Tarihi acılarla dolu olan El Salvador Bitcoin’i neden yasal para birimi yaptı?

Yazan  23 Haziran 2021

Yazan: Berkay Acir

El Salvador Latin Amerika tarihinde özel bir yere sahiptir ve ulusal sloganları olan “Tanrı, Birlik, Özgürlük”, 1522'de ilk İspanyolların geldiği günlerden bu yana insanların arzularından ve karşılaştıkları sorunlardan bahseder. Salvadorlular, yaklaşık 500 yıldır umutsuzca istikrar ve barışa giden bir yol arıyorlar ve son 25-30 yıldır savaşa maruz kalmasalar bile iç savaş sonrası dönem yüksek düzeyde şiddet ve çaresizliğe tanık oldu. Dünyanın en yüksek cinayet oranlarına sahip olan ve yüzölçümü olarak Ankara’dan biraz daha küçük olan El Salvador, son dönemde bir kripto para olan Bitcoin’i yasal para birimi olarak kabul etmesiyle dünyanın gündemine geldi. Gelin hep birlikte önce El Salvador’un acılarla ve tuhaflıklarla dolu olan tarihini kısaca gözden geçirelim ve sonrasında yakında zamanda alınan bu kararın arka planında yatan sebepleri ülkenin tarihiyle bağlayıp inceleyelim.

El Salvador’un tarihi

Resmi adıyla El Salvador Cumhuriyeti, 6,5 milyon nüfusu ve 21 km2 yüzölçümüyle birlikte anakara Latin Amerika'daki en küçük, en yoğun nüfuslu ülkedir.Ancak nüfus yoğunluğu(mil kare başına 824) El Salvador'un sorunlarını açıklayamaz. ABD’nin bir eyaleti olan Massachusetts benzer bir nüfus yoğunluğuna sahipken (nüfus yoğunluğu mil kare başına 884) kişi başına düşen geliri 75.258 dolar. El Salvador’da ise bu yalnızca 4.187 dolar. Peki ya 18 katlık fark neden? 2009 yılında aradaki farkın 11 kat olduğunu belirtmekte de fayda var. Birkaç tahmin sıralamak gerekirse: El Salvador, eşitsizlik ve baskıyla dolu tarihi olan gelişmekte olan bir ülkedir. Ürkütücü coğrafyası, sıcak, tropik bir ortamın ortasında yalnızca güney sıradağlarında 20'den fazla yanardağ içerir. El Salvador, Latin Amerika ve Orta Amerika’yı çevreleyen sorunları incelemek için “küçük evren” olarak düşünülebilir. Öncelikle; Meksika’dan Şili’ye kadar olan bölge gibi (anakara Latin Amerika), El Salvador’da İspanyol fethi ve koloni haline gelmesi sonucunda marjinalleştirilen yerli geleneklerin tarihine ve yerli olmayan grupların beş yüzyıllık hakimiyetine sahiptir. Bugün ülkedeki yerli nüfusun oranı yalnızca %0,2 iken, %86’lık kesim “Mestizo” denen yerli ve beyaz karışımı melez ırktır. İkinci olarak, Soğuk Savaş’ın Latin Amerika’da en çalkantılı şekilde yaşandığı yer Orta Amerika’ydı, çünkü rakip silahlı gruplar Guatemala, Nikaragua ve El Salvador’u kuşatma altında bıraktı ve 400 binden fazla insan ölürken milyonlarcası yerinden oldu. Üçüncü olarak, El Salvador’un coğrafyası komşuları ile sorun yaratmaya daha elverişliydi. Honduraslılar ve Salvadorlular arasında her iki tarafın da hak iddia ettiği sınır bölgesi üzerindeki tarihi husumet, 1969’da Salvadorlu göçmenlere zarar veren Honduras toprak reformu programının bir sonucu olarak savaşa yol açtı. Buna ek olarak, El Salvador ile komşuları arasında 19.yy’da Orta Amerika siyasetinin geleceği konusunda birkaç kez savaşlar patlak verdi. Durum sadece savaşlar ile de sınırlı değil.Belki de Salvador tarihinin belirleyicisi olarak coğrafi konumun büyük ölçüde bu küçük ulusun aleyhine çalıştığını daha fazla belirtmeye gerek yoktur.

