Gürcistan’da Değişim Rüzgârı: “Eksen Kayması” Değil “Denge Politikası”

Yazan  29 Kasım 2013

Giriş

Ekim 2012’de Gürcistan’daki parlamento seçimlerini kazanan Bidzina İvanişvili önderliğindeki Gürcistan Rüyası koalisyonunun dış politika çizgisi “Rusya’yla Dost, Batı’yla entegre” ifadelerinden hareketle; Batı’yla ilişkilerin devam ettirileceği, Rusya’yla ise ilişkilerin onarılması amacıyla bir normalleşme süreci geliştirileceği yönünde ilerleyecektir şeklinde özetlenmişti.[1] Geçen bir yıl süresince her ne kadar Rus pazarı bazı Gürcü mallarına açılsa da Moskova ve Tiflis arasındaki sorunların ortadan kalktığını söylemek doğru olmayacaktır. Bu bağlamda Ekim 2013’te gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası oluşturulan yeni kabinenin, geçen yıl parlamento sonuçları sonrasında iktidarı ele geçiren Gürcü Rüyası koalisyonunun ortaya koyduğu dış politika çizgisini kararlı bir şekilde sürdüreceği gözlemlenirken, yönünü tamamen Moskova’ya çevirdiği iddiaları, Kafkasya’daki güncel siyasi tartışmaların önemli gündem maddelerinden birini oluşturmuştur. Ancak Tiflis yönetiminin yetkili ağızlarından yapılan açıklamalar, Gürcistan’ın bir denge politikası izlemeye çalıştığını ortaya koymaktadır. Gürcistan'ın yeni Başbakanı 31 yaşındaki Irakli Garibaşvili,parlamento'dan güvenoyu aldıktan sonra yaptığı açıklamada da bunu görmek mümkündür. Garibaşvili, “Gürcistan'ın AB ve NATO üyeliği bizim için doğru yoldur. Avrupa'ya doğru adım adım ilerlemeye devam edeceğiz. Hükümet aynı zamanda Rusya ile ilişkilerdeki krizin de üstesinden gelmeye çalışacak” ifadelerini kullanmıştır.[2] Gürcistan’ın yeni dönemde Batı ekseninde kopup Rusya eksenine kayacağı beklentileri boşa çıkacaktır. Gürcistan, yakın bir zaman içinde Avrupa Birliği ile Ortaklık Anlaşması imzalamayı hedeflerken aynı zamanda Rusya ile ilişkilerini normalleştirmeyi de dış politikasının merkezine oturtmaktadır.

 

Cumhurbaşkanlığı Seçimleri

Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili’nin ülke anayasasına göre üçüncü kez aday olamayacağı seçimlerin, iktidarda bulunan Gürcü Hayali koalisyonunun adayı Giorgi Margvelaşvili ile Saakaşvili’nin adayı olan David Bakradze arasında geçeceği tahmin edilmiştir.

Gürcistan Hayali Koalisyonu lideri İvanişvili, Eğitim ve Bilim Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Georgi Margvelaşvili’yi aday göstermiştir. Felsefe alanında doktora sahibi olan Margvelaşvili, İngilizce ve Rusça bilmektedir. Margvelaşvili’nin Gürcistan Hayali Koalisyonu içerisinde öne çıkan bir isim olduğunu iddia etmek güçtür. Margvelaşvili’nin tercih edilmesinin sebebi ise kontrol edilebilir, yönlendirilebilir ve liderlik hırsı olmayan bir isim olmasına bağlanmıştır. Gürcistan’ı, Margvelaşvili’nin devlet başkanlığı koltuğunda oturduğu ancak tüm gücün Ivanişvili’de olacağı bir dönem beklemektedir.[3]

Mihail Saakaşvili’nin partisi olarak bilinen Birleşik Ulusal Hareket Partisi’nin adayı David Bakradze’yi tanımlarken ise, “Saakaşvili kadar karizmatik olmasa da, siyasal tercihleri bağlamında tıpkı onun gibi AB ve NATO üyeliğine odaklanmıştır ve Batı yanlısı bir Gürcistan yaratabilmeyi hedeflemiştir” ifadelerini kullanmak mümkündür.[4]

Seçim öncesi değerlendirmelerde, Margvelaşvili’nin seçimleri kazanacağı tahminleri ağırlık kazanırken, Gürcistan’ın Rusya’yla biraz daha yakınlaşacağı öngörülmüştür.

