Terör tekrar hortladı!

Yazan  01 Mayıs 2009
Türkiye kamuoyu uzun süredir Rasmussen olayına ve bu bağlamda gerçekleştirilen, Obama ve Hillary’nin ziyaretine kilitlenmişti.

Ardından da Türk kamuoyu Obama'nın 24 Nisan'da sözünü ettiği "Büyük Felaket" i tartışmaya başladı. O arada birden bire, bir gece yarısı panik atak bir canhıraşla Ermenistan ile Türkiye arasında varılan mutabakat gündeme oturdu. Bu durum Azerbaycan'la Türkiye arasında büyük bir güven bunalımına neden olan tartışmaları tetikledi.

Yoğun gelişmeler Türkiye siyasetinin ve medyasının gündemini kapatmıştır. Türkiye'nin süratle değişen gündeminde son zamanlarda PKK terör örgütü giderek daha az yer işgal etmeye başlamıştı. Diğer yandan PKK'nın kentlerdeki yapılanmasına yönelik olarak gerçekleştirilen etkili operasyonlar, terör örgütünü ciddi biçimde rahatsız etmişti. Çetenin liderlerinden Karayılan, bu nedenle, operasyonların Kürt gençlerini hedef aldığını iddia ederek, "Özgür dağlar onları bekliyor. Mevsim uygundur ve hızlı bir şekilde dağlara çekilebilir" mesajını vermiştir.

Bir yandan gündemden düşen, diğer yandan emniyetin ve TSK'nın yaptığı eş zamanlı operasyonlarla köşeye sıkışan terör örgütlerinin, bir anda harekete geçmeleri nedensiz değildir. PKK terör örgütünün tasfiyesi için Erbil'de yapılamayan toplantı ve Türkiye'nin giderek artan baskısına terör örgütü, dimdik ayakta olduğunu göstermek için militanlarını harekete geçirmiştir. Bilindiği gibi 1 Mayıs için sansasyonel saldırılara hazırlanan teröristlere yönelik polisin yaptığı eş zamanlı ve etkili operasyonlar da örgütlerin kimyasını bozmuştu. Devrimci Karargâh, DHKP-C, Vasat, Kaplancı, El Kaide, PKK vb.. örgütlere yönelik olarak yapılan bu eş zamanlı operasyonlar, terörist örgütleri panik atak bir halde varlıklarını ispata yöneltmiştir.

Nitekim aynı gün içinde, farklı terör örgütleri birlikte sansasyonel saldırılar gerçekleştirmişlerdir: Bu bağlamda Viranşehirde Anaokulu'na yönelik bir terörist saldırısı yapılmış ve Ankara'da da Adalet eski Bakanı Hikmet Sami Türk'e yönelik canlı bomba eylemi gerçekleştirilmiştir. TSK, Lice'de mayınlı hain saldırıda dokuz ve Şemdinli'de ise bir olmak üzere bir günde on Mehmetçik şehit vermiştir. İstanbul'daki hücre evinde ölü olarak ele geçirilen teröristin biyografisi dikkate alındığında gerçekleşen saldırıların hemen hepsinin bölücü karakterli olup birbiriyle yakından ilişkili olduğu anlaşılmaktadır. Terörist ve yıkıcı gruplar, işbirliği ve organize bir biçimde bütün kapasitelerini Türkiye'ye karşı harekete geçirmişlerdir.

İsrail'in Heron satışı!

Gelişmelerden Türkiye'ye yönelik iç ve dış saldırıların büyük bir koordinasyon içinde gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Bu arada Türkiye'nin Suriye ile ortak askeri tatbikat yapmasından rahatsızlık duyan İsrail'in Heron'ların Türkiye'ye satışını durduracağını açıklaması da ilginçtir. Terörist saldırıların bu gelişmelerin hemen ardından yoğunluk kazanması da düşündürücüdür. İsrail, bu açıklamayla adeta, PKK'ya bundan sonra daha da güvende olacaksınız, biraz daha dayan mesajı vermiş olmaktadır.

