Ukrayna Krizine Diplomatik Çözüm Arayışları

Yazan  28 Ağustos 2014

 

26 Ağustos 2014’teBelarus’un başkenti Minsk’te Ukrayna krizinin çözümüne yönelik önemli görüşmeler gerçekleşti. Minsk görüşmelerine AB’li enerji, ticaret ve dış politika Komiserleri katılırken, Ukrayna krizinin diğer tarafı  Rusya da masadaki yerini aldı. Ayrıca Kazakistan ve Belarus Devlet Başkanlarının da bulunduğu toplantı, Avrasya Birliği’nin ilk defa uluslararası bir sorunun çözümünde yer alması adına önemli bir gelişme olmuştur. Minsk görüşmelerinin diğer bir önemli gelişmesi ise Ukrayna Devlet Başkanı Pyotr Poroşenko ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bir araya gelerek Ukrayna sorunun çözüme ilişkin siyasi irade göstermelerine karşı, bu görüşmelerde ABD davet edilmeyişidir.

Minsk Zirvesi ve Pazarlıklar

Minsk zirvesi aynı zamanda Poroşenko’yu ABD etkisinden çıkararak Almanya ve Rusya’nın öne sürdüğü çözüm planlarının kabul ettirilmesiydi. Bu planlardan biri Kiev yönetimini Ukrayna’nın doğusundaki muhalif guruplarla masaya oturtarak ateşkesin sağlanmasıydı. Ukrayna-Rusya-AB üçlüsünün diğer bir pazarlık konusu Kırım meselesiydi. 23 Ağustos’ta Almanya Başbakanı Algela Melker’in Kiev ziyaretinde resmi olarak ulusal diyalog, adem-i merkeziyetçilik ve kimliklerin korunması gibi üç konuda Poroşenko'yu ikna etmeye çalışmış, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünden ve ülkenin doğu sınırlarının Kiev tarafından kontrol edilmesi gerektiğini belirtmiş olsa da, aynı gün Almanya Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Sigmar Gabriel Ukrayna sorununun çözüme kavuşturulmasının tek seçeneği “federasyon konseptini” ve Kırım’ın Ukrayna’nın artık bir parçası olamayacağını kabul etmesi gerektiğini belirmişti.[1] Kısaca Almanya'nın Ukrayna krizine getirdiği çözüm formülü, Kırım’ın Rusya’ya bırakılması karşılığında Ukrayna Donbass’ı (Donetsk ve Lugansk’ı) elde etmesi şeklindedir.

Ukrayna’nın mevcut sorunları karşısında Batı’dan manevi ve sınırlı maddi destek alabilmişse de, doğusundaki çatışmalara karşı koyabilecek güçlü bir askeri destek elde edememesi, Poroşenko’nun diplomatik yolları deneyerek Moskova’yla görüşmeye razı olmasına neden olmuştur. Poroşenko’nun Minsk görüşmesine katılmak istemesinin bir diğer nedeni ise, devam eden savaşın ülkenin önemli sanayi bölgesi olan Donbass’ı tahrip ederek Ukrayna ekonomisini çöküşe doğru sürüklemesidir. Bu durum Poroşenko iktidarının güvenirliğinin sorgulanmasıyla sonuçlanabilir.

Ukrayna’nın bağımsızlık günü olan 24 Ağustos'a kadar sorunu çözmek isteyen Poroşenko’nun hesapları tutmadı. Ayrıca yaklaşan kış döneminde doğalgaz açığı olduğu gibi ülkenin doğusundan elde edilen kömür ihtiyacını bile karşılayamaz olması ülkenin enerji krizine sürüklenmesi anlamına gelecektir. Bu durum hem doğalgaz ihracatı konusunda[2], hem de Rusya’nın muhalif gurupları desteklemesi nedeniyle Poroşenko'yu Moskova’yla işbirliğine zorlamaktadır.

Doğalgaz meselesi sadece Ukrayna açısından değil, Avrupa Birliği için Rus doğalgazının Ukrayna üzerinden istikrarlı bir şekilde akışının sürdürülmesi, Rusya için ise doğalgaz ihracatından elde ettiği gelirler açısından olduğu gibi AB’yle işbirliğinin ve karşılıklı bağımlılığının devam ettirilmesi açısından önemli bir meseledir. Doğalgaz 17-18 Ağustos’ta Fransa, Almanya, Rusya ve Ukrayna dış işleri bakanlarının gerçekleştirdikleri Berlin görüşmelerinde de önemli gündem maddelerinden biriydi. Berlin’de taraflar Ukrayna’nın siyasi yapılanması; doğalgazla meselesiyle ilgili transit, borçlar ve fiyatlandırma konuları; Ukrayna’nın tarafsızlık/ blok dışı statüsü ve NATO’ya üyeliğinden vazgeçmesi ve Ukrayna’nın ekonomik olarak tekrar yapılanması gibi Rusya’yı doğrudan ilgilendiren konular da ele alınmıştı.