El Salvador'un tarihi, birkaç Mezoamerikan ulusuyla, özellikle “Cuzcatlecs”'in yanı sıra Lenkalar ve Mayalar ile başlar.İspanyol kâşif Pedro de Alvarado 1524 yılında Meksika’dan yola çıktı ve İsa Peygamber’e atfen “Dünya’nın Kurtarıcısı” anlamına gelen “El Salvador” adını verdiği bu topraklara geldi.El Salvador’un kelime kökeni dolayısıyla bugün ülkenin de resmi dili olan İspanyolcadır. İspanyol himayesi öncesinde ise verimli toprak anlamına gelen “Cuscatlán”adıyla anılmaktaydı. Sonraki yaklaşık 3 asır boyunca El Salvador da çevresindeki pek çok ülkeyle birlikte İspanyol sömürgesi olarak kaldı.

16. yüzyıldan 1821'e kadar Orta Amerika’da İspanyol İmparatorluğu içinde Guatemala Kaptanlığı kuruldu ve El Salvador’da Guatemala’ya bağlı bir eyalet olarak yönetildi. 1808’de Napolyon’un İspanya’yı ele geçirmesi sonucunda İspanyol İmparatorluğu’nda kaos ortaya çıktı ve Hispanik Amerika’da da isyanlar patlak verdi. 1821'de başkent Guatemala şehrindeki kongre, bölgenin İspanya'dan bağımsızlığını ilan etmek için o yılın 15 Eylül'ünde yürürlüğe girecek olan Orta Amerika Bağımsızlık Yasasını oluşturdu.Genel Vali General Gabino Gaínza, beş ilin tüm kraliyet valileri ile birlikte yerel yönetime tam bir geçiş yapılıncaya kadar yürütme yetkilileri olarak görevde tutulduğundan, süreç kansız geçti ve İspanyol makamları direniş göstermedi. Bu tarih, El Salvador’da dahil olmak üzere çoğu Orta Amerika ülkesi tarafından hala bağımsızlık günü olarak kabul ediliyor. 1821’de İspanyol yönetiminin sona ermesinin ardından 1823 yılında Nikaragua, Honduras ve Kosta Rika ile birlikte Orta Amerika Federasyonu’nun içinde kaldı. Federasyonun dağılmasıyla birlikte 30 Ocak 1841’de bağımsızlığını duyurdu.

Kahve Cumhuriyeti

Türkler El Salvador’a 50 yıl boyunca girememiş“On dört aile” 1871'den 1927'ye kadar ülkenin "Kahve Cumhuriyeti" olarak bilinen döneminde El Salvador oligarşisini etiketlemek ve bunlara atıfta bulunmak için kullanılan bir terimdir. Aileler ülkedeki arazinin çoğunu kontrol ediyordu. El Salvador'un tarihini kontrol eden oligarşi, feodal lordlardan başka bir şey değildi. Zengin toprak sahiplerine ulusal yasama meclisinde ve ekonomide süper çoğunluk yetkisi verildi. Toprak sahibi seçkinler arasından seçilen başkana da baştan sona önemli yetkiler verildi. Kahve 19. yüzyılın sonlarında oligarşiyi doğurdu ve o zamandan beri ekonomik büyüme onların etrafında dönüyor. Bugün sermaye 8 güçlü iş grubuna ait vebu iş grupları büyük ölçüde geçen yüzyılın kahve oligarşisinin 14 ailesinin torunlarına ait.

1931-1979 arası ise askeri diktatörlükler dönemi olarak bilinir. 1980 yılına kadar, bir Salvador geçici başkanı dışında hepsi bir ordu subayıydı. Periyodik başkanlık seçimleri nadiren özgür veya adildi. Bu dönemde, El Salvador’da 1930 yılında iktidara gelen ırkçı diktatör General Maximiliano Hernandez Martinez, Asyalı, Arap, Çingene ve Siyahilerin ülkesinin ırksal yapısını değiştirebileceklerini düşünerek faşist kararlara imza attı. Türk, Lübnan, Suriye ve Filistin vatandaşlarının ülkeye girişi de tamamen yasakladı. O dönemde, sadece Avrupa’da yaşayan Türkler’in, Türkiye dışında yaşadıklarını ispat etmeleri kaydıyla ülkeye girişlerine izin verildi. Diktatör Maximiliano Hernandez Martinez’in aldığı bu yasak kararı, ancak 1980’de yürürlükten kaldırıldı. Böylece El Salvador Türkler’in 50 yıl boyunca gidemedikleri tek ülke oldu. Bugün Türk vatandaşları vizesiz olarak üç aya kadar El Salvador’da kalabiliyor.

