Putin’in Rusya’sında Zorlu Bir Dönem

Yazan  17 Aralık 2014

Suriye Krizi ardından Ukrayna krizi ile birlikte Rusya ve Batı arasındaki ilişkilerde hızlı değişimler yaşanmıştır. Suriye Krizi bağlamında Rusya Çin ile birlikte Suriye’deistikrar politikasını sürdürmüşse de Ukrayna Krizi ve neticesinde gelinen süreç farklı bir tablo ortaya koymuştur.Kırım'ın Rusya'ya bağlanması ile birlikte Ukrayna'da yaşanan sorunlar ve iç savaş Rusya için dedengelerin bozulmasına neden olmuştur.Liberal Demokrat Parti lideri Jirinovski Ukrayna Krizi ekseninde açıklamalarda bulunarak, III. Dünya Savaşı’nın “Ukrayna” yüzünden çıkacağını ileri sürmüştür. [1]Jirinovski’nin belirttiği III. Dünya Savaşı’nın, Rusya’nın iktisadi ve siyasi alanda karşı karşıya kaldığı sorunlar olarak düşünülmesi muhtemel görünmektedir.Öte yandan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ulusa Sesleniş konuşmasında,5 Mart 1946’da Winston Churchill’in, ABD’de Sovyetler Birliği ile ilgili yaptığı bir konuşmada ortaya koyduğu “Demir Perde ” söyleminin, bugün Batı tarafından Rusya’ya karşı uygulandığını ifade etmiştir. Nitekim konuşmanın en önemli noktası Putin’in ekonomideki olumsuz gidişatı işaret ederek yaptığı “zor günler” çağrışımı olmuştur.[2]Peki, ama Rusya bu zor günlere nasıl ilerledi? Bu çalışmada, 2014 yılı içerisinde gerçekleşen Ukrayna ve Kırım Krizleri ekseninde gelinen son nokta ve Rusya’nın uluslararası alanda yaşadığı sorunlar kısaca incelenecektir.

 

Ukrayna ve Kırım Meselesi ve Yaptırımlar

Kasım 2013’te başlayan Turuncu Devrim’in devam eden rüzgârlar olarak yorumlanabilecek süreç, Ukrayna’daViktorYanukoviç iktidarını sona erdirmiş, Kırım’ın ise Rusya’ya katıldığı bir değişim temellerini atmıştı. Ukrayna’da yaşanan olaylar karşımıza Suriye krizinde öne çıkan ve küresel liderliğe soyunan Rusya’nın gücünü göstermesi açısından yeni bir deneme alanı oluşturmuştur.Ancak Ukrayna Krizi, Rusya Federasyonu için beklenenden daha zorlu bir süreci beraberinde getirmiştir.

Ukrayna,“Moskova Rusya’nın kalbi, Petersburg beyni, Kiev ise annesidir.” sözünden anlaşılacağı gibi Rus milliyetçileri açısından önemli bir yere sahiptir. Öte yandan Rusya krize başından itibaren dahil olmuş ancak düğüm noktası Kırım olmuştur.Kırım, bağlamında dikkat çeken en önemli noktaSivastopol’dur. Sivastopol, 1783’ten bu yana Rusya’nın Karadeniz Donanmasının komuta noktası olmuştur. SSCB’nin çöküşünde sonra da Rusya, burayı Ukrayna’dan kiralayarak kullanmaya devam etmiştir.[3]Öte yandan Kırım’ın Rusya’ya bağlanması sürecinde pek çok eleştiri ve yorum gelmiş hatta Rusya’nın Kırım politikası Hillary Clinton tarafından Hitler’in II. Dünya Savaşındaki etnik milliyetçilik[4] noktasında, tıpkı Südet Almanları üzerinden yürüttüğü yaşam sahası yaratma politikasına benzetilmiştir.Ancak gelinen son noktada Kırım, Rusya’ya katılmıştır.

