< < NEREDEN VAZGEÇECEĞİZ ?
×

Uyarı

JUser: :_load: Unable to load user with ID: 116



NEREDEN VAZGEÇECEĞİZ ?

Yazan  14 Nisan 2009
Bada İlbay- Osmanlı’yı yıkmak için Balkan Dağlarından başlatılan silahlı isyan hareketi, Türkiye Cumhuriyeti’ni parçalamak içinde Doğu Anadolu Dağlarından başlatılıyor.

Doğu Anadolu ki ilk Türk fetihlerinin coğrafyasıdır. Orta ve Batı Anadolu henüz elde değilken oralar Türk yurdu olmuştu. Biz şimdi bir taraftan orda ki topraklarımızı ve toprak bütünlüğümüzü korumak için resmen savaşıyoruz. Birileri ise bizim doğudaki insanımıza yeni umutlarıyla yeni bir devlet kurma oyunu içinde…

Eğer dil ve lehçe farklılığı bir ölçü ise küçük bir örnek vermek istiyorum:

Ermenilerce terk edilmiş bazı Muş köylerine Erzurum'dan, Gümüşhane'den gelip yerleşmiş aileler vardır. Onların torunlarından bazıları bugün Türkçe'yi konuşamıyorlar. Hepinizin bildiği gibi Osmanlı devletinin kurucusu olan Karakeçili aşiretinin Urfa daki torunları da bugün Türkçe bilmiyorlar. Bu kimin ayıbı?

Milletimizi parçalamak isteyen Avrupalılar özellikle İngilizler, bu fitne tohumlarını yüz elli yıl önce ekmeye başladılar. Böylece misyoner orduları gönderdiler. Raporlar hazırlayıp arşivlerine yerleştirdiler. Bazı farklılıklarımızı yumuşak karnımız olarak kullanma stratejileri geliştirdiler. Zaman zaman isyanlar çıkarttılar. Şimdi tekrar aynı düğmeye başmış bulunuyorlar.

Türkiye badirelerden çıktı, şimdi bir başkasına sürükleniyor…

Serv antlaşmasını tarihin çöplüğüne attıran Lozan istisnalardan biri. Onu da Batı hala içine sindirememiş olduğunu her türlü desteği verdiği bölücü, kanlı terör örgütünü bağrına basarak gösteriyor bize…

Bugün Türkiye, Osmanlı İmparatorluğunun varisidir. Dolayısıyla bir imparatorluğun çöküşüyle birlikte kaybettiği topraklardan içe doğru göçler olmuştur ve bu göç bugün Türk nüfus yapısını ortaya çıkartmaktadır. Maalesef Balkanlardan ve Kafkaslardan Anadolu'ya göç edenlerin sayısı bugünkü Türkiye Cumhuriyeti'nin %40'ı dır.

Bugün Kürt dediğimiz insanlar Türkmen asıllıdır. Bugün Kürt olarak bilinen hatta Kürt-Alevi olarak bilinen birçok insan maalesef Ermeni dönmeleri. (Yusuf HALLAÇOĞLU ^Tarih Gerçektir^ Ekim 2008)

Güneydoğu Anadolu'da başlatılan yangın büyümeden söndürülmelidir. Doğu ve Batı kaynaklı emperyalist saldırılardan birinin daha maskesi düştü. Ülkemize ideolojik ambalajlı suikast tutmayınca, başka türlü bir kardeş kavgası sahneye konulmuş bulunuyor.

Nereden vazgeçeceğiz yada kimden?

Bir doğulu arkadaşımız anlatıyor:

Çocukluğumda evimizde bazen Türkçe bir lehçe konuşuluyor olması, beni hiçbir zaman farklı bir milletten olduğum düşüncesine götürmüyordu. Ayrıca hayat arkadaşım Antalyalı bir Yörük kızıdır. Şimdi bu hayasızca oyunu sahneye koyanların tezleri doğru ise, benim çocuklarımı testereyle ortadan ikiye bölmek gerekecek ve böyle yüzyıllardan beri yapılan evliliklerle oluşmuş ailelerde etle tırnağı birbirinden ayırırcasına bir vahşet ortamı doğacak…

Biz farklılıklardan doğan bir milletiz. Gün geldi hiçbir ayrımı ortaya koymadan aynı şey için savaştık. Bağımsızlık…

Bu yurdun her karış toprağına kanımızı akıttık., sınırlarımızı öle çizdik. O gün ayırmadık bura senin bura benim olsun diye. Bu ülke bizim dedik yıllarca kardeş gibi yaşadık. Doğu-batı diye ayırmadık…Doğu batı demedik.

Bugün benden kendini ayırıyor orda ki kardeşim. Ben Kürdüm diyor bana sen Türksün diyor. Ne olursan ol kardeş değimliydik, dedelerimiz aynı cephede savaşmadım mı seninle…ben bu ağacın gövdesi isem sende dalımsın ben senden vazgeçemem…

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 20-10-2020

Abraham Anlaşmalarının Orta Doğu’ya Vaadi

Abraham Anlaşmaları (Abraham Accords) başlangıçta İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri(BAE) tarafından yapılan bir açıklama olarak Ağustos ayında dünya gündemine düştüğünde çok taraflı bir anlaşmanın müjdecisi olmasına pek ihtimal vermek mümkün değildi.