Yeni Bir Çevreleme Politikası: NATO Füze Kalkanı Sistemi ve Rusya Cephesi

Yazan  07 Ekim 2011

Soğuk Savaşa döneminde ABD'nin Doğu Blok'una karşı kendini koruma adına oluşturduğu çevreleme politikası[1] ve bu politika ile birlikte SSCB'den gelebilecek olası saldırıları engelleme çabası söz konusu idi[2]. SSCB'nin yıkılışı ve Soğuk Savaşın sona erişi ile birlikte uluslararası arenada değişen dengeler1990'lı yıllardan itibaren NATO'nun da tehdit algılayışını değiştirmiştir[3]. NATO'nun yeni güvenlik stratejisinde başlıca tehditler; "uluslararası terörizm veaşırı gruplar, yabancı askeri ve istihbarat servisleri- organize suç örgütleri- teröristlerve aşırı gruplardan kaynaklanabilecek siber saldırılar, iletişim ve ulaşım şebekelerinesaldırılar,Batı'nın ekonomik yaşamı ile ilgili kaynak akışının kesilmesi, kitle imhasilahları ve balistik füzelerin yayılması ile bunların terör ve aşırılıkçı grupların elinegeçmesi ve kullanılması[4]" olarak belirtilebilir. Nitekim bugün NATO'nun "Füze savunma Sistemi" adı altında Doğu ülkeleri ve Türkiye'de kuracağı sistem ile ilgili Fransız Cumhurbaşkanı Sarkozy, Kasım 2010'da Lizbon'da yapılan NATO zirvesinde yaptığı açıklamada "NATO'nun kamuya açıklanan belgelerinde hiçbir isim yer almıyor ama biz kediye kedi deriz, bugünün füze tehdidi İran'dır[5]" diyerek sistemin kime karşı kurulduğunu açıkça belirtilmiştir.

Moskova, NATO'nun kendi çevresinde yürüttüğü füze savunma sistemi faaliyetlerini kendi güvenliği için önemli bir tehdit görmekle birlikte sistemin kendisine karşı kurulmakta olduğunu da düşünmektedir. Temmuz 2011'de Rusya'nın Soçi kentinde düzenlenen Rusya-NATO Zirvesi'nde Doğu Avrupa'ya kurulması planlanan füze savunma sistemi ve NATO'nun Libya operasyonu ana gündem maddeleri arasında yer almıştı. Rusya zirvede, NATO'nun İran'dan gelebilecek olası füze saldırılarına karşı bir önlem olarak planladığı füze savunma sistemine karşı çekincelerini belirtmiş ve NATO füze kalkanını kendi ulusal güvenliği açısından bir tehdit olarak gördüğünü ifade ederek, sisteme eşit katılım hakkı istemiştir[6].

NATO'nun yürütmekte olduğu "Füze Savunma Sistemi" programı süresinde Rusya'nın takip ettiği politika ve NATO'ya karşı olan tutumu bu incelemede ele alınacak konulardır.

 

Uluslararası Füze Savunma Sistemi ve Rusya

 

Soğuk Savaş Döneminde Sovyet tehdidine karşı, 23 Mart 1983'deAmerika Başkanı Reagan Stratejik Savunma Girişimi (Strategic Defense Initiative) ile uzay merkezli bir füze savar sistemini dile getirmişti. Bu proje "Yıldız Savaşları" olarak adlandırılmıştır[7]. Soğuk Savaşın bitimi ile bu proje rafa kaldırılmış gibi görünse de proje 2001 yılında ABD BaşkanıGeorge W. Bush tarafından başka bir adla İran ve Kuzey Kore'ye karşı olduğu iddia edilerek yeniden gündeme getirilmiş ve Rusya'nın tepkisiyle karşılaşılmıştır. 17 Eylül 2009'da Amerika Başkanı Obama tarafından onaylanan Avrupa kıtasının füze savunmasına yönelik "Aşamalı Uyarlanabilir Yaklaşım" (Phased Adaptive Approach) adı verilen uygulaması, 2010'un sonunda, Lizbon'da NATO zirvesi tarafından onaylanarak, "NATO Füze Savunma Sisteminin" esasını teşkil etmek özere kabul edilmiştir[8].