Putin Aralık 2014 ‘te yaptığı konuşmada Ruslar içinKırım’ın, “Kudüs bulunan Tapınak Tepesi'nin Müslümanlar ve Yahudiler için taşıdığına benzer kutsal bir değer taşımaktadır”[5] ifadelerini kullanmıştır.Bu ifade, Rus milliyetçi zihin yapısının derin izlerini taşıyan bir açıklama olarak görülmektedir. Nitekim Rusların Ortodoks Hristiyanlığı kabul edişi noktasında büyük öneme sahip olan bu coğrafyaya yapılan vurgu noktasında,Knez Vladimir’in burada vaftiz olması ve daha sonra 3. Roma Teorisinin temellerinin atılması açısından önemlidir.

 

Kırım’da Bulunan Rus Donanması

http://www.dailymail.co.uk/news/article-2571309/Putin-watches-war-games-tension-Ukraine-increases.html

 

Öte yandan iktisadi alanda Kırım’ın Rusya Federasyonu ile bütünleşmesi sağlanmış ve 27 Mayıs 2014’te Devlet Başkanı Putin’in imzaladığı, grivnanın Kırım’da serbest dolaşım süresinin kısaltılmasını öngören karar,1 Haziran 2014 itibari ile yürürlüğe girmiştir. Rusya Kırım bütünleşmesi sağlanırken bir yandan da Batı’nın, Rusya yaptırımları devam etmektedir. ABD ve AB’nin Rusya’ya karşı yaptırım kararları sürekli olarak genişletilmiştir. Temmuz 2014’de ABD Başkanı Obama ihracat kredisini de askıya aldıklarını açıklanarak, Rus ekonomisinin yaptırımlar sonrasında  “daha büyük bir darbe alacağını “ açıklamıştır. Nitekim bu tarihte Doğu Ukrayna’da Malezya Havayolları'na ait yolcu uçağın düşülmesinin Obama yönetimi tarafından Batılı ülkeler için bir işaret olması gerektiğini düşünüldüğü ve Rusya’nın eylemlerinin karşılık verilmesi gerektiği düşüncelerine yer verilmiştir.[6]

Rusya’ya karşı AB ve ABD'nin ortak yaptırım kararları alması ve akabinde yaşanan petrol fiyatlarındaki hızlı düşüş Rus ekonomisine önemli bir darbe vurmuştur.[7]  Dünya Bankası, 2015 yılında Rusya ekonomisinin yüzde 0.7 küçüleceği tahmininde bulunmuştur. Bu gerilemenin ise 2009’dan bu yana ilk kez olacağını belirten Dünya Bankası'nın Rusya ekonomisti Birgit Hansl, düşük petrol fiyatlarının, şirketlerin yatırım kararlarını olumsuz etkileyeceğini de eklemiştir.  Bu olumsuz tablonun ancak 2015 yılı içinde petrol fiyatlarında yükselme ve varil fiyatının 85 Dolar civarına çıkması ile bir nebze engellenebileceği belirtilmiştir. [8] Kasım ayında gerçekleştirilen Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) toplantısı sonrasında da durum, Rusya’nın lehine olmamıştır. OPEC, petrol üretim miktarını değiştirmeme kararı ile Ruble’nin, Dolar karşısında yüzde 2’den fazla değer kaybetmesine neden olmuştur.[9]

Rusya-Japonya İlişkilerinde ABD Yaptırımları

Bu yaptırımlar sadece ABD ve AB bazında değil Uzak Doğu’dan da destek görülmüştür. Bu noktada Japonya dikkat çeken bir ülkedir.Ukrayna Krizi ile bağlantılı olarak Tokyo, Rusya’ya silah ihracatını kısıtlamış ve Sberbank, Vneşekonombank, VTB, Gazprombank ve Rosselhozbank olmak üzere Rus bankalarına da belli yaptırımlar getirmiştir. Kasım 2014’te gerçekleşen APEC Zirvesi sonrasında Rusya ve Japonya’nın yaptırımlara rağmen yatırım işbirliğini devam ettirme niyetleri olduğu açıklanmıştır. Ancak bundan kısa bir süre sonra Ukrayna Krizi ile bağlantılıolarak Japonya Hükümeti 9 Aralık 2014’te yeni yaptırımların sinyalini vermiştir.[10] Nitekim Aralık 2014’ün başlarında Başkan Obama’nın “Avrupa ekonomisine zarar verse” dahi Rusya’ya baskı uygulamaya devam edeceklerini açılmasının ardından Japonya’nın tutumu normal karşılanmalıdır.[11]

