Bağımsızlığının Fırtınalı 20 Yılında Kırgızistan

Yazan  03 Kasım 2011
Kırgızlar, Türklerin anayurdu olarak bilinen Altay ve Tanrı dağları çevresinde göçebe olarak yaşayan Türk boylarındandır.

Kırgızların kökleri hakkında değişik rivayetler bulunmaktadır. Kırgızlar hakkında ilk bilgiler Çin kaynaklarında "Ki-Ku", "Kien – Kuun" adlarıyla zikredilmekte olan Hunlara kadar uzanmaktadır.[1] Kırgızlar 650 yılında Göktürklerin, daha sonra da Uygurların himayesine girmiştir. 840 yılında Büyük Kırgız Kağanatı Devletini kurmuşlardır. X. ve XII. Yüzyıllar arasında Karahanlıların egemenliğinde yaşamışlar bu dönemde de ticaretle ve tarımla uğraşmışlardır. XII. yüzyılın ortalarından sonra başlayan Moğol istilasıyla Kırgızlar Moğol hâkimiyetinde kalmıştır. Kırgızistan 1700'de bir Türk devleti olan Hokan Hanlığına katılmıştır. Orta Asya da İngiliz tüccarların Rus tüccarlara rakip duruma gelmesinin ardından, Çarlık Rusyası İngilizlerin varlığına son vermek için bölgeyi işgal etmeye başlamış ve 1876'da Hokan Hanlığının hanlık statüsünü kaldırmış ve yerine Rusya'ya bağlı Fergana ili oluşturulmuştur[2]. 1917 Bolşevik ihtilalından sonra Kırgızistan bölünerek daha rahat yöneltilme prensibine uygun olarak, 1921'de özerk bir bölge haline getirilmiş, 1926'da SSCB'nin bir parçası olan Kırgızistan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti kurulmuştur.[3]Kırgızistan, 20- 21 Ağustos 1991'de Moskova'da yaşanan darbe girişimi ve ardından merkezi hükümetin istifa etmesiyle oluşan ortamdan yararlanarak 31 Ağustos 1991 günü bağımsızlığını ilan etmiştir[4].

Orta Asya'nın kuzeydoğu ülkesi olan Kırgızistan'ın yüz ölçümü 198.500 Kilometre karedir. Dağlık bir coğrafi bir yapıya sahip olan Kırgızistan'ın ortalama rakımı 2750 metredir. Sınır komşuları Çin, Kazakistan, Özbekistan ve Tacikistan'dır. Kırgızistan'ın başkenti eski adı Pişkek'e, Bolşevik devriminde etkin rol oynamış ve Sovyet ordusunun 1916'da başlayan Kırgızistan bağımsızlık hareketini bastırıp Kırgızistan'ı işgal eden Rus generali Mihail Vasiloviç Frunze'nin adı verilmiş, böylece başkentin adı 1926'da Frunze olmuştur. Bağımsızlıkla birlikte Frunze, Bişkek olarak değiştirilmiştir.[5]Kırgızistan'ın nüfusu 1913'de 863.900, 1989'da 4.290.500'di. 1999 yılında yapılan Kırgızistan Cumhuriyeti 1. Milli nüfus sayımına göre nüfusun 4.850.700 olduğu belirlenmiştir. 2011 yılı itibariyle 5.200.000 olacağı tahmin edilmektedir.[6]

Kırgızistan'da Kırgızların yanında başka milletler veya Türk boylarından da gruplar yaşamaktadır. Bunların başlıcaları Özbek, Kazak, Rus ve Taciklerdir. Orta Asya Türk devletleri arasında ekonomik durumu en kötü olan Kırgızistan'ın 1990'da GSMH'sı 1,1 milyar dolar 2011'de 12.66 milyar dolara yükselmiştir.[7]

