İran İstihbarat Örgütünün Azerbaycan’a Yönelik Operasyonları

Yazan  18 Haziran 2012
İsrail’in Azerbaycan ile geliştirdiği ortaklık, Bakü-Tahran ilişkilerinin karşılıklı psikolojik bir savaşa dönüşmesinde bazı önemli gelişmeleri de beraberinde getirmiştir.

 

 

İran'da Azerbaycan aleyhinde gerçekleştirilen konferanslar, Hizbullah aracılığıyla yöneltilen açık tehditler ve resmi devlet kanalı PressTV aracılığıyla Azerbaycan siyasilerini hedef alan açıklamalara karşı Bakü, aynı ölçüde karşılık vermektedir. İran, Ocak 2012'de öldürülen nükleer fizikçi Mustafa Ahmedi Roşan suikastının ardında MOSSAD'ın olduğunu ifade ederken, İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komitesi Üyesi Esmail Kovsari Bakü'yü suçlayarak Azerbaycan'ın CIA ve MOSSAD için önemli merkezlerden biri olduğunu iddia etmiştir.

 

Azerbaycan-İran ilişkilerinin giderek gerildiği siyasi süreçte İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman'ın 22 Nisan 2012'de Bakü'ye gerçekleştirdiği ziyaretin[1] ardından Tahran'ın Bakü'ye daha sert bir tutum sergilediği görülmektedir. Özellikle İranlı din adamları ve askeri bürokrasinin Aliyev iktidarına yönelik eleştirinin dozu giderek artmaktadır. İranlı din adamları, Azerbaycan'da dindar insanlara yönelik bir baskının uygulanmakta olduğunu ve İslam'a aykırı eylemlerin devlet eliyle yapıldığını iddia ederken; İran askeri bürokrasisi, Azerbaycan'ın İsrail'le gelişen askeri ortaklığından duydukları memnuniyetsizliği açıkça dile getirmektedir.[2]

 

Azerbaycan-İsrail İlişkilerini İran Nasıl Okuyor?

 

İsrail Dışişleri Bakanı Lieberman'ın Bakü ziyaretinin diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 20. yılı münasebetiyle gerçekleştirdiği söylense de Lieberman'ın daha önce gerçekleştirdiği 9 Şubat 2010'daki Bakü ziyareti sonrasında insansız hava uçakları konusu, "TAR-21" ve "Tavor" füze sistemlerinin kurulması, erken uyarı sistemlerinin Azerbaycan topraklarına yerleştirilmesi gibi son derece stratejik konuların masaya yatırıldığı iddiaları gündeme getirilmişti.[3] Bu duruma paralel olarak iki ülke ilişkilerindeki askeri ve istihbarat alanlarındaki işbirliği, 26 Şubat 2012'de imzalanan 1.6 milyar Dolarlık silah anlaşması[4], iddiaları kanıtlar nitelik kazandırırken Liberman'ın Bakü ziyareti Tahran tarafından kuşkuyla karşılanmıştır.[5]

 

İran'ın Azerbaycan-İsrail işbirliğinden duyduğu rahatsızlık farklı yöntemlerle ortaya konuldu. Bunun en dikkat çekici örneklerinden biri ise bu yıl Bakü'de gerçekleştirilen Eurovision şarkı yarışması etrafından gerçekleşen tartışmalar oldu. Bakü, İranlı din adamlarınca İslami değerlere aykırı olduğu düşünülen Eurovision'a ev sahibi yapmakla suçlandı.[6] 8 Mayıs'ta Azerbaycan'ın Tebriz'deki konsolosluğu önünde Azerbaycan aleyhinde gösteriler gerçekleşirken[7], 11 Mayıs'ta İran'ın Bakü'deki konsolosluğu önünde de İran aleyhinde gösteriler gerçekleştirildi.[8] İran basınında, Tebriz'deki Azerbaycan konsolosluğuna saldırı riskinin bulunduğu yönünde çıkan haberler ise Bakü'de karşılıksız kalmadı. Azerbaycan Meclisi, derhal İran'ın Azerbaycan aleyhindeki faaliyetlerini kınadı.[9] Bakü Emniyeti'nin, Sumgayıt şehrinde İran rejimine yakın olduğu iddia edilen bazı gruplara operasyon düzenlemesinin ardından İran, Azerbaycan Büyükelçisini dışişleri bakanlığına çağırarak nota vermiştir.[10]

 

