HİNT PASİFİK EKONOMİK ÇERÇEVESİ VE BÖLGESEL TEPKİLER

Yazan  03 Haziran 2022

Ocak 2021’de baskanlık koltugunu Dolad J. Trump’dan devraldıktan sonra ilk kez Asya turuna çıkan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, 23 Mayıs’ta Japonya’nın başkenti Tokyo’da ‘Hint Pasifik Ekonomik Çerçevesi’ni (HPEÇ) açıkladı.

HPEÇ ABD ile birlkikte on üç ülkeyi kapsamaktadır. Diğer ülkeler Avustralya, Bruney, Endonezya, Filipinler, Hindistan, Japonya, Kore Cumhuriyeti, Malezya, Singapur, Tayland, Vietnam ve Yeni Zelanda’dır. Hep birlikte bu on üç ekonomi küresel ekonominin yaklaşık % 40’ını oluşturmaktadır. Çerçeve yeni üyelerin katılımına açıktır.

Beyaz Saray’dan yapılan bir açıklamaya göre, “HPEÇ, teknolojik yenilik ve küresel ekonomi için önümüzdeki on yılları tanımlamak üzere bu kritik bölgedeki bağlarımızı güçlendirecek. Çerçeve Amerika Birleşik Devletleri ve Hint Pasifik bölgesindeki aileler, işciler ve işletmeler için daha güçlü, daha adil ve daha dayanıklı bir ekonomi yaratacaktır.”[1]

Vaşhington bu çerçeve ile neyi hedeflemektedir?ABD kendisini bir Hint-Pasifik ekonomik gücü olarak konumlandırmakta ve bölgedeki ABD ekonomik liderliğini genişletmenin hem Amerikan işçileri ve işletmeleri için hem de bölge halkı için yararlı olduğunu düşünmektedir. ABD çerçeve ile kendisinin, müttefiklerinin, küçük işletmelerin ve çiftçilerin Hint-Pasifik’te rekabet edebilmelerini sağlayacak kuralları belirlemeyi hedeflemektedir. Dahası, enflasyonla mücadele öncelikli bir konu olduğundan bu çerçevenin uzun vadede tedarik zincirlerini daha esnek hale getirerek maliyetleri düşürmeye yardımcı olacağını ve tüketiciler için daha yüksek fiyatlara yol açan maliyetli aksamalara karşı kendisini koruyacağını değerlendirmektedir.[2]

Buna ek olarak, ABD’nin bölgeye dogrudan yabancı yatırımlarının miktarı son yıllarda hızla artarak 2020 yılı itibarıyla 969 milyar dolara ulaşmıştır. Hint Pasifik ile ticaret Amerika’da üç milyondan fazla Amerikan işini desteklemekte ve ABD’ye yaklaşık 900 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırımın kaynağını oluşturmaktadır. Bugün için dünya nüfusunun % 60 gibi önemli bir kısmını teşkil eden bölgenin gelecek otuz yılda dünya ekonomik büyümesine en fazla katkıyı yapacak bölgelerden biri olacağı öngürülmektedir.

Peki çerçeve hangi alanları kapsamaktadır ? Çercevenin dört temel sütunu bulunmaktadır. Birincisi baglantılı ekonomidir. Bu sütun sınır ötesi veri akışları ve veri yerelleştirme stadartları gibi dijital ekonomiye odaklanmakta ve hızla büyüyen e-ticaret sektörünün geliştirilmesi ve yapay zeka kullanımını vurgulamaktadır. İkinci sütun esnek ekonomi sütunudur. Bu, daha esnek bir ekonomi yaratmayı ve Amerikan ailelerinin maaliyetlerini artıran fiyat artışlarına karşı koruma sağlamak için tedarik zincirlerinde yaşanabilecek aksaklıkları daha iyi öngören ve önleyen tedarik zinciri taahhütleri belirlemeyi amaçlamaktadır.Üçüncü sütün temiz ekonomidir. Yenilenebilir enerji, karbon giderme, enerji verimililiği standartları ve metan emisyonlarıyla mücadeleye yönelik yeni önlemlerin alınması ve iklim kriziyle mücadele için somut adımların atılması çabalarına dikkat çekmektedir. Son sütun ise adil ekonomidir. Adil bir ekonomiyi teşvik etmek için mevcut çok taraflı yükümlülüklerle uyumlu, etkin vergi, kara para aklama ve rüşvetle mücadele rejimlerini yürürlüğe koymayı hedeflemektedir.[3]

