ABD’nin iyi terörist kötü terörist ayrımı

Yazan  07 Kasım 2018

08 Ekim 1997 tarihinde DHKP-C terör örgütü ile birlikte PKK terör örgütünü “Belirlenmiş Yabancı Terör Örgütleri Listesine”[1] alan Amerika Birleşik Devletleri (ABD), bu tarihten yaklaşık 21 yıl sonra, 06 Kasım 2018’de, terör örgütü PKK’nın üç elebaşısı; Murat Karayılan, Cemil Bayık ve Duran Kalkan’ın yer tespitini mümkün kılacak bilgiler karşılığında para ödülü verileceğini açıkladı.[2]

PKK Terör Örgütü Elebaşları Hakkında Bilgi Verenlere Ödül

 Söz konusu ödül; 1984 yılında yürürlüğe giren ABD Uluslararası Terörizmle Mücadele Yasası çerçevesinde ABD Dışişleri Bakanlığına bağlı Diplomatik Güvenlik Bürosu tarafından yönetilen “Adalet İçin Ödül Programı” (The Rewards for Justice Program) kapsamında hayata geçirildi. ABD Dışişleri Bakanlığı bilgilerine göre[3] Adalet İçin Ödül Programı; ABD vatandaşlarına ve ABD mülklerine karşı planlanan, icra edilen ya da girişimde bulunulan uluslararası terör eylemlerine ilişkin bilgi vererek faillerin yakalanmasına ya da mahkûm edilmesine yönelik verilen doğru bilgiye karşılık ABD Dışişleri Bakanı tarafından ödüllendirme teklif edilebileceği hususlarını kapsıyor.

Aynı bilgilendirmede Adalet İçin Ödül Programının oldukça etkili olduğu, 1984 yılından bugüne ödül kapsamında; 80’den fazla kişiye teröristlerin adalete teslim edilmesine veya dünya genelinde uluslararası bir terör eylemini önlenmesine yönelik güvenilir bilgi sağlamaları nedeniyle 125 milyon ABD dolarından daha fazla miktarda para ödendiği ifade ediliyor. Ayrıca; dünyanın herhangi bir yerinde ABD’ye karşı gerçekleştirilmiş ya da planlanan bir terör eylemi hakkında bilgi sahibi olanların en yakın ABD elçiliği/konsolosluğu, FBI; ABD askeri birlikleri ya Adalet İçin Ödül Programı ile temasa geçmeleri gerektiği bildiriliyor.  

Adalet İçin Ödül Programının içeriği incelendiğinde; başta IŞİD, El Kaide, El Nusra, Boko Haram, Taliban olmak üzere 24 farklı örgüte üye şahıslar için çeşitli miktarlarda ödüller verileceğinin duyurulduğu görülmektedir. Ödül listesinde, 1 Şubat 2013’teki ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’ne yapılan ve bir Türk güvenlik görevlisinin ölümüyle sonuçlanan intihar saldırısının düzenlenme emrini verdiği belirtilen, İçişleri Bakanlığımızın da Kırmızı kategorisinde aranan DHKP-C’li terörist Musa Aşoğlu; yine 20 Eylül 2013’de Ankara’da Emniyet Genel Müdürlüğü’ne ve polis lojmanlarına saldırı emrini veren, aynı zamanda Musa Aşoğlu ile birlikte Mart 2013’de bir kişinin yaralanması ile sonuçlanan Adalet ve Kalkınma Partisi genel merkezine ve Türkiye Adalet Bakanlığı’na yapılan saldırılardan da sorumlu DHKP-C’li Zerrin Sarı ve DHKP-C’li terörist Seher Demir Şen için üçer milyon ABD dolarına kadar ödül verileceği bilgisi mevcut.

Sürpriz bir biçimde listeye alınan PKK terör örgütü sözde yöneticilerinden Murat Karayılan için belirlenen 5 milyon ABD doları ödül için yapılan açıklamada[4]; teröristbaşının ABD Hazine Bakanlığınca da aranan teröristler listesine alındığı, terör örgütünün 1993 yılında aralarında bir ABD vatandaşının da bulunduğu 19 turisti kaçırması ve 1995 yılında iki ABD vatandaşının PKK terör örgütü bombalı eylemi neticesinde yaralanmasının yanı sıra, yıllara sâri birkaç terör eyleminden bahsedilmektedir. Karayılan isimli teröristbaşına ilişkin açıklamada ayrıca PKK terör örgütünün 2015’ten bu yana, 1.200’den fazla Türk güvenlik görevlisinin ve sivilin ölümlerinden sorumlu olduğu da belirtilmiş. 4 milyon ABD doları ile ödül listesine dâhil edilen Cemil Bayık isimli teröristbaşı ile 3 milyon ABD doları ödül verilecek olan Duran Kalkan için de aynı gerekçeler sıralanmıştır.

