< < Rusya'nın IŞİD Politikası


Rusya'nın IŞİD Politikası

Yazan  08 Ekim 2014

Giriş

Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD), Irak ve Suriye’de çok kısa zaman içerisinde önemli yerleşim birimlerini ele geçirmesi ve bölge üzerinde kontrolünü sağlayarak etkisini artırması Orta Doğu’da yeni bir güvenlik açığını ortaya çıkarmıştır. Orta Doğu dengelerini alt üst eden IŞİD faktörünün ve ortaya çıkardığı güvenlik sorununun ortadan kaldırılması için bölge ülkeleri arasında olduğu gibi, Moskova ile Washington hattında da tartışmalar başlamıştır. ABD önderliğinde oluşturulan “koalisyon güçleri” IŞİD’e karşı hava saldırılarını sürdürürken, Moskova bölgedeki gelişmelere daha temkinli yaklaşmakta, Bağdat ve Şam yönetimini IŞİD’e ve cihatçı guruplara karşı desteklerken, IŞİD’e karşı ABD’nin Suriye’deki hava operasyonlarına karşı çıkmaktadır.

Moskova’nın Bölge Politikası ve IŞİD Pazarlığı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, hem Irak Başbakanı Haydar al-Abadi’yle hem de Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallem’le gerçekleştirdiği görüşmelerde bu ülkelere başta IŞİD olmak üzere terörizme karşı mücadelelerinde destek verdiğini açıkladı.[1] Rusya’nın bu politikası birkaç nedene bağlıdır. Rusya Irak’ı destekleyerek Bağdat üzerinden Orta Doğu’da etkisini artırma fırsatı bulacaktır. Moskova, Bağdat’la ilişkilerini SSCB’yle BAAS rejimi arasındaki düzeye tekrar döndürmeyi hedeflemektedir. Ancak bu ilişki artık ideolojik yakınlıktan ziyade daha çok stratejik işbirliği düzeyinde geliştirilmesine yöneliktir. Örneğin 2012 yılında Rusya’dan 4,2 milyar dolar değerinde silah alımı yapan Irak, Temmuz 2014’te bir milyar dolar değerinde Rus yapımı silah anlaşması gerçekleştirmiştir.[2] Rusya IŞİD’e karşı Irak’ı destekleyerek, Batı yaptırımları sonrası önemli pazar kaybına uğrayan Rus silah endüstrisinin Orta Doğu’daki pazarını korumuş olacaktır. Aynı zamanda Bağdat’ı destekleyen Moskova, Irak’ın enerji kaynaklarını uluslararası şirketlere açması durumunda kendisi için de pay elde edecektir. Bu anlamda da Rusya Şam’dan sonra Orta Doğu’da da Bağdat üzerinden varlığını tekrar hissettirecektir.

Rusya’nın Orta Doğu politikasında önemli endişelerinden biri, IŞİD’in güçlenmesi sorunudur. IŞİD’in güçlenmesi durumunda Kafkasya başta olmak üzere Rusya’daki hükümet karşıtı İslami grupları destekleyeceği ve IŞİD içinde aktif faaliyet gösteren önemli sayıda Rusya vatandaşı[3] olan kişilerin Rusya’ya dönerek terör eylemlerine girişeceği düşünülmektedir. Moskova’nın IŞİD’in güçlenmesinden duyduğu diğer bir endişesi ise, Suriye’yle ilgilidir. Irak’ta olduğu gibi, Suriye’nin bazı bölgelerini kontrol altında tutan IŞİD'in, zaman içerisinde Şam’a yönelik verebileceği savaş Moskova’nın bölgedeki tek müttefikinin düşmesi anlamına gelecektir.

Rusya, Şam yönetiminin varlığının korunması için IŞİD’e karşı olduğu gibi, ABD ve koalisyon güçlerinin IŞİD operasyonlarına da karşı çıkmaktadır. Rusya, Suriye topraklarında yürütülen hava operasyonlarının Şam ve BMGK onayı olmadan gerçekleşmesini, uluslararası hukukun ihlali ve egemen devletin topraklarına yönelik saldırı olarak değerlendirmektedir. Rusya, ABD’nin müdahalesinin ilerleyen zamanda çatışmaların daha da artmasına sebep olabileceğini ve Suriye’de hükümet güçlerine karşı kullanılmasıyla sonuçlanabileceğini düşünmektedir.[4]

