Avrupa’da İslamofobi ve “Adaletsever Şövalyelerin Komutanı”

Yazan  11 Ağustos 2011
Aşırı ideolojiler kriz zamanlarında hep güç kazanmışlardır.

Norveç'teki 22 Temmuz Katliamı da aşırı ideolojilerin kriz dönemlerinde nasıl çarpıcı şekilde kendisini ortaya koyabileceğini göstermesi açısından çok önemli bir örnektir. Norveç'te 22 Temmuz'da sivillere yapılan saldırıyla, Avrupa "farklılıkların içinde birlik" sloganında başarısız olduğunu bir kez daha göstermiştir. Bu yazıda 11 Eylül saldırılarından sonra iyice artan İslamofobi ve yabancı düşmanlığının Avrupa'da hızla popüler olmasının nedenleri ve Norveç'te yaşananların etkisi ile Türkiye Avrupa Birliği ilişkilerindeki durum analiz edilecektir.

Dünyanın en güvenli ülkelerinden biri sayılan Norveç'te halk, II. Dünya Savaşı'ndan bu yana en korkunç katliamı yaşamıştır. Oslo katliamından hemen sonra ajanslarda Batılı terör uzmanları saldırıyı 11 Eylül'e benzeterek İslami terör örgütlerinden birinin yaptığını iddia etmişlerdir. Bu açıklamalar sayesinde Avrupa'da zaten var olan İslam fobisi ve yabancı düşmanlığı iyice artmıştır. Dünyada olup biten tüm kötülükleri Müslümanlarla ilişkilendirmeye çalışan Batılı kaynaklar bu defa fena yanılmışlardır. Zira katliam Norveçli Anders Behring Breivik tarafından planlanmıştır. Sağcı İlerici Parti'nin gençlik kollarında siyaset yapmış olan Breivik aynı zamanda Hollandalı faşist politikacı Geert Wilders hayranıdır. Wilders ise bir süre önce Avrupa ülkelerine Müslümanların girmesini ve yeni camilerin yapılmasını yasaklamak için referandum teklifinde bulunmuş İslam düşmanı bir politikacıdır.

Breivik, katliamı gerçekleştirmeden önce 1500 sayfalık bildirgesini Facebook sayfasındaki 1000 kişiye göndererek planlı biri olduğunu kanıtlamıştır. Ona göre terör kitleleri uyandırmak içindir. Breivik, sonrasında ise saldırıyı Norveç toplumunu değiştirmek, Avrupa'yı İslam'dan korumak için yaptığını, suçlu olmadığını söyleyebilmiştir.

İslam'a karşı şiddetle yayılan bu nefret acaba Avrupalıların Haçlı ruhundan mı kaynaklanıyor? İslâm korkusu ve Müslümanların medeniyetlerine olan fesatlıkları yüzünden açılan Haçlı seferleri, Batılıları bu konularda ne yazık ki aydınlatmaya yaramamışa benziyor. Almanya, İtalya, Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Danimarka, Macaristan, Fransa, Letonya, İngiltere,Norveç, Slovakya, İsveç, İsviçre ve Hollanda'da aktif ırkçı partiler Müslüman karşıtı kararların çıkmasında büyük rol oynamaktadır. 2009'da İsviçre, ülkede yeni minare inşasını yasaklamak için referanduma gitmişti. Avrupa'da yükselişe geçen sağ partilerin geçmişe oranla oylarını arttırmaları bu nedenlerle sürpriz olmamıştır. Bölünmenin eşiğinde olan Belçika'da ise burka (peçe) kullanmak Meclis kararıyla yasaklanmıştır. İslam'ın resmî din olarak tanındığı ilk Avrupa ülkesi olan Avusturya'da ise "Müezzin yerine kilise çanı", "Viyana İstanbul olmayacak", "Batı ülkesi Hıristiyanların elindedir" gibi söylemler aşırı sağ parti tarafından kullanılmıştır.