Kırgızistan bağımsızlığını kazanmasıyla üretim yapacak kalifiye eleman yetersizliğinden dolayı çok sıkıntı çekmiştir. Kırgızistan'da 1991'de enflasyon %179'a yükselmiş, 1992'ye gelindiğinde ise %758'e çıkmış ve halkın alım gücü neredeyse yok olmuştur.2011 yılı itibariyle enflasyon %7,9 gibi bir seviyeye indirilmiştir.[8]

Bağımsızlık Sonrası Kırgızistan'a Tarihsel Bir Bakış

Sovyetler Birliğinin çökmesiyle birlikte Orta Asya, Kafkasya, Baltık ve Doğu Avrupa'daki milletlerin Moskova egemenliğinden kurtularak bağımsızlığına kavuşmaları 1990'lı yılların en önemli olayı olmuştur. Orta Asya bölgesinin bağımsızlığını yeni kazanan küresel jeopolitik ve ekonomiden yalıtılmış ülkeleri Kırgızistan, Kazakistan, Türkmenistan, Tacikistan ve Özbekistan'ı gerek küresel gerekse bölgesel tehditler beklemekteydi. Bağımsızlığına kavuşan Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinin devlet başkanları ve yönetici kadroları Sovyetler Birliği zamanının komünist parti üyeleriydi[9]. Bağımsızlık sonrası bu kadrolar ülkelerini ve kendilerini yeni gelişen ortama ayak uydurmak için milliyetçi, radikal İslam karşıtı ve pazar ekonomilerine entegrasyon sağlamaya yönelik çalışmalar sürdürmüşlerdir.

Kırgızistan, Orta Asya Cumhuriyetleri içinde yüzölçümü açısından en küçük, nüfus açısından en az nüfusa sahip, yer altı ve yer üstü kaynakları bakımından en yoksul ve jeopolitik olarak en yalıtılmış ülkedir.[10]Sovyetlerin yıkılmasıyla korumasız duruma düşen Kırgızistan Çin'e komşu olmuş, bölgede kendisine yer edinme çabalarında olan ABD ve bölgedeki nüfuzunu devam ettirmek isteyen Rusya'nın kıskacında kalmıştır. Kırgızistan 1991'den bu yana yaşadığı olaylarla ve sorunlarıyla adeta kaos merkezi haline gelmiştir.

Askar Akayev Dönemi

Kırgızistan 31 Ağustos 1991'de bağımsızlığını ilan etmiştir. Bağımsız Kırgızistan'ın ilk Cumhurbaşkanı Askar Akayev ülke daha bağımsızlığını kazanmadan 1990 yılı yapılan seçimlerde başa geçmiş, 1991'de muhaliflerce yapılan darbe girişimini aşmış ve 1991 yılı Ekim ayında yapılan seçimlerle Bağımsız Kırgızistan'ın ilk Cumhurbaşkanı olmuştur. Askar Akayev iktidara gelmesinin ardından pazar ekonomisine geçiş ve yabancı yatırımcıları teşvik amacıyla yasal düzenlemeler yapmıştır[11]. 1992'de Kırgızistan'da fiyatlar serbestleştirmiş ve IMF'nin önerisiyle Rusya'nın para birimi Ruble'den Kırgız para birimi Som'a geçilmiştir.