2009 Eylülünde tasarlanan ve eski sistemin yerini alması öngörülen bu yeni sisteminin Bush zamanındaki sistemden en önemli farkı, projenin bu kez NATO çerçevesinde düşünülmesi ve maliyet sorununun da NATO içinde çözümlenmesiolmuştur[9]. Böylece NATO'nun füze savunma sistemi ile birlikte Yıldız Savaşları yeniden gündeme gelmiştir.

14 Eylül 2011'de ,ABD Büyükelçisi Francis Ricciardone ile Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu'nun, NATO füze savunma sistemi kapsamında erken uyarı radarının Malatya'daki Kürecik Üssü'ne yerleştirileceğine dair anlaşma metninin imzalanmasının ardından Romanya Dışişleri Bakanı Teodor Baconsçi ve ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Washington'da imza koydukları anlaşma ile Amerika Romanya'nın Deveselu Hava Üssü'ne 2015 yılından itibaren SM-3 füze savar roketleri yerleştirecekleri duyurulmuştu[10]. Rusya ise bu gelişmeler karşısındamemnuniyetsizliğini ifade etmiş ve Rusya Dışişleri Bakanlığı, konu ile ilgili olarak "Romanya ve Türkiye ile varılan mutabakatlar, Washington'un yürüttüğü füze savunma sistemi çalışmalarının hızlı ve planlandığı gibi uygulandığını ortaya koyuyor. Ancak Rusya'nın NATO ve Amerika Birleşik Devletleri ile yaptığı görüşmelerde konuyla ilgili olarak herhangi bir ilerleme kaydedilemedi. Sistemin Türkiye'nin ardından Romanya'ya da kurulacak olması, Rusya'nın bu sistemlerin kendisine yöneltilmemesi konusundaki garanti talebini daha da haklı kılıyor[11]" diye açıklama yapmıştır. Ayrıca konuya ilişkin Rusya'nın NATO temsilcisi Dimitri Ragozin de yaptığı bir açıklamada, Amerika ve NATO'nun Lizbon'daki NATO zirve toplantısının kararlarını ayaklar altına aldıklarını, füze kalkanını Rusya sınırlarına yakın bölgelere konuşlandırdıklarını, bu nedenle Rusya'nın da misillemede bulunabileceğini söylemiştir[12].

Füze Savunma Sisteminin bir diğer ayağı olan Polonya' da ise ABD ile 2008'de imzalanan anlaşmanın 2011 Eylül'ünde yürürlüğe girişi, Polonyaile birlikte Romanya'nın ev sahipliği yapması beklenenNATO'nun avcı füze bataryaları , Türkiye'deki sabit ve Akdeniz'deki seyyar radar istasyonlarının belirleyeceği tehditleri imha edebilecek bir savunma sistemi[13]. oluşturulmuştur

Rusya ve NATO Kasım 2010'da Lizbon'da gerçekleşen zirvede füze kalkanında işbirliği konusunda anlaşma sağlamıştı fakat bugün gelinen durum bunun aksini göstermektedir.

 

NATO Füze Savunma Sistemi'ne Karşı Rusya Bölgede Kendi Sistemini mi Kuruluyor?

 

NATO'nun füze savunma sistemi ile kendisini tehdit altında hisseden Rusya AB'nin füze savunma sisteminin Rusya'ya karşı olmadığı yönündeki açıklamalarını da yeterli bulmamaktadır. Diğer yandan Haziran 2011'de Rusya ABD'nin Avrupa füze savunma sistemi ile ilgili çalışmaları doğrultusunda hedef ülkenin Rusyaolmayacağını hukuki açıdan garanti altına almak istemiş ve füze kalkanının tam bir ortaklık anlayışı ile kurulmasını talep etmiştir. NATO bu öneriye olumsuz cevap vermişti. Nitekim, Rusya ile ilişkilerini bozmama adına, NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen daha sonra yaptığı bir açıklama ile "Yirminci yüzyıl Sovyetler Birliği ve NATO'nun mücadelesi ile dolu bir dönem oldu. Yirmi birinci yüzyıl iseRusya ve NATO'nun işbirliği dönemi olacak[14]" demiştir.

