Bir Kurumsallaşma Örneği: Türk (Dili Konuşan) Ülkeler Parlamenter Asamblesi

Yazan  03 Ekim 2009
Sovyetler Birliği sonrası bağımsız Türk cumhuriyetlerinin yaranmasıyla beraber işbirliği, müttefiklik ve devletler birliği gibi konular da gündeme getirmişti.

1992-2009 yılları arasında Türk cumhuriyetleri arasındaki işbirliğinin kurumsal çerçeveye oturtma çabaları belli zorluklarla karşılanmıştır. Bu zorlukların yanı sıra bazı somut sonuçların elde edildiğini de söylemek gerekmektedir. Kurumsallaşma sürecinin ortaya çıkarmış olduğu yapıları aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz:

1. Türk Devlet ve Toplulukları Dostluk, Kardeşlik ve İşbirliği Kurultayı
Bu Kurultay Türk devlet ve toplulukları arasındaki dostluk, kardeşlik ve işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla, 1993'den beri düzenlenmektedir. 11. Kurultay 17-19 Kasım 2007'de Bakü'de gerçekleştirilmiştir.

2. Türk Dili Konuşan Ülkeler Zirvesi
Türk Dili Konuşan Ülkeler Zirvesi Türk cumhuriyetleri devlet başkanlarının ve üst düzey yetkililerinin katıldığı bir zirvedir. 1992'den beri belirli aralıklarla gerçekleştirilen zirvede Türk Dünyasının sorunları gündeme getirilmektedir.

3. Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi (TürkPA)
Bu kurum 21 Kasım 2008 tarihinde Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan arasında imzalanmış İstanbul Anlaşmasıyla kurulmuştur. TürkPA'nın 29-30 Eylül 2009'da Bakü toplantısında Asamblenin kurumsal yapılanması yönünde somut kararlar alınarak Genel Sekretarya oluşturulmuş ve bütçesi belirlenmiştir. Örgüt çerçevesindeki işbirliği "siyasi, ekonomik, kültürel ve diğer alanlarda devletlerarasında karşılıklı ilişkilerin derinleşmesinde, TürkPA üyesi ülke halklarının daha da yakınlaşmasında önemli bir araç" olarak görülmüştür.[1]

1. TürkPA'nın Kurumsal Yapılanması
Bakü toplantısında örgütün 26 maddeden oluşan Tüzüğü ve Genel Sekretarya Yönetmeliği kabul edilmiştir. Sekretarya Yönetmeliğinde amaçlar, fonksiyonlar ve faaliyet istikametleri yer almaktadır.[2]

1.1.Genel Sekretaryanın Yapısı TürkPA Genel Sekretaryasına bağlı olarak üç komisyon çalışacak. Bu komisyonlar aşağıdaki alanlarda faaliyet gösterecektir.[3]

1) Dil, kültür ve eğitim konuları
2) Üye ülkelerin mevzuatlarının uyumlaştırılması ve uluslararası ilişkilerin geliştirilmesi
3) Ekonomik faaliyetler

2010 yılından resmen faaliyete başlayacak Genel Sekretarya parlamentolar arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi, tecrübe mübadelesi ve ortak sorunların çözümü için ortak önerileri hazırlayacak.[4]

1.2. Sekretaryanın Bütçesi
TürkPA'nın yıllık bütçesi 300 bin Euro olarak belirlenmiştir. Üye ülkelerin üyelik aidatları Genel Sekretarya Yönetmeliğinin 6. maddesine göre belirlenmiştir. Toplam yıllık bütçesinin 1/15 kısmı Kırgızistan (20 bin Euro), 2/15 kısmı Azerbaycan (40 bin Euro), 4/15 kısmı Kazakistan (80 bin Euro), 8/15 kısmını ise Türkiye (160 bin Euro) tarafından karşılanacaktır. Üyelik aidatları her yılın birinci ve yedinci aylarında ödenecektir. Bütçenin 153.400 Euro'luk bir kısmı maaş, 126 bin Euro'luk bir kısmı ise ofis giderleri olarak öngörülmüştür. Genel Sekreter, TürkPA Başkanıyla anlaşmaya vararak gider kalemlerinde değişiklik yapabilecektir. Bütçe denetimi üye ülkelerin parlamento temsilcilerinde ibaret komisyon tarafından gerçekleştirilecektir.[5]