Kırgızistan'ın en acil meselesi ülkedeki yeni hayat tarzına uygun yeni bir sistemin gerekliliği olarak belirlenmiştir. Çünkü komünist sistemin hukuki yapısı, kendine özgü oluşu planlanan yeni sisteme uygun olarak görülmemiştir. Kırgızistan bağımsızlığının ilk yıllarında bir yandan ayakta durabilmek bir yandan ekonomik yapıyı pazar ekonomisine uydurabilmek için hızlı bir şekilde anayasa çalışmalarına başlamış, 5 Mayıs 1993 tarihinde Yüksek Şuranın 12. Toplantısında adeta bağımsızlık bildirgesi niteliğindeki yeni Kırgız anayasasını kabul etmiştir.[12] Anayasada kuvvetler ayrılığına, Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi, kolluk kuvvetlerinin genel yönetimden karışmaması kanunlarını yer verilmiştir. Kırgızistan anayasası ayrıca vatandaşlık ibaresine yer vererek etnik milliyetçiliği engelleme, insan hakları ve özgürlüğe yer vererek ülkenin demokratikleşmesine, laikliği kabul ederek ülkeyi dışarıdan gelebilecek radikal İslami gruplarından gelebilecek tehditlere karşı korumak amaçlanmıştır. Kırgız Cumhurbaşkanı daha Anayasa kabul edilmeden bölgedeki şiddeti meşru gören radikal gruplardan rahatsızlığını 1992'deki Hindistan ziyaretinde dile getirmiştir.[13] Kırgızistan'dakiazımsanmayacak Rus nüfusunu ve ülkede etnik çatışmanın önünü kesmek için 'Kırgızistan ortak evimiz' sloganı geliştirilmiş ve Rusçaya da resmi dil statüsü verilmiştir.

Kırgızistan Anayasasına göre Cumhurbaşkanı iç ve dış politikaların temel yönlerini belirlemekte, dış politikayı yönlendirmektedir[14] Dış politikada 1991–1995 birinci dönem,1996–2005 ikinci dönem, 2005'den günümüze kadar üç dönemde incelenebilir. Akayev dönemi dış politikada birinci ve ikinci dönemi kapsamaktadır. Bağımsızlığını ilan etmesiyle birlikte Kırgızistan'ı ilk tanıyan ülke Türkiye olmuş ve bunu Avustralya, ABD takip etmiştir. Kırgızistan ilk uluslararası iş birliği adımını Bağımsız Devletler Topluluğuyla (BDT) ilişkiler çerçevesinde kurmuştur.[15] Kırgızistan 2 Mart 1992'de Birleşmiş Milletler 46. Dönem toplantısında Birleşmiş Milletlere dâhil olmuştur..

1991–1995 yılları arası Kırgızistan ekonomisinde durgunluk ve krizler dönemi olarak kayıtlara geçmiştir. Bu dönemde aşırı enflasyon, üretimde düşüş iç ve dış politikanın yeniden yapılandırılmasını zorunlu kılmıştır. Kırgızistan'da giderek artan muhalif hareketlere güçlü bir duruş sergilemek isteyen Akayev 1994'de anayasa değişiklikleri yaparak muhalefete ağır bir darbe vurmuştur. Bu gelişmeler muhalefetle Akayev arasında süren çekişmeleri tetiklemiş ve artmasına sebep olmuştur. Hükümetin istifa etmesiyle parlamento Akayev tarafından dağıtılmıştır. Kırgızistan'da 24 Ekim 1995'te yapılan ikinci seçimlerle tekrar Devlet Başkanı olan Akayev dış politikada batının yanı sıra bölgesel iş birliklerine de yönelmiştir. Orta Asya'da yaşanan sınır, etnik, su ve terör gibi sorunların çözümüne yönelik politikalara ağırlık vermiştir.[16]

26 Nisan 1996'da Şanghay'da toplanan Çin Halk Cumhuriyeti, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan'ın girişimiyle Şanghay Beşlisi kurulmuştur.( Özbekistan'ın 2001 yılında Şanghay Beşlisi birliğine dahil olmasıyla birliğin adı Şanghay İşbirliği Örgütü olarak değiştirilmiştir.) Şanghay Beşlisinin kurulma amacı güvenlik, ekonomik, kültürel alanlarda beraber hareket etmek olarak belirlenmiştir. Kırgızistan'ın bölgesel iş birliği çerçevesinde diğer bir çalışması da 10 Ekim 2000 Kazakistan'ın başkenti Astana da bir araya gelen Rusya, Beyaz Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan'ın katılımıyla kurulan Avrasya Ekonomik Topluluğu olmuştur. Avrasya Ekonomik Topluluğu üye devletlerin arasında ekonomik alanda ortak hareket etmek olarak belirlenmiştir. ABD ile Kırgızistan arasında yapılan kredi, yardım ve hibe anlaşmaları imzalanmış ve bunun sonucu olarak 2001 yılında Bişkek'e 30 km uzaklıkta bulunan ABD'nin Manas Askeri Üssü açılmıştır.[17]