Terör örgütleri birlik, bütünlük ve koordinasyon içinde Türkiye'de kan dökerken, teröre karşı top yekûn mücadelede ise büyük bir kafa karışıklığı vardır. Teröre karşı TSK canla başla bir mücadele verirken, malum siyasetçiler ile bir kısım gazeteci ve televizyoncular da teröristlerin umutlarını diri tutmaya özel bir önem vermektedirler. Türkiye bu günlerde ve bu şartlarda terörist saldırısı sonucu şehit olan on Mehmetçiğine ağlarken, içimizden bazıları da 1915 yılında ölen Ermenilerin yasını tutmakla meşguller. İlginç değil mi?

Özcan Yeniçeri

1954 yılında Gümüşhane'nin Şiran ilçesinde doğdu. İlk ve orta tahsilini Gümüşhane'de, yüksek tahsilini Ankara'da tamamladı. 1987 yılında Uludağ üniversitesi Sosyal Bilimler Ensti-tüsü'nde Yüksek Lisansını tamamladı. 1991 yılında ise Erciyes üni-versitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde Yönetim Organizasyon dalında “örgütlerde çatışma ve Yabancılaşmanın önlenmesinde Yönetime Katılmanın Rolü” adlı tezinin kabul edilmesiyle de doktor unvanını aldı.

1998 yılında doçent, 2004 yılında da profesör oldu.

Prof.Dr. özcan Yeniçeri, Niğde üniversitesi'nde çeşitli aralıklarla Kamu Yönetimi Bölüm Başkanlığı, Meslek Yüksek Okulu Mü-dürlüğü, Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü yaptı.

1999 yılında Kazakistan'daki Ahmet Yesevi üniversitesi'nde görev aldı. Bu üniversitede “Uluslararası İlişkiler Bölümü”nü kurdu ve bir yıl süreyle de başkanlığını yaptı. 2004 yılında AYSAM (Ahmet Yesevi Stratejik Araştırmalar Merkezi) Başkanlığına getirildi. İki yıl bu görevi yapmış olup halen Niğde üniversitesi'ndeki görevine de-vam etmektedir.

Prof. Dr. özcan Yeniçeri'nin yazdığı eserlerden bazıları şunlardır: Yeniden Türkleşmek, örgütsel Değişmenin Yönetimi, Küre-selleşme Karşısında Milliyetçilik ve Kimlik, Küresel Kıskaç ve Türkçülük, Bilgi Yönetim Stratejileri ve Girişimcilik, Dokunanlar, İtirazlar, Bugünden Yarına Türk Dünyasına Stratejik Bakış, Yönetimde Yeni Yaklaşımlar. ölüler Nefes Almaz (Roman), örgütlerde çatışma ve Yabancılaşma Yönetimi

Prof. Dr. özcan Yeniçeri, 2003 yılı “Prof. Dr. Osman Turan Kültür Araştırmaları” ödülünü almıştır.

Prof. Dr. özcan Yeniçeri, Ortadoğu, Ayyıldız, Millet, Hergün ve Siyaset Ekseni gazetelerinde çeşitli aralıklarla köşe yazarlığı yapmıştır. Halen Yeniçağ Gazetesi'nde köşe yazarlığına devam etmektedir.

Prof. Dr. özcan Yeniçeri, 12 Haziran 2011 Genel Seçimleri ile Milliyetçi Hareket Partisi Ankara milletvekili olmuştur. Ankara Milletvekili Yeniçeri aynı zamanda TBMM Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Komisyonu üyesidir.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Suinbay Suyundikov   - 30-09-2020

Dondurulmuş Sorun Dağlık Karabağ Erimeye Başladı

Dünyanın çözüme kavuşamayan en eski ihtilaflı bölgelerinden biri de hiç kuşkusuz Dağlık Karabağ sorunudur.