 

Rusya hukuki bir zeminde garanti alamamakla birlikte yakın coğrafyasında yaşanan hızlı silahlanma faaliyetlerine karşı kendi bölgesinde askeri ve teknolojik anlamda ortaklıklara ve çeşitli füze deneme faaliyetlerine başlamıştır.

 

2011 Eylül ortalarında Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan'ın topraklarında "Tsentr-2011" adlı stratejik tatbikatların başlayarak 2011 Ekim başlarına kadar devam edeceği açıklanmış ve Rusya Federasyonu Savunma Bakanlığı tatbikatların 2011 yılı içerisinde yapılan en büyük askeri manevralar olacağını bildirilmiştir[15]. Ayrıca "Merkez-2011" adlıaskeri tatbikat dahilinde Eylül 2011'de Rusya ve Kazakistan Hazar Denizinde ortak bir askeri tatbikat gerçekleştirmiştir.Tatbikatlar ile ilgili Rus basını "Bölgede kime karşı savaşmaya hazırlanıyoruz, tatbikatta olası düşmanın ismi ne" hususundaki soruları yanıtsız bırakıldığını belirtmiş, Müttefik birliklerde yer alan Rus Kuvvetleri Komutanı Sergey Çuvakin ise "Tatbikatta olası düşman olarak adlandırdığımız bir devletle savaşıyoruz" demişti[16].Bu operasyonlar ve tatbikat haberleri Avrasya bölgesinde Rusya'nın askeri anlamda faaliyetlerini arttıracağına dair önemli bir emare olmuştur.

 

26 Eylül 2011'de basında "İran-Rusya ve Çin'in ortak füze savuma sistemi kuracağı"na dair haberler yer almıştır. İranlı Kayhan gazetesinin gayri resmi kaynaklara dayanarak verdiği haberde İran-Rusya ve Çin'in, bu karara varmasında, NATO'nun füze kalkanına ilişkin kararındaABD'nin İran ve Kuzey Kore'nin nükleer kabiliyetlerine ilişkin ifade ettiği kaygılarının etkili olduğu kanısına varmaları üzerine gerçekleştiği ifade edilmiştir[17].

 

21 Eylül 2011'de Rusya'nınNATO Büyükelçisi Dmitri Rogozin İran basınında yer alan haber ile ilgili yaptığı açıklamada, "İran bizim komşumuz ve ortağımız, askeri müttefikimiz değil. Kollektif Güvenlik Anlaşması Örgütü içinde de yer almıyor. Böylece diyebilirim ki, Rusyaİran ve Çin'le bu tür görüşmeler yapmazRusya Savunma Bakanı Yardımcısı Anatoli Antonov "NATO ortak füze kalkanı kuruluyor iddiası doğru değil. Bu bir yanıltma. Gerçekte Amerikalılar kendi planlarını Avrupa'da uyguluyor. Malesef planın uygulanmasıRusya, NATO ve ABD arasında devam eden müzakerelerden daha hızlı ilerlemekte" eleştirisini yapmıştır." demiştir. Birer gün ara ile NATO füze sistemine karşı İran basının "İran-Rusya ve Çin'in ortaklığından " bahsetmesive Rusya'nın ise böyle bir ortaklığı reddetmiş olması NATO ülkeleri üzerinde psikolojik yıpratma faaliyetini akıllara getirmekte. Nitekim o dönem içerisinde füze savunma sistemine dair NATO-Rusya görüşmeleri ile ilgili olarak

 

