Türkiye Libya’da Ne Yapmalı?

Yazan  22 Mart 2011
İçeriği ve “ihraç edilebilirliği” tartışmalı Türk modeli yerine, değişim süreci tıkandığında “diplomatik çilingir” olmanın yolları aranmalıdır.

Türkiye'nin özelde Libya'da, genelde Orta Doğu'da ekonomik (ticaret, yatırım, müteahhitlik, enerji, petrol fiyatlarının istikrarı), siyasi (bölgesel diplomatik, demokratikleşme, bölgesel liderlik), hukuki (devlet egemenliğinin kutsallığı prensibinin daha fazla aşınmaması) ve insani çıkar ve hassasiyetleri vardır. Seçim sathına girerken AKP Hükümeti Libya'nın iç politikada beklenmedik komplikasyonlar yaratmasından endişelenmektedir. Özellikle petrol fiyatlarındaki artışın hassas cari açığı daha da şişirerek Türk ekonomisine ciddi olumsuz etki yapması mümkündür.

Libya'nın geleceği ile ilgili belirsizlik uzarsa, otorite ve güvenlik sorunları devam ederse ve işler kaos düzeyine ulaşırsa, ülke geçici veya daimi olarak bölünürse ihalelerin ve projelerin devamlılığı, şantiyelerin güvenliği, hak edişlerin ödenmesi, muhatap bulunmasının zorlaşması gibi konularda ciddi sorunlar olacağı açıktır. Bu nedenle Türkiye'nin çıkarı, bu işin çok uzamadan, barışçı bir şekilde, ülkenin bütünlüğüne ve devamlılığına zarar gelmeden sonuçlanmasıdır. Bazı durumlarda, a) kazananın, b) haklının, c) hukuki olarak üstünlüğü olanın, d) Türkiye'ye sempati ile bakanın yanında olmak arasında zorlu tercihler yapmak gerekebilir.

Bu süreçte Batı ile gereksiz yere bozuşmamak ama fikrini söylemekten, çıkarını kıskançça korumak ve gerekirse işi yokuşa sürmekten kaçınmamak gerekir. Batı'nın ülkenin enerji kaynakları üzerinde emelleri olabileceğine dair şüphelerimizi belli bir düzeyin ötesine taşımanın ve bölgeye yönelik politikalarımızın merkezine koymanın sağlıksız sonuçları olabilir.

Türkiye bölgedeki krizlere yaklaşırken her ülkenin ayrı koşullarını dikkate almalıdır ama bütün bu dalganın herkesin gözü önünde cereyan ettiğini ve bir ülkedeki gelişmelere verilen tepkinin diğer ülkelerdeki Türkiye algısını da etkilediğini gözden kaçırmamalıdır. Bu nedenle dış politikanın genelde en hayati unsuru olmayan etik tutarlılığın önemi bu dönemde artabilir. Ankara bölge için içeriği ve "ihraç edilebilirliği" tartışmalı Türk modeli yerine, değişim süreci Libya'da olduğu gibi tıkandığında "diplomatik çilingir" olmanın yollarını aramalıdır.

Bölgedeki değişimin nasıl olabileceğine dair operasyonel reçeteler üretebilecek "değişim mühendisliği" üretmeye ihtiyacımız bulunmaktadır. Kaddafi'nin en kısa zamanda, daha fazla kan akmadan, ülke içindeki unsurlar arasındaki husumet "kan davası boyutuna gelmeden" görevi bırakmasını sağlayacak bir çözümün üretilmesi bunun ilk testi olabilir.

Son olarak yukarıda bahsedilen rolün tarzının ve sunuşunun en az içeriği kadar önemli olabileceği unutulmamalıdır. "Öğreten adam" olmaya çok hevesli görünmenin de sakıncalarının olabileceği gözden kaçırılmamalıdır. Bu değişim dalgası, Türk dış politikasının olgunlaşmasını sağlayacak, çok sayıda hareket halindeki faktörü gözetip karmaşık çözümler üretebilme kabiliyeti olup olmadığını test edecektir.

Ankara'nın Kaddafi'nin çekilmesini sağlayacak, başka aktörlerin de desteğini alacak ve Türkiye'nin çıkarlarını kucaklayacak formüller geliştirmesi gerekmektedir.[1] Ankara'nın muhalefet ile diyaloğu sıkılaştırması ve onu oluşturan alt gruplar, liderler ve kabilelerin istekleri, yetenekleri, dünya görüşleri, tabandaki destekleri gibi konularda bilgi ve tahlillerini derinleştirmesi gerekmektedir. Türkiye'nin bölge ile yuvarlak prensipleri sıralamanın ötesine geçerek geçiş sürecinde operasyonel olarak rol alması, istihbarat varlıklarını arttırması, aşırı duygusal ve aşırı kuşkucu görüntü vermekten kaçınması doğru olabilir.


[1] Kaddafi'ye kaçacak bir yol bırakmak gerekmektedir. Kaddafi'yi (ABD'nin kendisinin kabul etmediği) Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne havale etmekle Washington ona çıkış kapısı bırakmamış olabilir.

