Bu Kış Zor Geçebilir

Yazan  23 Kasım 2012

Geçtiğimiz senenin kış mevsiminin hem Avrupa'da hem de Türkiye'de ağır şartlarda yaşanması sırasında kısmi elektrik kesintileri yaşanmış, doğal gaz kullanımının çok fazla artması nedeniyle sanayiye gönderilen doğal gaz miktarında kısıntıya gidilmiştir. İstanbul ve Ankara gibi Türkiye'nin iki büyük şehrinde trafik ışıklarının dahi çalıştırılamadığı bir gün yaşanmış ve ardından da Enerji Bakanı Taner Yıldız, "bir daha kesinti olmayacağına dair söz veremem" demeci vermek zorunda kalmıştır. Çünkü gerçekten de o günlerde özellikle Avrupa'nın ağır kış şartları yaşaması nedeniyle Rusya elindeki tüm ihraç edeceği gaz stokunu Avrupa ülkelerine yönlendirmek zorunda kalmış, Türkiye ise Azerbaycan ve İran'dan aldığı gaz miktarında artış sağlayamamıştır.

 

Şimdi ise aradan yaklaşık bir yıl geçtikten sonra Türkiye yine aynı durumla karşı karşıyadır. Türkiye'nin enerji projelerinde ne kadar önemli bir aktör olabileceği konulu forumlarda ve ya konferanslarda Enerji Bakanı "tekrar elektrik kesintisi olmayacak diyemem" sözleriyle adeta bir yıl önceki sözlerini tekrarlamaktadır. Türkiye'nin çevresindeki doğal gaz üretici ülkeler ile pazar ülkeler arasında boru hatları taşıyıcısı olma stratejisini anlatmaya çalıştığı bu uluslar arası toplantılarda henüz kendi tüketim ihtiyacının bile risk taşıdığını belirten açıklamalar yapılası son derece manidardır. Özellikle de Türkiye'nin üç büyük üretici ülke olan Rusya, Azerbaycan ve İran ile komşu olduğu düşünülürse halen neden kontrat miktarlarında plansızlık yaşandığı doğal olarak sorgulanmalıdır. Aradan geçen bir yıl içerisinde Türk enerji politikasının ve dış politikasının bu konuda çalışmalar yapıp önlemler alması gerekmekteydi. Örneğin geçtiğimiz hafta doğal gaz anlaşmalarını yapmakla yetkili olan BOTAŞ şirketine kısa dönemli kontrat ile 6 bcm miktarında gaz alma yetkisi verilmiştir. BOTAŞ'a verilen yetkinin Kasım ayı olması itibariyle aciliyet gerektiren kış günlerin için nasıl bu kadar kısa sürede gaz bulabileceği şüphelidir. Boru hatları kontratları zaten uzun dönemli yapılabildiğinden ve Türkiye'nin komşuları arasında kısa sürede henüz böyle bir miktarı "üçü beraber olsa bile – Rusya-Azerbaycan-İran) karşılayabilecek bir kaynak bulunmamaktadır. Şu an için BOTAŞ'ın elinde bir tek LNG (sıvı doğal gaz) seçeneği bulunmaktadır. Fakat diğer yandan BOTAŞ'ın bu kadar kısa bir süre içerisinde LNG kontratı yapması da oldukça düşük bir ihtimal olarak karşımızda durmaktadır.

 

Türkiye'nin 2012-2013 yılında ihtiyacı olan doğal gaz miktarının karşısında elindeki mevcut kontratlarla bu ihtiyacını karşılamada zorlanacağı Deloitte'in "2015-2017 zor bir olacak" tahmininden de önce ortaya çıkmıştır. Geçtiğimiz bir yıl içerisinde gerekli kontrat önlemleri alınmadığı gibi boru hatları güvenliği açısından da sorunlar ortaya çıkmıştır. Yaz boyunca ihtiyacımız olduğunda başvurduğumuz Rus gaz şirketi Gazprom, Türkiye'yi iki kez diplomatik bir dille uyarmıştır. Birinci uyarı, Türkiye'nin TANAP ile ilgili anlaşmaları hızlandırdığı bir noktada Gazprom sözcüsünün "Türkiye, bundan sonra gaz ihtiyacı olduğunda Azerbaycan'a başvurabilir" açıklamasında gizlidir. İkinci uyarı ise Moskova'dan kalkan sivil uçağın Ankara'da indirilerek arandığı sırada İran'dan Türkiye'ye doğal gaz tedarikini sağlayan boru hattının Türkiye toprakları üzerindeki bir noktasında PKK tarafından patlatıldığında gelmiştir. Türk istihbarat yetkililerinin indirilen Suriye uçağında Rus askeri ekipmanları aradığı sırada enerji banlığı yetkilileri de Rusya'dan gaz artırım talebinde bulunmuştur. Bunun üzerine Rus tarafı bu talebi olumlu karşılayarak şu açıklama da bulunmuştur: "İyi ki kışın olmadı". İşte o kış şimdi kapıya gelmiş durumdadır. Ve kötü senaryoya tüm kontratlı gaz miktarının Türkiye ekonomisine bu kış yetmemesi ihtimaline boru hatları sabotajları sonucu kesilebilecek gaz akışları da katılmalıdır.

 

Sonuç olarak Enerji Bakanı'nın sözlerinden de anlaşılacağı üzere Türkiye'yi doğal gaz tedariki açısından 2012-2013 kışında zor günler bekliyor olabilir.Bu nedenle bakanlık adeta en yetkili ağızdan halkı bu duruma alıştırmak adına açıklamalarda bulunmakta ve bunun normal bir durum olacağını hissettirmeye çalışmaktadır. Diğer yandan kontrat miktarlarının yeterli olmaması veya boru hatlarının güvenliğinin sağlanamaması, yönetimdeki onuncu yılını tamamlayan bir hükümetin doğrudan sorumluluğu altındadır. Doğal gaz miktarının yetmemesi nedeniyle sanayiden kesilecek olan her günlük kesinti Türkiye'nin üretim rakamlarını olumsuz etkileyecektir. Bununla birlikte elektrik ve doğal gaz kesintisinin birkaç gün ya da bir hafta sürmesi halinde bu durumun olumsuz siyasi getirileri de olacaktır.

Dr. Tuğçe Varol

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Amerika Araştırmaları Merkezi Başkanı

 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Dr. Cengiz Tatar   - 22-07-2019

YÜZÜNCÜ YILDÖNÜMÜ’NDE ERZURUM KONGRESİ; “ VATAN BİR BÜTÜNDÜR PARÇALANAMAZ”

Erzurum Kongresi, Anadolu’da Milli Mücadelenin 2’nci adımı olarak atılan bağımsızlık meşalesidir.