Orta Asya’da eğitim alanında yeni deneyler: ‘nötr’ kalmak doğru mu?

Yazan  17 Eylül 2009
Tüm Orta Asya ülkelerinde 1 Eylül – bilim bayramı, okulların açıldığı gündür. Sovyetler döneminden bu yana süregelen bu geleneksel günde öğrenciler bilim bayramını kutlamakta, çocuklar ve velileri okula yeni başlamanın sevincini yaşamaktadırlar.

Okuma-yazma oranı oldukça yüksek olan bu ülkelerde eğitime çok değer verilmekte, özellikle doksanlı yılların başlarında yaşanan ekonomik sıkıntıları neticesinde darbe yiyen eğitim sistemlerinin çöküşüyle yurtdışında okuyabilmek Orta Asya ülkelerinin gençleri için bir hayal sayılmaktaydı. Buna tabiî ki de Sovyetlerin çökmesiyle elde edilen bağımsızlık ve 'demir perde'nin kalkmasının sağladığı rahatlığı eklerseniz bu bölgenin insanlarının çocuklarını yurtdışında okutmaya neden bu denli meraklı olduğu anlaşılabilir.

Bu bağlamda bazı bölge devletlerinin uyguladığı eğitim reformları ve burs programları da dikkat çekmektedir. Nitekim Özbekistan - 'Umid' (Ümit), Kırgızistan – 'Ümüt' (Umut), Kazakistan-'Bolashak' (Gelecek) adlı bu ülkelerin cumhurbaşkanları tarafından tayin edilen burs programları uygulanmaya başlamıştır. Kırgızistan ülkede okuyan en başarılı gençlere maddi destek veriyorsa, Özbekistan ve Kazakistan bu programlara göre tüm masrafları karşılayarak dünyanın en iyi üniversitelerinde gençlerinin eğitim almaları için imkân sağlıyor. Bu programlar geçen zaman zarfında somut neticeler verdiği görülmektedir. Bunun en başarılı örneği olan Kazakistan 2008'de Bolaşak programının 15. yıldönümünü kutlamış, bu uygulamanın somut neticelerini sergilemiştir. Fikir babası Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev olan bu program 16 yıl içinde binlerce Kazakistanlı gencin yüksek standartlarda eğitim almalarını sağlamış, günümüzde ekonomi, üretim, eğitim ve kamu yönetimi alanlarında istihdam edilmiştir. Şimdi ise hala devam etmekte olan program kapsamında doktora ve doktora sonrası programlara öncelik vermeye başlanmıştır. Bu uygulamanın ulusal üniversitelerin araştırma ve yenilikçi (innovative) yönlerini güçlendireceği beklenmektedir.

Bölge ülkelerinin çabalarıyla birlikte pek çok yabancı devletin sağladığı burs imkânlarından bahsetmek yerinde olur. Uzağa gitmeye gerek yok. Türkiye'nin 'Büyük öğrenci projesi', ABD'nin devlet programları ile Soros'un verdiği burslar ve Arap şeyhlerinin sağladığı burs olanakları Orta Asya'da tanınan eğitim programlarının sadece bazıları. Bu programlar da Orta Asyalı gençlerin yeni standartlarda eğitim almalarını sağlamış, 'üzümünü ye, bağını sorma' misali bu imkânların arkasındaki niyet fazla sorgulanmamıştır. Çünkü her şeyden önce yurtdışına çıkmak ve eğitim almak önemsenmekteydi.

Yakın tarihe bakarsak, çoğu endüstri ve üretim sektörlerinde uzman ve yüksek pozisyonlarda, genelinde, Rus ve Alman asıllı vatandaşlar bulunduğundan ve pek çoğunun doksanlı yılların başlarında yurtdışına gittiğinde yaşanan eleman yetersizliğinden bahsedebiliriz. Aslında tüm ülkelerde pek çok sektörde eleman sıkıntısı hala gündemde olan bir sorundur. Dolayısıyla gençler için rekabete dayalı bir eğitim alabilmek, bir devlet için ise, gençlerine okuma imkânını sağlamaya çalışmaktan başka daha doğal bir şey olamaz. Çünkü başkalarına muhtaç olmamak için bir devletin kendi profesyonel, uzman ve eğitimli elemanlarını yetiştirmesi ne denli önemli olduğunu söylemek fazlalık olur. Hal böyleyken Türkmenistan'da geçen yaz yaşananlar şaşırtıcı olduğu kadar düşündürücüdür.

