< < İran’ı Kim Vuracak/Vuracak Mı?


İran’ı Kim Vuracak/Vuracak Mı?

Lübnan’da İsrail-Hizbullah çatışmaları sona ermiş gibi. Gibi diyorum çünkü İsrail istediği zaman saldırılara devam ediyor. Hizbullah-İsrail savaşının aslında ABD ile İran arasındaki savaşın bir parçası olduğu görülüyor ve söyleniyor.

Bazı kaynaklar, ABD'nin İsrail'i Hizbullah'a saldırı konusunda teşvik ederken amaçlarından birisinin de İran tarafından Hizbullah için yapılmış olan ve Hizbullah'a İran tarafından verilen füzelerin saklanması için yapılan sığınaklarda kullanılan teknoloji ve tarzı öğrenmek olduğu söyleniyor. Çünkü ABD İran teknolojisi ile yapılan sığınaklara yönelik İsrail saldırıları sırasında toplayacağı bilgileri yarın yine İran'da sığınaklara gömülmüş nükleer santralarla karşı yapacağı saldırıda değerlendirecekmiş.

Şimdi biraz geriye gidelim. Mart 1981'de Amerikan Kongresinde Reagan'ın iktidara gelmesinden hemen sonra onun tarafından CIA başkanlığına atanan William Casey ve yardımcısı Max Hugel Senato istihbarat komisyonu üyelerine ilginç bir teklifte bulundular. CIA'ya göre ABD, Irak'ın Rusların ve Fransızların teknik yardımı ile Bağdat'ın 15 kilometre uzağında Osirak bölgesinde yaptığı nükleer santrali gizli bir operasyon ile imha etmeliydi. Amerikalı senatörler, ABD'nin o günlerdeki ve halen en önemli düşmanlarından birisi olan İran ile savaşta olan Irak'ın vurulması fikrine hiç sıcak bakmadılar. Konu kapandı.

CIA başkanı Casey 13 Nisan 1981'de Telaviv'e gitti ve Mossad'ın başkanı tümgeneral Yitzhak Hoffi ile bir toplantı yaptı, ona Irak hava savunması ile ilgili bilgiler verdi. ABD, İsrail'eIrak'ın 26.4 kilo zenginleştirilmiş uranyumu santrala yerleştirmek üzere olduğu haberini de zaten vermişti.8 Haziran 1981'de İsrail hava kuvvetleri uzun bir uçuştan sonra Irak'ın en ufak bir direnmesine fırsat vermeden Osirak santralını imha etti. (Joseph J. Trento, CIA'nın Gizli Tarihi, Pegasus yayınları, s.522)

Ayni Irak'a 11 Eylül sonrasında başlayan terörle savaş kapsamında Washington kitle imha silahı üretme ve terörle işbirliği suçlamasını yaparak "önleyici savaş" adını verdiği politikaya uygun olarak saldırdı. Önleyici savaş, ABD için tehdit oluşturabilecek bir ülkeye, tehdit gerçekleşmeden saldırmak anlamına geliyordu.

ABD, bu şekilde Irak'a saldırdı. Bağdat işgal edildi. 1000'den fazla CIA ajanından oluşan ekipler David Kay adlı bir CIA yetkilisinin başkanlığında bütün Irak'ı aradılar. Sonunda ortaya Irak'ın kitle imha silahları programlarını yıllarca önce askıya aldıkları ortaya çıktı. Kay ekibinin ortaya çıkardığı asıl şey Irak'ta Saddam rejiminin içerden çürüme neticesinde çökmekte olduğu idi.

Peki, neden Bush Irak'ı işgal etme politikası izlemişti. Gerçekten Saddam'ın kitle imha silahları ürettiğinden mi şüpheleniliyordu? Clinton ve Bush döneminde Beyaz Saray'da terörle mücadele konusunda danışmanlık yapan Richard A. Clarke anılarında daha 12 Eylül'de yani 11 Eylül saldırısından bir gün sonra Rumsfeld ve Wolfowitz'in Irak'a saldırmaktan bahsettiklerini kaydetmekte ve şöyle demektedir: "Rumsfeld ve Wolfowitz'in bu ulusal felaketten faydalanarak Irak politikalarını uygulamaya çalışacaklarını, neredeyse fiziksel bir acı duyarak fark ettim." (Thomas Powers, İstihbarat Savaşları, Hitler'den El Kaide'ye Amerikan Gizli Tarihi, Güncel Yayıncılık, s. 10-11)

Peki İran'ın vurulması için karar verildi mi? Verildi ise bu kararı kim uygulayacak? ABD mi, İsrail mi yoksa bir ABD-İsrail ortak operasyonu mu olacak bu saldırı? İran ordusu hava savunmasında asimetrik savaş yöntemleri ile kara kuvvetlerinin oynak birlik harekatına dayanan çalışmalar yapıyor.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Dr. Aslan Yaman   - 29-09-2020

Karadeniz’deki Doğalgaz Keşfi Türkiye’nin Bölgesel Politikalarında Kaldıraç Olarak Kullanılabilir mi?

Özet Türkiye’nin Karadenizdeki doğalgaz keşfi ve bunu kendi imkanları ile gerçekleştirmesi münhasır ekonomik bölgelere sahip olan ancak arama ve çıkarma faaliyetleri için dünya enerji devlerine ihtiyaç duyan ülkeler için heyecan yaratan bir gelişme olarak değerlendirilmiştir. ...