AB'nin lokomotif güçlerinden Fransa aşırı sağ parti Ulusal Cephe'nin (Front National) yabancı düşmanı lideri Marine Le Pen'e göre ise, Fransa'nın krizden kurtulması için Brüksel Avrupa'sından çıkması gerekmektedir.[1] Avrupa Merkez Bankasının yönlendirdiği politikalar yerine mali politikasında ulusal otonomiye geri dönülmesi, gümrük duvarlarının yeniden inşası ve acil ulusal istihdam politikalarının uygulamaya konulması Le Pen'in ekonomik krizden çıkış vaatlerindendir.[2]

Öte yandan İsveç'te İslam düşmanı parti ülke tarihinde ilk defa Meclis'e 20 milletvekili göndermeyi başarmıştır. İngiltere, Fransa ve Almanya'daki ortak görüş, çok kültürlülüğün sona erdiğidir. Almanya Şansölyesi Angela Merkel, "İslam ya da yabancılar hiçbir zaman Avrupa'nın bir parçası olmadı, olamayacak. Bu gerçek kabul edilmeyecek, yıllardır kendimizi kandırdık."demektedir.[3] Tıpkı Merkel gibi Sarkozy ve Cameron da Avrupa'da çok kültürlülüğün sosyal bir hezimet olduğunu açıklamışlardır. Norveç İşçi Partili Thorbjørn Jagland'a göre, Avrupalı liderler çok kültürlülükle uğraştıkları için ateşle oynuyor.[4] Zira bunun bedelini zaten kanla ödüyorlar.

İslamofobi: AB ve Türkiye İlişkilerinin Sonu mu?

İçinden geçtiğimiz dönem konjonktürel dinamikleri açısından Avrupa'daki İslamofobiyi ve yabancı düşmanlığını arttırmış, aşırı sağ eğilimlerin yükselişini gündeme getirmiştir. Anders Behring Breivik, bildirisinde Türkiye'nin AB üyeliğinin desteklenmesini, cihadın desteklenmesi ve Avrupa milletinin yok olması olarak nitelendirmiştir. Breivik dışında bu şekilde düşünen Avrupa'da etkin politikacılar yok mu? AB İçişleri Komiseri Cecilia Malmström, Breivik gibi düşünen aşırı sağ kesimin, ırkçılığın yayılmasına katkı sağladığını düşünüyor. Türkiye olası bir üyelikle kulübün en güçlü ülkesi olacaktır. Öte yandan 1950'lere kadar türdeş bir topluma sahip olan Avrupa, sonrasında Müslüman göçüyle birlikte farklı kültürel değerlerle, toplumsal yapılarla tanışmıştır. Müslümanlar geldikleri yerlerde kendi ibadethanelerini açmaya başlamış, yaşam tarzlarını İslam dinine uygun sürdürmüşler ve Avrupalılardan çok ayrı olduklarını göstermişlerdir. Ayrıca demografik olarak yerlilere göre daha fazla artış göstermeye başlamaları Avrupalılarda endişe yaratmıştır.

Samuel Huntington'ın Medeniyetler Çatışması tezinde bahsettiği gibi, İslam Uygarlığı'na, Batı uygarlığı ile çatışma rolü biçilmiştir.[5] Bu süreçten itibaren tüm terör eylemleri Batılı terör uzmanları tarafından dünyaya İslami terör olarak yansıtılmıştır. İslam ve Müslümanlar bir güvenlik tehdidi haline getirilmiştir. DFP lideri Pia Kjærsgard'ın 4 Ekim 2001 tarihli konuşmasında "Medeniyetler çatışması, iki medeniyetin varlığını gerektirir ve burada bu durum söz konusu değil. Sadece bir medeniyet var – o da bizimkisi"[6] Çoğu Müslüman potansiyel terörist olarak algılandığı için yurtdışına çıkarken büyük zorluklar yaşamakta, yurtdışına geldiklerinde de Müslüman oldukları için yerli halkın tepkisiyle karşılaşmaktadır. Avrupalı kendi kültürüne, geleneklerine uymayan göçmenlerle aynı okulu, işyerini, alışveriş merkezini paylaşmak istememektedir. İslamofobi ve yabancı düşmanlığı; tehdit ve güvenlik kaygısıyla da birleşince Avrupa'da ciddi bir sorun oluşturmuştur. Bu iki olgu Avrupa toplumunun beyninden silinmediği sürece Türkiye'nin AB süreci AB masalı şeklinde ilerleyebilir. diyebilmiştir.

