LÜBNAN’DA YENİ BİR İŞGALE DOĞRU


LÜBNAN’DA YENİ BİR İŞGALE DOĞRU

Yazan  22 Mart 2010
İsrail, Ortadoğu’da oynanan oyunlarda yine başrolde.Bu kez Doğu Kudüs’te Yahudi yerleşimleri için yeni evler inşa etme planı haberleri ile gündemdeydi.

Gazze'de ki gösteriler,Mescid-i Aksa'ya sadece 50 yaş üstü Müslümanların girişine izin verilmesi ve hep bilinen fotoğraf ; Filistinli göstericilerin tutuklanması.Tüm yaşanan olaylar tazeliğini korurken Lübnan'dan gelen haberler ile Filistin-İsrail-Lübnan üçgeni üzerinden savaş senaryoları yazılmaya başlandı.

İlk gelen haberler yada iddialar İsrail'in Lübnan'a dolayısıyla Hizbullah'a operasyon hazırlığında olduğu ile ilgiliydi. Herhangi bir savaş çıkması halinde Hizbullah'ın hedefi tam isabet alacak yüzlerce füzeye sahip olduğunun farkında olan yada iddia eden İsrail, Hizbullah ve Suriye'nin İsrail'e füze fırlatılmasında kullanılacak rampaları vurmak için hazırlık yaptığı bildirildi. İsrail kaynaklarına göre Hizbullah ile İsrail'in arasında savaşın çıkması halinde, Tel Aviv'e ve kuzey bölgelere binlerce füze düşecek. Bunun içinde İsrail'in ,savunma sistemini geliştirmek için yoğun mesai harcadığı belirtiliyor . Ardından Lübnan ajanslarına düşen haber tam da iddia haberleri doğrular nitelikteydi. 18 Martta Lübnan Silahlı Kuvvetleri (LAF) ,17 Mart Çarşamba günü İsrail savaş uçağının Beyrut'un güney köyü üzerinde uçtuğunu ve Lübnan hava sahasını ihlal ettiğini bildirdi.Bu gelişmeler yaşanırken İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak yaptığı açıklamada[1] Lübnan'a askeri bir operasyonun gerçekleşmesinin gündemde olmadığını söyledi.Ancak Suriye'nin Hizbullah'a desteğinden duyduğu rahatsızlığı ve İran'ın nükleer faaliyetlerinde Ortadoğu'ya örnek olabileceği ihtimalini tekrar tekrar vurguladı.

Lübnan'da bir örgüt veya bir parti çatısı altında ete ve kemiğe bürünen Hizbullah[2]'ın Lübnan'daki etkisinin artmasının dışında iddia edilen son olaylar Hizbullah'ın sadece Lübnan'daki gücünün arttırmakla birlikte özellikle İsrail'in Lübnan'daki hakimiyet savaşını kazanmadaki yolda da sağlam adımlar attığını göstermektedir. İsrail istihbarat kaynaklarının bildirdiğine göre[3] Lübnan'ın Ayn el Halva mülteci kampında kalan 2000 Flistinli, Fetih Hareketi'nden ayrılarak silahlarıyla birlikte Hizbullah saflarına katıldı.İsrail'e göre 2000 savaşçının Hizbullah'a geçmesi, İran'ın Fetih Hareketi içerisindeki nüfuzunun bir neticesi. Yine İsrail kaynaklarına göre Fetih'lilerin Hizbullah'a katılması, Hizbullah'ın bölgedeki gücünü %15 daha da artırdı. Kaynaklar, 2000 Fetihliye bundan sonra General Munir Migdah'ın komuta edeceğini bildirdi. Lübnan'daki Fetihli savaşçıların sayısının 5000 olduğu biliniyor. Fetih'ten bu son kopmanın, Fetih hareketi içerisinde büyük bir ayrılık yaratacağı ve Fetih'e vurulmuş ağır bir darbe ancak Hizbullah'a galibiyet anlamıdır.

Lübnan'da Hizbullah lehine gelişen olaylar sadece Fetihlilerin saflarına geçmesi değildi elbette. Lübnan istihbaratı, Mossad adına çalışan 4 Mossad casusunu geçtiğimiz günlerde tutukladı. Lübnan'da yayınlanan Diyar gazetesinin haberine göre tutuklanan ajanlar, suçlarını itiraf ettiler, Mossad tarafından Lübnan dışında görevlendirildiklerini söylediler. Tutuklanan casus şebekesinin evlerinde yapılan aramalarda, Mossad'a bilgi sızdırabilmek için teknolojik cihajların ele geçirildiği açıklandı.Tutuklanan casuslardan Cevdet Hoca, 2000 yılından itibaren Mossad'a çalışmakta, Avrupa'dan araç ve parçası ithali adı altında sık sık Avrupa ülkelerine gitmekte ve Mossad ajanlarıyla görüşmekteydi. Hoca, 25 Şubat 2010'da tutuklandı. Burvu Baracine mülteci kampı başta olmak üzere çevre bölgelerdeki kamplardan bilgi toplamakla görevlendirilen Mahmud Ahmed Vehbe de 18 Mart 2010'da tutuklandı. Vehbe'den aldığı bilgileri İsrail'e ulaştırmakla görevlendirilen Siman Siman ise 19 Mart 2010'da tutuklandı. Bir Avrupa ülkesinde görevlendirilen Bessam Cemil Yasin ise 15 Mart'ta tutuklandı.[4]