 

Kuril Adaları

http://carnegieendowment.org/2012/12/11/russia-s-pacific-future-solving-south-kuril-islands-dispute/esoi#

Bilindiği gibi Putin ve Japonya Başbakanı ShinzoAbe Moskova’da 28-30 Nisan 2013’te arasında bir araya gelmiş ve bu görüşme Japon Başbakanının 10 yıl içerisinde Rusya’ya gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret olması açısından da önemli idi. Öte yandan II. Dünya Savaşı’ndan bu yana devam eden sınır anlaşmazlıklarının ve Kuril Adaları sorununun[12] görüşülmesi bağlamında da önemli olmuştur.Ayrıca ilişkilerde yenilenme dönemi ile birlikte “ekonomik diplomasi”nin[13] de geliştirileceğinin sinyalleri verilmiştir. Japonya’nın aldığı son yaptırım kararları noktasında 2015 yılı içerisinde Putin’in Tokyo ziyaretinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği sorusu ortaya çıkmıştır.2013 yılında başlatılan iki ülke arasındaki  ilişkileri arttırma kararının bu noktada darbe aldığı söylenebilir. Ancak bu olumsuzhavaya karşın, Japonya Kabine Genel Sekreteri YoshihideSuga yeni yaptırımların 2015 yılı içerisinde gerçekleşmesi planlananPutin’in Japonya’ya ziyaretin etkilemeyeceğini açıklamıştır.[14]

 

Rusya’nın Zor Günlere Çözüm Arayışı

Batı ve Rusya arasındaki ilişkilerde Yeni Soğuk Savaş söylemlerinin yanı sıra pek çok uzman Putin’in Gorbaçov ya da Yeltsin’e benzemediği noktasında hem fikirdir. Bu bağlamda 2008 Gürcistan Krizi sonrasında Putin’in Rusya’daki desteği düşünüldüğünde Kırım’ın ilhakı sonrasında da, Rus ekonomisi her ne kadar büyük bir çıkmaz ile karşı karşıya olsa da, Rusya’da Putin’ e destek zirve yine noktasındadır.[15]

Kasım ayında açıklama yapan, Rusya Maliye Bakanı AntonSiluanov, düşen petrol fiyatlarının ve Batılı ülkelerin uyguladığı yaptırımların ülke ekonomisine tahminen 140 milyar Dolar zarar verdiğini açıklamıştı.[16] 2013 yılında 2,096,777,030,571 Dolar[17] gayri safi yurtiçi hasılası olan Rusya için bu meblağ önemlidir. Putin’in zor günlerdeki desteğinin ne kadar devam edeceği ileriki süreçte görülecektir. Ancak bugün ülkede özellikle de milliyetçi grupların desteği ve sevgisinin her zamankinden fazla olduğu aşikârdır.

Nitekim Rusya yaşadığı sorunlara karşılık önemli açıklamalar yapmakta ve dış politikasında da önemli adımlar atmaktadır. İlk olarak Rusya’nın savunma harcamalarına dair açıklamaları dikkat çekicidir. Rusya’nın karşı kaldığı ekonomik sorunların aksine savunma bütçesini arttırma yoluna gitmesi dikkat çekicidir. Hatırlanacağı gibi Putin'in 4 Mart 2012 Başkanlık seçimleri öncesinde RossisykayaGazeta'da yayınlanan makalesinde Rus ordusunun modernizasyonunu ön gören açıklamalara yer vermişti. Böylece 2020 yılına kadar tamamlanması planlanan yaklaşık 770 Milyar Dolarlık askeri modernizasyon süreci başlatılmıştır.Eylül ayı içerisinde açıklama yapan Rusya Federasyonu Başbakan Yardımcısı DmitriRogozin ise modernizasyon sürecinin planlandığı gibi ilerleyeceğini belirterek bu sürecin yüzde yüz tamamlanacağınıhatta bu süreç dâhilinde “nükleer sürpriz” de olacağını açıklamıştır.[18]

