Türk Cumhuriyetleri'nde

Yazan  15 Aralık 2011
Arap Baharı’nı ancak yabancı medya aracılığıyla öğrenebilen Özbekistan adım adım kendi baharına doğru yaklaşmaktadır.

 

Orta Doğu coğrafyasında "bahar" sözü artık birçok farklı anlamı içinde taşımaktadır. Demokrasi ve özgürlükten, isyan ve devrim kavramlarına kadar sosyal değişim süreçlerini ifade eden pek çok unsur, sert ve kanlı bir şekilde "bahar" sözcüğünün içine sığdırılmıştır. Birçok ekonomik, tarihsel ve sosyal sebebi bünyesinde barındıran "Arap Baharı" bütün dinamizmi ile küresel gündemin ana konusunu teşkil etmektedir. Bölgedeki halk hareketlerinin yalnız Orta Doğu bölgesini tesir altına almakla kalmayıp, dünyanın diğer bölgelerinde de benzer süreçlerin başlayıp başlamayacağı değerlendirilmektedir.

Yönetim durumları ve sahip olduğu yer altı zenginlikleri bağlamında Orta Doğu coğrafyasının özelliklerine yakın olan ve tarihsel süreçleri itibariyle bir bütünlük arz eden Orta Asya Türk Cumhuriyetleri, içi siyasi ve toplumsal kavramlarla doldurulmuş baharın ulaşabileceği bir adres olarak gözükmektedir. Türk Cumhuriyetleri arasında coğrafya ve ekonomi olarak en büyük ülke olan Kazakistan, Nazarbayev'in gücü karşısında etkili bir muhalefetin olmamasından dolayı istikrarlı bir devlet olarak görünmektedir.[1] Buna rağmen Kazakistan'da, demokratikleşme yönünde ufak adımlar atılmaktadır. Kırgızistan ise Nisan 2010'da yaşadığı halk hareketlerinin ardından bir değişim sürecine girmiş ve bu süreci kontrol altına alarak önemli sayılabilecek gelişmeler göstermiştir.[2] Kırgızistan'ın değişim süreci halen devam etmektedir ve bu süreç içinde her hangi bir halk hareketini gerektirecek anti-demokratik bir baskı yoktur. BM 'de "tarafsızlık statüsünü kazanmasının 16. Yılını kutlayan Türkmenistan ise, izlediği çok taraflı ekonomik politikalar ve refah düzeyini arttırmaya dönük iç politikalarıyla halkını bu değişim sürecinden uzak tutmaya çalışmaktadır.[3]

Orta Asya Türk Cumhuriyetleri arasında "bahar" rüzgârlarının en yakın estiği ülke Özbekistan'dır. Arap Baharı'nı ancak yabancı medya aracılığıyla öğrenebilen Özbekistan[4] adım adım kendi baharına doğru yaklaşmaktadır. Özbekistan iç siyasi yapısı ve dış politikadaki tavrıyla diğer Orta Asya Türk Cumhuriyetleri'nden farklı bir yerdedir. İlk olarak, Özbekistan'daki insan hakları ihlalleri zaman zaman dünya kamuoyunun gündeminde yer almakta ve Kerimov bir diktatör olarak anılmaktadır. İkinci olarak, Özbekistan'da güçlü bir muhalif hareket olarak "Erk Partisi" ile "Özbekistan Halk Hareketi" ve bu muhalif hareketin popüler bir lideri vardır. Üçüncü olarak, Özbekistan'da Kerimov rejimini yıkmak için mücadele eden, yaklaşık 5000 kişilik militan kadrosuna sahip, silahlı eylemler gerçekleştiren "Özbekistan İslam Hareketi"nin varlığı,[5] rejime karşı silahlı mücadele için önemli bir unsurdur. Son olarak Özbekistan'ın dış politikada Batı ile yakın ilişkiler kurmasına rağmen, ABD ve AB ile olan ilişkileri dünyadaki bazı sivil toplum kuruluşları tarafından hoş karşılanmamaktadır. ABD'nin siyasi çıkarları doğrultusunda Kerimov'a destek vermesinin ABD'nin demokratik duruşuyla çeliştiği ve ABD'nin uluslararası imajını zedelediği düşünülmektedir.[6]