2. Kurumsallaşma Sürecine İlişkin Bazı Hususlar
Türk devletleri arasındaki işbirliğinin kurumsallaşmasındaki sorunlar henüz aşılmış değildir. Bu sorunlardan bazılarını aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz:

1) Diğer Türk cumhuriyetlerinin sürece katılmaması 1992'den itibaren geliştirilmek istenen işbirliği başlangıçta tüm Türk cumhuriyetlerini kapsamaktaydı. İlk devlet başkanları zirvesine Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan en üst düzeyde katılmıştır. Sonraki tarihlerde ülke başkanlarının kurultaylara katılımı gittikçe düşük düzeye inmiştir. Özbekistan 6.Zirveden (2000, Bakü) itibaren, meclis başkanları düzeyinde temsil edilmiş, 8. Zirveden (2006, Antalya) itibaren ise sürece katılmamıştır. Türkmenistan 6. Zirvede meclis başkanı, 8. Zirve'de büyükelçi düzeyinde katılırken, 2009 yılında ise Cumhurbaşkanı yardımcısı düzeyinde katılarak istikrarsız bir tutum sergilemiştir.

Bu yüzden TürkPA'nın 2008 yılı birinci toplantısı yapılmadan önce Türkmenistan ve Özbekistan zaten o döneme dek kendilerini Türk cumhuriyetleri arasındaki işbirliği sürecinden soyutlamışlardı. Bu ülkelerin tutumuna gelince, Özbekistan'ın bu kuruma daha çok iç kaygılar nedeniyle katılmadığı söylenebilir. Türkmenistan ise tarafsızlık politikasını benimsediği için bu tür birliklerden uzak kalacağını açıklamıştır. Fakat bunlar, inandırıcı bir gerekçe değildir. Tarafsızlık ilkesi ülkelerin başka birliklere katılmasını engellemiyor. Gerek Türkmenistan, gerekse Özbekistan Bağımsız Devletler Topluluğu üyesi olarak bu örgütün çatısı altında gerçekleşen faaliyetlere yakından iştirak etmektedirler. Oysa Türk cumhuriyetleri arasındaki kurumsal yapılanma BDT'den çok esnektir. TürkPA öncelikle gerek mevzuat düzeni, gerekse ekonomik ve siyasi imkanların koordinasyonu açısından taraflara daha fazla fayda sağlayabilir. Böyle bir birliktelik, taraflar arasında işbirliğinin artmasına neden olurken, ulusal çıkarların maksimizasyonunu da sağlayabilir. Taraf ülkelerin olanaklarının birleştirilmesi bir sinerji doğmasına ve ülke halklarının hepsinin bu sinerjiden yararlanmasına vesile olabilir.[6]

2) "Türk" Kavramının "Türkçe Konuşan" Kelimesiyle Değiştirilmesi Türk cumhuriyetleri devlet başkanları zirvesi 21.10.1996 tarihli 4. Taşkent Zirvesine "Türk zirvesi" olarak adlandırılmıştır. Toplantıların adı önce "Türk Cumhuriyetleri Devlet Başkanları Zirvesi"ne, 5.Zirveden (Astana, 1998) sonra da "Türkçe konuşan (Türk dili konuşan) ülkeler devlet başkanları Zirvesi"ne dönüştürülmüştür. Bu dönemde "Türk" kelimesinin ortak kimliği ifade eden kavram olarak kullanılmaması gözlemlenmiştir. Orta Asya Türk cumhuriyetleri daha çok "Kazak", "Kırgız", "Özbek" kimliklerine vurgu yapılırken, bağımsızlık sonrası "Türk Dili" kavramını yasal mevzuatına yerleştirmiş Azerbaycan da 1995 Anayasasıyla yeniden "Azerbaycan Dili"ne "geri dönüş" yapılmıştır. Türkiye'de de "Türk" kavramının yanı sıra "Türkî" kavramı kullanılarak bu kavram esnek hale getirilmiştir.