Futbol Savaşı

1969 yılında, öngörülmesi imkânsız sayılan ve belki de tarihin gördüğü en trajikomik savaş El Salvador ile Honduras arasında yaşanmıştır. Her ne kadar beklenmese de savaşın altında yatan pek çok kronik sebep vardı: İki ülkenin coğrafi yakınlığından dolayı aralarındaki sınır ihlalleri ve kitlesel göçler; göçlerin yol açtığı politik ve ekonomik sorunlar; bu sorunların neticesinde oluşan ağır yaptırımlar ve iki ülke medyasının propagandaları iki halk arasındaki aşırı milliyetçi ve intikamcı duyguları körüklemiştir. El Salvador’un sahip olduğu aşırı nüfus ve kısıtlı topraklar, Honduras’a yönelik göçlere sebep olmuş ancak kişi başına düşen geliri çok daha düşük olan Honduras’ta bu durum tepkiyle karşılanmıştır.

Bütün bu sebepler çok ilginç bir şekilde 1969 yılında Meksika’da yapılan iki ülke arasındaki Dünya Kupası 3.eleme maçında patlamıştır. 8 Haziran 1969 tarihinde Honduras’ın başkenti Tegucigalpa’da oynanan Dünya Kupası 1. eleme maçında El Salvador milli futbol takımı, Honduras’a 1-0 mağlup olmuş; 15 Haziran’da El Salvador’un başkenti San Salvador’da yapılan rövanş maçı ise, Salvadorluların 3-0’lık galibiyeti ile sonuçlanmıştır. 27 Haziran 1969 tarihinde kazananın adını finale yazdıracağı ve Meksika’da oynanan son maçı El Salvador, uzatmalarda elde ettiği gollerle 3-2 kazanmıştır. İşte bu son maçın ardından iki ülke arasındaki gerginlik hızla artmıştır. Takımlarını desteklemek için giden yüzlerce Honduraslı saldırıya uğramış ve kalabalık Salvadorlu taraftarlarca ciddi şekilde yaralanmışlardır. Aynı gün Honduras’ın çeşitli yerlerinde, bilhassa da kırsal bölgelerde silahlı gruplar Salvadorlu yerleşiklere saldırmışlar, mallarını yağmalayıp çalmışlar ve onları kaçmak ya da saklanmaya zorlamışlardır. Ayrıca iki ülkenin basını ve radyo istasyonları, kamuoyunu iyice kışkırtmıştır. Sonuç olarak, 14 Temmuz 1969’da resmen çıkan savaş 100 saat sürmüş ve diğer ülkelerin müdahalesiyle son bularak“futbol savaşı” olarak tarihe geçmiştir. Futbolun, futbol olmanın ötesine geçtiğinin en somut kanıtı olan bu savaşta 2100 kişi hayatını kaybetmiş ve 10 binden fazla insan yaralanmıştır. Honduras ile El Salvador devlet başkanlarının buluşup el sıkışması ise ancak 2006 yılında gerçekleşmiştir.

İç Savaş

1970’lerde ülkede sağ-sol çatışmaları yaşanıyor ve halk bu dönemi “kardeşin kardeşe düşman edildiği dönem” olarak anıyor. 1979'da reformist Devrimci Hükümet Cuntasının iktidara gelmesiyle birlikte hem aşırı sağ hem de sol artık hükümetle aynı fikirde olmuyor ve artan siyasi şiddet hızla bir iç savaşa dönüşmüştür. Bu çatışmalar 1931’den beri iktidarda olan askeri yönetimlere ve ülkenin ayrıcalıklı zengin kesimine karşı gösterilen tepkilerden oluşuyordu. Ulusal Kurtuluş Cephesi El Salvador’daki iki büyük partiden birisi iken beş solcu gerilla örgütünün birleşimiyle şemsiye bir örgüt kurdu. Hükümete bağlı güvenlik güçleriyle gerilla örgütü arasında başlayan çatışmalar halkın katılımıyla birlikte iç savaşa dönüştü. Salvador İç Savaşı, El Salvador'da El Salvador cunta hükümeti ile Farabundo Martí Ulusal Kurtuluş Cephesi arasında 15 Ekim 1979'dan 16 Ocak 1992'ye kadar sürmüştür. Darbeyi, darbe karşıtı protestocuların hükümet ve düzensizlik karşıtı protestocuların gerillalar tarafından öldürülmesinin takip etmesiyle iç savaş başladı.


