Saldırmak ya da Saldırmamak

Yazan  17 Ocak 2011
2011'de İsrail-İran savaşı olur mu?

İsrail'in İran'ın "nükleer tehdidi" gölgesinde savunmaya çekilerek geçirdiği 2010 yılının ardından, 2011'de ülkenin gündeminde yine İran tehdidi vardır. Tehdidin gerçekliği ve büyüklüğü konusunda siyasi ve askeri elitler arasında görüş birliği olmasına rağmen tehdidin ivediliği ve çözümü konusunda farklı görüşler vardır.

Görevi yeni devreden Mossad Başkanı Meir Dagan'ın İran'ın 2015'den önce nükleer silah üretemeyeceğine dair açıklaması İsrailli karar vericilerin kafasındaki karmaşıklığı göstermektedir. İsrail ya bütün eleştirileri ve kayıpları göze alarak ilk saldırıyı gerçekleştirecek ya da uluslararası çabaların sonuç vermesini bekleyecek. İkinci seçenek kulağa hiç de "İsrailce" bir davranış gibi gelmemektedir.

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, İran'a uygulanan yaptırımların, ancak askeri önlemlerle desteklendiği takdirde sonuç verebileceğini vurgulamakta[1] ve İran'ın ancak gerçek bir tehdit algıladığında caydırılabileceğini belirtmektedir. Bu düşünce Washington tarafından kabul görmemekte, kendisine ekonomik ve diplomatik tedbirlerin şu an için yeterli olacağı cevabı verilmektedir. Netanyahu'nun askeri seçenek konusunda koalisyon içindeki güçlü destekçisi de İşçi partisi lideri ve Savunma Bakanı Ehud Barak'tır.

Barak da Natanyahu gibi İran konusunda "şahin" olarak nitelendirilebilecek isimlerden biridir. İran'a karşı askeri bir girişimde bulunulmaması durumunda İsrail'in stratejik anlamda zayıflayacağını düşünmektedir. Zaten, koalisyonun ilk gününden beri Netanyahu-Barak ikilisinin ortak amaçlarından birisinin İran'ın planlarını bozmak olduğu söylenebilir. Ancak, son dönemde İşçi Partisi'nin koalisyondan ayrılabileceği konuşulmaya başlandı. Bu nedenle Netanyahu en güçlü ortağını kaybetme korkusu yaşamaktadır. Eğer Barak giderse, yerine yine sağ görüşlü ama İran konusuna daha ılımlı ve dengeli yaklaşan Moshe Ya'alon gelebilir. Netanyahu'nun Barak'ı koalisyonda tutmak için bu kadar çok çaba sarf etmesinin nedeni de budur.

Ilımlı tarafta ise görevden ayrıldıktan sonra, İran ve nükleer çalışmaları ile ilgili yorumlarda bulunan eski Mossad Başkanı Meir Dagan, yakın zamanda emekli olacak Genelkurmay Başkanı Gabi Aşkenazi, Askeri İstihbarat Başkanı Amos Yadlin ve İsrail yurtiçi gizli servisi Şin Bet başkanı Yuval Diskin gibi isimler bulunmaktadır. Bu isimler, İran'a yönelik muhtemel bir saldırının İsrail açısından bir felaketle sonuçlanacağını, ülkenin çok ciddi zarar göreceğini, birçok insanın öleceğini, ekonominin felç olacağını ve İran'ın uluslararası kamuoyunda haklı görüneceğini vurgulamaktadır[2]. Geçen sene, yanına cumhurbaşkanını ve birkaç temsilciyi daha alarak, Netanyahu'dan saldırmazlık sözü aldığı söylenen Aşkenazi de aynı endişeleri taşımaktadır. Ancak, Genelkurmay Başkanının bu hareketi Barak'ı endişelendirmiş ve ondan sonra ordunun başına geçecek "şahin" ismi şimdiden belirlemesine neden olmuştur. Barak'a ve diğer şahin politikacılara göre komutanlar, muhtemel bir savaşın sorumluluğunu taşıyamamaktan korkmaktadır. Askerler de, Barak ve Netanyahu gibi politikacıların, saldırının başarısızlığını askeri harekâtın eksikliğine yoracaklarını düşünmektedir.

ABD de İsrail askerleriyle hemen hemen aynı endişeleri taşımaktadır. Daha önce Netanyahu'nun kolektif saldırı teklifini reddeden Washington hükümeti, Tel-Aviv'i ani bir kararla saldırı yapmaktan alıkoymak için denetim altında tutmaya çalışmaktadır.

Geçtiğimiz yıl olduğu gibi 2011 yılında da İran bölgede, İsrail için caydırıcı bir kuvvet olmaya devam edecektir. İsrail'in ılımlı isimleri yerlerini daha savaş yanlısı isimlere bırakırken bir askeri harekât ihtimali de yükselebilir.



[1]http://news.yahoo.com/s/afp/20110112/wl_afp/irannuclearpoliticsisraelmilitary

[2]http://www.haaretz.com/print-edition/opinion/the-effective-iranian-deterrent-1.336532

Nur CAFOĞLU

Doğum Yeri:  Ankara

Eğitim Durumu

İlk Öğretim-Lise:

Üniversite: Bilkent Üniversitesini dereceyle kazanmış ve 2010 yılında Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde lisans yapmıştır,2009 yılında, Erasmus Öğrenci Değişim Programı çerçevesinde burslu olarak “Amsterdam Vrije Üniversitesi”nde bir dönem değişim öğrencisi olarak okumuştur.

Yüksek Lisans: Gazi Üniversitesi  Sosyal Bilimler Enstitüsü, İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema alanında  yüksek lisans yapmaktadır. 

 

Uzmanlık Alanı: Orta Doğu, İsrail

Bildiği Diller:

İngilizce

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 15-11-2019

Türkiye-ABD arasına S-400 girdi

Çok kritik, hayati, önemli denilen Trump-Erdoğan zirvesini dağ fare doğurdu diye tanımlamak bile mümkün. Fare bile doğurmadı.