Hronika Turkmenistana (Türkmenistan Kroniği - http://www.chrono-tm.org/?id=2072) sitesinin haberine göre Türkmenistan'da gençlerin eğitim için yurtdışına çıkması yasaklanmıştır. Hatta ellerinde vizesi olan ve eğitimleri için yurtdışındaki okullara harçlarını yatıran öğrenciler havaalanından çıkamamış, bindikleri uçaklardan indirilmişti. Ülkeden çıkmak için gençler tüm sınırları denemiştir. Fakat gümrüklere öğrenci vizesi olanlara çıkışı yasak eden yazı çoktan dağıtılmış, insanları oyalamak için Eğitim Bakanlığından onay almaları gerektiği söylenmiştir. Binlerce genç bakanlık önünde sıraya girmiş, ama onaylarını aldıkları halde yine de çıkamamış. Bu sefer Emniyet'ten izin alınması gerekli idi. Daha sonra sadece özel üniversitelerde okumak için gitmek isteyen gençlere yasak koyulduğu ilan edilmiş, okumak için gidilmesi sakıncalı olmayan okulların listesi belirtilmişti. Bu kriterlere uyanları tespit etmek üzere özel komisyon kurulmuş, bu sefer rüşvet vererek onayın 'halledilebileceği' hakkında söylentiler çıkmıştı. Hatta Eğitim Bakanlığının ek gelir için böyle bir uygulamaya gittiği iddia edilmişti. Fakat bazı Türkmen uzmanlarına göre, böyle bir yasağın nedeni ülke yönetiminin yurtdışında okuyan gençlerin ideolojik etkide kalabileceklerinden ve ülke için bir tehdit unsuru olabileceklerinden korkmasıdır. Bu açıklama herkese iki kutuplu dönemi hatırlatmış, beraberinde pek çok soruyu getirmiştir.

İnsanların temel hakkı olan eğitim almak sadece ülke sınırları içinde geçerli olabilir mi? Yoksa Türkmenistan yönetimi uluslar arası ilişkilerde 'nötr' olarak belirttiği statüsünü eğitim alanına da taşımaya karar vermiş olabilir mi? Bu olay Türkmenbaşı sonrası Türkmenistan'ın öncekisinden pek farklı bir yol izlemeyeceğinin bir sinyali olabilir mi?



· 21. Yüz Yıl Türkiye Enstitüsü Avrasya-Türk Dünyası Araştırmaları Bölümü Bilimsel Danışmanı

Aygerim Şilibekova

4 Ocak 1980 tarihinde Kazakistan'ın Jambıl ilinde dünyaya gelmiştir. 1996'da Jambıl lisesini birincilikle bitirerek Lisans eğitimini Taraz Devlet üniversitesi, Ekonomi Bölümünde üstten dersler alarak 1999'da üstün başarıyla tamamlamışır. T.C. M.E.B. burslusu olarak gittiği Türkiye'de Ankara üniversitesi TöMER'de Türkçe eğitim almış, 2004 yılında İstanbul üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Uluslar arası İlişkiler anabilim dalında Yüksek Lisans programını başarı ile bitirmiştir. “Orta Asya güvenlik sistemi bağlamında Kazakistan-Türkiye ilişkileri” adlı doktora tezi ile Astana'da bulunan L.N.Gumilev Avrasya Ulusal üniversitesi, Uluslar arası İlişkiler Bölümünden Doktor ünvanını almıştır (2009).

2007 yılında TüBİTAK'ın Yabancı Araştırmacılar bursunu kazanmış, Türkiye'de tezinin kapsamına giren araştırmalar için 6 ay bulunmuştur. Avrasya Ulusal üniversitesi'nde 2008-2009 eğitim-öğretim yılının genç araştırmacısı seçilen Dr. Şilibekova, Tokio Boeki şirketinin “Yetenekli Genç Araştırmacı” ödülünü kazanmıştır.

Ocak 2009'dan itibaren Avrasya Ulusal üniversitesi Uluslararası ve Bölgesel Araştırmalar Merkezi'nin müdürü olarak görev yapan Dr. Şilibekova aynı zamanda Bölgesel çalışmalar Bölümünde Yrd. Doç. olarak Yüksek Lisans derslerini vermektedir. Uzmanlık alanları uluslararası örgütler, kalkınma ve güvenlik olup, bölge olarak Orta Asya (Kazakistan merkezli) ve Orta Doğu (Türkiye merkezli) üzerinde çalışmaktadır.

Ana dili Kazakça'nın dışında Rusça, Türkçe, İngilizce, Almanca ve Fransızca bilmektedir. çalışmaları Kazakistan başta olmak üzere Türkiye, Rusya, İngiltere, Bulgaristan, Hollanda, Amerika, Güney Kore gibi ülkelerde yayınlanmıştır. (2009 yılı itibariyle 40 makale, 3 kitabın editörlüğü, 16 uluslararası konferans ve sempozyum bildirisi)  

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 23-11-2020

Sanal bir Zirvenin Reel Sonuçları

Bilindiği gibi G-20[1] toplantıları dünyanın GSYİH ları itibarı ile en büyük ülkelerinin her yıl bir araya gelip, diz dize, biz bize küresel sorunları değerlendirdiği, çözüm önerileri geliştirme çabası içinde girdiği (veya öyle göründüğü) platformlar. ...