ABD, Carter ve Reagan yönetimleri sırasında El Salvador hükümetine günde 1-2 milyon dolar askeri yardım sağlayarak çatışmaya katkıda bulundu ve önemli eğitimler verdi. Salvador hükümeti, Soğuk Savaş bağlamında ABD tarafından "dost" ve müttefik olarak kabul edildi. Mayıs 1983'e gelindiğinde, ABD subayları Salvador ordusunun en üst düzeylerinde görev almaya başladı ve kritik kararlar alıyor ve savaşı yürütüyorlardı. Birleşmiş Millet raporları, savaşın 1979 ve 1992 yılları arasında 75.000'den fazla insanı öldürdüğünü bildirirken, bilinmeyen sayıda insan kayboldu. Bu 12 yıllık iç savaşta ülke nüfusunun %20si ise evini terk etmek zorunda kaldı. İç savaştan kaçan El Salvadorlular başta ABD olmak üzere Kanada, Guatemala, Meksika, Honduras gibi ülkelere yerleşti. Savaş Chapultepec Barış Anlaşmaları ile sona erdi ancak 2016'da El Salvador Yüksek Mahkemesi, 1993 af yasasının anayasaya aykırı olduğuna ve El Salvador hükümetinin savaş suçlularını yargılayabileceğine karar verdi.

Günümüz

Bugün başkanlık sistemine dayalı demokratik cumhuriyet ile yönetilen El Salvador'da 5 yıllığına seçilen devlet başkanı yürütmenin başı. Devlet başkanı oyların salt çoğunluğunu alamadığı takdirde ikinci tur seçimlere gidiliyor. El Salvador'da 3 yıllık süre için seçilen 84 üyeli, tek kanatlı yasama meclisi bulunuyor. 1990'ların başından itibaren ekonomik reformlar, iyileştirilmiş sosyal koşullar, ihracat sektörünün çeşitlendirilmesi ve yatırım düzeyinde uluslararası finans piyasalarına erişim açısından büyük faydalar sağladı. Ancak suç ve yolsuzluklar, yatırım ortamı için önemli bir sorun olmaya devam ediyor.

Ekim 2017'de El Salvador mahkemesi, 2009'dan 2014'e kadar görevde olan eski solcu Devlet Başkanı Mauricio Funes'in ve oğullarından birinin kendilerini yasadışı bir şekilde zenginleştirdiğine karar verdi. Funes zimmetine para geçirme, yolsuzluk ve kara para aklamakla suçlandı ve yolsuzluk davasında bahsi geçen miktarın 351 milyon dolar olduğu belirtildi. Funes, 2016 yılında Nikaragua'ya sığınma talebinde bulunmuştu. Yolsuzlukla suçlanan El Salvador eski devlet başkanı Mauricio Funes ülkesine iade edilmemek için Nikaragua vatandaşı oldu ve henüz iadesi mümkün görünmüyor. Eylül 2018'de ise, 2004'ten 2009'a kadar görevde olan eski muhafazakâr Başkan Antonio “Tony” Saca, 300 milyon ABD dolarından fazla devlet fonunu kendi işlerine ve üçüncü şahıslara yönlendirmekten suçlu bulunduktan sonra 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. El Salvador Yüksek Mahkemesi yolsuzlukla suçlanan eski devlet başkanı Tony Saca'nın 10 yıllık hapis cezasını onayladı ve haksız yere elde edilen 260 milyon doların iadesini istedi. Geçtiğimiz haftalarda ise El Salvador'un eski First Lady'si (TonySaca’nın eşi), ve kardeşi, kara para aklama suçlamasıyla 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Suçtan bahsetmişken El Salvador’da silah edinmek bir hayli kolaydır, cinayet oranları ise akıl almaz seviyelerdedir. Dünyanın en yüksek cinayet oranlarına sahip ülkeleri arasında yer alan El Salvador'da 2015'te cinayet oranı 100 bin kişide 103 olarak açıklandı. Bu rakam, savaşta olmayan bir ülkede en yüksek cinayet oranı olarak kayıtlara geçti. Ülke, ayrıca ABD'den El Salvador'a sınır dışı edilen yasadışı göçmenlerin kurduğu, uluslararası bağlantıları bulunan çetelerden büyük zarar görüyor.