ABD’nin PKK’lı Teröristler için Önceki Dönemlerde Aldığı Yaptırım Kararları

ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi (Office of Foreign Assets Control -OFAC) yıllar öncesinde de benzer bir şekilde PKK terör örgütü mensuplarını, terörizmin finansmanının önlenmesi kapsamında takibe almıştı. OFAC; 14 Ekim 2009 tarihinde PKK’lı teröristbaşlarından Murat Karayılan, Ali Rıza Altun ile Zübeyir Aydar’ı[5]; 20 Nisan 2011’de ise Cemil Bayık, Duran Kalkan, Remzi Kalkan, Sabri Ok ve Adem Uzun isimli PKK’lı teröristleri[6] narkotik trafiğini yönetmeleri nedeniyle bu listeye almıştı. OFAC ayrıca 2012 yılında da yine PKK terör örgütü mensupları Zeyneddin Geleri, Çerkez Akbulut ve Ömer Boztepe isimli terör örgütü üyelerini narkotik trafiği kapsamında terörizme finansman sağladıkları gerekçesiyle listelemişti[7].

Ankara’da bir dizi temaslarda bulunan ve ziyaretinin ardından PKK elebaşlarının ödül listesine alındığını açıklayan ABD'nin Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Matthew Palmer “ABD’nin NATO müttefiki Türkiye’nin terörle mücadele alanında yürüttüğü iş birliğine değer verdiğini” vurguladı.[8] ABD tarafından alınan ödül kararına ilişkin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy; “ABD Dışişleri Bakanlığının terör örgütü PKK’nın 3 elebaşının kimliklerini ya da yerlerini tespit edecek bilgiler karşılığında para ödülü koymasını olumlu karşılıyoruz. Bu adımın PKK ve uzantılarıyla mücadele bağlamında Irak ve Suriye’de ortaya konulacak somut eylemlerle desteklenmesini bekliyoruz”[9] açıklamasını yaptı. Benzer şekilde açıklama yapan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ise, ABD’nin PKK elebaşları hakkında bilgi verene ödül açıklamasına ilişkin, “İhtiyatla karşılıyoruz. Bir politika tercihi yapıldı bunu devam ettirmek için zorlanıyorlar. YPG’yi, PYD’yi PKK’dan ayırıyoruz diyerek kandıramazlar.” ifadelerini[10] kullandı.

PKK’lı Teröristler için Ödül Kararı Neden Verildi?

ABD’nin PKK’yı terör örgütleri listesine dâhil etmesinin üzerinden 21 yıl geçtikten sonra, terör örgütünün 3 elebaşısının yakalanması ve adalete teslim edilmeleri için bilgi verenlere Adalet İçin Ödül Programı kapsamında para ödülü verileceğini açıklaması aslında kamuoyu için sürpriz bir gelişme oldu. Uzunca bir süredir Türkiye ile ilişkilerinde belki de tarihinin en olumsuz davranışlarını sergileyen ABD beklenmedik bir şekilde PKK terör örgütü ile mücadele kapsamında bir hamle yaptı. ABD ara seçimlerinin yapıldığı bir güne denk gelen ödül kararı Türk kamuoyu tarafından oldukça temkinli bir şekilde karşılandı. Özellikle Rahip Brunson davası sürecinde ve hemen ertesinde Türkiye’ye yönelik düzenlenen ekonomik saldırılar nedeniyle Türk kamuoyunun güvenini tamamen kaybeden ABD’nin neden böyle bir karar aldığına ilişkin çeşitli iddialar ortaya atılırken, sonucunda PKK ile mücadele kapsamında büyük bir değişiklik gözlenmeyeceği kanaati de ortaya çıktı.

