ABD’yi Kıskandıran Çift: Rusya-Çin

Yazan  15 Nisan 2013

 

Putin’in Devlet Başkanı olmasının ardından Haziran 2012’de en önemli ziyaretini Çin’e gerçekleştirmiştir. Bu ziyaretin üzerinden bir yıl geçmeden bu kez Çin Devlet Başkanı olarak görevine başlayan Xi Jinping ilk yurt dışı ziyaretini için Moskova’ya gitmiştir. Ziyaret o kadar ses getirmiştir ki Rusya’nın Sesi Radyosunda yer alan bir haberde ise bu ziyaret ile ilgili olarak ABD’nin açık bir şekilde Çin ve Rusya’yı kıskandığı iddia edilmiştir.[1] Gerçekten de ABD’nin Orta Asya’daki nüfuzuna karşın Çin ve Rusya arasındaki ilişkiler her geçen gün daha da artarak devam etmekte ve iki ülke özellikle Suriye meselesinde Batı’nın karşısında ortak bir tutum sergileyerek de bunu göstermektedir.

Rusya-Çin İlişkilerine Kısa Bir Bakış

Fahir Armaoğlu 20’inci yüzyılın en büyük hadisesinin 1917 Rus Bolşevik İhtilalı ile ve Çin kıta’sının 1949’da komünizmin kontrolü altına girerek iki komünist devin olarak ortaya çıkışı olduğunu ifade etmektedir.[2] Soğuk Savaş döneminde iki komünist ülke arasında sorunlar ideolojik alanla sınırlı kalmamış, jeopolitik ve jeostratejik nedenlerden de kaynaklandığı kaynaklanmıştır.[3]  1991’de SSCB’nin dağılışının hemen ardından Çin – Rus ilişkilerinde bir belirsizlik yaşanmış, 1993’e gelindiğinde iki ülke arasında hızlı bir yakınlaşma başlamıştır. 1993 itibariyle Çin, Rusya’nın ikinci ortağı konumuna yükselmiştir. Bu dönemde iki ülke arasında imzalanan anlaşmalar Rusya’nın Çin’e gittikçe artan oranda silah satışlarına ortam hazırlamıştır. Askeri ve iktisadi alanlardaki yakınlaşmanın ötesinde, Çin ve Rusya Federasyonu uluslararası meselelerde de birbirlerinin konumlarını güçlendirecek doğrultuda hareket etmeye başlamışlardır.[4]   1990’ların ikinci yarısında Primakov’un Dışişleri Bakanlığı’na getirilmesi ile birlikte Rus – Çin ilişkileri ivme kazanmıştır.  Bu bağlamda Nisan 1997’de uluslararası alandaki tek kutupluluğa ve ABD hegemonyasına karşı “Çok Kutuplu Uluslararası Düzen için Bildiri”yi her iki ülke hazırlayıp imzalamışlardır. Hatta Aralık 1998’de dönemin Rusya Başbakanı olan Primakov; Rusya, Çin ve Hindistan’dan oluşacak bir “stratejik üçgen” den dahi bahsetmiştir.[5]

90’lı yılların sonunda iki ülke arasındaki ilişkilerde en gözle görülür ilerleme 1999’da Boris Yeltsin’in devlet başkanlığı görevini Vladimir Putin’e bırakması ile başlamıştır. İlginçtir ki Çin-Rusya yakınlaşması ABD açısından Soğuk Savaş dönemi kutuplaşma faaliyetlerini akıllara getiren bir olay olarak algılanmasına yol açmıştır.[6]  2000 yılında Duşanbe de toplanan Şangay Zirvesi’nde Rusya Devlet Başkanı Putin’in; “Çin bizim için bütün alanlarda stratejik ortağımızdır” açıklamasının ardından,  16 Temmuz 2001’de “İyi Komşuluk ve Ortaklık” anlaşmasının imzalanması ile Moskova’da Çin-Rus ticari işbirliği geliştirilmesi alanında merkez kurulmuştur.[7]  2008’de Dmitri Medvedev’in devlet başkanlığı döneminde de Çin ile ilişkilere ağırlık verilmiş, 23-24 Mayıs 2008’de iki ülke arasında Ortak Bildiri yayınlanmış ve karşılıklı resmi ziyaretler düzenli aralıklarla gerçekleştirilmiştir.[8]