M-13 Çetesi

İç savaş sonrası ABD’nin Los Angeles şehrine yerleşen yaklaşık 700 bin Salvadorlu, kendilerinden önce bölgeye gelmiş Orta Amerikalılar ve çeteler tarafından şiddet uygulanarak dışlandılar. El Salvadorlular savaşmayı tercih ettiler ve gençler M-13 adını verdikleri bir çete kurdular. Zamanla M-13 çetesi dünyanın en acımasız çetesi olarak efsaneye dönüştü ve 90’lı yılların sonunda ABD’nin eyaletlerine ve çevre ülkelere kadar yayıldı. 1992'deki Salvador İç Savaşı'nın bitmesinin ardından çetenin birçok üyesi El Salvador'a sürüldü. Bu sürülme nedeniyle çete Orta Amerika 'da etkin hale gelmeye başladı. Çete şu anda ABD, Kanada, Meksika ve Orta Amerika'nın birçok yerinde aktiftir. ABD’de de güvenlik güçlerinin yıllardır çetelere karşı mücadelesinde en büyük tehlikeyi MS-13, diğer bir adıyla Mara Salvatrucha oluşturuyor. Verilere göre ABD’de MS-13’e bağlı aktif olarak çalışan çete üyesi sayısı en az on bin kişi. MS–13 dünyanın en vahşi, en acımasız, en kanlı ve en tehlikeli çetesi olarak niteleniyor.

San Salvadorlulara göre, en fazla banliyölerde yaşayan yoksul halk çetelerin kurbanı oluyor. MS-13’ün devletten daha güçlü olduğuna inanların sayısı azımsanmayacak kadar fazla. Ülkede yaşanan çete savaşları yüzünden kaydedilen can kaybı, iç savaş rakamlarını geçti. Yaklaşık 6,5 milyon nüfuslu küçük bir ülkede her saat başı en az bir kişi çete tarafından öldürülüyor. Ülke iç savaşta kaybettiği 75 bin kişiden fazlasını çetelerle yapılan savaşta kaybetmiş. El Salvador dünyada en fazla cinayetin işlendiği ülke durumunda. Ülkede aktif çete üyesinin sayısının en az 70 bin kişi olduğu belirtiliyor.

 Dünya Bankası verilerine göre 100.000 kişiye düşen cinayet sayısında El Salvador 2018’de 52 ile dünyada ilk sırada.

İşin esas tüyler ürpertici kısmı ise verilere bakıldığında El Salvador’da cinayetin toplam ölümler arasındaki oranı %8.31, Türkiye’deki karşılığı ise %0.42. 2017 yılında theGuardian gazetesinde yazılan makalede ülkede son iki yıldır ilk kez kimsenin cinayetten ölmediği yazıyor. Bu cinayet oranlarının ise çabalar sonucunda neredeyse yarı yarıya düşürülmüş verileri gösterdiğini de eklemekte fayda var.

Bitcoin’e geçişin arkasındaki sebepler

Para ikamesi veya dolarizasyon yerel para birimine paralel veya onun yerine bir yabancı para biriminin kullanılmasına denir. Para ikamesi tam veya kısmi olabilir. Bütün ülkelerde olmasa da çoğunda, örneğin Latin Amerika'da Ekvador ve El Salvador ve Afrika'da Zimbabve gibi büyük bir ekonomik krizden sonra tam para ikamesi gerçekleşti.El Salvadorlular 1892-2001 arası “colón” adındaki para birimini kullanırken 2001'de ABD dolarına geçiyorlar.1 Ocak 2001'de Başkan Francisco Flores hükümeti altında, Parasal Bütünleşme Yasası yürürlüğe girdi ve ülkede 8.75 colón sabit döviz kuru ileABD dolarının serbest dolaşımına izin verildi. Bunun sebepleri arasında aşırı dolarizasyonve ekonomiyi yönetmekteki zorluk yatıyor. Dolarizasyonun sebepleri arasında ülkede yaşayanların ülkenin para birimine olan inancını kaybetmesi, enflasyondan dolayı kendi para birimlerinin değerlerini kaybedeceğini düşünmeleri ve bu yüzden birikimlerini yabancı para birimi olan dolarda tutmaları veya ülkede dominant olan ekonomik partnerle ticareti ilişkileri kolaylaştırma olarak verebiliriz. El Salvador’un tarihiyle ilgili çok kısa da olsa bilgi verdiğimize göre dolara geçişin sebepleri daha iyi anlaşılmıştır.