Öte yandanTheMoscow Times’da yer alan habere göre, Rusya’nın savunma harcaması 2015’de 3,3 trilyon ruble artacaktır. Bu miktar ise gayri safi milli hasılanın yüzde 4,2’sine denk gelmektedir.[19] Rusya Dışişleri Bakanı SergeyLavrov, ABD’nin küresel füze savunma sistemi kurmaya yönelik çalışmaları noktasında açıklamada bulunarak bu sistemin sadece Rusya için değil tüm uluslararası stratejik dengeler noktasında olumsuz etkileri olacağını ifade etmiştir. Rusya, her ne kadar Washington ile görüşmelere açık olsa da gelinen süreç, Soğuk Savaştan bu yana en gergin ilişkilerin yaşandığı dönemdir. ABD’nin Rusya karşıtı yaptırımları da bu eksende düşmanca yaklaşımlar olarak yorumlanmaktadır.[20]

İkinci olarak Rusya ve Türkiye arasındaki ilişkiyi incelemek yararlı olacaktır. 2012 ve 2013 yıllarında iki ülke arasındakiilişkilerde en dikkat çeken nokta Suriye Krizi olmuş ancak iki ülkenin kriz ekseninde takip ettikleri farklı politikalar, ilişkilere büyük bir darbe vurmamıştır. Öyle ki iki ülke arasındaki 2013'teki ticaret hacim 32,7 milyar dolar olmuştur. [21]1 Aralık 2014 tarihinde Putin, Türkiye’ye resmi bir ziyarette bulunmuştur. Görüşmelerde, enerji alanındaki anlaşmalar en dikkat çekici olanıdır. Çünkü bu ziyaret esnasında Gazprom’un Bulgaristan'dan geçmesi planlanan Güney Akım projesinin iptal edildiği açıklanmıştır. Bu projenin iptali ise AB için yaklaşık 2.5 milyar Euroluk zarar anlamına gelmektedir. En çok zarar göreceği ileri sürülen şirketler ise İtalyan Eni ve Alman Europipe’dır. Bu bağlamda Rusya ve Türkiye arasındaki gerçekleşen görüşme ve akabinde Türkiye üzerinden alternatif bir boru hattı döşeneceğini açıklaması ‘Avrupa’ya karşı bir doğal gaz savaşı’ olarak yorumlanmıştır.[22]

The Times ise Putin'in boru hattı anlaşması ile beraber Avrupa'ya "doğalgaz savaşı ilan ettiğini" yazmıştır. Putin’in bu sayede Putin'in 25 milyar sterlin tutarındaki planını iptal ederek, Türkiye üzerinden geçmesi planlanan anlaşma ile ilişkilerini dahada yakınlaştırmak istediğine dikkat çekmiştir.Rusya’nın Batı yaptırımları sonrasında Türkiye’nin önemini daha iyi anladığı ileri sürülmüştür. [23]Netice olarak Rusya için Türkiye’nin, Almanya’dan sonra 2. büyük ticari partner olduğu da unutulmamalıdır.[24]

Öte yandan AB’nin Türkiye-Rusya yakınlaşmasından endişe duyduğu görülmektedir. Yelena Çinkova’nınKomsomolskaya Pravda gazetesinde yer alan makalesinde “Bulgaristan, Güney Akım’dan vazgeçilmemesi için bakanlarını Brüksel’e yollarken, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi FedericaMogherini başkanlığında AB heyeti de Ankara’ya gitti.Asıl amaçları, Türkiye’yi Rusya karşıtı yaptırımlara katılması, yani Rusya ile doğalgaz projesinden vazgeçmesi yönünde ikna etmek. Ya da en azından Rusya’nın gıda pazarında Avrupa’nın yerini Türkiye’nin almamasını sağlamak” ifadelerine yer vermesi dikkat çekicidir.[25].Nitekim Avrupa Komisyonu’ndan iki komiser ve bir üst düzey temsilcinin Ankara ziyareti de bu endişeyi doğrular niteliktedir. Bu bağlamda ziyaretin amacının “AB’nin Rusya’ya uyguladığı yaptırımlara katılmayan Türkiye’nin” Rusya ile öngördüğü enerji işbirliğinde sağduyulu olma arayışıdır. [26]