Rusya-Çin İlişkilerinde İstatistikî Veriler

Rusya-Çin ilişkisinde en önemli belirleyici etken ekonomi alanındadır. Rusya, 1990 sonrasında Çin’in son 250 yıldır kendisinden sayısal olarak daha üstün bir konumda olduğunu kabul etmiştir.  Nitekim Dünya Bankasına göre, küresel ekonomi içerisinde önemli bir güce olan Çin’in GSYH’sı,  Rusya’nın GSYH’nın yaklaşık 4 katı kadardır.  2012 yılı içerisinde iki ülke arasında 88 Milyar Dolarlık bir ticaret hacmi söz konusudur.  Diğer taraftan önemli bir başka konu ise askeri harcamalar ekseninde karşımıza çıkmaktadır. İki ülke arasında ticari alanda en iyi uyumun askeri-teknolojik malzemelerin satışı konusundadır. Çin’in askeri reform ve harcamalarına baktığımızda ise 2000’den bu yana hızlı bir yükseliş dikkat çekmektedir. Nitekim bugün Çin’in savunma bütçesi dünya genelinde ikinci sırada yer alırken Rusya ise bu sıralamada beşincidir.[9] Bu kapsamda iki ülke arsındaki askeri işbirliği ve anlaşmalar önemlidir. Rusya ve Çin’in askeri alandaki ortaklık ve işbirlikleri stratejik ortaklıklarının bir getirisidir. İki ülkenin bu alandaki işbirliği; yüksek dereceli görüşmelerin yapıldığı askeri-politik işbirliği,  personel değişimi yapılan askeri eğitim ve tatbikatlar ve askeri-teknik işbirliği olarak ele alınabilir.[10] Çin 1990’lar boyunca RF’dan her yıl yaklaşık 1 milyar dolar değerinde savunma malzemesi alırken, 1992-2006 arası dönemde RF’nin Çin’e satmış olduğu askeri malzemelerin yaklaşık fiyatı 26 milyar dolardır. Öyle ki Rusya 1998-2005 yılları arasında Asya coğrafyasına en çok silah satan ülkelerinin başında gelmiştir.[11] Nitekim 1990’lardan itibaren Rusya için en önemli silah alıcısı olan Çin’in bu alandaki alımı 2005’e 4 Milyar Dolar’a çıkmıştır.[12] Fakat bu tarihten itibaren de askeri-teknolojik alandaki ticari ilişkiler giderek azalmaya başlamıştır. Öyle ki 2007-2010 arasında Rusya’nın in’e yapmış olduğu silah ihracatında önemli bir azalma görülmektedir.(bkz grafik I)

Adsız

Grafik I:1991-2010 Yılları Arasında Çin’in Rusya’dan silah İthalatı

Kaynak: SIPRI Arms Transfers Database, <http://www.sipri.org/databases/armstransfers>.

Çin geçtiğimiz on yılda Rusya’dan askeri ve teknolojik bilgi alanında da işbirliği sağlamayı başarmıştır. Bunlar altı başlık altında toplanmaktadır: i) tamamlanmış silah sistemlerinin ithalatı,  ii)bu silahların üretim lisansı, iii) silah sistemlerinin Çin tarafından üretimi için ithalatı ve ana unsurları, vi) Rusya’dan bu silah teknolojilerinin yapımını elde etmek, v) endüstriyel casusluk.[13] Çin Rusya’dan elde etmiş olduğu bu bilgi ve teknoloji ile Asya ve dünya silah endüstrisinde kendine önemli bir yer edinmeye başlamıştır. SIPRI’nın 2011’de yayınladığı raporda Çin’in 2007-2011 yılları arasında silah ihracatını yüzde 95 arttırdığı açıklanmıştır.[14] Kısacası Çin RF’den edindiği askeri ve teknolojik bilgiler sayesinde uluslar arası alanda silah endüstrisine hızlı bir giriş yapmıştır. Ayrıca SIPRI’nın 2008-2012 yılları arasında, dünyanın silahlanma raporunda Çin büyük atılım ile 5 yıl içerisinde silah satışını yüzde 162 artırarak, en fazla silah ihraç eden ilk 5 ülke arasına girmiş ve küresel alanda yüzde 5’lik bir paya sahip olmuştur[15].