Her ne kadar Beyaz Saray’ın ve Başkan Biden’ın açıklamasında çerveveden Çin’e yönelik bir girişim olarak bahsedilmese de, analistler ve uzmanlar tarafından Çin’e karşı koymak için bir araç olarak görülmekte ve değerlendirilmekedir. Aynı zamanda bu çerçeve, katılımcı ülkelerin ilişkilerini güçlendirmeleri ve küresel çaptaki pandemi nedeniyle bozulan ve aksayan tedarik zincirlerini yeniden inşa etmeyi hedefleyen ABD liderliğindeki bir girişimdir. Ancak bu bir serbest ticaret anlaşması şeklinde de görülmemelidir. Çünkü çerçevede pazar erişimi ve tarife indirimleri yer almamaktadır. Fakat uzmanlar çerçevenin zaman içinde ticaret anlaşmalarının önünü açabileceğini belirtmektedir.[4]

ABD Ticaret Bakanı Gina Raimando, “ABD’nin bölgedeki ekonomik liderliğini yeniden kurmak istediğini ve Hint Pasifik ülkelerine Çin’in yaklaşımına bir alternatif sunduğunu” ifade etti.[5] Diğer taraftan ABD ulusal güvenlik danışmanı Jake Sullivan, çerçevenin ABD’nin “ortak refahı artırmak amacıyla müttefikler ve ortaklarla bağları güçlendirmesi için bir araç”[6]olduğunu belirtti.

Diğer yandan, Çin bu çerçevenin ilan edilmesinden ve imzalanmasından oldukça rahatsız. Pekin, Vaşhington’un bu çerçeve ile bölge ülkelerini ABD ve Çin arasında taraf seçmeye zorladığını söyleyerek bölünme yaratmakla suçladı. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Wang Wenbin, ABD’yi Asya Pasifik’te “kamp siyaseti” oynamakla, “Nato’nun başka bir versiyonunu” yaratmaya veya bölgede “bir soguk savas” başlatmaya yöenilik girişimlerinin başarılı olamayacağını ifade etti. Wang ayrıca,“ABD Çin’i izlole etmek için bu çerçeveyi kullanmaya çalışıyor, ancak sonunda sadece kendisini izole edecek” dedi[7].

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi de “Pekin’in üst düzey açılımı genişletmeye, Kuşak ve Yol Girişimi’nin yüksek kaliteli inşasını teşvik etmeye, Asya-Pasifik’in birbirine bağlanmasını kolaylaştırmaya ve güvenlik ve istikrarı korumaya devam edecegine” söz verdi.[8] Çin Ticaret Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ise “Çin’in yeni Hint-Pasifik Ekonomik Çerçevesi’nin Asya-Pasifik bölgesindeki mevcut mekanizmaları baltalamak ve bölmek yerine refah, kalkınma ve ekonomik işbirliğini kolaylaştırması gerektiğine inandığını” söyledi. Ayrıca bakanlık sözcüsü, “Çin’in açık bölgeselciliğe bağlı kalacağını ve Asya Pasifik bölgesindeki ticaret ortaklarıyla refah ve kaderi paylaşacağını ve Çin’in bölgesel ekonomik entegrasyonu artırmak, bölgede ekonomik iyileşmeyi teşvik etmek ve istikrarlı kalkınmayı güçlendirmek için tüm taraflarla pragmatik işbirliğini ilerletmeye hazır olduğunu” söyledi.[9]

Bölgenin önemli ülkelerinden Japonya’nın çerçeveye yaklaşımı olumlu oldu. Japonya Başbakanı Fumio Kishida’nın Başkan Biden ile görüşmesinde HPEÇ’ne güçlü desteğini ve Japonya’nın ABD’nin hala Trans Pasifik Ortaklık Alaşması’na dönmesini istediğini ifade ettiği belirtildi. Ayrıca Japonya’nın anlaşmanın dört sütununda da yer alması bekleniyor.[10] Bu arada katılımcı ülkelerin çerçevenin her sütununda yer alması gerekmiyor. Ülkeler bir veya iki sütunda yer alabilirler. Bu konuda çerçeve esnek bir görünüme sahip.

Konuya Hindistan açısından bakacak olursak, şu anda ülke çerçeveye katılımın faydalarını araştırıyor ve ABD ile daha ziyade ikili ekonomik forumları tercih ediyor görünmektedir. Çerçevede önerilen bazı alanların Hindistan’ın çıkarlarıyla çeliştiği görülüyor. Örneğin, HPEÇ dijital yönetişimden bahsediyor. Ancak HPEÇ formülasyonu, Hindistan’ın belirtilen konumuyla doğrudan çelişen sorunları içeriyor; mali hizmetler de dahil olmak üzere sınır ötesi veri akışları ve veri yerelleştirme gereksinimlerine ilişkin yasaklamalar ve kısıtlamalar; elektronik ortamda dağıtılan dijital ürünlere gümrük vergisi konulmasının yasaklanması; gizlilik kurallarının ve ilgili uygulama rejimlerinin birlikte çalışabilirliğinin teşvik edilmesi.[11]

Öte yandan yedı Güneydoğu Asya ülkesi HPEÇ’nin henüz ilk aşamasında katılımcısı oldular. Bu durum bölge ülkelerinin bölgede daha fazla ABD ekonomik angajmanı aradıklarının açık bir göstergesi olarak okumlalı. Ancak şurası da hatırlanmalı ki bu Güneydoğu Asya ülkelerinin hükümetleri daha önce bu çerçeve için şüphelerini dile getirmişlerdi. Ynai bugün için aslında bekleyip ne olacağını da görmek istedikleri yorumu yapılabilir.