3) Toplantılarda Rusça kullanılması. Türkçe konuşan ülkelerin bir araya geldikleri etkinliklerde eleştirilebilecek konulardan biri de iletişim dili olarak Rusçanın kullanılması olmuştur. Bunun temel gerekçesi, Rusça'nın, "eski Sovyet cumhuriyetleri arasında daha kolay iletişim fırsatı sunması" olmuştur. Altı zirvede ele alınan konular, Türkçe ve Rusça olarak iki nüsha halinde hazırlanarak yayımlanmıştır. TürkPA toplantılarında da aynı durum yaşanmıştır. Bu toplantılarda Türk lehçelerinden karşılıklı simültane tercüme yapılarak "Rusça" sorunu giderilmeğe çalışılmıştır. Fakat bu yönde de sonuna kadar başarı sağlanamamıştır.

4) "Türk Birliği" söyleminin öncelikli gündem maddesi olamaması Türk cumhuriyetleri arasındaki işbirliği ve kurumsallaşma konularının ele alındığı toplantılar, en üst düzeyde gerçekleşmesine rağmen basına önemli gündem maddesi olarak yansımamıştır. Oysa Türk yetkililerinin çoğu zaman sıradan ve çok kısa vadeli gelişmeler konusundaki görüşmeleri daha fazla "ilgi görmektedir. "Bunun bir nedeni Türk basınının "Türk birliği" konusundaki ilgisizliğiyken, diğer bir nedeni de bu konunun Türk dış politikası öncelikleri arasında olmamasıdır.

3.Kurumsallaşma Sürecinin Sorunları Yakın Vadede Çözülebilir mi?
Öncelikle ülkeler arasındaki siyasi ve ekonomik rekabet bu süreci engelleyen nedenler arasında sayılabilir. Ülkeler arasında ekonomik ve sosyal düzey farklarının yanı sıra siyasi kültür düzeylerinde de önemli farklar vardır. Önemli sorunlardan biri de bölgede lider olma hırsıdır. Bu anlamda Özbekistan ve Kazakistan arasında ciddi bir rekabet söz konusudur. Sınır sorunlarının nihai çözüme kavuşturulmaması da başlıca sorunlardan sayılabilir. Bu anlamda Kırgızistan ve Özbekistan arasındaki gelirim son dönemlerde kendini daha fazla hissettirmiştir. Yine Kırgızistan ve Özbekistan arasındaki devam eden sorunlardan birisi de su sorunudur. Türkmenistan ve Azerbaycan'da Hazar denizindeki gaz yatakları konusunda ciddi tartışmalar yaşanmaktadır. Maalesef bu sorunlara Türkiye'nin Ermenistan açılımı politikası nedeniyle Türkiye-Azerbaycan ilişkilerindeki gerileme de eklenebilir.

Tüm bunlara rağmen, gerek iki taraflı ilişkiler, gerekse ortak kurumlarda bir araya gelme isteği ülkeleri, bu sorunların çözümünü hızlandırabilir. İki taraflı ilişkiler anlamında özellikle Türkiye'nin Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Azerbaycan'ın Kazakistan ve Türkiye ile işbirliğini geliştirmesi için güçlü potansiyel bulunmaktadır. Bu potansiyelin kullanılması ileri aşamada çok taraflı işbirliğinin geliştirilmesi için sağlam bir zemin oluşturacaktır. Türk cumhuriyetleri arasındaki işbirliğinin kurumsallaşma sürecinin hızlandırılması büyük ölçüde, ülkelerin karar alıcılarının siyasi iradelerine ve "Türklük" kavramının algılanmasına bağlıdır. Uzun müddet Sovyet rejiminin hakim olduğu Türk cumhuriyetlerinde, "Türk" kimliği algılaması önündeki engeller aşılamamıştır. Son dönemde Türkiye'nin siyasi karar alıcılarının da bu konuda daha "liberal" davranmaları, dış politikadaki öncelik değişimleri bu süreci olumsuz etkileyen nedenler olarak görülebilir. Ne yazık ki böyle bir durumda yakın bir gelecek için Türk cumhuriyetleri arasında birlik oluşturma stratejisinin başarılı olabileceğini söylemek zordur.

