Amerikan projesine Amerikalı aktörden destek!

Yazan  28 Eylül 2009
Gerçekte her şey Kıbrıs’la başlamıştı. Annan Planı’nı, Kıbrıs Türk halkına kabul ettirmek için, iç ve dış bütün kamuoyu yaratıcı aktörler devreye sokulmuştu.

Kıbrıs, AB'li, ABD'li ve AKP'li irade taciri misyonerle ağzına kadar doldurulmuştu. Vaatler ve umutlarla halkın bilinci yönlendirildi. Türk tarafı, bu yönlendirmeler sonucunda Annan Planı'na "evet" dedi. Yabancıların desteğinin sonuçları Kıbrıs gibi bir davada alındığına göre "açılım" lar konusuna verilecek yabancı destekle aynı sonuç neden alınmasın? ABD'den ya da AB'den açılıma destek söylemleri böyle bir beklentinin ürünüdür.

Amerikalı aktörden destek!

İktidar, Kıbrıs'tan sonra "Kürt Açılımı"nda da aynı yöntemi izlemektedir. 'Açılım yok, süreç var'diye daha önce de defalarca yazdık. Başbakan, konunun bir süreç olarak algılandığını Amerika'da "hazmede hazmede, hazmettire hazmettire bu işe devam edeceğiz" diyerek ortaya koymuş oldu. Öyle görünüyor ki, iktidar "Kürt Açılımı" denilen projeyi ABD'den ithal etmiş. Hâlbuki Başbakan, "Kürt Açılımı"nı ABD projesi olarak ifade eden muhalefete "İspat ediniz. Edemezseniz...." diyerek çıkışmıştı. İçişleri Bakanı, durumu "Türkiye Modeli" olarak tarif ederek kurtarmaya çalışmıştı. "Kürt Açılımı" diye başlayarak "demokratik" ve "Milli birlik" açılımı adı da verilen bu projenin adında bile fikir birliği olmaması bu projenin bir tercüme ve telkin işi olduğunu kanıtlar niteliktedir.

İktidar, bu nedenle "Kürt Açılımı" projesi için ABD'nin yalnız siyasi otoritesinden değil aynı zamanda kültür ve sanat erbabından da yardım talep ediyor. Türk halkını "Kürt Açılımı" na ikna etmek için Hollywood aktörleri de devreye sokuluyor. AKP Genel Başkan Yardımcısı Edibe Sözen, aktör Kevin Costner'i 3 Ekim günü yapılacak AKP kongresine davet ettiklerini belirterek, "Costner, AKP ile temas kurarak, 'demokratik açılımı' candan desteklediğini'açıklayacak" anlamına gelen açıklamalarda bulunuyor.

Böylece meşhur "Demokratik Açılım" projesine yalnız aktörler değil Amerika ve Avrupa'daki devlet adamlarının da açık destek verdikleri de iddia edilmektedir. Bunlardan birisi de ABD eski başkanlarından Bill Clinton'dır. Clinton, 2 Kasım'da Türkiye'ye bir konferans için gelecekmiş ve bu vesileyle de muhtemelen "demokratik açılımı" canı gönülden desteklediğini gazetecilere açıklayacak. Muhtemelen de bu iş silahla değil, ancak siyasetle çözülür diyecek.

İktidar-Hollywood açılım için el ele!

Anlaşılan o ki, iktidar açılımlarına muhalefeti ikna edemeyince devreye ABD'yi sokmaya karar vermiş görünüyor. Böylece Türkiye'deki muhalefetin, AKP'nin açılımlarını Hollywood sanatçıları kadar takdir edemiyor mesajı kamuoyuna verilmiş olacak. Bütün gelişmeler iktidarın Türk halkını, Amerikan usulü yöntemlerle ikna etmek için yoğun çalışmalara devam edeceğini göstermektedir.