Peki şimdi gelelim global ekonomide “remittances” olarak bilinen, yabancı ülkelerdeki işçilerin veya vatandaşların havale yoluyla kendi ülkelerine getirdikleri para kaynağına. 2011 Dünya Bankası verilerine göre dünyada 215 milyon insan (toplam nüfusun %3’ü), doğdukları ülkelerden başka yerlerde yaşıyor. Bu insanlar gittikleri ülkelere kalıcı olarak yerleşmiş olabilir veya kontratlı işçiler oldukları için limitli süre kalabilirler, illegal işçiler veya mülteci de olabilirler. Pek çok gelişmekte olan ülke için işte bu vatandaşların kendi ülkelerine yaptıkları havaleler çok büyük ekonomik rol oynuyor. Bazı ülkelerde bu “havalelerin” değeri, yabancı yatırımlardan çok daha fazla. Mesela dünyada havalelerden en çok parayı alan ülkeler 2012 verilerine göre Hindistan (70 milyar dolar), Çin (66 milyar dolar), Filipinler ve Meksika (24’er milyar dolar). Ancak bu ülkeler büyük nüfusları ve büyük ekonomileriyle aslında bu gelirlere aşırı derecede bağımlı değiller. Fakat bu halde olan küçük çaplı ülkeler de var. İşte El Salvador’da bunlardan birisi.

Dünya Bankası verilerinden açıkça görüldüğü üzere El Salvador’un bu havalelerden elde ettiği toplam para, 2019’da bütün ekonomisinin %21’ine denk geliyor ve dünyada 7.sırada yer alıyor. Bunun sebebi ülkenin tarihini anlatırken gördüğümüz gibi yaşanan kargaşalar, cunta dönemleri, iç savaş ve sonrasında gelen ekonomik problemlerin sonucu olarak ülkenin aktif nüfusunun beşte birinin ABD’de yaşamasıdır. Bu nedenle El Salvador için yurt dışında çalışan işçilerden gelen dövizler, ülkenin en önemli gelir kaynaklarından birini oluşturmaktadır.

2016 yılındaki işçi dövizi girişleri 4,6 milyar dolara ulaşarak ülke ihracatının %80’ine eşdeğer olmuştur. El Salvador, neredeyse tüm ihracat gelirlerine eşdeğer girişlerle, kişi başına düşen işçi dövizlerinde bölgeye liderlik ediyor; tüm hanelerin yaklaşık üçte biri bu finansal gelirlerden yararlanıyor.Dolayısıyla, Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşayan ve çalışan Salvadorlulardan El Salvador'daki aile üyelerine gönderilen havaleler, önemli bir dış gelir kaynağı ve 4,12 milyar dolarlık önemli ticaret açığını dengeliyor. Ülkenin üçte biri yoksulluk sınırının altında yaşıyor, cinayetle ve çetelerle uğraşıyor ve kişi başına düşen milli gelir 4200 dolar. Yurtdışındaki bu kişilerin ailelerine göndermiş olduğu bütün ekonominin %21’i olan 6 milyar dolarlık bu para ülkeye can suyu veriyor.

1 Haziran 2019'da göreve başlayan ve dedesi Osmanlı döneminde Filistin'den göçmüş olan yeni devlet başkanı Nayip Bukele, dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin’in ülkede yasal olacağını açıkladı ve parlamentodan da 62’ye 22 farkla geçtikten sonra El Salvador, sanal para birimini yasal ödeme aracı olarak “resmen” kabul eden ilk ülke oldu. Bukele, sonrasında twitter hesabındaki profil fotoğrafını lazer gözle değiştirerek Bitcoin’e destek verdi.