Özbekistan'ın bağımsızlığından bu yana iktidarda olan İslam Kerimov, iktidar süresi boyunca halka yönelik izlediği baskı politikaları, anti-demokratik tavrından ve yönetim anlayışından[7] dolayı dünya kamuoyu tarafından diktatör olarak anılmaktadır. 13 Aralık 2011 tarihinde İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch)'nün yayınladığı "Ortada tanık Kalmadı: Özbekistan'da İşkence, Habeas Corpus'un İflası ve Avukatların Susturulması" adlı rapor, 2009-2011 yılları arasında yapılan çalışmalar sonucunda, Özbekistan'daki insan hakları ihlallerini konu almakta ve iddia edildiğine göre ilk ağızdan Özbekistan'daki durumu ortaya koymaktadır.[8] Raporda yer alan insan hakları ihlallerinin ayrıntılı bir şekilde ele alınmış olması Kerimov karşıtlarının elini uluslararası alanda güçlendirmektedir.

Özbekistan Halk Hareketi'nin lideri olan Muhammed Salih sürgünde olmasına rağmen, Özbekistan Halk Hareketleri'nin faaliyetlerini arttırarak devam ettirmektedir. Özbekistan halk Hareketi'nin 26 Kasım 2011 tarihinde Stockholm'de gerçekleştirdiği toplantıda, Kerimov rejiminin yıkılması için şartların elverişli olduğu kabul edilmiş, hareketin yeni bölüm ve faaliyetlerle güçlendirilmesi hakkında kararlar alınmıştır. Alınan kararlar kapsamında dünyanın farklı yerlerindeki Özbekistan elçiliklerinde yapılacak gösterilerle dünya kamuoyundan destek toplanması gerektiği vurgulanmıştır.[9] Bu kapsamda 8 Aralık 2011'de İstanbul'daki Özbekistan Konsolosluğu önünde de Kerimov karşıtı bir gösteri düzenlenmiştir.[10]

Özbekistan Devleti'nin mücadele etmeye çalıştığı Özbekistan İslam Hareketi, Özbekistan'da Kerimov rejiminin için en büyük tehdit unsurudur. Örgütün silahlı mücadeleyi sürdürebiliyor olması, Kerimov'un anti-demokratik baskıyla Örgütü sindiremeyeceği göstermektedir. Özbekistan'ın Örgüt ile silahlı mücadelede de çok başarılı olduğu söylenemez çünkü örgüte yönelik ağır darbeler ancak ABD'nin Afganistan müdahalesinden sonra, ABD'nin desteğiyle gerçekleştirilebilmiştir.[11] Özbekistan'daki İslami gruplara olan sempatinin toplumsal tabana yayılmaya başlaması da Özbekistan hükümeti açısından tehlikeli bir süreçtir. Bu bağlamda, Özbekistan'ın Andican kentinde, 2005 yılında gerçekleştirdiği operasyonda yüzlerce sivilin öldürülmesi, halk arasında rejime verilen desteğin azalmasına neden olmuştur.[12]

Andican olaylarından sonra, yaşanan olaylarla ilgili ABD'yi sorumlu tutan Taşkent, ABD ile arasına mesafe koyarken, ABD de Özbekistan'ın sert müdahalelerinin ve anti-demokratik yönetim anlayışının radikal hareketleri arttırdığını düşünerek, Özbekistan ile arasına mesafe koymuştur.[13] 11 Eylül 2001 sonrasında ABD'nin Özbekistan ile iyi ilişkiler kurmuş olmasına rağmen bu ilişkiler sağlam bir zemin üzerinde durmamaktadır. İki ülkenin karşılıklı çıkar ilişkilerinde her zaman şüpheyle yaklaştıkları bazı konular olmuştur. ABD, Afganistan'a müdahalesi sonrasında hava sahasını ve üssünü kullanmak için Özbekistan'a ihtiyaç duyarken, Özbekistan'da hem Özbekistan İslam Hareketi'ne karşı mücadelede hem de Rusya'ya karşı bir alternatif oluşturduğundan dolayı ABD'ye ihtiyaç duymaktadır. Fakat diğer yandan ABD ile kurulan iyi ilişkilerin Özbekistan İslam Hareketi'nin saldırılarını arttıracağından endişe duyulmaktadır.[14] ABD ile Özbekistan arasındaki en ciddi sorun ise, ABD'nin demokratikleşme ve insan hakları konusunda Özbekistan'ı sıkıştırmasıdır. 12 Mart 2002 yılında tarafların imzaladığı Stratejik Ortaklık ve İşbirliği Anlaşması'nın ilk maddesinde, Özbekistan'ın demokratikleşmeyi taahhüt etmesi, bu durumun en açık örneklerinden biridir. Anlaşmanın bu maddesinin Kerimov'un bilgisi dışında ülkedeki reformcular tarafından hazırlandığı da iddia edilmektedir.[15] ABD ile Özbekistan arasındaki bu fırtınalı ve sorunlu ilişki, ABD tarafından sürdürülebilir bir ilişki olarak kabul edilmeyebilir. Bu durumda ABD, Özbekistan'da gerçekleşebilecek rejim karşıtı bir halk hareketine, Arap Baharındaki muhaliflere verdiği destek ile uyum içinde bir destek verebilir.

Kerimov iktidarına, Özbekistan'daki muhalefet ve rejim karşıtı halk hareketleri ihtimaline Türkiye açısından bakacak olursak, Türkiye'deki iktidarın Kerimov karşıtlarının yanında yer alan bir tavır takınacağını söyleyebiliriz. Bunun iki temel nedeni vardır; öncelikle Kerimov'un Türk Cumhuriyetleri arasında gerçekleşen organizasyonlara katılmaması, Türk Cumhuriyetleri arasındaki ilişkilerde bütünlüğünü bozmakta ve Türk Cumhuriyetleri arasındaki ilişkilerde istenmeyen bir durum ortay çıkarmaktadır. Bunun yanında Kerimov'un Türkiye'de iktidara yakınlığı ile bilinen dini cemaatlere yönelik baskı uygulaması, Türkiye'deki dini cemaatleri rahatsız etmekte ve Türkiye'de iktidara yakın olan medya da bu durum üzerinden Kerimov rejimi eleştirmektedir.[16] Hatta bazı gazeteler Özbekistan Halk Hareketi lideri Muhammed Salih ile röportaj yaparak "Kerimov Diktatörlüğünü" ayrıntılı olarak sayfalarına taşımışlardır.[17]

Özbekistan'da Muhammed Salih liderliğindeki muhalefetin eylemlerini arttırması, Kerimov karşıtı silahlı Özbekistan İslam Hareketi'nin varlığı, ABD ile Kerimov'un sorunlu ilişkileri, dünya kamuoyunun ve sivil toplum kuruluşlarının Kerimov'a yönelik eleştirilerinin artması, "bahar"ın Özbekistan'a yaklaştığını göstermektedir. Özbekistan ile Özbekistan İslam Hareketi arasındaki silahlı mücadelenin varlığı da, rejim karşıtı bir halk hareketinin kansız gerçekleşmeyeceğinin göstergesidir. Türkiye de Arap Baharında olduğu gibi muhalifleri destekleyebilir, hatta bu desteğin siyasi boyutunun yanında ekonomik boyutunun olması da muhtemeldir.