Gürcistan Merkezi Seçim Komisyonu, ülkede 27 Ekim’de gerçekleştirilen devlet başkanlığı seçimlerinin nihai sonuçlarını açıklayarak seçimlerde %62,12 oranında oy toplamayı başaran Gürcü Rüyası Partisi’nin 44 yaşındaki adayı Georgi Margvelaşvili’nin Gürcistan’ın yeni Devlet Başkanı olduğunu açıklamıştır. Merkezi Seçim Komisyonu Basın Sözcüsü Eka Azaraşvili, seçimlerde ikinci sırayı %21,72 ile Saakaşvili’nin partisi olarak bilinen Ulusal Birlik Hareketi adayı David Bakradze’nin, üçüncü sırayı ise %10,19 ile Demokratik Hareket – Birleşik Gürcistan Partisi Lideri Nino Burcanadze’nin aldığını belirtmiştir.[5]

Gürcistan’daki seçimin demokratik ilkelere uygun geçip geçmediği konusunda ise belirgin bir ihlalden bahsetmek mümkün gözükmemiştir. AGİT Parlamenterler Meclisi gözlemci misyonu başkanı Joao Suaresh “Gürcü halkının tercihi ne olursa olsun, bugün Gürcistan’da demokrasinin zafer kazandığını” ifade etmiştir. Suaresh, Gürcistan’ın eski Sovyet mekanı ülkeleri için demokratik devlet örneği olduğunu, iktidarın seçim yoluyla bir siyasi güçten diğerine geçmesinin çok büyük önem taşıdığını vurgulamıştır.[6]

 

Gürcistan Siyasetinde Yeni Aktörler

Gül Devrimi ile Gürcistan’da 10 yıldır yönetimde bulunan Mihail Saakaşvili’ye karşı zafer kazanan “Gürcistan Rüyası” koalisyonu lideri milyarder başbakan İvanişvili, yeni seçilen Cumhurbaşkanı Giorgi Margvelaşvili’nin 17 Kasım’da yemin ederek göreve başlamasının ardından koltuğunu bırakacağını seçim sonrasına ilişkin yaptığı değerlendirmelerde belirtmişti. İvanişvili başbakanlık koltuğunu 31 yaşındaki İçişleri Bakanı Irakli Garibaşvili’yi bırakacağı açıklamıştır. Gürcistan'ın en genç kabine üyesi olan Irakli Garibaşvili, 2012'de "Gürcü Rüyası" koalisyonunun iktidar olmasıyla İçişleri Bakanı olarak atanmıştı. Garibaşvili’nin siyasete atılmadan önce 8 yıl süresince İvanişvili ailesine ait çeşitli şirketlerde görev aldığı belirtilirken, Tiflis ve Sorbonne Üniversiteleri’nden uluslararası ilişkiler alanında master derecesi aldığı ve Rusça, İngilizce ve Fransızca bildiği belirtilmiştir.[7] Garibaşvili göreve seçileceğinin ilan edilmesinin ardından yaptığı değerlendirmede, “İvanişvili tarafından başlatılan siyasi ve ekonomik gelişmeleri sürdüreceğime söz veriyorum…” ifadelerini kullanarak İvanişvili’nin ortaya koyduğu politik çizgiyi devam ettireceğini ortaya koymuştur.[8]

 