Bukele yaptığı açıklamalarda ilk olarak El Salvador’un Bitcoin’i benimsemesi ile vatandaşlar için çok daha fazla fırsat ortaya çıkacağını ve böylece ülkeyi terk eden ya da yasadışı yollarla ABD’ye göç eden kişi sayısında büyük azalmalar olacağını dile getirdi. Bukele bunun ABD için de iyi olduğunu ekledi. Bukele, yasanın El Salvador halkına istihdam oluşturacağına vurgu yaparak, kısa vadede bu gelişme istihdam yaratacak ve kayıtlı ekonomi dışındaki binlerce insan için finansal katılımı teşvik etmeye yardımcı olacak." demişti. Yurt dışında yaşayan El Salvadorluların yılda ülkelerine 6 milyar dolar gönderdiklerini dile getiren Bukele, Bitcoin sayesinde para gönderimini kolaylaştıracaklarını ve bir milyondan fazla düşük gelirli ailenin değişiklikten fayda sağlayacağını kaydetmişti. NayibBukele "Bitcoin'in 680 milyar dolarlık bir piyasa değeri var. Eğer %1'i El Salvador'a yatırılırsa, bu GSYİH'mızın yüzde 25 artıracaktır. Diğer yandan Bitcoin, potansiyel 10 milyon yeni kullanıcıya sahip olacak" dedi. Yukarıda tartıştığımız gibi El Salvador, Ekvador ve Panama ile birlikte 'dolarlaşmış’ bir ekonomiye sahip. El Salvador nüfusunun yaklaşık yüzde 70'inin banka hesabı yok ve kayıt dışı ekonomide çalışıyor. Bukele, yurtdışındaki paraları hızlı ve komisyonsuz bir şekilde ekonomiye katmayı hedefliyor. Böylece hem işlemler hızlanacak hem de aracı kurumlar ortadan kalkacak. Bukele, ayrıca ülkenin yanardağlarından yenilenebilir enerji kullanarak jeotermal potansiyeli etrafında bir Bitcoin madencilik merkezi kurmayı planlıyor. Geçen yıl Salvador ekonomisi son 40 yılın en derin çöküşünü yaşarken, mali açık sıkı karantinalar nedeniyle GSYİH'nın %10'undan fazla arttı. Bu, hükümetin yeni finansman kaynakları aramasına neden oldu. Salvador’un Mart 2020 ile Mart 2021 arasında net uluslararası rezervlerinin %36,6'sını kaybederken, komşu ülkeler Guatemala ve Honduras rezervlerini artırdı. Dolayısıyla Hükümet, doğrudan yatırımlar veya havale yoluyla rezervleri yenilemek için yeterli para gelmeden para çektiği için, döviz rezervleri tükendi. Gerçek şu ki Bukele'nin ülkeyi yönetmek için işçi dövizlerinden başka para kazanabileceği bir yer yok. Salvador’da 6 milyon civarında insan yaşamasına rağmen, yaklaşık 9,5 milyon mobil bağlantı var. Nüfusun sadece %34'ünün internete erişimi var ve sadece küçük bir azınlık yeni teknolojiyi kullanıyor.

Bitcoin'i yasal para birimi olarak kabul eden El Salvador'un bu konudaki yardım talebine ise Dünya Bankası'ndan ret geldi. Dünya Bankası, Bitcoin'in tedavüle sokulması için kendilerinden yardım isteyen El Salvador'a, şeffaflık ve kripto paralar madenciliğinin çevreye olumsuz etkisi gerekçesiyle 'hayır' yanıtını verdiklerini açıkladı. Dünya Bankası'ndan yapılan açıklamada, "El Salvador'a para şeffaflığı ve mali düzenleme süreçleri dahil çeşitli açılardan yardım etmeye bağlıyız." denilse de Bitcoin talebine karşı çıkıldı. Açıklamada, "El Salvador hükümeti bize Bitcoin konusunda yardım için başvurdu ancak bu, çevre ve şeffaflık açısından eksiklikler göz önünde bulundurulduğunda, Dünya Bankası'nın destekleyebileceği bir şey değil." denildi. Dünya Bankası'ndan gelen açık reddin, El Salvador'un Bitcoin'i üç ay içinde yasal bir ödeme aracı olarak tedavüle sokma planlarını geciktirebileceği düşünülüyor.

El Salvador'dan yapılan açıklamanın ardından, Paraguay, Panama, Brezilya, Meksika ve daha birçok ülkeden politikacılar, dolara olan bağımlılığı azaltmak, enflasyonu yavaşlatmak, finansal katılımı artırmak için aynı yasaların çıkarılması istedi. ABD'den gelen havalelerin büyük bir gelir kaynağı oluşturduğu Meksika'da da kripto piyasası patladı. Eylül 2019 ile Mayıs 2020 arasında ülkenin Bitso kripto borsası havale işlemlerinden dolayı %342 büyüdü. Ekonomik ve insani bir kriz yaşayan Venezuela'da, artan hiper-enflasyonun resmi para birimi olan bolivar'a zarar vermesi nedeniyle birçok işletme ve insan kripto parayı benimsiyor. Bitcoin'e olan ilgi, enflasyon, ABD dolarına olan bağımlılık ve teknoloji girişimciliğini çekmenin bir yolu olarak görülüyor.