Ekonomik Krizden Beslenen İslamofobi

2008'de başlayan ve etkileri gün geçtikçe artan ekonomik kriz Avrupa'daki milliyetçiliğin şahlanmasına sebep olmuştur. Avrupa; Kuzey Afrika ve Ortadoğu'daki ayaklanmaların oluşturduğu göç baskıları nedeniyle yoğun tartışmaların merkezi olmuştur. AB ekonomik krizin ve göçün yarattığı olumsuzluklardan dolayı 'Birlik' ruhundan uzaklaşmış, ulusal çıkarları ön plana çıkarmıştır. AB ülkelerinin serbest dolaşım ilkesini temel alan Schengen anlaşmasını bir süreliğine askıya alma girişimleri AB temelinin sorgulanmasına bile yol açmıştır.Hem ekonomik krizin etkisi hem de göç baskısının sosyal hayatı olumsuz etkilemesi Avrupa'daki milliyetçi siyasi eğilimi de tırmandırmıştır. Avrupalı ırkçı politikacılar, kötü yaşam koşullarından kaçıp Avrupa'ya gelen göçmenlerin ekonomik kriz yarattığını düşünmekte ve halkta yabancı düşmanlığını tetiklemektedir.

Sonuç

Avrupa hızla artan İslamofobi ve yabancı düşmanlığının önüne geçemezse 22 Temmuz Katliamı'na benzer olaylarla karşılaşma ihtimali bulunmaktadır. Bu olay sonrasında AB'nin ciddi adımlar atması gerekmektedir. Türkiye'nin ise, Avrupa'da yaşayan göçmenler için eğitim reformu yapması, Avrupa'da yetişmiş gençlere fırsatlar sunması Avrupa'nın Türklere bakış açısını bir nebze de olsa değiştirecektir. Kendisini Adalet sever Şövalyelerin Komutanı olarak gören Breivik, düşünce olarak yalnız değildir üstelik onun gibi düşünen politikacılar Avrupa'da karar verici konumundadır. Bu nedenle Batı'nın bu katliamla birlikte kendini sorgulaması ve kısa vadede çözüm getirecek kararlar alması şarttır.



[1]"Bruxelles veut la «privatisation» des quotas de pêche" 20 Temmuz 2011,http://www.frontnational.com/?tag=bruxelles

[2] "Pour Sortir de la Crise, Sortons de l'Europe de Bruxelles", Front

National, 10 Haziran 2011,

[3] "Europe Confronts Mediterranean Mayhem Shada Islam" YaleGlobal, 2 March 2011 http://yaleglobal.yale.edu/content/europe-confronts-mayhem-part-ii

[4]"Hatred, smears and the liberals hell-bent on bullying millions of us into silence", 1 Ağustos 2011,
http://www.dailymail.co.uk/news/article-2020924/Anders-Behring-Breivik-Liberals-hell-bent-bullying-silence.html

[5] Talip Küçükcan, "Avrupa İslamofobiye Teslim mi?", Setav, 6 Aralık 2009 http://www.setav.org/public/HaberDetay.aspx?Dil=tr&hid=5415&q=avrupa-islamofobiye-teslim-mi2009

[6]"Pia Kjærsgaard'ın Parlamento konuşmasından çeviri", 4 Ekim 2001, http://webarkiv.ft.dk/?/Samling/20011/salen/R1_BEH1_3_4_223.htm