Şanlı Bahadır Koç

Adı  Soyadı: Şanlı Bahadır KOÇ

Doğum Yeri:  Eskişehir

 Eğitim Durumu

İlk Öğretim-Lise:: Eskişehir Anadolu Lisesi

 Üniversite: Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü

Yüksek Lisans: Bilkent Tarih Bölümü, Tez Konusu“Noel Buxton: Portrait of a Philantrophist as a Turcophobe.

İlgi Alanı: ABD iç siyaseti ve dış politikası, Türk dış politikası, Orta Doğu siyaseti, Güvenlik karar alma mekanizmaları ve istihbarat teorisi

 Bildiği Diller:

İngilizce

Bugüne Kadar Çalıştığı Yerler:

* ASAM (2001-2009)

* Hürriyet Gazetesi (2009)

Bilimsel Çalışmalar

1997’den bu yana Foreign Press Review adlı yabancı basın derlemesinin editörlüğünü yapmaktadır.

Makaleleri

Enerji ve Güvenliği Üzerine Notlar 29 Kasım 2010.  

Amerikan Travması ve Kongre Seçimleri 23 Kasım 2010

Füze Savunması Üzerine 20 Soru ve 5 Seçenek 20 Ekim 2010

Obama Ekibinde Yaprak Dökümü - Beyaz Saray’dan Kaçış mı? 12 Ekim 2010

"Kürt Devleti" Üzerine Notlar ve Çeşitlemeler 23 Eylül 2010

Mullen’ın Ankara Ziyareti 7 Eylül 2010

ABD’nin Afganistan’daki Seçenekleri 24 Ağustos 2010

Financial Times Haberinin Türk-Amerikan İlişkileri Üzerine Düşündürttükleri 18 Ağustos 2010

İsrail-ABD-İran-Türkiye Dörtgeni 26 Temmuz 2010

Bay Netanyahu Washington’a Gitti: Böyle mi Olacaktı, Obama? 16 Temmuz 2010

Stratejik Dehlizlerde Derinlik Sarhoşluğu: Bir AKP Dış Politikası Eleştirisi Temmuz 2010

Rus Casusluk Olayı: "John Le Carre mi, Austin Powers mı?" 5 Temmuz 2010

“Mahalleye Hoş Geldin”:Türkiye’nin Orta Doğu’da İlk Günü 02 Haziran 2010

Nükleer Takas: “Savaşı Bitiren Anlaşma” mı, “Acem Oyunu” mu? 20 Mayıs 2010

ABD Irak’tan Çekilirken Riskler ve Hesaplar 1 Mayıs 2010

ABD-İsrail İlişkilerinde “Normalleşme” Sancıları 22 Nisan 2010

Obama’nın Nükleer Cazibe Taarruzu: Bardağın Üçte Biri Dolu 9 Nisan 2010

ABD-İsrail İlişkilerinde “Tektonik Kayma” mı? 5 Nisan 2010

Irak Seçimleri: Sonun Başlangıcı, Başlangıcın Sonu 19 Mart 2010

Ermeni Karar Tasarısı Üzerine Notlar, Yorumlar ve Öneriler 8 Mart 2010

Bütçe Açığı ve Amerikan Gerilemesinin Ekonomi Politiği 19 Şubat 2010

Cemaat-skeptic 6 Ocak 2010

AKP bir seçim daha kazanırsa burası FC olur 4 Ocak 2010

ABD bu işin neresinde? 29 Aralık 2009

Türkiye-Ermenistan Protokolü Üzerine Düşünceler 3 Eylül 2009

"Obama’nın Savaşı":AfPak Üzerine Notlar 20 Nisan 2009

Obama’nın Türkiye Gezisi ve Türk-Amerikan İlişkileri 19 Mart 2009

ABD ve Orta Doğu Barış Süreci Mart 2009

Obama’nın “Kırkı Çıkarken” Mart 2009

ABD-PKK “İlişkisi” Üzerine Notlar Şubat 2009

Mahşerin Üç Atlısı: Ross, Holbrooke ve Mitchell 5 Şubat 2009

SOFA ABD için Irak’ta “Sonun Başlangıcı” mı? Ocak 2009

Obama Döneminde ABD ve Asya 15 Ocak 2009

Obama’nın Güvenlik Kabinesi Üzerine Notlar 4 Aralık 2008

 Yeni ABD Başkanı Obama ve Türk-Amerikan İlişkileri 6 Kasım 2008 - eksik

ABD Başkanlık Seçimlerinin Türk-Amerikan İlişkilerine Muhtemel Etkileri 30 Ekim 2008

