2020’de onaylamıştır.[16]

1 Temmuz’da yürürlüğe giren USMCA ya da T-MEC (Tratado México-Estados Unidos-Canadá) anlaşmasının on altı yıl yürürlükte kalması planlanmıştır. NAFTA’yı esas alan yeni anlaşmasının üç ülke açısından ticaretin tüm dallarında yaygın etkiler yapması beklenmektedir. En önemli hükümleri; süt endüstrisi ve tarımsal faaliyetler, otomotiv sektörü, fikri mülkiyet, iş hukuku ve çalışma hakları konularında belirginleşmiştir. Bu anlaşmayla gümrük vergisi uygulanmadan ya da düşük vergi oranlarıyla ABD’li süt ve bazı kümes hayvanları üreticilerinin Kanada pazarına girmesine olanak sağlanmıştır. Otomotiv sektöründe otomobil ya da kamyonların yüzde 75’lik (NAFTA’da yüzde 62,5) kısmına denk gelen parçalarının üç ülkeden birinde üretilmesi koşuluyla gümrüksüz olarak satılabilmesi düzenlenmiştir. Yeni anlaşma üretim kalitesi bağlamında otomotiv sektöründe işçi ücretleri konusunda da hükümler ihtiva etmektedir. Ayrıca iş hukuku ihlallerinin araştırılması amacıyla bağımsız bir araştırma kurulu oluşturulması kabul edilmiştir. Öte yandan USMCA ile fikri mülkiyetin, özellikle dijital müzik ve eserlerin daha iyi korunması konusunda düzenlemeler yapılmıştır.[17] 1,3 trilyon dolarlık ticaret hacmini kapsayan yeni anlaşmanın ilave 589 bin iş imkânı yaratması, sadece otomotiv endüstrisine 30 milyar dolarlık yeni yatırım getirmesi beklenmektedir [18]

Meksika’nın elli ülkeyle uygulamakta olduğu serbest ticaret anlaşmaları arasında kuşkusuz en önemlisi NAFTA ve USMCA (T-MEC)’dır. Zira bu serbest ticaret anlaşması Meksika ekonomisi ve kalkınmasını destekleyen önemli bileşenlerden biridir. Meksika ABD’nin birinci, Kanada’nın ise üçüncü büyük ticaret ortağıdır. 2019’da ABD ile ticaret Meksika’nın tüm ticaretinin yüzde 65,57’sini teşkil etmiş ve Meksika son yıllarda ABD ile gerçekleştirdiği ithalat-ihracatta sürekli ticaret fazlası vermiştir.[19] Meksika Devlet Başkanı Obrador bu anlaşmanın Covid-19 salgınıyla sendeleyen Meksika ekonomisinin toparlanmasına yardım edeceği ve ülkeye yabancı sermaye girişini artıracağını vurgulamıştır. Meksika açısından diğer kazanımlar; gümrük faaliyetlerin yönetimi ve ticaretin kolaylaştırılması, dijital ticaretin artırılması, dijital hizmetler alanında yenileştirmeler, sınır aşan hizmet ticaretinin artırılması, tarımsal modernizasyon, ilaç ve tıbbi malzeme sektöründe şeffaflığın sağlanması, yolsuzlukla mücadele, rekabetin ve rekabet gücünün geliştirilmesi, kamu şirketlerinin güçlendirilmesi, çalışma şartlarının iyileştirilmesi, doğal çevrenin korunması gibi bir dizi alana yayılmıştır.[20] Obrador, anlaşmayla ilgili olarak; işçilerin çalışma koşullarının ve ücretlerinin iyileştirilmesiyle demokratik sendikacılık anlayışının gerçekleştirilmesi üzerinde durmuştur. “Meksika’nın özgür, bağımsız ve egemen bir ülke olduğunu, müdahaleciliğe ve işçi emeğinin istismar edilmesine izin vermeyeceğini” vurgulayan Obrador, anlaşmayı “daha fazla iş, daha fazla ücret” sözleriyle özetlemiştir.[21]

USMCA (T-MEC)’nın yürürlüğe girmesi nedeniyle Obrador tarafından gerçekleştirilen ABD ziyareti, özellikle Trump’ın Meksika’ya yönelik söyleminin onaylanması anlamına geldiği düşüncesiyle eleştiri konusu olmuştur. Bu bağlamda, -Trump tarafından çok sıcak karşılanmakla birlikte- Obrador’un ABD ziyaretinin zamanlamasının doğru olmadığı yorumları yapılmıştır.[22] Başkan seçilmesinin ardından geçen on dokuz aydan sonra ilk yurt dışı ziyaretini gerçekleştiren Obrador’un “Meksika halkına olan sevgisi nedeniyle” Trump’a teşekkür etmesi de şaşırtıcı bulunmuş ve yakın zamana kadar bu ülkeye yönelik sürdürdüğü söylem nedeniyle başka bir tartışma konusu açmıştır. Öte yandan, Kanada Başbakanı’nın üçlü buluşma olarak planlanan programa katılmaktan vaz geçmesine rağmen Obrador’un ziyaretini iptal etmemesi, anlaşmaya dair görüşmeler devam ederken ABD’yi ziyaret etmemesi ve hatta G-20 zirvesine katılmamasına rağmen bahse konu ziyareti yapması “Bağımlılık Diplomasisi”nin tezahürü olarak değerlendirilmiştir. [23]