Rusya'nın bölgede silahlanma ve askeri ortaklıklarını geliştirme faaliyetleri bir nevi NATO'nun Rusya'yı füze savunma sisteminde dışarıda bırakma çabasının bir sonucu olmuştur.Moscowtimes'in 27 Eylül 2011'de yayınladığı bir haberde Rusya'nın Barent's Denizinde RSM-54 SİVENA tipi balistik füze denemesi yaptığı ve başarılı sonuçlandığına dair haber yer almıştır[18]. Birkaç gün sonra ise Rusya Savunma Bakanlığı yaptığı bir açıklamada 12 adet kısa mevzili füze başlığı ya da 4 adet orta mevzili füze başlığı veya bunlarım karışımını taşıyabilecek kapasitede olandeniz tabanlı yeni bir kıtalararası balistik füze deneme gerçekleştirdiklerini [19].açıklamıştır

 

Silahlanma ve füze denemeleri ile birlikte Rusya bölgede üs edinme faaliyetlerine de ağırlık vermiş 22 Eylül 2011'de Rus Parlamentosunda onaylanan, Rusya , Abhazya ve Güney Osetya arasında 2010 yılında imzalanan anlaşmaya göreRusya bu bölgelerde 49 yıllığına askeri üs kurma hakkını elde etmiştir[20].

 

SONUÇ

Rusya, ABD'nin Soğuk Savaş Dönemi içerisinde kendisine karşı gerçekleştirdiği "Çevreleme Politikası"nın bir benzerini NATO'nun Füze Savunma Sistemi'nde görmektedir. Rusya yeni bir çevreleme politikasına kendi bölgesi dahilide izin vermek istememekte ve bu doğrultuda çeşitli ortaklıklar ile NATO'ya ve ABD'ye karşı baskı oluşturmaya çalışmaktadır.

Rusya'nın gelecek dönem Başkanlığına kesin gözü ile bakılan PutinAvrasya Birliği kurmak istediğini açıklayarak, birliğin önemini "Modern dünyanın direği olacak güçlü bir birlik öneriyoruz. Birlik aynı zamanda Avrupa ve Asya-Pasifik arasında etkili bir bağ kuracak[21]" şeklinde ifade edişi Putin bölgede kontrolü sağlama adına önemli adımlar atmakta olduğunun göstergesidir.

NATO'nun füze savunma sistemi ile başlattığı silahlanma sürecinde Rusya bölgesel işbirliğine öncelik vererek NATO'yu köşeye sıkıştırmak istemektedir. Nitekim Rusya'nın bu politikası işe yarar ise 2012 yılında Chicago'da düzenlenecek Rusya-NATO Konsey toplantısında, Rusya'nın daha önce NATO'ya Haziran 2011'de füze kalkanının tam bir ortaklık anlayışı ile kurulması talebi kabul edilebilir.

 


 

[1] Çevreleme Politikası (Containment policy): George F. Kennan, Temmuz 1947'de Foreign Affairs Dergisinde "X Makalesi" başlıklı (resmi başlığı "Sovyet Kaynaklarını yönetmek" ) bir makale yayınlanmıştır. Çevreleme politikasının babası olarak adlandırılan George Kenan makalesinde Sovyetler Birliğinin başarısız olacağını ve neticede sosyal sistemin çökeceğini söylemiştir.

[2] Çevreleme politikasına baktığımızda 2 yaklaşıma dayandığını görürüz: biri askeri diğeri ise ekonomik alana dayanır.Bu anlamda1947'dekiTruman Doktrini(SEATO) ve ANZUS Paktı olmuştur. çevreleme politikasının ilk ayağını oluşturmuştur. Soğuk Savaş Dönemi içerisinde ABD'nin SSCB'ye karşı yürüttüğü çevreleme politikasının en önemli uygulamaları Kuzey AtlantikAnlaşması Örgütü (NATO), Balkan Paktı, Bağdat Paktı, Güneydoğu Asya Antlaşması Teşkilatı

[3] Washington Antlaşması ile 4 Nisan1949'da kurulan NATO, kollektif savunma örgütü olarak kurulmuştur. Soğuk SavaşdönemindeBatı İttifakıolarak adlandırılan NATO SSCB başta olmak üzere Doğu Blok'una karşı oluşturulmuştur.