Bu süreçte her iki ülkenin de büyükelçilerini geri çağırması[11] Bakü-Tahran ilişkilerinin yaşadığı kırılmayı göstermesi açısından oldukça önemli bir gelişmedir. Azerbaycan ve İran arasında yaşanan diplomatik kriz, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e yönelik suikast girişiminin engellenmesi ile farklı bir boyut kazanmıştır. Azerbaycan İstihbaratı, 30 Mayıs 2012'de yaptığı açıklamada Vügar Padarov liderliğindeki silahlı grubun Nisan 2012'de Azerbaycan Cumhurbaşkanın ülkenin Kuzey-Batı bölgesi ziyareti sırasında Aliyev'e suikast girişiminin engellendiğini açıkladı.[12] Padarov'un El Kaide'ye bağlı bir hücrenin lideri olduğu ve liderliğini yaptığı suikast hücresinin ise İran, Suriye ve Pakistan'daki kamplarda silahlı eğitim aldıkları iddia edilmektedir.[13] Bu noktada merak edilen en önemli konu ise İran-Azerbaycan geriliminde El Kaide militanlarının İlham Aliyev'e suikast girişiminde bulunmasıdır. Bu paralelde düşünüldüğünde İran'ın Aliyev'e yönelik suikast girişimini El Kaide'ye ihale etme olasılığı ciddi bir tartışma konusu olacaktır. İran'ın El Kaide ile bağlantıda olup olmadığı uzun süredir tartışma konusu ve çok sayıda analist, El Kaide'nin dini yaklaşımı ile İran Şiası arasındaki ayrılığın onları birlikte çalışmaktan alıkoyacağı konusunda ısrar etmektedir.[14] Ancak Azerbaycan-İsrail'le yakınlaşmasının İlham Aliyev'i, İran ve El Kaide'nin ortak hedefi haline getirebileceği ihtimali ise önemli bir detay olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

Sonuç

 

Kuzey sınırında gelişmekte olan tehlikenin giderek artmakta olduğunu düşünen İran, Azerbaycan'a yönelik psikolojik bir savaş yürüterek, gelişen İsrail-Azerbaycan ilişkilerinden duyduğu rahatsızlığı ortaya koymaktadır. İki ülke arasında artan işbirliğinin en riskli sonucu ise Hizbullah gibi İran'ın kontrolünde bulunan silahlı örgütlerin Azerbaycan'ı hedef alan bombalı suikast ve sabotaj girişimlerinde bulunması ya da el altından El Kaide'yi Azerbaycan'a karşı kışkırtması olacaktır. Bu durumda Bakü açısından en riskli konu Aliyev'i hedef alan olası bir suikast girişiminin başarılı olması ya da Azerbaycan'ın Tebriz'deki konsolosluğunun basılması tehlikesidir. İran İslam Devrimi'nin ardından 1979'da ABD Büyükelçiliğinin ve Kasım 2011'de İngiltere Büyükelçiliğinin basılması olayları, İran'ın menfaatlerine yönelik tehditlerin artması durumunda bu tür örtülü yöntemleri Azerbaycan'a karşı da kullanabileceğini göstermesi açısından son derece önemlidir.

 


 


 

[1] İsrail Dışişleri Bakanı Lieberman Bakü'de, TRT Haber, 24.04.2012, http://www.trthaber.com/haber/dunya/israil-disisleri-bakani-lieberman-bakude-38103.html,

[2] İran Azerbaycan geriliminin perde arkası, Dünya Bülteni, 31.05.2012, http://www.dunyabulteni.net/?aType=yazarHaber&ArticleID=17922

[3] Hasan Oktay, Her Şeyin Bir Bedeli mi Vardır?, Turque Diplomatique, Ekim 15-Kasım 15, 2010, Sayı: 21

[4] Israel signs $1.6 billion arms deal with Azerbaijan,Haaretz, 26.02.2012, http://www.haaretz.com/news/diplomacy-defense/israel-signs-1-6-billion-arms-deal-with-azerbaijan-1.414916

[5] Azerbaijan's Growing Ties with Israel Worrying Many in Middle-East, Fars News Agency, 28.04.2012, http://english.farsnews.com/newstext.php?nn=8101301297

[6] Iran's "gay" Eurovision jibes strain Azerbaijan ties, Reuters, 22.05.2012, http://www.reuters.com/article/2012/05/22/azerbaijan-iran-idUSL5E8GM61H20120522

[7] Tebrizli öğrenciler Azerbaycan Konsolosluğu önünde toplanıyor!, IRIB World Service, 08.05.2012, http://turkish.irib.ir

[8] İran səfirliyi qarşısında etiraz aksiyası, Lent.az, 11.05.2012, http://lent.az/

[9] Milli Məclis İranın antiazərbaycan təbliğatını tənqid edib, Trend.az, 22.05.2012, http://az.trend.az/news/politics/2028749.html#popupInfo

[10] İran, Azerbaycan'ın Tahran Büyükelçisi'ne nota verdi, Fars News Agency, 23.05.2012, http://turkish.farsnews.com/newstext.aspx?nn=9102113055

