HABERİNİZ.COM'DAN ALINMIŞTIR Doğu Türkistan’da Ne Oluyor?


HABERİNİZ.COM'DAN ALINMIŞTIR Doğu Türkistan’da Ne Oluyor?

Yazan  07 Temmuz 2009
- Doğu Türkistan Türk Dünyası’nın Sibirya’daki küçük Türk kavimlerinin yaşadığı bölgeleri saymaz isek en doğu uçunu oluşturan 1. 828.418 kilometre karelik bir Türk ülkesidir.

Karahanlı hükümdar soyundan Türk asilzadesi Kaşgarlı Mahmut, 950 sene önce Türk dilinin zirvelerinden olan "Divan-ı Lügat-it Türk adlı ansiklopedik sözlüğüne eklediği Türk dünyası haritasında Doğu Türkistan'ı Türk dünyasının merkezi olarak göstermiştir. Doğu Türkistan, petrol, doğal gaz başta olmak üzere zengin yeraltı kaynakları ile zengin bir ülkedir.

Bu ülke tarih öncesi devirlerden 1760'da Mançu-Çin istilası başlayana kadar %100 Türk ve Türk egemenliğinde olmuştur. Dpoğu Türkistan'a yönelik ilk in saldırısını gerçekleştiren Çin Ordusu'nun komutanı general Koachi, Çin imparatoruna verdiği raporda 1 milyon 300 bin Türkü katlettiğini, 300 bin Türkü Çin imparatorluğunun değişik yerlerine sürdüğünü ve Doğu Türkistan'a 100 bin Çinli yerleştirdiğini söylemiştir.

Doğu Türkistan'a yönelik Çin istilası 200 sene adım adım ısrarlı bir şekilde sürmüş ve nihayet 1949'da Komünist Çin Ordusu Doğu Türkistan'ı işgal etmiştir. Bu son istila sırasında 100 Türk Çin Ordusu tarafından yok edilmiştir. 1949'da Doğu Türkistan'daki Çinli oranı % 5 iken bugün Çin'in diğer bölgelerinden planlı olarak yaptırılan göçler ile Doğu Türkistan'daki Çinlilerin oranı % 47'ye ulaşmıştır. Çin Komunista Partisi, Doğu Türkistan'a 200 milyon Çinli yerleştirme politikasını açıklarken, Uygur kadınlarına karşı ise cebri doğum kontrolu politikaları izlenmiştir.

Çinlilerin Doğu Türkistan'a nasıl baktıklarını, bu ülkeye verdikleri Sinkinag ismi de ortaya koymaktadır. Sinkiang, Çinçe "yeni topraklar" anlamına gelmektedir. Doğu Türkistan'a yönelik Çin sömürgeleştirme politikası devam ederken, 1949'dan buyana Doğu Türkistan Çin Halk Cumhuriyeti'nin en geri kalmış bölgesi olmayı sürdürmüştür. 1978'de başlayan ve hala devam etmekte olan Çin ekonomomik kalkınması Doğu Türkistan'a ve bu bölgenin Uygur Türkleri olan halkına ulaşmamıştır.

Doğu Türkistan, dünya tarafından unutulmuş bir ülkedir. Doğu Türkistan Uyguları Çin baskı ve asimilasyon politikaları karşısında olağanüstü yanlızdırlar. Çin, 1990'ların sonlarında Türkiye'de uygualadığı lobicilik politikaları ile Türk hükümetlerinin Doğu Türkistan ve Uygur Türklerine gösterdikleri etkisiz ilgiyi dahi kırmayı başarmıştır. Böylece Doğu Türkistan Türkleri, Çin baskı ve sömürge politikaları karşısında tamamen yanlız kalmışlardır.

Böyle bir ortamda Doğu Türkistan'da Çin hakimiyetine karşı iki farklı Uygur direnişi başlamıştır. Bunlardan birisi çok kısıtlı olan silahlı direniş ve ikincisi ise daha geniş bir zemine oturan ve Doğu Türkistan dışında da ayakları olan demokratik-sivil direniştir. Bugün Doğu Türkistan'da başlayan ayaklanmanın ise her iki direniş ile herhangi bir ilişkisinin olduğunu ileri sürmek mümkün değildir. Doğu Türkistan'daki ayaklanmanın narkasındaki neden Çin Yönetiminin yurttaşları arasında ırkçı ayrım yapması ve yasaları Çinlilere uygulamamasıdır. İki Uygur Türkü Çinliler tarafından büyük bir ihtimal ile siyasi olmayan bir nedenden dolayı öldürülmüş ve Çinli yetkililer cinayeti görmemezlikten gelmeyi tercih etmişlerdir. Bu görmemezlikten gelmenin nedeni, Doğu Türkistan'a kolonileşme çerçevesinde yollanan Çinlilerin Türkler karşısında üstünlük duygularını beslemek, "biz ne yaparsak yapalım, bize birşey olmaz" şeklindeki klasik sömürgeci mantığı güçlendirmektir.

Doğu Türkistan Türklüğü bu sömürgeci mantığa karşı ayaklanmıştır. Çin Ordusu'nun Türk ayaklanmasını bastırırken kullandığı şiddette Batılı sömürgecilerin 19. Yüzyılda Afrika ve Asya'da uyguladıkları acımasız ve orantısız şiddeti hatırlatmaktadır. Sadece bıçak, sopa ve taş kullanan 1000 kişiye karşı kullanılan şiddet sonucunda 156 kişi ölmüştür. Bu sonuç Çin'in nerede olduğu bir kez daha göstermektedir.

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Aziz Ergen   - 11-07-2020

Avrupa Birliği Ortaklık mı, Tehdit mi ?

Mustafa Kemal Atatürk, özdeğerlerden ödün vermeden kalkınıp güçlenmek ve ileri bir uygarlık düzeyine ulaşmak ile “ Avrupa’yı taklit etmek “ , “Avrupalılaşmak “ ya da “ Avrupalı olmak “ gibi teslimiyetçi davranışlar arasına, net ve ayırıcı bir çizgi çizmiştir. ...