Kırgızistan dış politikada bölgesel kuruluşlarda söz sahibi olma çabasında, iç politikada ise yaklaşan seçimlerden dolayı istikrarsızlık içindedir. Kırgız Anayasasındaki bir kişi iki kez Cumhurbaşkanı olabilir[18] maddesinden dolayı Akayev ve muhalifler arasında tartışmalar başlamıştır. Akayev bu maddenin Anayasa kabulünden önceki dönemi kapsamadığını, muhalifler ise bağımsızlığın başlangıcından itibaren geçerli olduğunu iddia etmişlerdir. Bu ortamda yapılan 29 Ekim 2000 seçimlerini de kazanarak göreve devam eden Akayev, muhalefet ve basın üzerindeki baskısını arttırmıştır. Öte yandan anayasada iki değişiklik daha yaparak Cumhurbaşkanının yetkileri güçlendirilmiştir[19]. Kırgızistan güvenlik güçlerinin 1999'da Özbekistan İslam Hareketi militanları tarafından yenilgiye uğratılması halkın Akayev'e olan güvenini azaltmıştır. Çin Halk Cumhuriyeti ile 1999'da yapılan gizli sınır anlaşmasının 2002 yılında yürürlüğe girmesi ile 125 hektar toprağın kaybedilmesi halkın ve muhalefetin tepkilerini arttırmıştır. Kırgız muhalefeti ekonomik sorunlardan ve Kuzey - Güney ayrımından yararlanarak Akayev'i yıkma girişimlerine başlamıştır. Akayev'in 2005 seçimlerine katılmamasına rağmen kendi ailesini ve taraftarlarını parlamentoya sokması[20], muhaliflerin ise parlamento dışında bırakılması seçimlere hile karıştı gerekçesiyle protestoların başlamasına neden olmuştur. Kırgızistan'daki protestolar Oş ve Celalabat şehrinde zamanla devrim niteliği kazanmış ve halk tarafından hükümet binalarının işgaline neden olmuştur. Sonuçta çıkan olaylarla Akayev ülkeyi terk etmiş yerine Kurmanbek Bakiyev geçmiştir[21].

Kırgızistan'da Lale Devrimi

Kırgızistan'da 27 Şubat 2005'de yapılan seçimler Akayev döneminin son bulmasına varacak olayları başlatmıştır. Seçimlerle birlikte Başkanlık binası ve Devlet televizyonlarını muhalefetin işgal etmesi yeni bir sürecin başlamasına neden olmuştur. Protestoların yaşandığı süreçte güvenlik güçlerinin aşırı şiddet içeren müdahaleleri muhalefetin haklı olduğu düşüncesini güçlendirmiş ülkenin ikinci büyük şehri Oş ve Celalabat'da hâkimiyetin muhaliflere geçmesine yol açmıştır.[22]Cumhurbaşkanının olayların büyümesini engellemek için muhaliflerle uzlaşıya açık olduklarını, seçimlere itiraz edilen bölgelerde yeniden sayım yapılacağı yönündeki açıklaması muhaliflerce bir taktik manevra olarak değerlendirilmiş ve reddedilmiştir.[23]Akayev Kırgızistan'ın güney bölgelerinin kaybedildiğini anlamış ancak kuzey bölgesinde güçlü olduğunu protestolara karşı durabileceğine inanmıştır. Fakat güneydeki protestoların Bişkek'e de sıçramasıyla Akayev ve ailesinin Rusya'ya kaçması bir dönemi bitirmiştir[24].