___________________________________________________________________________

[1] Türkdilli Dövlətlərin Parlament Assambleyasının Bakı Bəyannaməsi qəbul edilib, http://az.trend.az/news/politics/foreign/1549158.html, 29.09.2009
[2] TürkPA-nın Nizamnaməsi və Əsasnaməsi qəbul olunub, http://az.trend.az/news/politics/foreign/1549150.html, 29.09.2009.
[3] TürkPA-nın Baş Katibliyində üç komissiya fəaliyyət göstərəcək - baş katib , 29.09.2009 15:25
[4] TürkPA-nın Baş Katibliyində üç komissiya fəaliyyət göstərəcək - baş katib, http://az.trend.az/news/politics/foreign/1549248.html, 29.09.2009.
[5] Türkdilli Ölkələrin Parlament Assambleyasının illik büdcəsi 300 min avro olacaq, http://az.apa.az/xeber_Turkdilli_Olkelerin_Parlament_Assambleyasinin__164626.htm, 29.09.2009.
[6] Esfender KORKMAZ, Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenterler Asamblesi, http://www.yazarx.com/FEkonomi/esfender-korkmaz/25-09-2009/turk-dili-konu-an-ulkeler-parlamenterler-asamblesi/148671.aspx

[*] 21. Yüz Yıl Türkiye Enstitüsü Rusya-Avrasya Araştırmaları Bölümü Başkanı

Ali Asker

İlk Öğretim-Lise:: Alpan Köy-Azerbaycan

Üniversite: Azerbaycan Teknik Üniversitesi- Bakü Devlet Üniversitesi Hukuk Fakültesi (2 Üniversite)

Yüksek Lisans: Marmara Üniversitesi SBE Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı Genel Kamu Hukuku

Doktora: Ankara Ü. SBE Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı Genel Kamu Hukuku

 

Uzmanlık Alanı: Rusya, Orta Asya, Kafkaslar. Demokratikleşme ve Rejim Değişimleri. Türk Dünyası çalışmaları.

 

Bildiği Diller:

Rusça

Azerbaycanca

Bugüne Kadar Çalıştığı Yerler:

1993-1996 İmpuls LTD Şirketi, Genel Müdür danışmanı

1998-2000 Millet gezetesi (Azerbaycan, temsilci muhabir)

2007-2010 (Ayna ve Zerkalo gazeteleri Türkiye temsilcisi)

2009 – ASAM

2009- 21. Yüzyıl T.E.

 

Bilimsel Çalışmalar
Kitaplar
a) Telif Eserler
Azərbaycan hüquq tarixi:cinayət hüququ (qədim zamanlardan 1920-ci ilədək), Azərnəşr, Bakı, 1999, (Mehman Dəmirli ilə birlikdə), 200 s.
Kaymakam Adaylığı Sınavına Hazırlık (Editörler: Tezel Öçal ve Zehra Odyakmaz), Savaş Yayınları, Ankara 2004, 1159 sayfa
Konu Anlatımlı –Testli Anayasa Hukuku, İdare Hukuku ve İdari Yargı (Zehra Odyakmaz ve Ümit Kaymakla birlikte), 1. baskı (448 sayfa), 2. baskı (522 sayfa). 2004 (1. baskı), Ankara 2004 (2. baskı)
Soykırımdan fazlası (Kafkaslarda Ermenilerin yaptıkları mezalim ve Hocalı soykırımı üzerine)- belgesel senaryosu, 43 dak. (tamamlanma aşamasında)
 
b) Çeviri, Aktarma, Derleme, Düzenleme ve Editörlük
Yeni Anayasalar: BDT ve Baltık Ülkeleri, (Dr. Abdurrahman Eren’le birlikte), TİKA Yayınları, Ankara 2005, (Rusça, Ukraynaca, Türkmence, Özbekçe ve Azerbaycan Türkçesinden aktarma ve çeviri, düzenleme, açıklama ve Giriş Makalesi)
Mirza Bala Mehmetzade, Azerbaycan Misak-i Millisi, (Elşad Mahmudov’la birlikte), Azerbaycan Kültür Derneği Yayınları, Ankara 2002, , 87 s., (Osmanlıcadan aktarma ve şerhler)
 
