Kırım Neresi ve Kırım Türkleri

Yazan  04 Mart 2014

Ukrayna’da iktidarın devrilmesi sonrasında Rusya’nın Kırım’a müdahalesi ile Kırım yine dünya medyasının bir numaralı gündem maddesi haline geldi. Konuyu hiç bilmeyen ya da az bilen kişilerinin aklında şu soru gelebilir: “Kırım, Kırım diye ikide bir gündeme getiriliyor, nihayetinde ufacık bir yarımada değil mi?” Ve kim bu Kırım Türkleri veya Tatarları diye adlandırılanlar?

Evet, bazı kaynaklarda bir uçak gemisine benzetilen Kırım yarımadası 26.400 küsur km2’den ibarettir. Ancak küçük Kırım’ın büyük ve karmaşık sorunları vardır. Üstelik bu sorunlar sonuçları açısından sadece bölgesel değil, pek çok sebepten dolayı dünyamızın hemen tamamını ilgilendirmektedir.

Büyük topraklara egemen olan Kırım Hanlığı, Cengiz İmparatorluğunun dörde bölünmesinden sonra kurulan Altınordu İmparatorluğu’nun varislerindendir. İpek yolu üzerindeki hanlığın tarihi ve siyasi başkenti Bahçesaray’dır. Sırasıyla Cengiz ve Altınordu imparatorlukları ile Kırım Hanlığı’nın her türlü tasarrufu “illiyet bağı” itibariyle, bir şekilde gününüze mutlaka yansımaktadır. Tüm bu temasların, ittifakların, harplerin, ihanetlerin, seyahatlerin, hatıraların, yazışmaların asli kaynak olarak, günümüze belli doz ve açılardan hala yön ve şekil verdiğini söylemek yanlış olmaz.

Demografik veriler, sürekli göçler bu tesbiti daha önemli kılar. Hanlığın tarihi zaruretler, iradi tercihler, dili gelişmeler, sığınmalar ve ganimetler meyanında Litvanya, Polonya, Belarusya, Romanya, Bulgaristan ve Kafkasya’da bakiyesi yaşamaktadır. Kıpçak Türklüğü bağlamında “Asaba Hanlığı” olarak tavsiye ettiğiniz topluluk ve kabileler de mühim bir coğrafya kuşağı teşkil etmektedir. Toplu veya komşu yaşamaktan kaynaklanan etkileşim başlı başına tetkike değer bir husustur.

1783’de Rusya Çarlığı’nın Kırım

Hanlığı’nı işgal etmesi sonrasında oluşturduğu sistematik tazyikler sonucunda Kırım Türklüğü Kırım’ı terk etmeye zorlanmıştır. Bu baskılar ile başlayan ve 100 yıla yayılan dalgalar halinde devam eden göç sürecinde oluşan Dobruca Türklüğü’nün ağırlığını Kırım kökenliler meydana getirir. Kırım Türkleri bugün de Bulgaristan’da ve Romanya’da önemli bir varlık konumundadırlar. Dağıstan, Stavropol havzası, iç bozkırlar ve Basarobya eksenindeki Nogay Türkleri, Hanlığın askeri, siyasi ve kültürel yapısıyla iç içedir. Hazar devleti, Karayimler ve Kırımçaklar meselenin farklı zengin boyutuna örnek durumundadır. Bugünkü Moldovya’daki Gagavuz Türkleri Kırım Hanlığı’nın kültürel hinterlandın dışında değildir.

Kırımlı Türk askerleri, Orta Avrupa, Balkanlar (bilhassa Kaçanik’te)’den İran’a kadar muazzam bir cephede ve(dâhilindeki bazı isyanlarda) Osmanlı Türk ordusu ile ortak kaderi paylaşmışlardır. Kırım coğrafyası, 19. Yüzyılın ortasından itibaren küresel siyasetin önemli bir parçası olmuştur. 1853-1856 tarihlerinde gerçekleşen Kırım Savaşı’nda  Kırım Türkleri İngiliz ve Fransızlarla ilk ciddi temaslar kurmuşlardır. 1905’de yaşanan Japon-Rus savaşında Uzak Asya’da Kırım Türklerinin savaştığını görürüz. İkinci Dünya Savaşı’nda o zamanki Alman makamlarıyla temas mecburiyeti hâsıl olmuştur. Alman saflarının ve gerek Kızılordu ve Partizan saflarında sayısız Kırım Türk’ü hayatlarını kaybetmişlerdir.

Promete, Paris Bloku gibi pek çok Sovyet muhalifi oluşumda katkıları ve önemli rolleri itibarıyla Kırım Türkleri hatırlanmalıdır. 18 Mayıs 1944 topyekün sürgünü ile öncekilerin aksine bu defa Kırım’da Türk bırakılmamıştır. Sürgün sonrasında dağıtılan Kırım Türkleri Özbekistan, Kazakistan, Tacikistan ve Urallar’da zorunlu iskana tabii tutulmuştur. Bugün dahi bu coğrafyalarda 500 bin Kırım Türk’ü yaşamaya devam etmektedir. Sovyetlerin iç bünyesindeki eğitim ve çalışma şartları hatta evlilikler dolayısıyla Riga’dan Moskova’ya Krasnador’dan Yakut sınırına kadar enteresan bir trafik söz konusu olmuştur.