Ayça Ayanlar

Öğrenim
2000-2004- Antalya Özel Akev Lisesi / Spor Bursu ile
2004-2006- Yeditepe Üniversitesi Siyaset Bilimi Ulusla arası İlişkiler / %50 Spor Bursu ile
2006-2009- İzmir Ekonomi Üniversitesi Avrupa Birliği Uluslararası İlişkiler/ Yatay geçiş Tam spor bursu ile
2008 Mayıs Eylül dönemi- The University of Texas Pan American Siyaset Bilimi/ Değişim programı ile
2010-2012- Akdeniz& Hamburg Üniversitesi Avrupa Birliği Çalışmaları Yüksek Lisans Programı
 
Yabancı Dil:
İngilizce: İleri Seviyede
Almanca: Orta derecede
Fransızca: Orta Seviyede
 
Proje ve Stajlar
06/2006-08/2006                     İzmir Ticaret Odası Dış Ekonomik İlişkiler Departmanı AB Masası
09.05.2008                                                     Avrupa Günü“Karşılaştırmalı Türkiye ve Avrupa Birliği İlişkileri” Lisans Konferansı Proje: Avrupa Eğitim Sistemi
04/2008-04/2008                    Proje: Gümrük Birliği ve Türkiye 6 sayfalık makale ve konferans sunumu
01/2011-03/2011                   21yy Türkiye Enstitüsü AB Masası
 
Yarı Akademik Makale
Konu: Sivil Devrim ve Gençlik Hareketleri Üzerindeki Etkisi
24 sayfalık makale ve analiz yazısı
Konu: Avrupa Eğitim Sistemi ve Türkiye ile Karşılaştırılması
20 sayfalık makale 
 
Yayınlanan Makaleler
-          İlerleme Raporu’nun Geleceğin “Yıldız” Ülkesi Türkiye’ye Yansıması URL: http://www.turksam.org/tr/a1854.html
-          Daha Güçlü Avrupa İçin Lizbon, Çek Engeli ve Başkanlık Yarışı Süreci URL: http://www.turksam.org/tr/a1849.html
-          Libya’da Neler Oluyor? URL: http://www.21yyte.org/tr/yazi6146-Libyada_Neler_Oluyor.html
-          Türkiye’nin Gelişmişliği Kadınlarına Bağlıdır URL: http://www.21yyte.org/tr/yazi6115-Turkiyenin_Gelismisligi_Kadinlarina_Baglidir_.html
-          Maskeli Balo: AKP’nin AB ile Dansı URL: http://www.21yyte.org/tr/yazi6086-Maskeli_Balo_AKPnin_AB_ile_Dansi.html
-          Afganistan Stratejisi Konusunda ABD -AB Çatlağı URL: http://www.21yyte.org/tr/yazi6023-Afganistan_Stratejisi_Konusunda_ABD_AB_Catlagi.html
-          Batı “Minare Yasağı” ile Kendi Kalesine Gol mü Atmıştır? URL : http://www.turksam.org/tr/a1882.html
-          Avrupa Kimliği ve Türkiye’nin Avrupalılaşma Süreci URL: http://www.turksam.org/tr/a2233.html
-          “Daha Güçlü” Avrupa İçin Lizbon, Çek Engeli ve Başkanlık Yarışı Süreci- URL: http://www.turksam.org/gencbakis/a1849.html
-          AB 2009 İlerleme Raporu ve Türkiye AB İlişkileri- URL: http://www.turksam.org/tr/a1843.html
Çeviriler
 
 
-Sinan Oğan,”We are ready for Azerbaijan-Armenia War?” http://www.turksam.org/en/a267.html
 
- F. William Engdahl,”Egypt's Revolution: Creative Destruction for a "Greater Middle East?" http://www.21yyte.org/tr/yazi6099-Misir_Devrimi_Orta_Dogu_icin_Yapici_Yikim.html
 
İş Deneyimi
05/2009-10/2010                   TÜRKSAM AB Masası Asistan
03/2011-07-2011                  Delphin Palace Misafir İlişkileri Sorumlusu
 
 
 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 15-11-2019

Türkiye-ABD arasına S-400 girdi

Çok kritik, hayati, önemli denilen Trump-Erdoğan zirvesini dağ fare doğurdu diye tanımlamak bile mümkün. Fare bile doğurmadı.