ABD Başkanlık Seçimleri Ekim 2008

Obama’nın Biden’ı Tercihinin Bir Tahlili 26 Ağustos 2008

Amerikan Sağı Üzerine Notlar Ağustos 2008

Gürcistan Krizi, ABD ve Türkiye 11 Ağustos 2008

Obama'nın Dış Gezisi 29 Temmuz 2008

Başkan Bush’un Avrupa Gezisi ve Transatlantik İlişkileri 18 Haziran 2008

ABD Seçimleri (ppt) - 10 Haziran 2008

"Sessiz Tsunami": Global Gıda Krizi (ppt) - 29 Nisan 2008

Amiral Fallon'un İstifası 13 Mart 2008

ABD ve PKK İlişkisi Üzerine Notlar 22 Kasım 2007

“İçeride Liberal, Dışarıda Şahin”: K. Irak’a Harekat Üzerine Notlar 25 Ekimy 2007

K.Irak'a Ekonomik Müeyyideler Üzerine Sorular 25 Ekimy 2007

Irak "Hamle"sinin Muhasebesi Eylül 2007

Türk-Amerikan İlişkileri - Yeni Dönemin Gündemi Eylül 2007

ABD, K. Irak ve Türkiye Üzerine Notlar ve Sorular Haziran 2007

ABD ve Orta Doğu: "Müflis mirasyedi" mi "stratejik deha" mı? Mayıs 2007

Recommendations for Strengthening U.S.-Turkish Relations February 26, 2007

ABD'nin Irak'taki Seçenekleri Ocak 2007

'Topal Ördek'le İki Yıl Daha: 2006 Kongre Seçimleri Aralık 2006

U.S.: Empire, Gulliver or the “First Among Unequals” (ppt) - ASAM 2023 Conference - October 2006

Türk-Amerikan İlişkilerinde “İkinci Bahar” mı, “Sonun Başlangıcı” mı? Stratejik Analiz - Haziran 2006 -

Irak’ta Direnişin ve İşgalin Gölgesinde Demokrasi Deneyi Avrasya Dosyası - İslam ve Demokrasi Özel Sayısı

Gurur ve Önyargı: ABD İran Gerginliği ve Türkiye Stratejik Analiz Nisan 2006 - (pdf)

Arzın Merkezine Seyahat: ABD Ulusal Güvenlik Konseyi - Journey to the Center of the World: U.S. National Security Council Avrasya Dosyası 2005

Dört Tarz-ı Siyaset: Türk-Amerikan İlişkileri ve Başbakan Erdoğan’ın Washington Ziyareti Temmuz 2005

11 Eylül’den Sonra Türk-Amerikan İlişkileri: Eski Dostlar mı Eskimeyen Dostlar mı? Avrasya Dosyası - 2005

“Dört Yıl Daha”: Yeni Bush Yönetimi ve Dünya Aralık 2004

2004’ten 2005’e Türk-Amerikan İlişkileri Aralık 2004

Türkiye, Iraklı Kürtler ve Statükonun Meşruiyeti Nisan 2004 - eksik

Askerî Alanda Devrim: Askerî Bir Senfoni Ocak 2004

Çirkin Amerikalı’ ile ‘Güven Bunalımı’: ‘Süleymaniye Krizi ve Türk-Amerikan İlişkileri Temmuz 2003 - ( pdf )

The Middle East: A Land of Opportunity and Peril for Turkey - May 2003

Türk-Amerikan İlişkileri Üzerine Notlar: Ataerkil Yapıdan Tüccar Mantığına mı? Mayıs 2003

Türkiye, ABD ve Irak Harekâtı: Hayır Diyebilen Türkiye? - Şubat 2003

Değişim, ‘Sense of Proportion’ ve Tarihin Yararları ile Sınırları Üzerine Nisan 2003

ABD Güvenlik Politikalarında Güç Kullanımı ve Caydırıcılık Ağustos 2002

“Yalnız Kovboy” ya da “Eşit Olmayanlar Arasında Birinci”: ABD Dış Politikasında Tektaraflılık-Çoktaraflılık Tartışmaları Mart 2002

İyi, Kötü ve Çirkin: ABD'nin Orta Doğu Politikaları Ocak 2002

Unilateralism corrupts, absolute unilateralism corrupts absolutely Turkish News, May 21, 2002

ABD ve Afganistan: Çıkış Var mı? Kasım 2001

Realism and Change

Crime and Punishment - Deterrence and its Failure in Theory and Practice 2001

“Tüketebileceğimizden Daha Fazla Değişim” ya da Eskimeyen Dünya Düzeni Ekim 2001

“ABD-AB İlişkilerinde Metal Yorgunluğu” Haziran 2001

2002-2004 yılları arasında ASAM için yazdığı kısa “Günlük Değerlendirmeler” için bkz. http://ajp1914.blogspot.com/

 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü   - 18-10-2019

ABD-Türkiye’nin Kuzeydoğu Suriye Mutabakatı Nedir, Ne Değildir?

ABD ve Türk yetkililerin açıklamalarında anlaşmaya varılmıştır denilse de kamuoyuna sunulan metnin başlığı ortak açıklama olarak geçmektedir. Bu haliyle metni bir anlaşmadan ziyade mutabakat metni olarak görmek gerekir.