İktidarın kamuoyuna açılımları hazmettirme ve ikna faaliyetlerine ABD desteği araması nedensiz değildir. Kamuoyunu etkileme ve yönlendirme çalışmalarıyla iktidar, yaptığı açılımların önemini Amerikalı aktörlerin bile Türkiye'deki muhalefetten daha çok takdir edildiğini kamuoyuna, göstermek istiyor. Böylece halka, dünyanın takdir ettiği açılımlara Türkiye'deki muhalefetin karşı çıkmasının ne denli yanlış olduğu kanıtlanmış olacak. Sonuçta karşınızda ABD'lilere "süpürmeyin, kullanın" diyen yetkililer var. Amerikancılıktan onur duyan bir diplomasi ve medya var. Neden başarmasınlar ki ?

Özcan Yeniçeri

1954 yılında Gümüşhane'nin Şiran ilçesinde doğdu. İlk ve orta tahsilini Gümüşhane'de, yüksek tahsilini Ankara'da tamamladı. 1987 yılında Uludağ üniversitesi Sosyal Bilimler Ensti-tüsü'nde Yüksek Lisansını tamamladı. 1991 yılında ise Erciyes üni-versitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde Yönetim Organizasyon dalında “örgütlerde çatışma ve Yabancılaşmanın önlenmesinde Yönetime Katılmanın Rolü” adlı tezinin kabul edilmesiyle de doktor unvanını aldı.

1998 yılında doçent, 2004 yılında da profesör oldu.

Prof.Dr. özcan Yeniçeri, Niğde üniversitesi'nde çeşitli aralıklarla Kamu Yönetimi Bölüm Başkanlığı, Meslek Yüksek Okulu Mü-dürlüğü, Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü yaptı.

1999 yılında Kazakistan'daki Ahmet Yesevi üniversitesi'nde görev aldı. Bu üniversitede “Uluslararası İlişkiler Bölümü”nü kurdu ve bir yıl süreyle de başkanlığını yaptı. 2004 yılında AYSAM (Ahmet Yesevi Stratejik Araştırmalar Merkezi) Başkanlığına getirildi. İki yıl bu görevi yapmış olup halen Niğde üniversitesi'ndeki görevine de-vam etmektedir.

Prof. Dr. özcan Yeniçeri'nin yazdığı eserlerden bazıları şunlardır: Yeniden Türkleşmek, örgütsel Değişmenin Yönetimi, Küre-selleşme Karşısında Milliyetçilik ve Kimlik, Küresel Kıskaç ve Türkçülük, Bilgi Yönetim Stratejileri ve Girişimcilik, Dokunanlar, İtirazlar, Bugünden Yarına Türk Dünyasına Stratejik Bakış, Yönetimde Yeni Yaklaşımlar. ölüler Nefes Almaz (Roman), örgütlerde çatışma ve Yabancılaşma Yönetimi

Prof. Dr. özcan Yeniçeri, 2003 yılı “Prof. Dr. Osman Turan Kültür Araştırmaları” ödülünü almıştır.

Prof. Dr. özcan Yeniçeri, Ortadoğu, Ayyıldız, Millet, Hergün ve Siyaset Ekseni gazetelerinde çeşitli aralıklarla köşe yazarlığı yapmıştır. Halen Yeniçağ Gazetesi'nde köşe yazarlığına devam etmektedir.

Prof. Dr. özcan Yeniçeri, 12 Haziran 2011 Genel Seçimleri ile Milliyetçi Hareket Partisi Ankara milletvekili olmuştur. Ankara Milletvekili Yeniçeri aynı zamanda TBMM Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Komisyonu üyesidir.
21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Aziz Ergen   - 11-07-2020

Avrupa Birliği Ortaklık mı, Tehdit mi ?

Mustafa Kemal Atatürk, özdeğerlerden ödün vermeden kalkınıp güçlenmek ve ileri bir uygarlık düzeyine ulaşmak ile “ Avrupa’yı taklit etmek “ , “Avrupalılaşmak “ ya da “ Avrupalı olmak “ gibi teslimiyetçi davranışlar arasına, net ve ayırıcı bir çizgi çizmiştir. ...