Referandum Sonrası

Yazan  09 Temmuz 2010
Kırgızistan’da yapılan referandum ile devlet başkanlığı onaylan Roza Otunbayeva’nın yemin töreninde en üst düzey onur konuğu Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu oldu.

Otunbayeva devlet başkanı sıfatı ile ilk resmi görüşmesini de yine Davutoğlu ile yaptı. Davutoğlu ve beraberindeki heyet Otunbayeva tarafından çok sıcak bir ortamda karşılandı. Otunbayeva yaptığı konuşmada Türkiye'nin her zaman Kırgızistan'ın yanında olduğunu söyledi.Otunbayeva 2005 yılında yaşanan devrim sonrasında da dönemin Dış İşleri Bakanı Abdullah Gül'ün yardım elini uzattığını ve yaşananların ardından yaraların sarılmasında büyük rol üstlendiğinin altını çizdi. Otunbayeva, bunun yanısıra Türkiye Cumhuriyeti üst düzey yetkililerinin Kırgızistan hakkında yaptığı yorumlarla uluslararası alanda kardeş ülke Türkiye'nin her zaman yanlarında olduğunu bildirdi. Otunbayeva, yaşanan devrimden sonra geçici hükümetinde tanındığını açıkladı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın geçici hükümet yetkilisi Almazbek Atambayev'i kabulünün bunun bir göstergesi olduğunu belirtti. Otunbayeva-Davutoğlu görüşmesi basına kapalı olarak bir saat kadar sürdü. İkili ilişkilerin ele alındığı görüşmede hibe konusu da gündemdeydi. Türkiye kardeş ülke Kırgızistan'a yardım için 21 milyon dolar değerinde hibe yaptı. Kırgızistan'da temaslarda bulunan Davutoğlu, Otunbayeva tarafından kabul edilmesinin ardından Başkan Birinci Yardımcısı Almazbek Atambayev ile biraraya geldi. Yapılan görüşmenin ardından yapılan açıklamada, Türkiye'nin Kırgızistan'a 10 milyon dolar değerinde parasal, 11 milyon dolar değerinde ise Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı (TİKA) aracılığıyla yürütülecek program çerçevesinde maddi yardımda bulunulacağı açıklandı. Atambayev-Davutoğlu görüşmesinde karşılıklı fikir alışverişi ve iki ülke arasında tarihten bugüne gelen samimi ilişkilerin üst düzeyde bulunduğu vurgulandı. Atambayev Kırgızistan'ın zor gününde el uzatan Türkiye'ye minnettar olduğunu belirtti. "Dost kara günde belli olur" ifadesini kullanan Atambayev, "gerçek ilişkileri yeniden canlandıracağız" şeklinde konuştu. "Ülkenin güneyinde yaşanan etnik çatışmanın farklı güçler tarafından ortaya çıkarıldığını" anlatan Atambayev, "kardeşçe Türk Birliği içinde yaşamaya devam edeceğiz" dedi. Davutoğlu'da konuşmasında Kırgızistan'ın yeni yönetimi ile demokraside ve kalkınma alanında atılımların gerçekleştirileceğine inandığını ifade etti. Davutoğlu, Türkiye tarafından yapılan hibe çerçevesinde 10 milyon doların parasal olarak aktarılacağını ve diğer kalan kısmının ise ülkenin güney bölgesinde yaşanan olayda yakılıp yıkılanların inşa edilmesi için kullanılacağını açıkladı. TİKA aracılığı ile ulaştırılacak yardımın ağırlıklı olarak inşaat malzemesi olarak yapılacağı kaydedildi. Davutoğlu "Türkiye halkının her zaman kardeş ülkelerinin arkasında olduğunu belirterek, Türk soylarının birlikte yaşama arzusunun daha da artırılması gerektiğine vurgu yaptı. Kırgız, Kazak, Özbek ve diğer Türk soylarından dağılan milletlerin kökünün bir olduğuna işaret eden Davutoğlu, tatsız olayların bir daha yaşanılmaması gerektiğini" söyledi. Davutoğlu ve Atambayev görüşme sonunda anlaşmaya varılan ortak protokole imza attılar. Kırgızistan'ın ekonomik durumunun kötü olduğuna işaret eden Atambayev, önceki yıllarda Türkiye'den Eksim Bank aracılığı ile verilen 50 milyon dolarlık borcun silinmesi talebinde bulundu. Davutoğlu, Kırgız meslektaşı Ruslan Kazakbayev ile de bir araya gelerek görüş alışverişinde bulundular. Davutoğlu, temasları çerçevesinde Kırgızistan'da faaliyet gösteren Türk işadamları ile de biraraya geldi. Türkiye'nin maddi katkı miktarı tartışılabilir ancak burada önemli olan destek olmasıdır. Türkiye hem yaptığı maddi yardımla hem de Davutoğlu'nun iyi seçilmiş bir zamanda gerçekleştirdiği ziyaret ile Kırgızistan'da istikrar istediğini ortaya koymuştur. Gül'ün de Kazakistan gezisi sırasında Otunbayeva ile görüşmesi de aynı anlama gelmektedir.

Doç. Dr. Meşküre Yılmaz

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 23-09-2020

“Alea iacta est”: Ok Yaydan Çıkmıştır

“Alea iacta est” sözünü, bildiğiniz gibi Jul Sezar’ın, Roma ile arasındaki anlaşmayı bozup orduları ile şehrin kuzeyindeki cılız Rubicon (bugünkü adı ile Fiumicino) nehrini geçer geçmez(MÖ 49), artık bir büyük savaşın kaçınılmaz olduğunu anlatmak için söylediği rivayet olunur. ...