Değinmek istediğim son nokta dünyadaki kripto para kullanımı ve bu durumun Türkiye’deki yeri. Statista isimli veri platformuna göre kripto para birimi kullanıcılarının sayısında İngiltere, Fransa ve ABD gibi en gelişmiş bazı ülkeler listenin en altında. Latin Amerika, dünyada en çok kripto para kullanıcısına sahip olan bölge. Türkiye ise kripto para kullanan katılımcıların %20’si ile ilk sırada yer alıyor. Brezilya ve Kolombiya %18 ile ikinci sıradalar. Arjantin %16 ve Meksika %12 ile takip ediyor. Chainanalyis kuruluşuna ise 2020 yılında Bitcoin’den en çok kar elde eden ülkeleri listeledi. Listenin ilk sırasında 4,1 milyar dolarla ABD yer aldı. ABD'yi 1,1 milyar dolarla Çin, 900 milyon dolarla Japonya izledi. Türkiye ise 300 milyon dolar ile 14. sırada yer aldı.

Latin Amerika'daki insanlar servetlerini korumak için kripto para kullanıyor. Örneğin, Arjantin ve Brezilya son yıllarda finansal zorluklar yaşadı. Enflasyon oranları tavan yaptı ve vatandaşları daha zayıf para birimleriyle baş başa bıraktı. Hükümetlerin inandırıcılık eksilikleri, bu iki ülkenin insanlarını kripto para birimlerine ilgi göstermesine neden oldu. Geleceğin ne getireceği bilinmez ancak Türkiye’de ise çoğunlukla sadece para kazanma amaçlı görülen bu kripto paraların arkasındaki “blockchain” teknolojisi genellikle göz ardı ediliyor.

 

Kaynakça:

Robert O’Brien&Marc Williams, Global PoliticalEconomy

Christopher M. White, History of El Salvador

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/263747

https://www.mfa.gov.tr/elsalvador-ekonomisi.tr.mfa

https://www.theguardian.com/world/2017/jan/12/el-salvador-homicide-rate-murder-two-years

https://www.euronews.com/next/2021/06/06/el-salvador-president-wants-bitcoin-as-legal-tender

https://data.worldbank.org/indicator/BX.TRF.PWKR.DT.GD.ZS?most_recent_value_desc=true

https://www.reuters.com/world/americas/el-salvador-approves-first-law-bitcoin-legal-tender-2021-06-09/

https://coin-turk.com/el-salvador-devlet-baskani-nayib-bukele-bitcoin-dunyanin-ana-para-birimidir

https://www.dunya.com/dunya/bukele-bitcoin-yasalasirsa-dunyanin-para-merkezi-olacagiz-haberi-623942

https://www.haberturk.com/dunya/haber/664883-turkler-araplar-cingeneler-ve-zencileri-almayan-ulke

https://www.amerikaninsesi.com/a/tuhafliklar-ulkesi-el-salvador/4306680.html

https://tr.euronews.com/2021/06/05/el-salvador-un-eski-first-lady-sine-kara-para-aklamadan-10-y-l-hapis-cezas

https://tr.euronews.com/2019/12/27/yolsuzlukla-suclanan-eski-el-salvador-devlet-baskani-tony-saca-10-yil-hapis-cezasi

https://www.amerikaninsesi.com/a/el-salvadorda-ms-cetesini-arastirmak/4306853.html

https://www.indyturk.com/node/372976/t%C3%BCrki%CC%87yeden-sesler/latin-amerika%E2%80%99da-kripto-para-kullan%C4%B1m%C4%B1-el-salvador-bitcoini-neden

https://www.gazeteduvar.com.tr/korku-endeksi-tavan-yapti-bitcoin-39-bin-dolarda-haber-1525714

https://www.amerikaninsesi.com/a/el-salvador-bitcion-i-resmi-para-birimi-olarak-kabul-eden-ilk-ulke-oldu/5922130.html

https://www.bloomberght.com/bitcoin-den-en-cok-kr-elde-eden-ulkeler-2281716

https://twitter.com/nayibbukele/status/1402507224916836352

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof.Dr. Alaeddin Yalçınkaya   - 22-10-2021

Suriye İç Savaşı ve Suriye Türkmenleri

Suriye'nin doğusunda ABD himayesindeki "teröristan" devleti kök salmaya başlarken yine ABD ve Fransa'nın desteği ile adalar istikametinden, namluları Türkiye'ye yönelik silah yığınakları hızla yükselmektedir.