Bu yedi Güneydogu Asya ülkesi aynı zamanda dünyanın en büyük iki ticaret bloğunun da üyesidirler. Bunlardan biri Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN), diğeri ise bu yılın başında yürürlüğe giren ve Çin ve ASEAN’ın tüm üyelerini kapsayan ve 15 Asya-Pasifik ekonomisini birbirine bağlayan Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık’ın (BKEO) da üyesidirler. ABD her iki büyük ticaret bloğunun da dışında kalmıştır. Dolayıyla bölgede ticaretin kurallarını yeniden yazmak için bu çerçeveye ihtiyaç duymaktadır. Ancak henüz bir ticaret bloğu olma aşamasında değildir. Ayrıca ABD ve Hindistan hariç çerçeveyede yer alan bütün ülkeler BKEO’ın üyesidirler. Yan, bu ülkelerin aynı zamanda ABD liderliğindeki HPEÇ’ne üye olmalarını, ülkelerin ABD ve Çin arasında taraf seçmek zorunda kalmama ve mümkün olduğunca iki taraftan da yararlanma niyetlerinin bir yansıması olarak okumak mümkündür.

Genel olarak bir değerlendirme yapılacak olursa, çerçevenin aslında bir bakıma Vaşhington’un Trump yönetimi sırasında 2017 yılında ABD’nin Trans Pasifik Ortaklık Anlaşması’ndan çekilmesinin ardından, Biden yönetimi ile Asya-Pasifik’teki ekonomik katılımını artırma çabasının bir parçasıdır. Ancak, dijital ticaret ve karbondan arıdndırma başta olmak üzere bazı konularda çerçevenin katılımcıları arasında konulara nasıl yaklaşılacağı üzerine bir ayrışma mevcut. Dolayısıyla çerçevenin başarılı olması için geniş bir katılımla konuların ele alınması ve ortak bir paydanın bulunması gerekiyor ve bunun değerlendirmesini yapmak için henüz çok erken.

 

[1]“FACT SHEET: In Asia, President Biden and a Dozen Indo-Pacific Partners Launch the Indo-Pacific Economic Framework for Prosperity,”The White House,https://www.whitehouse.gov/briefing-room/statements-releases/2022/05/23/fact-sheet-in-asia-president-biden-and-a-dozen-indo-pacific-partners-launch-the-indo-pacific-economic-framework-for-prosperity/.(ErişimTarihi: 27.05.2022).

[2]Aynıyer.

[3]Aynı yer.

[4]Su-Lin Tan, “The Indo-Pacific Economic Framework: What it is – and Wht it matter,” CNBC, https://www.cnbc.com/2022/05/26/ipef-what-is-the-indo-pacific-framework-whos-in-it-why-it-matters.html, (ErişimTarihi: 27.05.2022).

[5]Aynı yer.

[6]Aynı yer.

[7] Danson Cheong, “US Trade Initiative Seen by China As a Means to Divide Countries,” The Strait Times, https://www.straitstimes.com/asia/east-asia/us-trade-initiative-seen-by-china-as-a-means-to-divide-countries, (ErişimTarihi: 27.05.2022).

[8]Aynı yer.

[9]Aynı yer.

[10]Sakurai Reiko, “Indo-Pacific Economic Framework Explained,” NHK World, https://www3.nhk.or.jp/nhkworld/en/news/backstories/2000/, (ErişimTarihi: 27.05.2022).

[11]“Indo-Pacific Enocomic Framework,” Insightsias, https://www.insightsonindia.com/2022/05/23/insights-editorial-analysis-indo-pacific-economic-framework/, (ErişimTarihi: 27.05.2022).

Oktay Küçükdeğirmenci

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışman

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Oktay Küçükdeğirmenci   - 08-08-2022

JAPONYA GÜVENLİK PARADİGMASINDA DEĞİŞİM ŞART

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin Tayvan’ı ziyaret etmesinin ardından Çin’in Japonya’dan 160 kilometreden daha yakın sulara füze fırlatması, muhtemelen Japon halkınının ülkenin savunma amaçlı askeri yığınak yapması için desteğini artıracak. ...