Kazan-kazan politikası kapsamında bir araya gelen bu iki ülkenin benzer yönlerine dikkat çeken Carnegie Moskova UzmanıPavelShlykov,  Rusya ve Türkiye’deki politik elitlerin tek kutuplu dünya sistemine karı çıkan ortak görüşleri olduğuna dikkat çekmektedir. İki ülke küreselbazda yaşanan aşırıcı ve radikal gruplara karşı durmakta ve küresel ekonomi bağlamında da benzer politikalar takip etmektedirler. [27]Netice olarak, Türkiye’nin, AB üyeliği noktasında yaşadıkları ve Rusya’nın da Batı’dan gelen yaptırımlar karşı mücadelesi, iki ülke ilişkilerini daha da güçlendiren bir nokta olmaktadır.

Son olarak ise değinilmesi gereken en önemli konu Putin’in Hindistan ziyaretidir. Sovyetler Birliği döneminde, Rusya ABD’nin Pakistan politikasında karşı Hindistan ‘a destek olmuş, bu ilişki Soğuk Savaş sonrasında Hindistan ve Rusya arasında devam etmiştir. Bu noktada 2008 yılında iki ülke arasında imzalanan 4 nükleer reaktörün yapımını da öngören bir anlaşma önemlidir.[28] Nitekim Rusya ve Hindistan ilişkileri tarihi geçmişinin yanı sıra küresel terörizm ve aşırı hareketlere karşıda ortak noktalarda buluşmaktadır. Bu bağlamda Keşmir Hindistan açısından yumuşak karın olarak adlandırılırken, Kuzey Kafkasya coğrafyası da Rusya Federasyonu için aynı durumu ifade etmektedir. Tarihi bir ziyaret olarak adlandırılın Putin’in Hindistan ziyareti esnasında Başbakan NarendraModi yapacağı görüşme ile iki ülke arasında askeri alandaki işbirliğini güçlendirme hedeflenmekte. Bu ziyaretin Batı’yı endişelendirilen bir olay olduğuna dikkat çeken Kommersant Gazetesi ayrıca ziyaret esnasında hem Hindistan’ın iç piyasasına hem de hazır ürünlerin üçüncü bir ülke pazarına satışı için kısa mesafeli SukhoiSuperjet 100 marka yolcu uçaklarının ortak üretiminin görüşüleceğine de dikkat çekmiştir.[29]Anlaşmalarkapsamında ise en önemli noktalardan biri Putin’in AB ve ABD’nin yaptırımlarını azaltma noktasında ticaretinin yoğun olduğu ülkeler ile ülkelerin para birimlerini kullanma hedefidir. Putin eğer, bu adım gerçekleşir ise küresel ekonomide doların etkisini azaltmayı da hedeflemektedir.[30]

Hindistan-Rusya görüşmesini yorumlayan Rusya Stratejik Araştırmalar Enstitüsü uzmanı BorisVolhonskiy ise iki ülke ilişkileri noktasında dikkat edilmesi gereken noktalara değinmiştir. Bu bağlamda iki ülke arasındaki ticaret hacmi ve sınır bağının olmaması ilişkilerin hedeflenen tarzda geliştirilmesi noktasında sorun yaratabilir. [31]Öte yandan TatianaShaumyan, Rusya’nın Hindistan’ın başlattığı “Hindistan’da üret”[32] politikasına katılmasını umduklarını belirtirken, iki ülkenin Afganistan odağında, terör örgütleri ile ilgili ortak bir strateji belirlemeleri gerektiğine de dikkat çekmiştir. [33]

