Çin ve Japonya arasında Çin Denizinde Yeni Gerilim: Asya'nın

Yazan  14 Eylül 2010

 

Çin'in uzun zamandır üzerinde hükümranlık iddialarının bulunduğu Diao Yu adaları Güney Çin denizinde bulunan üzerinde insan yaşamı olmayan kayalıklardır. Bu adalar 1972 yılından beri Japonya'nın kontrolünde bulunmaktadır ancak Çin bölgenin kendisine ait saydığı Tayvan eyaletinin bir parçası olduğunu iddia etmektedir. Japonya'ya göre bölge Okinawa'nın bir parçasıdır. Tayvan (Çin Cumhuriyeti) ve Çin Halk Cumhuriyeti arasında birçok anlaşmazlık devam etmekte olsa da bu konuda hem Taibei hem de Pekin aynı fikirdedir ve bölgenin Tayvan'ın bir parçası olduğunu savunmaktadırlar.

Japonlar ise adaların kendilerine ait olduğunu savunurken Çin tarih kayıtlarını kullanmaktadırlar. 16. Yüzyıl Ming tarih kayıtları içerisinde "Yabancı Ülkeler" (Wai Guo Lie Zhuan) içerisinde Tayvan'dan bahsedilmektedir. Buna dayanarak Japonlar adaların Çin'e ait olmadığını savunmaktadır. Ayrıca 1920 yılında Nagasaki'de bulunan Feng Mian adlı Çinli diplomat adalardan Japonya'ya bağlı Okinawa'nın bir parçası olarak bahsetmektedir.[1]

Söz konusu adalar üzerindeki anlaşmazlıklar için temmuz ayı içerisinde ABD Dışişleri Bakanı Clinton iki ülke arasında arabuluculuk teklif etmiş ancak teklif Pekin tarafından reddedilmiştir. Çin adalar üzerinde tam hakimiyetinin bulunduğunu ilan etmiş ve konunun Japonya ile aralarında yapılacak birebir görüşmeler neticesinde çözüleceğini dile getirmiştir.[2] 8 Eylül'de adaların yakınında bulunan Çin'e ait bir balıkçı teknesi Japon Sahil Güvenlik Kuvvetleri tarafından durdurulmuş, geminin kaptanı ve mürettebat sorgulanmak üzere tutuklanarak Okinawa'ya bağlı İshigaka limanına götürülmüş ve gemi de limanda alıkonulmuştur. Olayın ardından Çin tarafı Japon Büyükelçisini çağırarak olayı proteso etmiş ve mürettebatın güvenliğinin sağlanması ve gemi ile birlikte derhal iade edilmesini istemiştir. Japon tarafından herhangi bir yanıt gelmemesinin ardından elçi 24 saat geçmeden ikinci kez Dışişleri Bakanlığı'na davet edilmiştir. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Jiang Yu, yaptığı açıklamada "Antik dönemden beri Çin'e ait olan bölgede Japonların kanunsuz şekilde Çin vatandaşlarını alıkoyduğunu; konuyla ilgili atacakları ileri adımların saklı tutulduğunu ve haklarını sonuna kadar savunacaklarını" belirtmiş ve Japonyayla yapılması planlanan adalar ile ilgili görüşmelerin de süresiz olarak ertelendiğini açıklamıştır. Çin kaynaklarına göre olay; Japonya'da 14 Eylül'de yapılacak başkanlık seçimleri öncesinde iç politika malzemesi yapılması için özellikle çıkarılmış olabilir.[3] Japon Dışişleri Bakanlığı da Çin'in Tokyo Büyükelçiliğinden Müşavir seviyesinde bir diplomatı çağırarak protestosunu iletmiştir. Japon Dışişleri Bakanlığı olayın Çin tarafında kanunsuz şekilde avlanan balıkçılar nedeniyle patlak verdiğini Çin tarafına bu gibi olayların yeniden yaşanmaması için Çin'in kendi balıkçılarına gereken bilgileri vermesi gerektiğini açıklamıştır.

Sonuç:

Çin ekonomisi yakın zamanda Japon ekonomisini geçerek dünyanın ikinci ekonomisi haline gelmiş bulunmaktadır. Japonya geçmişte işgal ettiği Çin'in gelişmesi ve güçlenmesini kendine en büyük tehdit olarak görmektedir. Her ne kadar diplomatlar tarafından son gelişmelerin iki ülkenin ilişkilerini bozmaması temennisi ortaya atılmış olsa da Japonya'nın geri adım atıp gemi ve mürettebatı Çin'e iade etmemesi durumunda Çin ve Japonya ilişkileri gerilebilir.[4] ABD'nin bölgeye çok yakın birçok askeri üssünün olduğu da hatırlanmalıdır. Okinawa'da; tam da olayın yaşandığı bölgeye en yakın yerde bulunan ABD askeri üssü geçtiğimiz aylarda Japonya'da protestolara neden olmuştur.[5] Kardak kayalıkları nedeniyle Türkiye ve Yunanistan'ın nasıl savaşın eşiğine geldikleri hatırlanırsa; olayın Doğu Asya'da yaşanabilecek sıcak gelişmelerin başlangıcı olabileceği düşünülebilir.

 


 

[1] Çinli diplomatın yazmış olduğu orijinal belge için bakınız: http://www.geocities.jp/tanaka_kunitaka/senkaku/testimonial1920.jpg.