İkinci Dünya Savaşı’nın son dönemlerinde ve sonrasında İtalya, İsviçre, Avustralya ve bazı ülkelerde kurulan Birleşmiş Milletler kamplarında yaşayan Kırım Türkleri unutulamaz. Keza bugün ABD’de Türklerin ağırlığını yine o gün ki mülteciler meydana getirir.Azda olsa Kanada ve Güney Amerika’ya ulaşanlar olmuştur. Almanya, Fransa, İsveç, Hollanda ve Avustralya’da Kırım Türkleri kolonileri yaşamaktadır.

Kırım Türkleri çift kutuplu dünyanın Soğuk Savaş döneminde  ve 1970’li yıllardan itibaren artarak, tüm Sovyet muhalif organizasyonlarda aktif şekilde yer almışlardır. İnsan hakları alanında döneme damgasını vuran aydınlarla birlikte ciddi mesai yapmışlardır. 1956 Macar İhtilali, 1968 Prag Baharı ve Afganistan Savaşındaki gelişmeleri yakından gözleyen Kırım Türkleri vardır.

Kırım Türkleri müslümandır. İsmail Gaspıralı’nın “Dilde-Fikirde-İşte Birlik” şiarıyla çıkardığı Tercüman gazetesi sadece Rusya Müslümanlarına değil, başta Mısır olmak üzere Osmanlı’nın kontrolundaki bazı Arap ve İslam coğrafyalarında da değişik tesirler icra etmiştir.

SSCB’nin yıkılmasından sonra tarifsiz sıkıntılara rağmen Kırım Türklerinin bir kısmı Kırım’daki anayurtlarına dönmüşlerdir. Sayıları 300.000 olan ve Kırım nüfusunun % 12’sini oluşturan Kırım Türkleri ağır beslenme ve barınma sıkıntılarına rağmen fevkalade organize ve dinamik bir topluluk olarak kendi bünyelerinden ittifakla seçilmiş meclisleri ve dünya kamuoyuna mal olmuş liderleri Mustafa Cemiloğlu liderliğinde örgütlenmişlerdir. Yetersiz dahi olsa okulları, camileri, yayın organları vardır. Kırım meclisindeki temsilcileri ile genel ve yerel sorunların çözümüne katkı vermeye çalışmaktadırlar.   Kırım Türkleri başta Birleşmiş Millletler’de Temsil Edilmeyen Halklar Teşkilatı olmak üzere değişik örgütlerin fiili katılımcılarıdır. Kırım Türklerinin varlık mücadelesi, yakın tarihe kadar Tunus’dan Endenozya’ya kadar ilgi uyandırmıştır. Bazı üniversite ve kuruluşların gündemine girmiştir.     

Ünsal Aktaş

  • Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu
  • Gazi Üniversitesi İdari Bilimler Enstitüsü (Lisans Üstü)

Tez konusu ;” Kırım Hanlığının İdari Yapısı” 

KAMU GÖREVLERİ

  • Başbakanlık Atom Enerjisi Komisyonu
  • Başbakanlık Kanunlar, Kararlar Tetkik Dairesi
  • Adalet Bakanlığı

30 Yıldır Ankara Barosuna kayıtlı ve Serbest Avukat olarak çalışmaktadır.

Türk Dünyası , Kuzey Türklüğü, Kırım ve Hukuki konularda 200’ü aşkın makalesi mevcuttur. Yayınlanmış 2 kitabı vardır.

2 çocuk babasıdır.

  • Emel Dergisi (Sahipliği ve Yazarlığı)
    • Kırım Dergisi (Sahibi, Başyazarı ve Editörü)
    • Emel Türk Kültürünü Araştırma ve Geliştirme Vakfı Kurucu üyesi
    • Kırım Gelişim Vakfı Kurucu ve Yöneticiliği
    • Kök-Sav Kurucu üyeliği ( Kırım ve Kafkasya Enstitüsü Başkanlığı)
    • Ankara Kırım Türkleri Derneği Başkanlığı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Gözde Kılıç Yaşın   - 17-09-2020

Yunanistan’ın Doğu Akdeniz Adımları

Doğu Akdeniz, iki ülkenin aynı bölge için seyrüsefer duyurusu yapması nedeniyle sıcak günler geçirdi. Yunanistan ve Türkiye’ye ilki Almanya’dan olmak üzere Doğu Akdeniz’deki anlaşmazlıkların görüşülmesi çağrısı yapıldığında iki ülke de diplomasi yolunun açık tutulmasına sıcak baktıklarını beyan etti...