Sonuç

Türkiye’nin yakın komşularından biri olan Gürcistan’da siyasi alanda yaşanan gelişmeler Türkiye’yi yakından ilgilendirmektedir. Ekim 2012’de Parlamento seçimlerini kazanarak Gürcistan dış politikasına yeni bir konsept getiren Bidzina İvanişvili, Rusya ile ilişkilerini normalleştirme merkezinde bir dış politika çizgisi benimsemişti. İvanişvili’nin iktidara gelmesi Gürcistan için “eksen kayması” tartışmalarını gündeme getirmiş, Türkiye’nin iyi ilişkilere sahip olduğu komşusunu kaybedebileceği iddia edilmişti. Ancak daha önce yapılan Gürcistan Seçimleri ve Gürcistan’da Değişim ve Gürcistan Dış Politikasında Yeni Bir Süreç: Denge Politikası Mı? başlıklı analizlerde de bu konudaki beklentiler ve muhtemel sonuçlar değerlendirilerek, Gürcistan’ın yalnızca Moskova merkezli bir dış politikayı benimseyemeyeceği ortaya konulmaya çalışılmıştır. 

Batı yanlısı bir yönetimin yerini Rusya ile ilişkileri geliştirme iradesini ortaya koyan bir yönetime devretmesi, Tiflis’in Batı ekseninden koparak Moskova merkezli bir politikaya yöneleceği iddialarını güçlendirmiştir. Ancak Gürcistan’ın yeni yüzleri tarafından yapılan açıklamalarda Batı’yla ilişkilerin artırılarak sürdürüleceği, bunun yanında ise Rusya’yla ilişkilerin normalleştirilmeye çalışılacağı sık sık vurgulanmıştır.  Yani Gürcistan Rüyası koalisyonunun siyasi arenadaki yeni aktörleri İvanişvili’nin ortaya koyduğu politik çizgiyi sürdüreceklerini ifade etmiştir. Bu ifadelerden hareketle Gürcistan’ın ortaya atılan söylemlerin aksine, teori-pratik çatışması sergileyerek Moskova merkezli bir dış politika çizgisi benimseyeceği de ihtimaller dâhilinde göz önünde bulundurulabilir: Tiflis yönetiminin Batı’ya sırt çevirmesi aynı zamanda yakın komşuları -stratejik ortakları- Türkiye ve Azerbaycan’a da sırt çevirmesi anlamına gelir. Çünkü Türkiye ve Azerbaycan özellikle enerji politikaları bağlamında Avrupa’ya uzanmakta ve Avrupa’nın enerji talebine cevap verecek projeler geliştirmektedir. Gürcistan için bulunmaz fırsat olan enerji projelerinden kendini soyutlayarak yalnızca Moskova güdümünde bir politikaya yönelmesi Gürcistan’ın ekonomik ve siyasi açıdan zora sokacak potansiyele fazlasıyla sahiptir, dolayısıyla Tiflis yönetimi de bu durumun farkındadır ve böyle bir hatayı benimseyecek bir dış politika iradesinden uzak kalacaktır. Ayrıca Gürcistan-Rusya ilişkileri için öngörüler ortaya konulurken göz önünde bulundurulması gereken iki önemli konudan bahsetmek gerekir. Birincisi, Rusya’nın Güney Osetya ve Abhazya’nın bağımsızlığını tanımasıdır. Rusya Gürcistan’ın özerk bölge olarak kabul ettiği bu iki bölgenin bağımsızlıklarını tanıyarak Gürcistan ile arasına buzdağı girmesine zemin hazırlamıştır. Göz önünde bulundurulması gereken ikinci konu ise daha çok Gürcistan iç politikasını ilgilendirmektedir, Gürcistan’da özellikle Gürcü milliyetçilerinin oluşturduğu bir grup Rus karşıtlığını temel ilke kabul etmiştir ve Gürcü siyasetinde önemli bir etkiye sahiptirler.

