1774 Küçük Kaynarca Antlaşması ve Kırım Meselesi

Yazan  05 Mart 2014

II. Katerina’nın “Rusya şimdiye kadar böyle bir andlaşma yapmamıştır” övgüsüne mazhar alan 1744 Küçük Kaynarca Andlaşması ile Osmanlı İmparatorluğu Rusya’ya karşı 6 yıl süren bir savaşı kaybetti. Küçük Kaynarca Anlaşması ile Fatih Sultan Mehmet döneminde OsmanLI Devletine bağlanan Kırım Hanlığı bağımsız hale getirildi. Bu bağımsızlık Rus Çarlığı’nın Kırım’ı işgalinin ilk adımıydı. Bu anlaşma ile küresel askeri ve siyasi dengeler de çok büyük bir değişim gerçekleşti. Rusya yeni bir emperyal aktör olarak kalıcı sıfat kazanırken, Osmanlı Devleti’nin gerileyeceği ve geleceği üzerine Avrupa’da gündem oluştu. Çağının dönüm noktası olan Küçük Kaynarca Andlaşmasının en önemli ve özel maddesini ise, “Kırım Meselesi” teşkil etmektedir.

1774 Küçük Kaynarca Andlaşması ile Şark meselesi yeni bir boyut kazanmış, kalıcı bir gündem vasfını almıştır. Doğu Avrupa ve Karadeniz’in kuzeyindeki değişimler sayesinde Kafkasya ve Trans Kafkasya yakınlaşmış, giderek Karadeniz açık denize dönüşmüş, Boğazlar Meselesi diplomatik literatürüne girmiş ve Akdeniz çanağının doğusu ile kuzey Afrika batının ilgi odağı olmuştur.

1774 Küçük Kaynarca Andlaşması üç dilde düzenlenmiştir. Bu güne hiçbir orijinal metin ortaya çıkmamıştır. Antlaşmanın Rusça olan orijinal metninin hiç yayınlanmamış olması ilginçtir. Sadece 1775 de St. Petersburg da tahrif edilmiş Fransızca çevirisinin yayınlandığını ancak itibar görmediğini kaydetmeliyiz. İtalyanca yazılı metninin sureti Venedik devlet arşivinde bulunmaktadır. Osmanlı metninin suretleri ise Başbakanlık Osmanlı arşivlerinin İstanbul’da ki değişik fonlarında tabiri caizse uykudadır. Zira 18.yy’ın bu çok önemli andlaşmasıyla ilgili olarak binlerce belge incelenmeyi beklemektedir. Savaşın öncesinde, esasında ve sonrasına ışık tutacak olan çalışmalar dünya tarihinin bu dilimine de açıklık kazandıracaktır.

Kırım istiklalcileri yani Kırım’ın bağımsızlığını savunan Kırım Türkleri için birbirini tamamlayan iki metin fevkalade önem taşımaktadır. Küçük Kaynarca Antlaşması bir siyasi belge olarak Osmanlı İmparatorluğunu sarsmıştır. Yaklaşık 300 yıl süren Kırım Hanlığı’nın vasallığı sona ermiştir. Antlaşmanın 3. maddesine göre Kırım bağımsız bir devlettir. Yalnızca hilafet makamı olarak dini yönden Padişaha bağlılık söz konusudur. Rusya Kırım’dan askerini çekecektir. Kırım, Bucak, Kuban, Yedisan, Canboyluk tatarları hiçbir devlete tabi olmadan tamamen serbest olacaklardır.

10 Mart 1779’da yapılan Aynalıkavak Tahkimnamesi (düzenlemesi)’nin teyit ettiğine göre “Kırım’da fevkalade bir hal ortaya çıkarsa, önce her iki taraf kendi aralarında anlaşır, sonra Kırım’ın meselesini halleder.” Herhalde geçtiğimiz yıllarda R.F. Duma üyesi ve bir siyasi parti başkanı olan Jirinovskiy’nin atıf yaptığı madde bu olmalı. Aynalıkavak düzenlemesi Kaynarca’dan 5 sene sonra ve adeta onu perçinlemek üzere bazı takviye ve açıklık getiren maddeler içermektedir.