 

Kurmanbek Bakiyev Dönemi

Kırgızistan'da yaşanan Lale Devrimi ile birlikte iktidardan düşen Akayev'in yerine geçici olarak Kurmanbek Bakiyev getirilmiş ve böylelikle Bakiyev dönemi başlamıştır. Temmuz 2005'de yapılan seçimlerde Bakiyev resmi olarak Cumhurbaşkanı makamına oturmuştur. Bakiyev iktidarı sağlamlaştırmak için belli başlı muhalefet liderlerini önemli görevlere atayarak muhalif girişimlerin önünü kesmeye çalışmıştır. Bakiyev döneminde ülkenin Kuzey – Güney arasındaki gelişmişlik farkı halkın dikkatini çekmiş yolsuzluk, rüşvet, kötü yönetim, adam kayırma gerekçeleriyle muhalefetle arasını germiştir.[25]Bürokrasiye atadığı kişilerin güney kökenli olması hemşerici çatışmaların temelini atmıştır. Kırgız parlamentosu tarafından 20 Şubat 2009'da Manas Askeri Üssü'nün feshedilmesine yönelik karar çıkmıştır.[26] Fakat alınan karara rağmen üssün boşaltılmaması, ABD'nin yeni bir statü kazanması için yaptığı yardımlar sonucu Rusya'dan tepki çekmiş, nitekim 2009 Haziranında Kırgız Parlamentosunun Manas Askeri Üssüne ABD transit taşımacılık statüsü vermesiyle Askeri Üs yeni bir yapı kazanmıştır[27] Kırgızistan'daki ekonomik çıkmazların ağır fiyat politikalarına dönüşmesi ve dış politikadaki kararsızlıklar muhalifler tarafından kaşınmaya başlanmıştır. Kırgızistan'daki Temmuz 2009 da yapılan seçimlerle Bakiyev tekrar başa geçerek muhalefet üzerindeki baskıyı arttırmış, 2010 Şubatında yapılan zamlar ve muhalefet liderlerinden İsmail İsakov'un ve Almasbek Atambayev'in tutuklanması Bakiyev döneminin sonunu getiren olayların başlangıcı olmuştur[28]..

Nisan 2010 Olayları

Muhalefet liderlerinin serbest bırakılması için 7 Nisanda yapılan gösterilerde polisle göstericiler arasında çatışmaların çıkması iktidara karşı yeni bir halk ayaklanmasını başlatmıştır. Muhaliflerin Hükümet ve belediye binalarına saldırması üzerine Bakiyev olağanüstü hal ilan etmiş ve muhalif liderleri tutuklamıştır. Muhalefet partileri Roza Otonbayeva'nın yeni bir hükümet kurduğunu, Bakiyev'in ise güçlü olduğu güney şehirlerinden Oş ve Celalabat'a giderek görevinin başında olduğu ve istifa etmediği yönünde açıklamalarda bulunmuştur.[29] Gelişen bütün bu olaylar halkın; fakirlik, sosyal sorunlar rüşvet ve yolsuzluktan şikâyetçi bir durumda iken Kırgız gençler ve Özbek gençlerin arasındaki çatışmalar ülkenin güney kesimlerinde Ticareti büyük ölçüde ellerinde tutan Özbek halkına düşmanlığa yol açmıştır[30]. Roza Otonbayeva'nın güvenlik güçlerini de yanına almasıyla ülkedeki iç savaşın önü alınamaz bir hal almış ve bunu gören Kurmanbek Bakiyev ülkeden kaçmıştır. Böylece sivil darbeyle başa gelen Bakiyev dönemi bitmiştir.