Sonuç olarak, yeni dönemde Gürcistan’ın Ekim 2012’den bu yana sürdürmeye çalıştığı “denge politikası”nın gelecek dönemlerde de ağırlık kazanacağı ortadadır. Gürcistan dış politikası için; “eksen kayması yaşayacak” yorumları yerine, “Tiflis yönetimi Batı merkezli mevcut ilişkilerini sürdürmeye devam edecek, bununla birlikte Moskova ile ilişkilerini geliştirme adına yoğun çaba sarf edecektir” değerlendirmesi daha doğru olacaktır.

 


[1] Ahmet Turan ESEN, “Yeni Gürcistan: Batı Ekseninde Rusya’yla Dost”, 21. Yüzyıl Dergisi, sayı:48, Aralık-2012, s.51-56.

[2]Gürcistan Başbakanı: Batı yolunda ilerleyeceğiz, Rusya ile ilişkileri onaracağız”, 21 Kasım 2013, erişim:http://www.euractiv.com.tr/genisleme/article/gurcistan-basbakani-bati-yolunda-ilerleyecegiz-rusya-ile-iliskileri-onaracagiz-028744.

[3] Göktürk TÜYSÜZOĞLU, “Gürcistan’da Devlet başkanlığı Seçimlerine Doğru”, 13.10.2013, erişim: http://politikaakademisi.org/gurcistanda-devlet-baskanligi-secimlerine-dogru/

[4] TÜYSÜZOĞLU, a.g.m.

[5] “Gürcistan devlet başkanlığı seçimleri nihai sonuçları açıklandı”, 12.11.2013, erişim: http://turkish.ruvr.ru/2013_11_12/124319164/.

[6] Gönül ŞAMİLKIZI, “Gürcistan Seçimini Yapıyor”, 27.10.2013, erişim: http://www.trtturk.com.tr/haber/gurcistanda-secim-gunu.html.

[7] “Yeni Başbakan Irakli Garibaşvili”, 03.11.2013, erişim: http://www.sabah.com.tr/Dunya/2013/11/03/yeni-basbakan-irakli-garibasvili.

[8]Gürcistan’ın yeni başbakanı 31 yaşındaki Garibaşvili”, 02.11.2013, erişim: http://www.cihan.com.tr/news/Gurcistan-in-yeni-basbakani-31-yasindaki-Garibasvili_6005-CHMTE2NjAwNS80

Ahmet Turan Esen

İlk ve orta öğrenimini Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde tamamlamıştır. Lisans eğitimini (2006-2010 dönemi) Kırıkkale Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümünde başarıyla tamamlamıştır. Daha sonra Yalova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Uluslararası İlişkiler anabilim dalında Yüksek Lisans eğitimine başlamıştır. Halen Yalova Üniversitesi’nde Yüksek Lisans öğrencisi olan Ahmet Turan Esen, “Türkiye-Azerbaycan İlişkileri ve Türkiye’nin Güney Kafkasya Politikasına Yansımaları” başlıklı yüksek lisans tezini hazırlamaktadır.

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü’ndeki görevine Nisan-2012’de başlamıştır.

 

Yabancı Diller

İngilizce

 

Makaleleri

Ahmet Turan Esen, Hakan Boz, Turgay Düğen, Alper Özcan, “Türkiye-Azerbaycan-KKTC Birleşik Devletleri”, 21. Yüzyıl Dergisi, Temmuz - 2012.

Ahmet Turan Esen, “Davutoğlu Bakü’yü Nasıl Küstürdü?” 21. Yüzyıl Türkiye Dergisi, Ekim - 2012.

Ahmet Turan Esen, “Türk Konseyi, Türk Birliği’nin Anahtarı Olur Mu?”, 21. Yüzyıl Türkiye Dergisi, Kasım - 2012.

Ahmet Turan Esen, “Yeni Gürcistan: Batı Ekseninde Rusya’yla Dost”, 21. Yüzyıl Dergisi, Aralık-2012.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR