Büyük Ortadoğu Ve Libya

Libya 1969’da 27 yaşında iken kralı devirerek yerine geçen ve üsteğmen olan rütbesini derhal albaylığa çıkaran Muammer Kaddafi o günden sonra hep Batı karşıtı ve devrimci bir söylem benimsemişti.

SSCB'nin varlığı döneminde de Sovyetlerle özdeşleşmeyen Kaddafi "İslam sosyalizmi" gibi içi doldurulmamış söylemlerin peşinde koşmuştur. Bir ara Mısır ile Libya'nın birleşmesini önermiş ve yüzbinlerce Libyalıyı Mısır sınırına doğru yürümeye teşvik etmiştir. Kıbrıs savaşı sırasında Türkiye'yi destekleyen Kaddafi sonra Türkiye karşıtı bir çizgi izlemeye başlamıştır.

Kaddafi Soğuk Savaş döneminde Sovyet bloğuna yakın yer almasa da iki kutupluluğun kendisine sağladığı tampon bölgeye yerleşerek bu bölgeden batı karşıtı eylemci grupları destekliyor ve teröre destek veriyordu. Aslında bazı sivil havacılık uçaklarına yapılan bombalı saldırılar dışında Libya'nın teröre verdiği destek Batının stratejik çıkarlarını hedef alacak kadar ciddi boyutlara hiçbir zaman ulaşmamıştır. Libya liderinin İngiltere'ye karşı saldırılar düzenleyen IRA'ya verdiği destek bile Londra'nın stratejik çıkarlarını ihlal eder boyut kazanmamıştır.

Ancak bir Amerikan uçağına yapılan saldırı ve Almanya'da Amerikalı askerlerin gittiği bir diskoteğe düzenlenen saldırılardan sonra ABD öncülüğünde başlayan ambargo ile Libya uzun süre dünya toplumundan ve ticaretinden soyutlanmıştır. Ancak Libya bu kuşatılmışlığa büyük ölçüde direnmeyi başarmıştır.ABD'nin Afganistan ve Irak üzerinden başlayan Büyük orta Doğu stratejisinin uygulamaya geçmesi ile birlikte Libya lideri Kaddafi Saddam Hüseyin ve Esad'dan sonra sıranın kendisine geleceğini hissetmiştir. Üstelik, Libya lideri bir aşiretler konfederasyonuna dayandığı için kendisinin yıkılmasının Saddam ve Esad'dan daha kolay olacağını bildiğinden dolayı Orta Doğu'da en radikal ve hızlı dönüşümü gerçekleştirerek ABD ve İngiltere ile uzlaşma zemine kayan lider olmuştur.

Libya lideri önce kitle imha silahları programlarından çekildiğini açıklamıştır. Arkasından El Kaide'yi açıkça suçlamış, elindeki El Kaide mensuplarının isimlerini Batılı istihbarat servisleri ile paylaşmış, teröre karşı Batı ile işbirliği yapacağını ifade etmiştir.Libya, Washington ve Londra'yı kazanmak için sadece teröre karşı işbirliği yapmakla kalmamış, ekonomik zenginliğini oluşturan petrol sektöründe Batılı şirketlerle geniş işbirliğine gitmeye karar vermiştir. Bu çerçevede Blair anlaşmaları son noktasına ulaştırmak amacı ile Kaddafi'yi ziyaret için Libya'ya gitmiştir.

Libya'nın Büyük Orta Doğu'nun koşullarına uymasını çok şaşırtıcı olarak görmemek lazım. Muammer Kaddafi kendince yeni Büyük orta Doğu'nun koşullarına uyum iktidar süresini uzatmaya çalışırken İngiltere ve ABD'nin Libya politikalarını eleştirenBatılı ülkelerin başında Almanya gelmektedir. Berlin, İngiltere başbakanının Libya ziyaretini ahlaki bulmadığını açıklarken aslında Avrupa Birliği ile ABD arasındaki Orta Doğu'ya bakış açılarındaki farkı ortaya koymuştur. Önümüzdeki haziran ayında İstanbul'da yapılacak olan NATO Zirvesinde ABD ile AB üyesi NATO ülkeleri arasında ciddi bir tartışma olacağa benzemektedir.

Türkiye'nin Büyük Orta Doğu projesini çok yakından incelemesi gerekmekte. Önünde açılan fırsatları değerlendirirken ortaya çıkabilecek tehditleri doğru zamanda engellemelidir. Artık anlamalıyız ki iç politikadaki gelişmeler ile dış politikadaki gelişmeler arasında çok yakın bir bağ vardır. Büyük Orta Doğu projesinin mihver ülkesi olarak Türkiye görüldüğü takdirde ülkemizin dönüştürülmesi sürecini sadece iç politik gelişmelerin sonucu olarak görmemiz lazımdır.

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Gözde Kılıç Yaşın   - 08-07-2020

Kosova-Sırbistan Görüşmelerinde Liderlik Çekişmesi

Kosova-Sırbistan anlaşmazlığı, Balkanlarda sürdürülebilir istikrarın önündeki en önemli engel olarak görülüyor.