Bakiyev Dönemi sonrası Kırgızistan

Bakiyev'in devrilmesinin ardından geçici olarak Cumhurbaşkanlığını Roza Otonbayeva üslenmiştir. Kırgızistan 27 Haziran 2010 yılı yapılan referandumla anayasa değişikliğine giderek Başkanlık tipi Cumhuriyetten Parlamenter sisteme geçmiş ve Roza Otonbayeva'nın Cumhurbaşkanlığına devam kararı alınmıştır.Kırgızistan Orta Asya da parlamenter sisteme geçen ilk ve tek devlettir. ABD, AB ve BM Kırgızistan'ın parlamenter sisteme geçmesini desteklemişler ve demokratikleşme yolunda büyük bir adım olarak değerlendirmişlerdir[31].Türkiye, Kırgızistan'ın referandumla kabul edilen yeni anayasasını memnuniyetle karşılamış ve model ülke olmuştur[32]. Kırgızistan'ın parlamenter sisteme geçişini Rusya sıcak karşılamamıştır. Toronto'da gerçekleştirilen G- 20 zirvesinde, Rusya devlet başkanı Dmitri Medvedev; "Ülkede başkanlık sistemi varken bile yönetim istikrarı sağlamada başarılı olamadı. Geçici yönetime destek düşük ve yeterli değil, Parlamenter sistemin Kırgızistan'da nasıl çalışacağını tam olarak anlamış değilim" diyerek tepkisini dile getirmiştir[33]. Ayrıca Kırgızistan'ın devrik liderleri Askar Akayev ve Kurmanbek Bakiyev parlamenter sisteminin Kırgızistan için uygun olmadığını ve başarısız olacağı yönünde açıklamalarda bulunmuşlardır[34].

Bakiyev sonrası Kırgızistan'ın ilk seçimi 10 Ekim 2010' da yapılan Parlamento seçimlerinde beş parti barajı aşmış ve meclise girmiştir[35] Parlamenter sisteme uzak olan Kırgızistan demokrasisi iki ay hükümet bunalımı yaşamış, Aralık 2010 da hükümet kurulabilmiş ve başbakanlığa Kırgızistan Sosyal Demokrat partisi lideri Almazbek Atanbayev geçmiştir. Kırgızistan'da 27 Haziran 2010'da yapılan anayasa değişikliği ile Cumhurbaşkanı Roza Otonbayeva'nın görev süresinin 31 Ekim'de dolmasına ve tekrar aday olamayacağına dair hüküm kararlaştırılmıştır[36]. 30 Ekim 2011'de yapılan seçimlerde Almazbek Atanbayev cumhurbaşkanı olmuştur.

Sonuç Olarak

Kırgızistan bağımsızlığını kazanmasıyla Çin, Kazakistan, Özbekistan ve Tacikistan'ın sınır komşusu olmuştur. Bağımsızlığının ilk yıllarında bir yandan anayasa çalışmalarıyla Komünist sistemin etkilerinden kurtulma çabasına girmiş bir yandan da yaşadığı ekonomik bunalımlardan dolayı başlayan muhalif grupların baskısı altında ayakta kalma mücadelesi vermiştir. Askar Akayev döneminde Bölgesel ve Uluslararası örgütler içinde söz sahibi olma girişimlerinde bulunmuştur. Askar Akayev'in Lale Devrimi olarak adlandırılan halk hareketi ile iktidardan düşmesinin ardından devlet başkanlığına muhalif Kurmanbek Bakiyev geçmiştir. Bakiyev döneminin Kırgızistan'ı, küresel aktörlerin stratejik çatışmasına sahne oluşturmuştur. Bakiyev iktidarından beklediğini bulamayan Kırgızlar, ekonomik krizden kaynaklı ikinci bir halk hareketi başlattı, böylelikle gerçekleşen protestoların etnik çatışmaya dönüşmesi Bakiyev döneminin sonu olmuştur.

Kırgızistan 'da Roza Otonbayeva'nın iktidara gelmesiyle mevcut anayasada değişiklik yapılarak halkın parlamentoda daha çok temsil edildiği parlamenter sisteme geçilmiştir. Her ne kadar parlamento seçimleri sonucu hükümet gecikmeyle kurulmuş olsa da demokratikleşme adına atılan bu adımlar Kırgızistan'ın içinde bulunduğu durum adına önemlidir. Yeni dönemle birlikte Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinin hemen hemen hepsinin ortak sorunu olan ana dile önem verilmiş ve kültürel yozlaşmaya karşı önlemler alınmıştır. Kırgızistan dason yapılan seçimler içinadayların Kırgızca sınava tabii tutulmaları bunun en açık göstergesidir. Ülkede Bağımsızlıktan bu yana demokratik sistemin kurulamaması, ekonomik istikrarsızlığın sonlandırılması, iç ve dış politikada atılan yeni ve ciddi adımların sonucunu görmek için biraz zaman gerekmektedir.