[4] Stratejik Araştırma Enstitusu,"NATO'nun Yeni Güvenlik Stratejisi ve Türkiye", Kasım 2010,s.2 http://www.turksae.com/sql_file/379.pdf (06.10.2011)

[5]http://www.turktime.com/haber/Sarkozy-NATO-nun-Kedi-sini-Acikladi/113817(05.10.2011)

[6] http://www.euractiv.com.tr/yazici-sayfasi/article/rusyadan-natoya-dogu-avrupada-fuze-savunma-sistemi-uyarisi-019533(05.10.2011)

[7]http://www.atomicarchive.com/History/coldwar/page20.shtml(05.10.2011)

[8]Tayyar Arı, "Füze Savunma(Kalkanı) Sistemi Tartışması ve Türkiye'nin Pozisyonu", http://www.usak.org.tr/myazdir.asp?id=1760, ERDURMAZ, Serdar, "NATO Füze Savunma Sistemi İle İlgili Mobil Platform'un Karadeniz'de İşi Ne?"

http://www.turksam.org/tr/a2431.html(05.10.2011)

[9]"2010 Dünya Hak İhlalleri Raporu",s. 34 http://www.scribd.com/doc/58228699/14/NATO%E2%80%99NUN-YEN%C4%B0-FUZE-SAVUNMA-S%C4%B0STEM%C4%B0(05.10.2011)

[10]http://www.voanews.com/turkish/news/Amerika-ve-Romanya-Arasnda-Fuze-Sistemi-Anlamasi-imzalandi-129757183.html(05.10.2011)

[11]http://www.rusya.ru/Content/17322-Rusya_+NATO%E2%80%99dan+f%C3%BCze+garantisi+istiyor(05.10.2011)

[12]http://turkish.irib.ir/guncel-yazilar/siyasi-yorumlar/item/250356-rusyan%C4%B1n-amerika-ve-romanya-y%C3%B6netimlerinin-imzalad%C4%B1klar%C4%B1-f%C3%BCze-kalkan%C4%B1-anlasmas%C4%B1na-muhalefet-etmesi(05.10.2011)

[13]http://www.haberturk.com/dunya/haber/670218-fuze-savunma-sisteminde-abd-ve-polonya-anlasti(05.10.2011)

[14]http://www.haberrus.com/savunma/8289-NATO-Rusyanin-ortak-fuze-kalkani-onerisini-reddetti.html(05.10.2011)

[15]http://turkish.ruvr.ru/2011/09/19/56368685.html(05.10.2011)

[16]http://www.haberrus.com/savunma/9054-Rusya-ve-Kazakistandan-Hazar-Denizinde-govde-gosterisi.html(05.10.2011)

[17]http://www.ntvmsnbc.com/id/25282800/(05.10.2011)

[18] http://en.rian.ru/mlitary_news/20110727/165419044.html(03.10.2011)

[19] http://en.rian.ru/mlitary_news/20110930/167259462.html(03.10.2011)

[20]http://www.rusya.biz/rusya-abhazya-ve-guney-osetya-askeri-us-anlasmasini-onayladi.html(05.10.2011)

[21]http://1news.com.tr/guneykafkasya/rusya/20111005010316059.html(05.10.2011)

Dr. Merve Suna Özel Özcan

 
 
E mail:                                   mervesuna@yahoo.com
 
Eğitim Durumu
 
2010 -                                      Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
 Siyaset ve Sosyal Bilimler (Yüksek Lisans)
 
2008 - 2011                            Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi
Tarih (Çift Anadal programı)
 
Bölüm Bitirme Tezi: Soğuk Savaş Döneminde Türkiye-ABD İlişkileri Kırılma Dönemleri (1960-1965)
 
2006 - 2010                            Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
Uluslararası İlişkiler (Lisans)
 
 
2002-2006                              Fethiye Yabacı Dil Ağırlıklı Lise
 
 
 
Yabancı Diller                                 İngilizce                                            
Rusça (Başlangıç)
Osmanlıca (Orta )
 
 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Suinbay Suyundikov   - 30-09-2020

Dondurulmuş Sorun Dağlık Karabağ Erimeye Başladı

Dünyanın çözüme kavuşamayan en eski ihtilaflı bölgelerinden biri de hiç kuşkusuz Dağlık Karabağ sorunudur.