[11] Eurovision krizi büyüyor, Cumhuriyet, 22.05.2012, http://cumhuriyet.com.tr/?hn=339458;

[12] Azerbaycan İstihbaratı Cumhurbaşkanı Aliyev`e Yönelik Terör Girişimini Önledi, The First News, 30.05.2012, http://www.1news.com.tr/azerbaycan/kulturyasham/20120530034953257.html

[13] Azerbaycan'da El-Kaide Bağlantılı Silahlı Grup Etkisiz Hale Getirildi, The First News, 18.04.2012, http://www.1news.com.tr/azerbaycan/siyaset/20120418094905635.html

[14] Amerika İran-El Kaide Bağlantısını Doğruladı, Realite EU, 25.08.2011, http://www.realite-eu.org/site/apps/nlnet/content3.aspx?c=9dJBLLNkGiF&b=5896081&ct=11199095

 

 

Hakan Boz

bozhakanboz@hotmail.com

Uzmanlık Alanları

Azerbaycan, İran, Pakistan

Biyografi

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü’nde Araştırmacısı olarak görev yapan Hakan BOZ, Güney Kafkasya-İran-Pakistan Araştırmaları Merkezi'nde çalışmaktadır.

Bununla birlikte hakemli bir dergi olan 21. Yüzyılda Sosyal Bilimler Dergisi ile 21. Yüzyıl Dergi’lerinin sorumlu yazı işleri müdürüdür. Boz, enstitü çalışmalarının Radyo Karedeniz ve Pusula Gazete’siyle koordine edilmesi sürecini de yönetmektedir.

İlk, orta ve lise eğitimini İstanbul’da tamamlamıştır. Üniversite eğitimi için 2005 yılında Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne girdi. İlk senesinde gösterdiği başarı ile fakültesinde dereceye girerek, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne geçiş yaptı. Lisans eğitimini Gazetecilik Bölümü’nde “Türk Basını’nda Güneydoğu Sorunu” isimli bitirme projesiyle tamamlamıştır.Atılım Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir.

Hakan Boz, Enstitü’deki görevine Eylül 2011’de başlamıştır.

Yabancı Diller

İngilizce

Eserleri

  • Suriye’nin Arkasındaki Cephe: İran, Küçük Orta Doğu: Suriye, Ümit Özdağ (Ed.), Kripto Yayınları, Ankara, 2012; Suriye’nin Arkasındaki Cephe: İran

Makaleleri

  • Hakan BOZ, Şii Hilalinden Direniş Eksenine İran Dış Politikasında Şiilik, , 21. Yüzyıl Dergisi, Aralık 2012
  • Hakan BOZ, Turan Soylu Kavimlerin Kadim Yurdu: İran, 21. Yüzyıl Dergisi, Kasım 2012
  • Hakan BOZ, Karabağ Sorununda Masadaki Seçenek Askeri Müdahale mi?, 21. Yüzyıl Dergisi, Ağustos 2012
  • Hakan BOZ, Ahmet Turan Esen-Turgay Düğen-Alper Özcan21. Yüzyıl Dergisi, Türkiye-Azerbaycan-KKTC Birleşik Devleri, Temmuz 2012
  • Hakan BOZ, Şeytan Üçgeninde Dans: İsrail-Azerbaycan-İran, 21. Yüzyıl Dergisi, Haziran 2012
  • Hakan BOZ, ABD’nin Nükleer Kriz Sendromu: Pakistan, İran Olur mu? , 21. Yüzyıl Dergisi, Mayıs 2012
  • Hakan BOZ, Suriye’nin Arkasındaki Cephe: İran, , 21. Yüzyıl Dergisi, Nisan 2012
  • Hakan BOZ, 2012, İran İçin Savaş Yılı mı?  21. Yüzyıl Dergisi, Mart 2012
  • Hakan BOZ, İran’ın Kuzey Irak Politikaları, 21. Yüzyıl Dergisi, Ocak 2012
  • Hakan BOZ, Belucistan, Orta Asya’nın Kürdistanı mı?, 21. Yüzyıl Dergisi, aralık 2011
  • Hakan BOZ, Azerbaycan Dış Politikasının Manevra Sahaları,2023 Dergisi, Mart 2012, Sayı: 131
  • Hakan BOZ, İran’ın Azerbaycan’daki Asimetrik Savaşı,Ekoavrasya, Kış 2012.        

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 16-10-2019

SDG/YPG'ye Çifte Koruma Kuşağı

İç politikada zorda olan Trump, kişisel açmazdan kurtulmak için dünya gündeminin en üst sırasındaki Suriye konusunu da kullanıyor. Ama görünen o ki, bunu yaparken de Türkiye'yi de kullanıyor.