Meksika Devlet Başkanı’nın bu aşamada çatışmak yerine görüşmeyi tercih ettiği açıktır. Ülkesinin güç ve kapasitesinin, acil ihtiyaçları ve sorunlarının bilincinde, çatışma karşıtlığını ve egemenlik haklarını her fırsatta vurgulayarak Meksika’nın ve Meksika toplumunun kalkınmasına odaklandığı anlaşılmaktadır. Juarez’in neredeyse yüz elli yıl önce söylediği “Hiçbir şey kuvvet kullanarak değil, her şey akıl ve hukukla” sözleri Obrador’un sıklıkla atıf yaptığı[24] ve Meksikalı devlet adamının politik düşünce dünyasını şekillendiren temel ilkelerden biridir.

 

 

[1] Novedades deTabasco, AMLO busca buenas relaciones con Donald Trump, 10.07.2020.

[2] Luis Pablo Beauregard, Un paseo por los símbolos de López Obrador, El País, 08.06.2020.

[3] Jorge A. Castañeda, The Trump Shock in Latin America, The Project Syndicate, 11.11.2016.

[4] Katie Reilly, Here Are All the Times Donald Trump Insulted Mexico, Time, 31.08.2016.

[5] Pablo Pardo, 'Primero Estados Unidos', la política exterior de Donald Trump, El Mundo, 27.04.2016.

[6] Jeffrey Goldberg, World Chaos and World Order: Conversations With Henry Kissinger, The Atlantic, 10.11.2016.

[7] Joseph S. Nye, Los desafíos de política exterior de Donald Trump, World Economic Forum, 12.11.2016.

[8] Pablo Ximenez de Sandoval, El muro de Trump corta por la mitad la vida en el desierto, El País, 05.05.2020.

[9] Amanda Mars, Trump anuncia un arancel general del 5% a México como castigo por la inmigración irregular, El País, 31 May 2019.

[10] Nathan Reiff, USMCA, Investopedia, 1.07.2020.

[11] Barbara Hines, Las políticas migratorias de Donald Trump, Nueva Sociedad, No. 284, Noviembre-diciembre 2019, s. 53; Antonio Laborde, El autor del tiroteo de El Paso confiesa que su objetivo eran los mexicanos, El País, 10.08.2019.

[12] BBC.com, Enrique Peña Nieto y Donald Trump cancelan su reunión en la Casa Blanca por polémica sobre el muro entre Estados Unidos y México, 26.01.2017.

[13] U.S. Census Bureau, Statistical Abstract of the United States: 2011, s. 223.

[14] Office of the United States Trade Representative, U.S.-Mexico Trade Facts, 2018.

[15] ABD’de yaklaşık 37 milyon Meksika kökenli dahil toplam 60 milyon “Latino” yaşamaktadır. Bu toplam ABD nüfusunun yüzde 18’ine tekabül etmektedir. Bkz. Luis Neo- Bustamente, vd., Facts on Hispanics of Mexican origin in the United States, 2017, Pew Research Center, 16.09.2019; Luis Neo- Bustamente ve Antonio Flores, Facts on Latinos in the U.S, Pew Research Center, 16.09.2019.

[16] Cnnespanol, EE.UU. y México alcanzan un acuerdo preliminar para reformular el NAFTA, 27.08.2018; Cnnespanol, Estados Unidos y Canadá llegan a un acuerdo sobre el NAFTA, 30.09.2018; Telam.com., Impulsado por Trump, EEUU, México y Canadá firmaron el nuevo acuerdo TMEC, 30.11.2018; Nathan Reiff, agm, 1.07.2020.

[17] Nathan Reiff, agm, 1.07.2020.

[18] Evie Fordham, What is USMCA? Fox Business, 3.2.2020.

[19] Gersaín Grande, El ABC del T-MEC: una guía para entender su trascendencia, Milenio 2020, 01.07.2020.

[20] Mexico Forbes, ¿Qué es el T-MEC y por qué es importante para México? 1.07.2020.

[21] Lopezobrador.org, T-MEC significa empleo y mejores salarios para mexicanos: presidente, 11.07.2020.

[22] El Heraldo de Mexico, Análisis de la visita de AMLO a Estados Unidos: ¿Fue un acierto o un error? 10.07.2020.

[23] Leon Krauze, La diplomacia de subordinación de AMLO en la Casa Blanca, The Washington Post, 9.07.2020.

[24] Presidente.gob.mx, Benito Juárez, referente e inspiración para un buen gobierno: presidente AMLO.

Dr. Kubilayhan Erman

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 23-09-2020

“Alea iacta est”: Ok Yaydan Çıkmıştır

“Alea iacta est” sözünü, bildiğiniz gibi Jul Sezar’ın, Roma ile arasındaki anlaşmayı bozup orduları ile şehrin kuzeyindeki cılız Rubicon (bugünkü adı ile Fiumicino) nehrini geçer geçmez(MÖ 49), artık bir büyük savaşın kaçınılmaz olduğunu anlatmak için söylediği rivayet olunur. ...