'Yeni bir intifada mı?' haberleri yazılmaya başlarken hem Filistin de işgal topraklarını hem de Lübnan'daki durumu kontrol etme çabasında olan İsrail'i Hizbullah lehine gelişen olaylar huzursuz edecek ve bu huzursuzluğu bazı saldırılarla gösterecek gibi.Aslında 2006 Lübnan işgalinde Hizbullah'a saldırılarını haklı gerekçelere dayandırmak isteyen İsrail , gelişen olaylar karşısında Hizbullah'ı dünyada sempati kazandıran örgüt haline getirmiş ve emperyalizmle mücadelede en iyi örnek kılıfına sokmuştu.Milyonlarca desteği arkasına alan Hizbullah , bunu iyi değerlendirmiş ve yayınladıkları bildirilerde de kendilerini ezilen halkların mücadeleci savaşçıları olarak göstermişlerdi.

Nasıl oluyor da İsrail terör örgütü olarak kabul edilmiş bir hareketi zirveye çıkarabiliyor,tüm dünyanın sempatisini kazandırıyor,maddi ve manevi desteklerini arttırıyordu.İsrail yıllarca Hamas'la savaştı ama hiçbir zaman Hamas'ın yükselmesine izin verecek hamlelere imkan vermedi. Ne bir ilerleme ne de tamamen yok olma Hamas hep varolduğu günden beri olduğu yerde kaldı.Peki İsrail Hizbullah ile savaşında olası bir Lübnan işgalinde hangi stratejileri uygulayacak? İşgali hangi nedenlere dayandıracak? Bunların cevabını en iyi şekilde değerlendirmez ise geçtiğimiz yıllarda askeri prestij kaybını yaşayan İsrail, Hizbullah'ın yükselişinde en büyük desteği sağlamış olacak.



[1] http://www.lebanonews.net/mainhl.asp?hlid=5767

[2] Boran,Yıldırım,Lübnan'daki İran Hizbullah,İstanbul,2007,s.199.

[3] http://www.israhaber.com/filistinli-2000-savasci-hizbullah-a-katildi-8813-haberi.html

[4] http://www.israhaber.com/israil-hizbullah-in-fuze-rampalarini-vurmaya-hazirlaniyor-8864-haberi.html

Aygül Muran

 2007 yılında Sakarya üniversitesi Sosyoloji bölümünden mezun olmuştur. 2010'da Beykent üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde yüksek lisans eğitimini tamamlamıştır. 

Akademik Çalışmaları:

 Hüseyin Fadlallah'ın Ardından Hizbullah ve Lübnan Şiileri , 21.Yüzyıl Dergisi

3rd  International Strategy and Security Studies Symposium-The Energy Security / Reporter

Humeyni ve Ahmedinejad Dönemi İran Dış Politikasının Karşılaştırmalı Analizi,BÜSAM Stratejik Araştırmalar Dergisi 

Siyaset ve Devlet Yönetimi Sertifikası - 2009

2nd International Strategy and Security Studies Symposium-The National Defense in the 21st Century / (Türkiye’nin Ulusal Güvenlik Kaygıları ve Alınacak Önlemler-Irak 2025) Konuşmacı (2009)

12.Sosyoloji Öğrencileri Kongresi/Antalya – ( Türkiye’de Tarikat ve Cemaatler) Konuşmacı

İnternet Sitesi yazıları :

Hizbullah 2009 Seçimini Gerçekten Kaybetti Mi? - BÜSAM

 

21.yüzyıl Türkiye Enstitüsü’nde yayınlanan yazılar;

 

   Türkiye’nin Olası Arabuluculuk Rolünün Düşündürdükleri

   Suriye-Ürdün İlişkilerinde Mecburi İttifak

   İran Askeri Güç Şovuyla İsrail Sessizliğiyle Korkutuyor

   İsrail-Hizbullah Gerginliğinin Ortasında Hariri Suikasti

   İsrail Lübnan’da İntikam Peşinde Mi?

   Ortadoğu’da Lübnan Zirvesi

   ABD Ve İsrail İle Hizbullah Arasında Füze Karmaşası

   Lübnan’da İki Farklı Diplomasi

   Mişel Süleyman’dan Brezilya Ziyareti

   Dünden Bugüne Lübnan-Suriye İlişkisi

   2009 Sonrasında Toparlanan Lübnan

   Hizbullaha Ödetilen Bedel : Hariri Suikasti

   Hamas Ve Hizbullah

   Lübnan’da Yeni Bir İşgale Doğru

   ABD’nin Lübnan’da Anlaşmazlığı

   Mossad Suikastleri Hizbullah’ın Tedbirleri Arttırmasına Neden Oldu

   Lübnan Diplomasisinde Revizyon

 

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Aziz Ergen   - 11-07-2020

Avrupa Birliği Ortaklık mı, Tehdit mi ?

Mustafa Kemal Atatürk, özdeğerlerden ödün vermeden kalkınıp güçlenmek ve ileri bir uygarlık düzeyine ulaşmak ile “ Avrupa’yı taklit etmek “ , “Avrupalılaşmak “ ya da “ Avrupalı olmak “ gibi teslimiyetçi davranışlar arasına, net ve ayırıcı bir çizgi çizmiştir. ...