Putin’in 11 Aralıkta gerçekleşen Hindistan ziyaretinde  ''15. Yıllık Hindistan-Rusya Zirvesi" kapsamında iki ülke arasındaki ilişkilerin her alanı kapsayacak şekilde ilerlediğini belirtmiştir.Öte yandan Hindistan Soğuk Savaş sonrasında savunma sanayi alanında anlaşmalarında farklı ülkeler ile de sürdürüyorsa da, Hindistan Başbakanı Modi, Rusya'nın hala savunma alanındaki en büyük sağlayıcıları olduğunu ifade etmiştir. Görüşme sonrasında iki ülke arasında savunma, nükleer enerji alanları ve petrol arama başta olmak üzere16 anlaşma imzalanmış olup en dikkat çekeni ise Hindistan’da önümüzdeki 20 yıl içerisindeRusya enerji kurumu RusAtom tarafından yapılması planlanan12 nükleer santral olmuştur.[34] Bir diğer nokta ise Kırık ve Hindistan ilişkileridir. Rusya’nın Sesi Radyosu’nun haberine göre, Kırım Cumhurbaşkanı SergeyAksenov, "Hindistan-Kırım Ortaklığı" kapsamında anlaşmalar çerçevesinde, Hindistan ve Kırım'ın, otomotiv sanayii, eczacılık, tarım, turizm ve bilişim teknolojileri gibi alanlarda uzun süreli ve karşılıklı çıkarlara dayalı işbirliği yapacağını açıklamıştır.[35] Böylece Kırım da Hindistan ile ilişkilere dâhil edilmiştir. Nitekim Rusya’nın Kırım ilhakı noktasında Hindistan’ın düşük perdeden açıklamaları olmuştur. Bunun en önemli nedenleri Rusya’nın Hindistan’ın askeri modernizasyon programının da önemli bir ortağı olması[36] ve Batı’nın dış politikada demokrasiyi bir araç olarak kullanması noktasında iki ülkenin ortak endişeleridir.

Sonuç olarak Ukrayna Krizi ve sonrasında Kırım ilhakı, Rusya için zorlu bir 2014 yılı yaşatmaktadır. Suriye Krizi bağlamında bu derece zorlanmayan Rusya’nın Kırım’a karşılık elde ettiği yaptırımlar ve enerji piyasasında hızlı düşüşe bağlı olarak cendereye girmiş bir ekonomi olmuştur. Nitekim Putin 2012 yılında kalem aldığı “Rusya ve Değişen Dünya başlıklı” makalesinde Putin, Suriye Krizi ekseninde Putin kimsenin Libya senaryolarını yeniden görmek istemediğini ifade ederek Rusya'nın Suriye konusunda politikasının değişmeyeceğini de göstermiştir. Öte yandan AB ile vizesiz geçiş uygulaması ve ekonomik entegrasyonu gerçekleştirme hedeflerinden bahseden Putin’in elde ettiği sadece yaptırımlar olmuştur. Makalede yer alan hedeflerden tek kazanç ise ” Rus Halkı'nın özellikle de Rusya dışında yaşayanların haklarının korunması” noktasında olmuş ve Rus milliyetçilerini sevindiren Kırım ilhakı gerçekleşmiştir. Son olarak Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı AlekseyUlyukayev’in, Batı ülkelerinin, Rusya’ya uyguladığı yaptırımları 2017 yılına kadar devam ettirebileceğine dikkat çekmesi de düşündürücüdür. [37]Bu bağlamda Önümüzdeki süreçte Putin’in Rusya’sında neler olacağı merak konusudur.