Şahidin Xatirələri, AHC maliyyə naziri Əbdüləli Əmircanın xatirələri Ayna gazetesi, 1, 8, 15, 29, aprel 2006. (Türkiye Türkçesinden Azerbaycan Türkçesine aktarma, kitap olarak yayın aşamasında)
Hüseyin İsmayılov, Azerbaycan’da Aşık Sanatı, Alpan Yayınları, Ankara, 2008, (Azerbaycan Türkçesinden Aktarma, Mahire Gayıbova ile birlikde).
Cemil Hasanlı, Soğuk Savaşın Sınav Meydanı: Türkiye-SSCB İlişkileri, Bilgi Yayınları, Ankara, 2010 (Baskı aşamasında)
 
Tezler:
Doktora: Eski Sosyalist Ülkelerde Siyasi Rejim Değişmeleri, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Hukuku Anabilim Dalı/Genel Kamu Hukuku, (Dnş. Prof.Dr.Anıl Çeçen) Ankara 2007, 391 s.
Yüksek Lisans: Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasasında Devlet Sistemi ve Temel Öğeleri, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Hukuku Anabilim Dalı/Genel Kamu Hukuku,  (Dnş.: Prof.Dr. Mehmed Akad İstanbul,, 2000, s.137.
 
Makaleler
-       Telif
Auen Kilsə Qanunnaməsində cinayət hüququ normaları (Mehman Demirli ile Birlikte), Qanun, Bakı 1996.
Mədinə şəhər dövlətinin təşəkkülü və konstitusiyasının əsas cəhətləri, Qanun No:8, Bakı 1997.
Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasasına Göre Devlet Organlarının Yapısı ve İşleyişi, Yeni Türkiye Dergisi (Türkoloji ve Türk Tarihi Araştırmaları Özel Sayısı), Ankara 2003, s. 207,
Azerbaycan Cumhuriyetinde Kadın Hakları ve Günümüz Sorunları, Yıl: 1, Sayı: 1, s. 21-23. Türk Dünyası İnsan Hakları Bülteni, Ankara, Eylül 2004.
Erivan’a Yılbaşı Hediyesi: Rusya Ermenistan’ı Saldırı Amaçlı Silahlarla Donatıyor, Stratejik Analiz, Cilt: 9, Sayı:107, Mart 2009, s. 18-20.
Gürcistan ve Azerbaycan Askeri İşbirliğinde, Stratejik Analiz, Cilt: 9, Sayı:108, Nisan 2009, s. 15-17.
Ermenilerin Azerbaycan’da Yaptıkları Soykırımlar ve Devam Eden Çözümsüzlük, Stratejik Analiz, Cilt: 9, Sayı:108, Nisan 2009, s. 28-38.
Gergin Gündem: Türkiye-Ermenistan Sınır Kapısı SorunuStratejik Analiz,Cilt: 10, Sayı 109, Mayıs 2009, s.30-36.
Gürcistan'da Sıcak gelişmeler:  Tamamlan(ma)mış Devrim, Paylaşılamayan Bölge,Stratejik Analiz, Cilt: 10, Sayı:110, Haziran 2009, s. 30-36.
ABD-Rusya Rekabeti Bağlamında Manas Üssü Sorunu, Stratejik Analiz, Cilt: 10, Sayı:111, Temmuz 2009, s. 20-23.
Azerbaycan’da Demografik Gelişmeler Işığında Bazı Tespit ve Tahminler, Stratejik Analiz, Cilt: 10, Sayı:111, Temmuz 2009, s. 64-72.
İç Savaş Eşiğindeki Kuzey Kafkasya, 21.Yüzyıl Dergisi, Ekim 2009, Sayı:10, s.43-52
