Azerbaycan Parlamento Seçimleri Yaklaşırken

Yazan  26 Ekim 2010
Seçimlere vatandaşın ilgisi düşük. Muhalif partiler zayıf ve parasız. Bazılarının karargahları bile yok. İşadamları partileri desteklemekten vazgeçmiş.

Azerbaycan`da 7 Kasım`da yapılacak Parlamento seçimleri ile ilgili seçim propogandası yasa gereği seçime 23 gün kala, yani 15 Ekim`de başladı. Merkezi Seçim Kurulu (MSK) 734 kişinin adaylığını kaydetti. Her daireden milletvekilliğine ortalama 5-6 kişi aday oldu. Kamu televizyonu olan İTV ise tüm adaylar için 4 dakika zaman ayırdı.

 

125 üyeli Parlamento`ya MSK tarafından en çok milletvekili adaylığı kaydedilen parti iktidardaki Yeni Azerbaycan Partisi`dir (YAP). MSK bu partiden 111 adayı kaydetti. YAP`dan sonra gelen mühalif "AHCP (Azerbaycan Halk Cephesi Partisi) – Müsavat" blokunun kaydedilen aday sayısı ise yalnızca 38. Kendini muhalif adlandıran blok ve partilerin kaydedilen aday sayısı ise bunların altındadır. Adayların yarısı ise seçimlere bağımsız olarak katılanlardır.

 

Gerçekte bağımsız adlandırılan adayların büyük çokunluğu hakim partinin politikasını ve ideolojisini destekleyen kişilerdir. Bundan önceki Parlamento`da böyle idi. Kendilerini bağımsız milletvekilleri gibi tarif edenler Milli Meclis`te yasaların kabulunde hakim partinin isteği doğrultusunda oy kullandılar.

 

Bu seçimlerin özelliklerinden biri de çok sayıda gazetecinin milletvekili yarışmasına katılmasıdır. Birkaç gazetenin genel yayın yönetmeni, tanınmış köşe yazarları ve muhabirler seçimde sınav verecekler.

 

Parlamento seçimini çok sayıda gözlemci izleyecek. Bu amacla Azerbaycan`a 577 gözlemci geldi. En kalabalık grub AGİT`den. Sözkonusu kurumdan, 168 kişi seçimlere gözlemci olarak katılacak. Bunun yanı sıra Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi ve Bağımsız Devletler Topluluğu'na üye ülkelerden oluşan gruplar da incelemelerde bulunacaklar.

 

Şu andaki aşamada ilk değerlendirmeler yapan AGİT grubu seçimden sonraki gün sonuclara ilişkin açıklama, bir süre sonra ise geniş rapor yayınlayacak. Buna göre de hem yerel, hem de yabancı çevrelerin dikkati AGİT grubunun açıklayacağı değerlendirmeye odaklanacak.

 

Azerbaycan`da 2010 Parlamento seçimlerini 2005`de yapılan seçimlerle kıyasla vatandaşların seçime ilgisinin gittikçe azaldığını söylemek mümkündür. Örneğin 2005 yılında milletvekili adaylığına kayedilmiş kişilerin sayısı şimdikinin yaklaşık iki misli idi. Parti ve bloklar 2005 yılında sürekli mitingler yapıyor, vatandaşlarla daha sıkı temas kuruyorlardı. Bu seçimler için ise bunları söylemek zordur. Seçime sayılı günler kalmasına rağmen, ne bir miting yapılmış, ne de adaylar yarış atmosferi içine girmişdir. Milletvekili adaylarının kamu televizyonunda 4 dakika konuşmalarının dışında farklı televizyonlarda kendilerini reklam ettirmek için için para harcamak istemediği de görünmektedir. Bazı faal adaylar sadece mahalli görüşlere özen göstermektedir.

 

 

Seçimlerde ciddi bir yarışmaya rastlanmamasının objektif nedenleri vardır. Bu yıllarda muhalif partiler çok zayıflamıştır. Bazılarının karargahları bile yoktur, adaylarını desteklemeleri için finansmanları tükenmiş, işadamları ise çeşitli nedenlerden ideolojisini paylaştıkları partileri desteklemekten vazgeçmişlerdir. Buna göre de bu seçimlerde hakim partinin zafer kazanacağına, Parlamento`nun nerdese yüzde 80-85 oranını yine kontrolü altına alacağına kesin gözüyle bakılmaktadır.

 

Bu arada, Parlamento`nun yeni yapılacak seçimlere kadar son 22 Ekim oturumunda Azerbaycan`ın 2011 yılı için bütçesi kabul edilmiştir. Önümüzdeki yıl bütçenin gelir ve harcamaları 12 milyar manat (15 milyar dolar) civarındadır. 2011 yılı için bütcenin askeri harcamaları ise 2.3 milyar dolar olacaktır. Bu rakamı Ermenistan`ın 2011 yılı için askeri harcamaları ile mükayese edersek, açık farkın olduğu görülmektedir. Ermenistan`ın önümüzdeki yıl askeri harcamaları 387 milyon dolardır. Bu ülkenin 2011 yılındaki bütçesi ise 2 buçuk milyar doların altındadır.

 

 

Elhan Şahinoğlu,

"Atlas" Araştırmalar Merkezi Başkanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü   - 18-10-2019

ABD-Türkiye’nin Kuzeydoğu Suriye Mutabakatı Nedir, Ne Değildir?

ABD ve Türk yetkililerin açıklamalarında anlaşmaya varılmıştır denilse de kamuoyuna sunulan metnin başlığı ortak açıklama olarak geçmektedir. Bu haliyle metni bir anlaşmadan ziyade mutabakat metni olarak görmek gerekir.