Sonuç

Minsk görüşmelerinde taraflarca görüşülen konuların bazılarında ilerleme sağlanabilmişse de, Ukrayna kriziyle ilgili herhangi olumlu bir sonuç elde edilememiştir. Ukrayna üzerinden Rus doğalgazının Avrupa’ya transiti konusunda taraflar anlaşmaya varabilmişken, Ukrayna’nın Rusya’ya olan doğalgaz borcu, Rusya’nın Ukrayna’ya doğalgaz satışındaki fiyat indirimine gidilmesi konusunda somut bir gelişme yaşanmamıştır ve Eylül 2014 tarihinde gerçekleşecek görüşmelere bırakılmıştır.

Ukrayna’nın AB’yle Serbest Ticaret Anlaşması çerçevesinde oluşturulması beklenilen “serbest ticaret alanı” Rusya tarafından olumsuz karşılanmış, Ukrayna’dan mallarının Rusya’ya girmesini de engelleyeceğini açıklamıştır. Bu durum Ukrayna ekonomisinin bundan sonra tekrar yapılanmasında Rusya’nın olumsuz yaklaştığını göstermektedir. Rusya, Ukrayna ekonomisinin zayıflamasını ve bu sayede kendisine olan ihtiyacı da artmasını amaçlamaktadır.

Ukrayna’da yaşanan iç savaşın çözümüne yönelik taraflar herhangi bir uzlaşmaya gidemedi. Ukrayna krizinin çözümünde Poroşenko öne sürdüğü “Poroşenko planı” olarak bilinen çözüm önerisi[3] Moskova’nın Ukrayna için öngördüğü “daha kapsamlı federasyon” planına uymamaktadır. Poroşenko Planı Ukrayna’daki muhalif guruplar tarafından daha önce de kabul görmediği gibi, bundan sonra da kabul edilmesi zor ihtimaldi. Minsk’te görüşmeler devam ederken, Ukrayna’nın doğusunda çatışmalar da hız kazandı.

Aynı zamanda Almanya’nın öne dürdüğü Kırım’a karşılığında Donbass bölgesinin Ukrayna’ya bırakılması planı da birkaç nedenle olanaksız gözüküyor. Poroşenko Kırım’dan vazgeçmesi iç kamuoyunda büyük tepkiye neden olacaktır. Siyasi muhalefet tarafından da sert eleştirilere maruz kalacak olan Poroşenko’nun iktidarının sarsılması anlamına gelecektir. Ukrayna’nın Kırım’ı kolayca Rusya lehine vazgeçmesinin dış faktörleri de söz konusudur. Rusya’nın Kırım ilhakını kendi jeopolitik amaçları için kullanan ABD, Ukrayna’nın kolayca Kırım’ın Rusya’ya teslim etmesini kabul edemez. Kırım’ın Rusya’ya geçmesine ABD’nin ses çıkarmaması, Moskova’nın zaferini kabul etmiş sayılacaktır. Ukrayna krizinin çözülmesi ABD’nin Rusya’ya karşı yaptırımlarının da boşa çıkması anlamına gelecektir. Bu da ABD tarafından kolayca kabul edilir bir durum olmadığından, Ukrayna’nın Rusya karşısında taviz vermemesi için Kiev’e her türlü baskıyı yapacaktır.


[1] “Zamistitel Merkel Posovetoval Ukraine Zabıt Pro Krım i Gotovitsya k Konfederatsii”, Zerkalo Nedeli, 23 Ağustos 2014, < http://zn.ua/POLITICS/zamestitel-merkel-posovetoval-ukraine-zabyt-pro-krym-i-gotovitsya-k-federalizacii-151431_.html>

[2]22 Ağustos 2014’te Ukrayna Başbakanı Arseniy Yatsenyuk yaklaşan kış için Ukrayna’nın Rusya’dan 5 milyar metreküp doğalgaz satın alması gerektiğini belirtmiştir, Vzglyad Gazetesi, 22 Ağustos 2014.

[3] Sabir Askeroğlu, “Poroşenko’nun Ukrayna Barış Planının Maddeleri”, < http://www.21yyte.org/tr/fikir-tanki/3269/porosenkonun-ukrayna-baris-planinin-maddeleri>

 

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Füsun Sarp Nebil   - 03-07-2020

Erdoğan'ın İnternet ile İmtihanı

2023 seçimlerinde 7 milyona yakın "Z nesli" dediğimiz 1995 sonrası doğan genç ilk defa oy kullanacak. Yani tüm seçmenin % 10'undan fazla bir kitle. Bu rakam tüm partileri korkutuyor.