Rusya’nın Modernizasyonu Mümkün mü? , 21.Yüzyıl Dergisi, Kasım 2009, Sayı:11, s.69-74
Kafkaslarda Barışa Giden Yol Savaştan mı Geçmeli? , 21.Yüzyıl Dergisi, Aralık 2009, Sayı:12, s.65-74
Türkiye Azerbaycan İlişkilerinin Çok Boyutlu Temelleri, 21.Yüzyıl Dergisi, Ocak 2010, Sayı:13, s.37-54 (Arif Keskin ve Kamil Ağacan’la birlikte)
Bakü'de Kuzey’den Esen Rüzgarlar, 21.yüzyıl Dergisi, Şubat 2010, Sayı:14, s.7-10
 ‘’Ermeni Açılımı’’ Sonrası Türkiye-Azerbaycan İlişkileri, 21.Yüzyıl Dergisi, Mart 2010, Sayı:15, s.45-56
Kırgızistan’da Bitmeyen Devrim mi, Fillerin Tepişmesi mi? , 21.Yüzyıl Dergisi, Mayıs 2010, Sayı:17, s.33-40
Ankara’dan Medvedev Geçti: İlişkilerin Değerlendirilmesi, 21.Yüzyıl Dergisi, Haziran 2010, Sayı:18, s.49-56.
Sırat Köprüsü Kadar Zorlu Geçiş, 21.Yüzyıl Dergisi, Temmuz 2010, s. 65-72.
Rusya Federasyonu’nun Yeni Askeri Doktrini Bir Tepki Belgesi mi?MSI, Sayı: 054, Nisan 2010, s. 48-54.
Protokoller, “Soykırım Tasarısı” ve Türkiye-Ermenistan İlişkileri, Türk Yurdu Dergisi,
Kırgızistan Yol Ayrımında: Demokrasiye mi, Otoriterizme mi? 2023 Dergisi, Yıl:9 Sayı:109.
Herkesin Sınıfta Kaldığı Ders: Kırgızistan Olaylarında Okunması Gerekenler, 2023 Dergisi, Temmuz 2010, Sayı: 111, s. 54-58.
Medvedev’in “Eksen Kayması”: Ne Kadar Kayabilir ki? 21.Yüzyıl Dergisi, Ağustos 2010, Sayı:20, s. 39-48.
Rusya’nın Balkanlar Politikasının Bazı Hususları, 2023 Dergisi, Ağustos 2010, Sayı:112, s. 54-59.
Kilise Savaşları: Moskova-Kiev-İstanbul, 21. Yüzyıl Dergisi, Eylül 2010, Sayı: 21, s. 31-38.
Kafkasya’daki Silahlanma Rusya-Türkiye İlişkilerinin Neresinde? 21. Yüzyıl Dergisi, Ekim 2010, Sayı: 22, s. 21-28.
Kırgızistan Seçimleri Demokratikleşmeye Vesile Olabilir mi? 21. Yüzyıl Dergisi, Kasım 2010, Sayı: 23, s. 8-10.
Ermenistan'da Anayasal Dönüşüm Süreci ve Anayasanın Temel Özellikleri, Ermeni Araştırmaları Dergisi, Sayı: 36, Terazi Yayıncılık, Ankara Kasım 2010, s. 191-218. 
Qırğızıstanda demokratik transformasiya cəhdi, Analitik Baxış, Say:4, SAM,  s. 22-28.
Rusya'nın Afganistan Politikasında Belirsizlik, 21. Yüzyıl Dergisi, Ocak 2011, Sayı: 25, s. 39-45.
Gözetlemeye Devam: Gebele Radar Üssü’nün Modernizasyon, EkoAvrasya, Yıl:4, Sayı: 14, Bahar 2011, s.36-37.
Türkiye-Ermenistan İlişkileri ve Rusya’nın Tutumu, 21. Yüzyıl Dergisi, Şubat 2011, Sayı: 26, s. 15-21.
Rusya: Olgular ve Tahminler Işığında, Mart 2011, Sayı: 27, s. 45-51.
Mağrip’ten Esen Rüzgarın Rusya’da ve Güney Kafkasya’da Etkileri, 21. Yüzyıl Dergisi, Nisan 2011, Sayı: 28,  s.39-46.
 