1783’te Rus işgal ordusu komutanı General Potemkin, çariçe beyannamesini Kırım halkına duyururken, Küçük Kaynarca Antlaşmasını da sonlandırıyordu. Bu ilhak hem Kırımın yerli ahalisi olan Kırım Tatarlarınca hem de Aynalıkavak Düzenlemesinin imza tarafı olan Osmanlı Devletince Uluslararası usul ve esaslara uygun olarak tanınmamıştır. Taraflar arasında herhangi bir barış antlaşması yapılmamıştır. Dolayısıyla de facto (fiili durum)un devamı olan harp hali sürmektedir. 1954 yılında Yüksek Sovyet’in çıkardığı bir yasayla Kırım, Rusya Sovyet’i Federalist Sosyalist Cumhuriyetinden çıkarılarak Ukrayna SSC’ye bağlandı. Bu bağ 1917-1918’de ihya edilen bağımsızlık ilanı ile kopmuştur. Teritoriyal esaslı, etnik karakterli, kültürel farklılıkları olan Kırım’ın tarihi halkı Kırım Türleri’nin Ukrayna’yla mevcut ilişkisi hukuken ancak komşuluk statünde tanımlanabilir.

Kırım istiklal davası zorlama ve suni arayışlara değil tarihi, coğrafi, ilmi ve toprak esaslı köklere dayanır. Hasret kader ve tesadüfî bir topluluktan öte bağımsızlık iradesi yaşamış, elçi ile temsil edilmiş, tüm kurum ve kuruluşlarını kurmuş ve yaşatmış, para basmış, pasaport çıkarmıştır. Osmanlı ile ilişkilerinde içişlerinde daima serbest kalmıştır. Dolayısıyla derin ve geleneksel hükümranlık birikimi vardır. 1917’de kendi mukadderatı tayin hakkını ortak iradesiyle şekillendirilmiş doğrudan temsil ve seçim yoluyla kurultayını ve kabinesini kurma yetkisini sergilemiştir.

Arşivler geçmişi saklayan ve kucaklayan hazineleredir. 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması dünden yarına ışık tutan uluslararası vasıfta bir belgedir. Sabit, sahih ve sağlam unsurlar içerdiği için hayati düzenlemeler taşıyan yazılı bir kanıttır. Uluslar arası kamuoyu ve kuruluşlar ve askıda bırakılan bölgesel hukuksuzluğun çözüm kaynağını bu yasal metinde bulacaklardır. Kırım istiklalcilerinin ihtiyacı olan referans kayıtlar ve hukuki gerekçeler lafzi ve ruhuyla bu anlaşmada sessiz müzakere edileceği zamanı bekliyor.

Talicin ve tarihin acı bir cilvesi olarak Osmanlı İmparatorluğunu ve Kırım halkını yeise doğan çağının bu makûs antlaşması, Kırım İstiklal Davası için geleceğin ümit kaynağı ve hukuki dayanağı olacaktır.

Sonuç olarak Türkiye’nin Kırım’a gerekirse asker gönderme konusunda Uluslararası Hukuk açısından Rusya Federasyon’ una eş değer bir hakkı ve yetkisi mevcuttur. 1954 yılındaki Nikita  Kruşçev eliyle Ukrayna lehine yapılan tasarruf ve devir günümüz itibarıyla ayrı bir önem arz etmektedir. Buradan yola çıkarak Ukrayna’nın davet ve onayı halinde, NATO bağlantısı olmaksızın Türkiye’nin bölgede hakem ve uzlaşmacı sıfatı ile barış ve uzlaşma adına daha aktif rol üstlenmesi mümkündür.

 

Ünsal Aktaş

  • Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu
  • Gazi Üniversitesi İdari Bilimler Enstitüsü (Lisans Üstü)

Tez konusu ;” Kırım Hanlığının İdari Yapısı” 

KAMU GÖREVLERİ

  • Başbakanlık Atom Enerjisi Komisyonu
  • Başbakanlık Kanunlar, Kararlar Tetkik Dairesi
  • Adalet Bakanlığı

30 Yıldır Ankara Barosuna kayıtlı ve Serbest Avukat olarak çalışmaktadır.

Türk Dünyası , Kuzey Türklüğü, Kırım ve Hukuki konularda 200’ü aşkın makalesi mevcuttur. Yayınlanmış 2 kitabı vardır.

2 çocuk babasıdır.

  • Emel Dergisi (Sahipliği ve Yazarlığı)
    • Kırım Dergisi (Sahibi, Başyazarı ve Editörü)
    • Emel Türk Kültürünü Araştırma ve Geliştirme Vakfı Kurucu üyesi
    • Kırım Gelişim Vakfı Kurucu ve Yöneticiliği
    • Kök-Sav Kurucu üyeliği ( Kırım ve Kafkasya Enstitüsü Başkanlığı)
    • Ankara Kırım Türkleri Derneği Başkanlığı

Son ekleyen Ünsal Aktaş

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 20-10-2020

Abraham Anlaşmalarının Orta Doğu’ya Vaadi

Abraham Anlaşmaları (Abraham Accords) başlangıçta İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri(BAE) tarafından yapılan bir açıklama olarak Ağustos ayında dünya gündemine düştüğünde çok taraflı bir anlaşmanın müjdecisi olmasına pek ihtimal vermek mümkün değildi.