Rusya’nın BMGK kararı olmadan yapılan IŞİD operasyonlarına karşı çıkmasının birkaç nedeni vardır. Rusya’ya göre Suriye’nin talebi ve BMGK kararı olmadan yürütülecek operasyonlar zaman içerisinde uluslararası norm haline gelecektir. ABD, IŞİD kontrolündeki bölgeleri Şam egemenlik alanı olarak görmeyecektir. Ve IŞİD’e karşı yapılan müdahaleleri de Suriye egemenliğine karşı bir müdahale olarak değerlendirmeyecektir. Dolayısıyla koalisyon güçlerinin Suriye topraklarında yürüteceği silahlı çatışmaları hukuk dışı saymayacaktır. Bu durumda ise BMGK onayı olmadan da “egemenliği tartışılır alanlarda” silah kullanmak genel kabul görmüş sayılacaktır. Bunu engellemeye çalışan Rusya, Suriye topraklarında yürütülen silahlı müdahalelerin BMGK üzerinden hukuki çerçevenin konulmasını amaçlamaktadır. Aynı zamanda, IŞİD kontrolündeki çatışma alanlarının Suriye’nin geneline yayılması durumda ise ABD önderliğindeki koalisyon güçlerinin operasyonları Suriye’nin genelinde yürütülmeye başlayacaktır. Bu durum Şam yönetiminin operasyonlara maruz kalmasına ve sonunda Esad’ın da devrilmesine sebep olacaktır. Bu nedenle Rusya, IŞİD ve diğer radikal guruplara karşı özellikle Suriye’de yürütülen hava operasyonlarının sınırlarının BMGK kararında kesin bir şekilde belirlenmesi gerektiğini öne sürmektedir. Dolayısıyla Rusya’nın bu anlamda IŞİD operasyonlarına karşı çıkması Suriye rejiminin güvenliğine yöneliktir.

IŞİD operasyonlarına karşı çıkan Moskova’nın diğer bir endişesi ise, Batı’nın Ukrayna krizinden itibaren Rusya’yı Batı merkezli uluslararası kuruluşlardan dışlaması durumudur. Uluslararası güvenliğe tehdit teşkil eden IŞİD sorunu, uluslararası topluluğu teslim edem ve Rusya’nın da parçası olduğu ülkeler tarafından çözülmesini talep etmektedir. Uluslararası güvenlik sorunlarının çözülmesinde BMGK'nin devre dışı bırakılması Rusya’nın uluslararası meselelerde karar verici rolünün bertaraf edilmesi anlamına gelmektedir. BMGK kararının alınmaması Rusya’nın uluslararası toplum içindeki saygınlığına darbe vurmuş olacaktır.

Bununla birlikte Rusya IŞİD üzerinden Batı’yla pazarlık yapmayı amaçlamaktadır. Rusya, IŞİD’e karşı Batı’nın ve koalisyon güçlerinin yanında yer alması karşılığında Batı’nın Ukrayna politikasında Rusya’nın çıkarlarını göz önünde bulundurmasını istemektedir. Rusya ayrıca Ukrayna’nın “ittifak dışı statüsünün” korunmasını ve Rusya’ya karşı yaptırımların tekrar gözden geçirilmesini ve kaldırılmasını hedeflemektedir. Avrupa’yla tekrar ilişkilerini normalleştirmeyi amaçlayan Rusya’nın bu taleplerinde Batı’nın öne sürdüğü uluslararası sistemi kabul etmesi ve bu çerçevede dış politikasını şekillendirmesini beklemektedir.

Sonuç

Rusya, IŞİD'e karşı Irak ve Suriye’yi destekleyerek Orta Doğu’da etkinliğini artırmayı amaçlarken, ABD ve koalisyon güçlerinin Suriye’deki operasyonlarına karşı çıkarak ABD’ye karşı Şam rejiminin güvenliğini korumaya çalışmaktadır. Moskova, uluslararası hukuku ve BMGK’yi öne çıkararak uluslararası güvenlik sorunlarında karar vericiler arasında yer almayı amaçlamaktadır. Bu sayede Rusya, ABD’nin ulusal çıkar alanı olarak görüldüğü Orta Doğu bölgesinin güvenlik sorunlarının çözümünde katkı sağlamayı bunun karşılığında ise Moskova’nın Ukrayna üzerindeki ulusal çıkarlarının ABD tarafından kabul etmesini hedef edinmiştir.


[1]“Rossiya Gotova Pomogat’ İraku v Borbe s “İslamskim Gosudarstvom”, Vzglyad, 26 Eylül 2014, < http://vz.ru/news/2014/9/26/707547.html>; “Rossiya Podderjit Siriyu v Borbe s Terrorizmom”, Vzglyad, 27 Eylül 2014, < http://vz.ru/news/2014/9/27/707780.html>

[2]“İrak Kupil Rosssijskogo Orujiya Na Milliyard Dollarov”, < http://lenta.ru/news/2014/07/30/weapons/> (29 Eylül 2014).

[3]“Mihail Bogdanov: Mıy İmeyem Delo s Terrosistiçeskim İnternatsionalom”, Kommersant, 29 Eylül 2014, < http://kommersant.ru/doc/2577700>

[4]“Rossiya Nazvala “Agresiey” Udarı SŞA Po Boevikam İGİL Bez Rezolyutsii OON”, < http://top.rbc.ru/politics/11/09/2014/948469.shtml> (29 Eylül 2014).

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 23-11-2020

Sanal bir Zirvenin Reel Sonuçları

Bilindiği gibi G-20[1] toplantıları dünyanın GSYİH ları itibarı ile en büyük ülkelerinin her yıl bir araya gelip, diz dize, biz bize küresel sorunları değerlendirdiği, çözüm önerileri geliştirme çabası içinde girdiği (veya öyle göründüğü) platformlar. ...