 
 -       Aktarma ve Çeviri
Sergey Yatsenko, Vusunlar, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:1, Ankara 2002, s. 776-781. (Rusçadan çeviri)
 Nikolay Bokovenko, Tagar Kültürü, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:1., Ankara 2002,s. 518-525. (Rusçadan çeviri)
Sergey G.Skobelev, Vladimir N.Nechiporenko, Stepan V.Pankin, Arkeolojik Kaynaklara Göre Orta Yenisey Kırgızları, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:2., Ankara 2002, s. 391-396. (Rusçadan çeviri)
Boris İ.Marşak, Türkler ve Soğdlular, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:2., Ankara 2002, s. 170-178. (Rusçadan çeviri)
İrina F.Popova, Orta Asya Türkleri ve Erken Tang Çin Devleti, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:2., Ankara 2002, s. 127-132. (Rusçadan çeviri)
Yuriy F.Buryakov, Eski ve Orta Çağ Dönemlerinde Büyük İpek Yolu Üzerinde Orta Asya Türkleri, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:3., Ankara 2002, s. 234-242. (Rusçadan çeviri)
Yunus Nesibli, Orta Çağ Gürcü Kaynaklarında Türkler, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:4., Ankara 2002, s. 722-730. (Rusçadan çeviri)
Svetlana İ. Valiulina, İdil Bulgarlarında Cam Sanatı, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:6., Ankara 2002, s.55-62. (Rusçadan çeviri)
Yuriy F. Buryakov, Timur, Timurlular ve Bozkırın Türk Göçebeleri, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:8., Ankara 2002, s. 534-539. (Rusçadan çeviri)
Talaybek Koyçumanov, Temirbek Bobuşev, Sovyet Sonrası Orta Asya Geçiş Ekonomilerinin Sorunları ve Entegrasyonun Geleceği, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:19., Ankara 2002, s.15-23. (Rusçadan çeviri)
Kamil Veli Nerimanoğlu, Azerbaycan’ın Devlet Dili Siyaseti, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:19., Ankara 2002, s.244-251. (Azerbaycan Türkçesinden aktarma)
Aman Hanberdiyev, Türkmenistan’da Eğitim ve Bilgisayar, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:19., Ankara 2002, s. 815-827. (Rusçadan çeviri)
Ovez Gündogdiyev, Türkmenlerde Savaş Sanatı ve Silahlar (VI-XVI. yy.), Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:19., Ankara 2002, s.828-833. (Rusçadan çeviri)
Rafael Muhammetdinov, Boşevizm, “Milli” Komünizm ve M.Sultan Galiyev Fenomeni, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:18., Ankara 2002, s.843-853. (Rusçadan çeviri)
Djenish Djunushaliev, Kırgızistan’da 1916 İsyanı, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:18., Ankara 2002, s.627-630. (Rusçadan çeviri)
S.Oboznov, Rusya ve Latin Amerika BM`de: İşbirliği Sorunları ve Geleceği, Avrasya Dosyası, BM Özel, İlkbahar 2002, Cilt:8, Sayı:1, s. 225-237. (Rusçadan ceviri, A.İsayev ile birlikte).
Nursultan Nazarbayev, Krizin Anahtarları, Stratejik Analiz, Cilt:10, Sayı:110 Haziran 2009, s. 89-95.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Suinbay Suyundikov   - 25-09-2020

Rusya’nın Libya Politikası

Rusya başat bir aktör olarak Orta Doğu sahnesine geri dönmüştür. Bu çalışmada, Rusya’nın Orta Doğu’daki tarihsel varlığı kısaca ortaya konulacak, Arap Baharı sonrası dönemde Rusya’nın bu bölgede Libya’ya yönelik izlediği politikanın değerlendirilecek, hedeflerin ve çıkarları tespit edilecektir. ...