 

 

 

 


 

[1] Bekbolat Bereketov, "Бұл – нағыз халық қалауы", http://www.egemen.kz/320256.html, (14.12.2011)

 

 

[2] "АКШ Мамкатчысынын Жардамчысы Роберт Блейк экс-президент Роза Отунбаевага ыраазычылык билдирди", http://kabar.kg/kyr/politics/full/17805, (14.12.2011)

 

 

[3] "Туркменистан отмечает 16-летие своего нейтрального статуса", http://www.turkmenistan.ru/ru/articles/36807.html, (14.12.2011)

 

 

[4] "Özbek Medyası Libya'ya Sessiz Kaldı", http://www.dunyabulteni.net/?aType=haber&ArticleID=172445, (01.12.2011)

 

 

[5] Turgut Demirtepe, "Özbekistan İslami Hareketi İçin Yolun Sonu (mu)?", http://www.usak.org.tr/makale.asp?id=1095, (12.12.2011)

 

 

[6] "Uzbekistan: Detainees Tortured Lawyers Silenced", http://www.hrw.org/news/2011/12/13/uzbekistan-detainees-tortured-lawyers-silenced, (13.12.2011)

 

 

[7] Suda Masaru, "The Politics of Civil Society, Mahalla and NGOs: Uzbekistan," inIeda, Osamu, and Uyama, Tomohiko, eds., 21st Century COE Program Slavic, s.342.

 

 

[8] "No One Left to Witness: Torture, the Failure of Habeas Corpus, and the Silencing of Lawyers in Uzbekistan" http://www.hrw.org/reports/2011/12/12/no-one-left-witness, (13.12.2011)

 

 

[9] "ЎЗБЕКИСТОН ХАЛҚ ҲАРАКАТИ МУАССИСЛАР МАЖЛИСИНИНГ ҚАРОРНОМАСИ", http://uzxalqharakati.com/archives/4169, (13.12.2011)

 

 

[10] "Özbekler Kerimov'u İstifaya Davet Edecek", http://www.haber7.com/haber/20111207/Ozbekler-Kerimovu-istifaya-davet-edecek.php, (13.12.2011)

 

 

[11] ThomasM. Sanderson, Daniel Kimmage, David A. Gordan, "From the Ferghana Valley to South Waziristan" CSIS Report, Mart 2010, s.8.

 

 

[12] DEMİRTEPE, "Özbekistan İslami Hareketi…".

 

 

[13] Ainur Nogayeva, Orta Asya'da ABD Rusya ve Çin; Stratejik Denge Arayışları, USAK Yayınları, Ankara, 2011, s.228-229.

 

 

[14] Mohammad Reza Djalili, Thierry Kellner, Yeni Orta Asya Jeopolitiği, Çev. Reşat Uzmen, Bilge Kültür Sanat Yayınları, İstanbul, 2009, s.361.

 

 

[15] DJALILI, KELLNER, Yeni Orta Asya…, s. 363.

 

 

[16] "Kerimov Namaz Kılan Gençleri Hapse Atıyor", http://www.haber7.com/haber/20111120/Kerimov-namaz-kilan-gencleri-hapse-atiyor.php, (13.12.2011), "Kerimov Nurcu gençlere İşkence Yapıyor", http://www.risalehaber.com/news_detail.php?id=126792, (14.12.2011)

 

 

[17] "Uyanış Gününe Doğru", http://yenisafak.com.tr/Yorum/?i=342125, (12.12.2011)

 

 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Suinbay Suyundikov   - 25-09-2020

Rusya’nın Libya Politikası

Rusya başat bir aktör olarak Orta Doğu sahnesine geri dönmüştür. Bu çalışmada, Rusya’nın Orta Doğu’daki tarihsel varlığı kısaca ortaya konulacak, Arap Baharı sonrası dönemde Rusya’nın bu bölgede Libya’ya yönelik izlediği politikanın değerlendirilecek, hedeflerin ve çıkarları tespit edilecektir. ...