Xi Jinping’in Moskova Ziyareti

Özellikle füze savunma sistemi kapsamında Rusya ve Amerika’nın ortak bir noktada buluşmaya çalıştığı bu dönemde Çin’in Moskova ziyareti ABD’de dikkatler Çin-Rusya görüşmelerine çevrilmiştir.[16]  Putin’in dış politikada takip ettiği iddialı tutum ABD ile füze savuma sistemi, İran ve Suriye konusunda çatışmasına neden olmaktadır. Nitekim AB’nin Medvedev Döneminde yeşerttiği ilişkileri yenileme umutları da her geçen gün yerini endişeye bırakmaktadır. Diğer taraftan Diplomasi Akademisi Doğu Araştırmaları Merkezi Yöneticisi Andrey Volodin Amerika’nın 2003’de Irak’a müdahale ile ortadan kalkan tek kutuplu bir dünyaya geri dönmek istediğini ve bu noktada karşısında Çin ve Rusya’yı bulduğuna dikkat çekmektedir. Bu ikiliden Çin, ABD’nin kendisini Asya-Pasifik’e sıkıştırma amacını Rusya ile yok etmeyi umarken Rusya ise özellikle ekonomik çıkarlar kapsamında yaklaşmaktadır.[17]

ABD’nin Kuzey Kore tehdidinin artması ile Asya-Pasifik’teki etkisinin artması Rusya ve Çin’i rahatsız etmektedir. Bölge’de Kuzey Kore’nin “nükleer” içerikli tehditlerinin yanı sıra etkisini her geçen gün arttırmaya çalışan ABD’nin varlığı Rusya ve Çin’in bölgede ABD’ye karşı ortak tavrını ortaya koymasına yol açmıştır. [18] Bunun neticesinde de ABD’nin yakınlaşmalarından rahatsız olduğu Rusya ve Çin 10 yıl aradan sonra en büyük silah anlaşmasını imzalamıştır.

Xi Jinping’in Moskova ziyaretinde bankacılık,  enerji alanlarından Rus Tavşanı (Russky Krolik) yetiştiriciliğine kadar 9 anlaşma imzalanmıştır. Öne çıkan ise askeri ve enerji alanındaki konular olmuştur.  Çin medyasında Rusya'dan 24 adet '5'inci nesil' savaş uçağı SU-35 satın alınacağının ve alınacak bu uçakların Çin'in hava savunma kabiliyetini arttırmada önemli bir rol oynayacağı açıklanmıştır. Diğer taraftan Çin’in 12'nci Ulusal Halk Kongresi’nde 2013 bütçesinde askeri harcamaların yüzde 10,7 artırılmasını kararlaştırmasına karşın bu oranın 2012’de yüzde 11,2’yi bularak yaklaşık 89 milyar Euroya ulaşmış olması da dikkat çekicidir. [19]

Diğer taraftan dikkat çeken bir diğer konuda enerji alanındaki gelişmelerdir. 2006 Mart’ında Çin ve Rusya arasında elektrik, doğal gaz, petrol ve nükleer enerji alanlarında enerji anlaşması imzalanmıştır.[20] Nisan 2006’da Rusya Doğu Sibirya ve Pasifik Okyanusu (ESPO)[21] boru hattının inşasına başlamıştır. Bu projedeki amaç Çin’e Sibirya üzerinden doğruca boru hatlarının ulaştırılmasıdır.[22] 2009’da Doğu Sibirya ve Pasifik Okyanusu (ESPO) boru hattı Rosneft Transneft ve CNPC şirketlerinin imzaladıkları anlaşmalar çerçevesinde başlatılmış olup, anlaşma maddelerine göre Çin tarafı Rus şirketlere 25 milyar dolarlık kredi sözü vermiştir.[23] 2011’de açılan ESPO boru hattının 2013’te tamamlanarak, 4 bin 70 kilometreyle dünyanın en uzun petrol boru hattı olacağı belirtilmiştir.[24]Nitekim ilk fazın açılmasının ardından ESPO-2’nin açılması gündeme gelmiş ve böylece Rusya’nın bölgeye akıtacağı petrol miktarında önemli bir artış olacağı açıklanmıştır.[25]  Transneft’in ikinci ve son ayağının açması ile 4,700km uzunluktaki ESPO boru hattı çifte kapasite ve 2013’te 36 milyon tonluk bir ihraç ile Avrupa’ya karşı büyük bir koz elde etmiş olacaktır.[26] Bu projeleirn hedeflendiği gibi ilerlemesi durumunda bugün Çin’in dördüncü büyük petrol sağlayıcısıolan Rusya’nın Çin enerji pazarındaki payı da artacaktır. Aynı zamanda bu durum iki ülke arasında doğal gaz alanında da daha büyük ticari anlaşmaların önünü açabilir.  Diğer taraftan Rosneft CEO’su Igor Sechin Rusya ve Çin arasında nihai anlaşmanın imzalanmadığına dikkat çekmektedir. Nitekim Rusya AB’ne karşı Çin kozu kullanmak isterken Çin ise Rusya’nın fiyatı daha da aşağı çekmesini istemektedir.  [27]