 


[1]Jirinovski’den Üçüncü Dünya Savaşı tahmini, http://turkish.ruvr.ru/2014_11_17/jirinovskiden-ucuncu-dunya-savasi-tahmini/

[2]Putin Accuses Western 'Enemies' of Building New IronCurtainAroundRussia, https://news.vice.com/article/putin-accuses-western-enemies-of-building-new-iron-curtain-around-russia

[3]UkraineCrisis in Maps,http://www.nytimes.com/interactive/2014/02/27/world/europe/ukraine-divisions-crimea.html?_r=1

[4]“Hillary Clinton rightabout Putin and Hitler”, (Erişim), http://thehill.com/blogs/pundits-blog/international-affairs/200198-hillary-clinton-right-about-putin-and-hitler, 07.03.2014

[5]Putin: Crimea Is Russia'sJerusalem, http://www.rferl.org/media/video/russia-putin-crimea-sanctions/26724940.html,10.12.2014

[6]ABD ve AB Rusya'ya yaptırımları artırdı, http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2014/07/140730_obama_rusya

[7]Sanctions, fallingoilpricestopushRussiaintorecession, http://www.thestar.com/business/economy/2014/12/02/sanctions_falling_oil_prices_to_push_russia_into_recession.html,10.12.2014

[8]World Bank lowersRussia'seconomicforecast as ruble falls, http://www.brecorder.com/money-a-banking/198/1249947/,10.10.2014, Dünya Bankası: Rusya 2015'te yüzde 0.7 küçülecek, http://www.bloomberght.com/haberler/haber/1680691-dunya-bankasi-rusya-2015te-yuzde-07-kuculecek

[9]Russia's Ruble TumblesAfter OPEC RefusestoCutOilOutput, http://www.themoscowtimes.com/business/article/ruble-rallies-against-dollar-after-report-putin-poroshenko-held-phone-call/511956.html

[10]Japonya Ukrayna nedeniyle yeni yaptırımları ilan etti, http://turkish.ruvr.ru/news/2014_12_09/281049899/, Rusya ve Japonya yatırım işbirliğini devam ettirecekler, http://turkish.ruvr.ru/2014_11_11/Rusya-Japonya-yatirim/

[11]http://turkish.ruvr.ru/news/2014_12_03/Obama-ABD-AB-Rusya/

[12]Ayrıntılı Bilgi için bkz: M. S. Özel, “Putin-Abe Zirvesi ve Rus-Japon İlişkileri”, http://www.21yyte.org/arastirma/rusya/2013/05/06/6983/

[13]Japanese PM visitsRussiatobuild 'personalconfidence-basedrelations', http://rt.com/news/japan-abe-visit-russia-524/

[14]New Japan sanctions not toaffectpreparationtoPutin’svisitto Japan — official, http://itar-tass.com/en/world/765851

[15]SimonTisdall,Thenewcoldwar: arewegoingbacktothebadolddays?, http://www.theguardian.com/world/2014/nov/19/new-cold-war-back-to-bad-old-days-russia-west-putin-ukraine?CMP=twt_gu, Putin'e Halk Desteği Artıyor, http://www.amerikaninsesi.com/content/putin-e-halk-destegi-artiyor/2541568.html

[16]http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2014/12/141204_putin_demirperde

[17]World Bank, http://data.worldbank.org/indicator/NY.GDP.MKTP.CD

[18]Ядерныйсюрпризсозреетраньше, http://nvo.ng.ru/forces/2014-09-26/1_surprise.html,26.09.2014

[19]2011 yılından buyana askeri modernizasyon noktasında yüzde 16’lik bir ilerleme söz konusudur. Önümüzdeki yılın sonunda ise bu oranın yüzde 30 olması planlanmaktadır.( Russia'sMilitaryWillGetBiggerandBetter in 201,http://www.themoscowtimes.com/business/article/russias-military-will-get-bigger-and-better-in-2015/512753.html)

[20]Russiaand NATO gothroughmostseriouscrisis since ColdWar – Lavrov, http://english.pravda.ru/russia/kremlin/10-12-2014/129273-russia_lavrov_foreign_minister-0/

[21]Putin: Türkiye'den gıda alımı artacak, doğalgazda hedefleri aşacağız, http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/27670075.asp

[22]Türkiye-Rusya yakınlaşması, Batı ile ilişkileri nasıl etkiler?, http://www.dw.de/t%C3%BCrkiye-rusya-yak%C4%B1nla%C5%9Fmas%C4%B1-bat%C4%B1-ile-ili%C5%9Fkileri-nas%C4%B1l-etkiler/a-18120792?maca=tur-rss-tur-all-1495-rdf