 


 

[1] B. Zakir Avşar, Ferruh Solak, Türkiye ve Türk Cumhuriyetleri, Vadi yayınları,Ankara, 1998, s 139

 

 

[2] Dr. İlyas Kamalov, Rusya'nın Orta Asya Politikaları, Ahmet Yesevi Üniversitesi yayınları,2011, s 16

 

 

[3] B. Zakir Avşar, Ferruh Solak, a.g.e., s 140

 

 

[4] Feyzullah Budak, Kırgızistan'ın Dünü Bugünü Yarını, Ocak yayınları, Ankara, 1997, s 21

 

 

[5] Bişkek, http://www.belgeler.com/blg/dzm/kirgizistan-dunu-bugunu-yarini

 

 

[6] Fatih Alparslan,Kırgızistan'ın etnik sorunu ve göçler 1, http://kirgizdernegi.org/kose-yazilari/35-fatihalparslan/53-krgzistann-etnik-nuefusu-ve-goecler-1-.html

 

 

[7] Doç. Dr. Hüseyin Avni Egeli, Yrd. Doç. Dr. Ömer Selçuk Emsen, Geçiş Sürecinde Kırgızistan Ekonomisi, http://yordam.manas.kg/ekitap/pdf/Manasdergi/sbd/sbd4/sbd-4-10.pdf

 

 

[8] Filiz Sarsılmaz,Kırgızistan ekonomisi,http://www.manas.kg/sbe/tezler/iktisat/FILIZSARSILMAZ.pdf

 

 

[9] Muratbek Kaliyev, Kırgızistan'da Anayasa Değişikliği İle İlgili Çalışmalar

ve Düşündürdükleri, Akademik Bakış Uluslararası Hakemli Sosyal Bilimler E-Dergisi,Eylül 2006, http://www.akademikbakis.org/pdfs/10/murat.pdf

 

 

[10] Yaşar Sarı, Kırgızistan'da İktidarın el değiştirmesi: Akayev ve Bakiyev'in düşüşü, http://www.usak.org.tr/dosyalar/dergi/Gbo2XGjkgq7SPdBgCnJcTuTvQe50Cz.pdf

 

 

[11] Yevgeniy Bondar, Kırgızistan Ekonomisinin Reformlaşmasında Serbest Ekonomik Bölgeler, Avrasya Dosyası dergisi, Sayı 4, 2001–2002, s 61

 

 

[12] Feyzullah Budak, a.g.e., s 46

 

 

[13] Muhatir Ahmed, Radikal İslam ve Orta Asya, Avrasya Etütleri, 1994,s 57

 

 

[14] Aynura Elebayeva- Margarita Pouluhova, Kırgızistandaki Siyasi Değişimin Özellikleri, Avrasya Dosyası dergisi, Sayı 4, 2001–2002, s 106

 

 

[15] Kürşat Zorlu, 1991 – 2005 yılları arasındaki Kırgızistan, http://www.turkbirlik.gen.tr/lang-tr/makale-dizimi/187-emel-ozer/1054-1991-2005-yillar-arasinda-kirgizistan.html

 

 

[16] Emel Özer, Kırgızistan'da Askar Akayev Dönemi, http://www.turkdunyasiogrencidernegi.com/portal/index.php?option=com_content&view=article&id=120:krgzistan&catid=14:emel-oezer

 

 

[17] http://turkish.cri.cn/281/2009/02/04/1s108995.htm

 

 