Putin ve Jinping gerçekleştirdiği görüşmede Gazprom ve Çin Ulusal Petrol Şirketi arasında 30 yılı kapsayan anlaşma şartlarını ele alınmıştır. Uzun süredir görüşülmekte olan ve Çin’in Rusya’dan yıllık 60 milyar metreküpe varan doğal gaz alımı konusundaki anlaşma hakkında Gazprom Başkanı Aleksey Miller ise konu hakkında “Anlaşma yılsonuna tamamlanır. Arzın 2018’de başlaması planlanıyor” açıklamasında bulunmuştur.[28] Elbette Dünyanın en fazla enerji tüketen ülkesi ile gerçekleşecek bu anlaşma Moskova’nın Çin enerji kartını oynayarak Avrupa pazarına olan azaltacaktır. Fakat Çin’in ise Rusya’ya olan enerji bağımlılığının arttırması pek istenen bir durum olarak görülmemektedir.

                          Sonuç olarak Rusya ve Çin uluslar arası arenayı meşgul eden İran, Kuzey Kore, Suriye meselelerinde ortak hareket etmektedir. İki ülkenin batı’ya karşı duruşları da beraberinde ortak çıkarları getirmektedir.           Rusya ve Çin saydığımız bu ülkelerde rejimin muhafazasını savunurken ve oluşabilecek devlet dışı müdahalelere de karşı durmaktadır. Moskova ve Pekin gerek Kuzey Kore gerekse de İran örneğinde görüldüğü üzere nükleer silah ve teknolojinin gelişimine karşı olmamakla birlikte kontrol bir süreç ön görmektedirler. Buna karşın bu ülkelerin “nükleer” içerikli tehditleri ise Washington, Seul, Tokyo ve batı’ya yakın Orta Doğu ülkeleri açısından endişe kaynağıdır.[29] Kısacası Moskova ve Pekin’in çok kutuplu dünya düzenini savundukları hesaba katıldığında bu tehdidin onlar için önemi ya da önemsizliği de görülecektir. Netice itibarı ile iki ülke arasında enerji ve silah satışı alanındaki anlaşmaların dışında öne çıkan başlıklar olmamakla birlikte Moskova-Pekin görüşmesinin Batı tarafından yakın takip edilişi gözden kaçırılmaması gereken bir ayrıntıdır.

 


[1]Rusya-Çin-ABD: Üçgen diyalektiği, http://turkish.ruvr.ru/2013_03_27/Rusya-Chin-ABD/,27.03.2013

[2]Fahir Armaoğlu,20.Yüzyıl Siyasi Tarihi,Alkım Yay.,İstanbul,2005,s.543

[3]İki ülke arasındaki kopma noktası 1969 da ortaya çıkan sınır anlaşmazlığı sonrasında iyice gün yüne çıkmıştır. Japon denizine dökülen Ussiri nehri üzerindeki 175 km2 büyüklüğündeki Büyük Ussuri Adası 1969’da iki ülke arasında çatışmaya neden olmuş, Çin-SSCB gerilimlerinden dolayı 1965-1985 arasında SSCB, Orta Asya,Sibirya  ve Uzak Doğu da bulunan asker sayısını 170 binden 500 bine kadar çıkarmıştır.Rusya ayrıca nükleer füze  ve uçaklar bulunan Pasifik bölgesinde bulundurmaya karar vermiştir. Bu dönem içerisinde yaşana bir diğer önemli olay da 1957’de Sovyetlerin uzay’a SPUTNİK’i göndermesi sonrasında Çin’in takındığı tutumdur. Çin Rusya’nın artık Batıya’ karşı daha sert bir tutum takınması gerektiğini ve milletler arası komünizm faaliyetleri için ihtilalcı bir metot kullanması gerektiğini savunuyordu. Fakat Sovyetler bu fikirleri pek benimsemedi ve iki ülke arasında fikir ayrılıkları giderek artmaya başladı. ( İlyas Kamalov,Moskova’nın Rövanşı:Putin Dönemi Rus Dış Politikası,Yeditepe Yay.,İstanbul,2008,s.172, Fahir Armaoğlu,20.Yüzyıl Siyasi Tarihi,Alkım Yay.,İstanbul,2005,s.545)

[4]Asem Nauşabay Hekimoğlu, Rusya’nın Dış Politikası, Ankara: Vadi Yayınları, 2007,s.237

[5]Hekimoğlu ,a.g.e.,237

[6]Rajan Menon, The China-Russia Relationship: What It Involves, Where It Is Headed, and How It Matttters for the United States, A Century Foundation Report,.s.9-10

[7]Hekimoğlu ,a.g.e.,241,Erol,a.g.e.,s.305

[8]Vladimir Portyakov,Russian-Chinese Relations: Current Trends and Future Prospects, www.laender-analysen.de,s.2