[2] http://chinaelectionsblog.net/?p=9717

[3] http://news.xinhuanet.com/english2010/china/2010-09/08/c_13484605_3.htm

[4] http://www.guardian.co.uk/world/2010/sep/10/china-japan-diaoyu-senkaku-dispute

[5] http://www.washingtonpost.com/wp-dyn/content/article/2010/01/24/AR2010012401450.html

 

Giray Fidan

 06.04.1980 Ankara Doğumlu

Eğitim:

İlkokul ve Ortaokul eğitimini Özel Yükseliş Kolejinde, Lise eğitimini Gazi Anadolu Lisesi ve Mustafa Kemal Lisesinde tamamlamıştır. 1998-2000 yılları arasında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Klasik Arkeoloji Bölümünde eğitim görmüştür. 2001 – 2005 yılları arasında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Sinoloji Ana Bilim dalında ve 2002 – 2003 yılları arasında Beijing Language and Culture University (北京语言文化大学) lisans eğitimini tamamlamıştır. 2005 – 2007 yılları arasında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Sinoloji Ana Bilim Dalında yüksek lisans eğitimini “Qin Devrimleri: Qin Shi Huang Dönemi Çin’de yapılan Devrimler ” konulu teziyle tamamlamıştır. 2007 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Sinoloji anabilim dalında doktora eğitimine başlamış; 2007 – 2008 tarihleri arasında Milli Eğitim Bakanlığı bursuyla Min Zu University of China (中央民族大学) Tibetoloji bölümünde araştırma yapmış ve Tibetçe eğitimi almıştır. Doktora çalışmasını 2010 yılında “Çin Kaynaklarına Göre 16. Yüzyılda Osmanlı – Çin İlişkileri ve Çin’de Osmanlı Ateşli Silahları” konulu teziyle tamamlamıştır.

 

Yabancı Diller:

Çince

İngilizce

Tibetçe

 

Yayınlar:

Kitaplar:

Kanuni Devrinde Çin’de Osmanlı Tüfeği ve Osmanlılar, Yeditepe Yayınevi, 2011, İstanbul.

Çin Dili ve Çince Dilbilgisi, Efil Yayınevi, 2011, Ankara.

Makaleler:

Giray Fidan,"Ming Tarih Kayıtlarına Göre 16. Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu-Ming Çin'i İlişkileri", Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Türkiyat Araştırmaları Dergisi, Sayı 30, Güz 2011, ss. 276-287.

Giray Fidan, "Tibet ve Türk Geleneklerinde Bozkurt Sembolü", Uluslararası Asya ve Kuzey Afrika Çalışmaları Kongresi (ICANAS) konferansı dâhilinde "38. ICANAS Doğubilim Çalışmaları" bildiri kitapçığında s. 151-155, Ankara, 2009.

Giray Fidan, “Ulus Devlet Olma Yolunda Bir Medeniyet: Çin”, 21. Yüzyıl Dergisi, Nisan 2011, Sayı 28, ss. 55-59.

Giray Fidan, “Türk Çin İlişkilerinde 40 Yıl”, 21. Yüzyıl Dergisi, Ocak 2011, Sayı 25, ss. 91-97.

Giray Fidan, “Çin – Arap Dünyası İlişkileri: Eski Köye Yeni Adet”, 21. Yüzyıl Dergisi, Mart 2011, Sayı 27, ss. 53-59.

Giray Fidan, “Irak’ın Yeniden Yapılanmasında Çin’in Politikaları”, 21. Yüzyıl Dergisi, Ağustos 2010, Sayı 20, ss. 69-74.

Giray Fidan, “Pekin’in Yüksek Rakımlı Sorunu: Tibet” 21. Yüzyıl Dergisi, Eylül 2010, Sayı 21, ss. 79-86.

Giray Fidan, “Çin Halk Cumhuriyeti Japonya İlişkileri: İşbirliği Yapan Devletler Düşman Halklar”, 21. Yüzyıl Dergisi, Ekim 2010, Sayı 22, ss. 29-34.

Giray Fidan, “21. Yüzyılda Çin: Büyük gücün büyük sorunları” 21. Yüzyıl Dergisi, Kasım 2010, Sayı 23, ss. 45-50.

Giray Fidan, “Türk Silahlı Kuvvetleri Çin Halk Kurtuluş Ordusu İlişkileri”, 21. Yüzyıl Dergisi, Aralık 2010, Sayı 24, ss. 17-23.

Giray Fidan, “Japonya’da Nükleer Felaket”, 21. Yüzyıl Dergisi, Mayıs 2011, Sayı 29, ss. 63-67.

Giray Fidan, “Pakistan: Çin’in İsrail’i” 21. Yüzyıl Dergisi, Haziran 2011, Sayı 30, ss. 17-23.

Giray Fidan, “Çin’in Orta Asya Enerji Politikası” 21. Yüzyıl Dergisi, Temmuz 2011, Sayı 31, ss. 23-29.

Giray Fidan, “Çin’in ABD Stratejisi: Yeni Bir Soğuk Savaşa Doğru” 21. Yüzyıl Dergisi, Ağustos 2011, Sayı 32, ss. 49-57.

Giray Fidan, “Ejderha Kara Kıta’da: Çin’in Afrika Ajandası” 21. Yüzyıl Dergisi, Eylül 2011, Sayı 33, ss. 83-90.

         2010 yılından itibaren Bozok Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Yabancı Diller Bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Bircihan D. Dilek   - 20-08-2019

F-35 Stealth Uçakları Coğrafyamızdaki Dengeleri Nasıl Etkileyecek?

Haziran ayında yabancı basında, İsrail ve Güney Kıbrıs Akrotiri meydanında konuşlu İngiliz F-35 Stealth (düşük görünürlüklü) uçaklarının birlikte Irak ve Suriye üzerinde tatbikat uçuşları gerçekleştirecekleri haberini okuduğumda, aklımı ülkelerin gelecekte “Egemen Hava Sahası Kontrollerini”  nasıl y...