[18] Kırgızistan Cumhuriyeti Anayasası, Cumhurbaşkanı, http://www.turkcuturanci.com/turkcu/turkcu-ogreti/kirgizistan-cumhuriyeti/25/?imode

 

 

[19] Gökhan Telatar, Kırgızistan Seçimleri: "Demokrasi Adası"nda Demokrasi, http://www.tasam.org/tr-TR/Icerik/284/kirgizistan_secimleri_demokrasi_adasinda_demokrasi

 

 

[20] Kırgızistan'da Neler Oluyor?, http://www.21yyte.org/tr/yazi414-Kirgizistanda_Neler_Oluyor.html

 

 

[21] Meşküre Yılmaz, Kırgızistan Seçimleri, http://www.21yyte.org/tr/yazdir1365-Kirgizistan_Secimleri.html

 

 

[22] Kürşat Zorlu, a.g.m. , http://www.turkbirlik.gen.tr/lang-tr/makale-dizimi/187-emel-ozer/1054-1991-2005-yillar-arasinda-kirgizistan.html

 

 

[23] Yaşar Sarı, a.g.m., http://www.usakgundem.com/ftp/article/83.pdf

 

 

[24] http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/ShowNew.aspx?id=306361

 

 

[25] Prof. Dr. Özcan Yeniçeri, Kırgızistan'da Devrim'den Devrim'e Giden Süreç,2023 dergisi, http://www.2023.gen.tr/mayis2010/2.htm

 

 

[26] Dr. Alesker Aleskerli, ABD- Rusya rekabeti bağlamında Manas Üssü sorunu, Stratejik Analiz dergisi, Temmuz 2009

 

 

[27] http://www.akademikozgurluk.com/kirgizistandaki-fransa-ve-ispanya-askerleri-usten-ayrildilar.html

 

 

[28] Cihan Esmersoy, Kırgızistan'da Devrilen Hükümetin Ardından, http://www.bolsevik.org/1176.htm

 

 

[29]Dr. Ali Asker, Lale Devriminden Kanlı Devrime Nasıl Gelindi, http://turkbilimi.com/?p=4038

 

 

[30] Gamze Değirmenci, Kırgızistan'daki Çatışmaların İç ve Dış Dinamikleri, http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=739:krgzistandaki-catmalarn-c-ve-d-dinamikleri&catid=83:analizler-ortaasya&Itemid=149

 

 

[31] http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1001281&title=kirgizistanda-referandum-sonucuna-tepkiler&haberSayfa=0

 

 

[32] http://www.forumgazetem.com/2011/04/kirgizistan-basbakani-almazbek-atambayev-bizim-gelecegimiz-rusya-ve-turkiye-ile-bir/

 

 

[33] http://www.haberler.com/medvedev-den-kirgizistan-da-parlamenter-sistem-2126160-haberi/

 

 

[34] http://www.haberler.gen.al/2010-12-07/kirgizistanin-devrik-liderlerinden-uyari-koalisyon-hukumetinin-omru-kisa-olur/

 

 

[35] Ali Asker, Kırgızistan Seçim Sonuçları: Yeni Hükümet = Yeni Rejim, http://www.21yyte.org/tr/yazi5770-Kirgizistan_Secim_Sonuclari_Yeni_Hukumet_=_Yeni_Rejim_.html

 

 

[36] Закон О введении в действие Конституции КР и Декрет О Президенте КР на переходный период, http://akipress.org/constitution/news:1291/

 

 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Dr. Aslan Yaman   - 29-09-2020

Karadeniz’deki Doğalgaz Keşfi Türkiye’nin Bölgesel Politikalarında Kaldıraç Olarak Kullanılabilir mi?

Özet Türkiye’nin Karadenizdeki doğalgaz keşfi ve bunu kendi imkanları ile gerçekleştirmesi münhasır ekonomik bölgelere sahip olan ancak arama ve çıkarma faaliyetleri için dünya enerji devlerine ihtiyaç duyan ülkeler için heyecan yaratan bir gelişme olarak değerlendirilmiştir. ...