[9]Dmitri Trenin, True Partners? How Russia And China See Each Other, Center for European Reform,2012,s.7,8,9

[10]  Linda Jakobson, Paul Holtom, Dean Knox And Jingchao Peng, Chına’s Energy And Securıty Relatıons Wıth Russıa:Hopes, Frustrations And Uncertainties,SIPRI,2011,S.13

[11]Weitz,a.g.e.s.25

[13]Linda Jakobson, Paul Holtom, Dean Knox And Jingchao Peng, Chına’s Energy And Securıty Relatıons Wıth Russıa:Hopes, Frustrations And Uncertainties,SIPRI,2011,S.16

[14]Paul Holtom, Mark Bromley, Pieter D. Wezeman And Siemon T. Wezeman ,Trends In Internatıonal Arms Transfers, SIPRI,2011,s.5

[15]China Replaces UK as Fifth Global Arms Exporter – SIPRI, http://en.rian.ru/military_news/20130318/180082277.html,18.03.2013

[16]United States, China Compete for Russia's Favor, http://www.thenation.com/blog/173497/united-states-china-compete-russias-favor#,24.03.2013

[17]Rusya-Çin-ABD: Üçgen diyalektiği

, http://turkish.ruvr.ru/2013_03_27/Rusya-Chin-ABD/,27.03.2013

[18]China, Russia to stand together on missile defense in AsPac, http://indrus.in/news/2013/03/19/china_russia_to_stand_together_on_missile_defense_in_aspac_23057.html,19.03.2013, China, Russia to Stand Together on Missile Defense in AsPac, http://en.rian.ru/world/20130319/180114267.html

[20]Richard Weitz ,”Chına-Russıa Securıty Relatıons:”Strategıc Parallelısm Wıthout Partnershıp Or Passıon?” http://www.StrategicStudiesInstitute.army.mil/,2008,s.17

[21]EIA, Country Analysis Briefs: Russia, s.7 

[22]Weitz, a.g.e.s.19

[23]“Doğu Sibirya Pasifik petrol hattı açılıyor”, http://www.gazetem.ru/ekonomi/7167/dogu-sibirya-pasifik-petrol-hatti.html,2010-08-29

[24]Rusya için yeni bir gelir kapısı açıldı: Çin boru hattından petrol akmaya başladı, http://www.turkrus.com/haber-hatti/49272/rusya-icin-yeni-bir-gelir-kapisi-acildi-cin-boru-hattindan-petrol-akmaya-basladi.html, 5.1.2011

[25]Asia to get more Russian ESPO crude as second pipeline opened, http://rt.com/business/transneft-espo-oil-asia-807/

[26]Russian ESPO Pipeline Threatens Europe Oil Supplies, http://oilprice.com/Energy/Crude-Oil/Russian-ESPO-Pipeline-Threatens-Europe-Oil-Supplies.html, 06.01.2013

[27]A Russia-China Alliance Brewing?, http://thediplomat.com/2013/04/12/a-russia-china-alliance-brewing/,12.04/2*13

[28]Çin ve Rusya'dan tarihi anlaşma, http://www.hurriyet.com.tr/planet/22879939.asp,24.03.2013, China’s Xi Jinping to Talk Energy in Russia

[29]A Russia-China Alliance Brewing?, ?, http://thediplomat.com/2013/04/12/a-russia-china-alliance-brewing/,12.04/2*13

 

Dr. Merve Suna Özel Özcan

 
 
E mail:                                   mervesuna@yahoo.com
 
Eğitim Durumu
 
2010 -                                      Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
 Siyaset ve Sosyal Bilimler (Yüksek Lisans)
 
2008 - 2011                            Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi
Tarih (Çift Anadal programı)
 
Bölüm Bitirme Tezi: Soğuk Savaş Döneminde Türkiye-ABD İlişkileri Kırılma Dönemleri (1960-1965)
 
2006 - 2010                            Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
Uluslararası İlişkiler (Lisans)
 
 
2002-2006                              Fethiye Yabacı Dil Ağırlıklı Lise
 
 
 
Yabancı Diller                                 İngilizce                                            
Rusça (Başlangıç)
Osmanlıca (Orta )
 
 
21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Bojidar Çipof   - 14-07-2020

Helenizm için Ayasofya

Son birkaç haftadır gündemin baş sıralarında bulunan Ayasofya ile ilgili yüzlerce yazı yazıldı ancak bazı hususlar hiç irdelenmedi. Bu makalemizde üzerinde çokça makaleler yazdığımız Ayasofya konusunu Helenizm ayağından ele alarak sunuyoruz.