[23]Putin declaresgaswar on Europe withTurkeypipelinedeal, http://www.thetimes.co.uk/tto/news/world/europe/article4284368.ece

[24]http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/27670075.asp

[25]http://www.turkrus.com/67523-%E2%80%9Cab-turkiye%E2%80%99yi-rusya%E2%80%99dan-koparmak-istiyor-ama-turkler-buna-kanmaz%E2%80%9D-xh.aspx#sthash.s85TCcef.dpuf

[26]Ece Göksedef, AB enerji tedarikinde güvence istiyor, http://www.aljazeera.com.tr/al-jazeera-ozel/ab-enerji-tedarikinde-guvence-istiyor

[27]PavelShlykov, Putin’sVisittoTurkey: WhoWill Pay forthe “Breakthrough in BilateralRelations”?, http://carnegie.ru/eurasiaoutlook/?fa=57424

[28]Asya’da Rusya-Hindistan ittifakı, http://www.dw.de/asyada-rusya-hindistan-ittifak%C4%B1/a-3851480

[29]http://rt.com/business/213099-putin-visit-india-cooperation/, http://turkish.ruvr.ru/news/2014_11_11/Putin-Hindistan-ziyaret/

[30]Rusya, Hindistan ile yerel para kullanacak, http://gazetem.ru/haber/rusya-hindistan-ile-yerel-para-kullanacak/23695/

[31]Putin’in Hindistan ziyareti önemli bir olay olacak, http://turkish.ruvr.ru/2014_12_09/putinin-hindistan-ziyareti-onemli-bir-olay-olacak/

[32]Ayrıntılı bilgi için bkz:http://www.makeinindia.gov.in/

[33]What Do YouExpectfrom Vladimir Putin’sVisittoIndia?, http://carnegie.ru/eurasiaoutlook/?fa=57439

[34]India, Russiasign 16 agreements at bilateralsummit, http://in.rbth.com/world/2014/12/11/india_russia_sign_16_agreements_at_bilateral_summit_40291.html, Russia’srelationswithIndia on steadytrack in allspheres — Putin, http://itar-tass.com/en/russia/766368, Rusya ile Hindistan 20 anlaşma imzaladı, http://www.trthaber.com/haber/dunya/rusya-ile-hindistan-20-anlasma-imzaladi-155253.html

[35]http://turkish.ruvr.ru/news/2014_12_11/Putin-Hindistanla-ilishkiler-gelishmeye-devam-edecek/

[36]VarunSahni, Indianperspectives on theUkrainiancrisisandRussia’sannexation of Crimea, Policy Brief2014,s.1,http://www.peacebuilding.no/var/ezflow_site/storage/original/application/94b5e66db412bc9babce1d7ce447f876.pdf

[37]Western sanctionsagainstRussiamaylastuntil 2017 — minister, http://itar-tass.com/en/russia/766093

Dr. Merve Suna Özel Özcan

 
 
E mail:                                   mervesuna@yahoo.com
 
Eğitim Durumu
 
2010 -                                      Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
 Siyaset ve Sosyal Bilimler (Yüksek Lisans)
 
2008 - 2011                            Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi
Tarih (Çift Anadal programı)
 
Bölüm Bitirme Tezi: Soğuk Savaş Döneminde Türkiye-ABD İlişkileri Kırılma Dönemleri (1960-1965)
 
2006 - 2010                            Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
Uluslararası İlişkiler (Lisans)
 
 
2002-2006                              Fethiye Yabacı Dil Ağırlıklı Lise
 
 
 
Yabancı Diller                                 İngilizce                                            
Rusça (Başlangıç)
Osmanlıca (Orta )
 
 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Gözde Kılıç Yaşın   - 03-12-2020

Kıbrıs Meselesinde Kritik Dönem

Kıbrıs meselesi önemli bir dönüm noktasında; adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm üretilebilir.