2015 yılından itibaren yoğunlaşan ABD-PKK/PYD terör örgütü ilişkileri zaman içerisinde ortaklığa dönüştü. Bununla birlikte gerek PKK/PYD’ye yapılan ABD yardımları, gerekse NATO üyesi ABD askerlerinin terör örgütü ile sahadaki iş birliği Türkiye tarafından sürekli bir şekilde gündeme getirildi. ABD bürokrasisi, PKK/PYD terör örgütü ve Suriye politikası kapsamında kendisine yöneltilen eleştirilere cevaben çoğunlukla; PYD ismini kullanmamayı, onun yerine Suriye Demokratik Güçleri ismini kullanarak PKK terör örgütü ile iş tuttuğunu göstermemeyi, ayrıca PKK ile mücadele ettiklerini ve bu konuda Türkiye’nin her zaman yanında oldukları mesajlarını iletme yolunu seçti. Yani ABD PYD’yi PKK’dan ayrı görüyor ve kabul ediyor, ancak bunu doğrudan dile getirmemeyi tercih ediyordu.

ABD’nin PYD’yi terör örgütü olarak görmediğinin örnekleri çok olmakla birlikte hatırlatmak gerekir ki; 15 Şubat 2018’de NATO Karargâhında, ABD Savunma Bakanı James Mattis, “YPG’yi PKK’dan ayırabileceklerini ve Türkiye için tehlike olmaktan uzaklaştırabileceklerini” dönemin Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli’ye iletmişti. Mattis aynı görüşmede bir adım daha ileri giderek “PYD’yi PKK’ya karşı savaştırabileceklerini” belirtmişti.[11]

Amerika’nın Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, ABD’nin PKK’lı teröristler için ödül koymasının hemen ertesi günü ABD’nin PYD’yi terör örgütü olarak kabul etmediğini açıkça ifade etmesi, PKK’ya yönelik atılan son adımı açıklar nitelikteydi. Amerika’yla birlikte devriye görevi yapan PYD/YPG gruplarının beraberlerinde teröristbaşı Öcalan posterleri taşıdıkları, buna karşın Amerika’nın PKK’nın önde gelen liderlerinin yakalanması için para ödülü konulduğunun hatırlatılması ve bunun bir çelişki olup olmadığının sorulması üzerine Jeffrey; “PKK’ya karşı yaklaşımımız belli ama YPG’yi PKK gibi bir terör örgütü olarak değerlendirmiyoruz” açıklamasını yaptı.[12]

Suriye krizinin başlangıcından bu yana hem PKK/PYD’nin kapasitesini geliştiren, hem de bölgede konuşlandırdığı askerleri vasıtasıyla PYD terör örgütüne bir koruma kalkanı ören ABD;

  • PYD terör örgütünü meşrulaştırmak,
  • PKK terör örgütüyle mücadeleden vazgeçmediklerini güçlü bir şekilde ifade etmek,
  • Terör örgütü ile iş tutan bir devlet görünümünden sıyrılmak,
  • Türkiye’nin PYD’ye yönelik sert güç kullanmasının önüne geçmek,
  • İran’a yönelik atacağı müteakip adımlarda Türkiye’yi yanında görmek,
  • Türkiye’nin Rusya ile daha fazla yakınlaşmasını önlemek
  • Türkiye’yi PYD’yi kabule zorlamak maksadıyla PKK elebaşlarının yakalanmasına yönelik ödül koymuştur.

Sonuç yerine

ABD’nin PKK terör örgütünün yöneticilerinin yakalanmasına yönelik ödül verilmesi kartını masaya sürmesi terörizmle mücadele açısından olumlu ancak bir o kadar da eksik bir adımdır. Rakka’nın IŞİD terör örgütünden temizlenmesi sürecinden bu yana ısrarla PKK/PYD terör örgütü ile iş tutmaması uyarısında bulunan Türkiye’yi dinlemeyen ABD, kendisine ortak olarak PKK terör örgütünün Suriye kolunu seçmiş, PKK/PYD’ye milyonlarca dolarlık yatırım yapmıştır. Yaptığı yatırımların karşılığını alana kadar hem bölgeden ayrılmayacak hem de PKK/PYD ile iş birliğini devam ettirecek olan ABD, Suriye’de kurulmasını planladığı terör devletçiğini hayata geçirebilmek için PKK’nın elebaşlarından bazılarını hedefe koymuş, bu hamle ile Türkiye’nin gönlünü almaya çalışmıştır.

Üç PKK elebaşının yakalanması için yerlerini bildirenlere ya da yardımcı olanlara ödül verilecek olması, PKK terör örgütünün faaliyetlerini bugünden yarına bitirmeyecektir. Ancak, PKK terör örgütü yapılanmasında ve kendisine yüklenen misyonda gelecekte bir değişiklik olabileceği de anlaşılmaktadır. Zaten 64 yaşına gelerek dünyanın en yaşlı teröristlerinden birisi olma unvanını kazanan Karayılan, böbrek yetmezliğinden yakın bir tarifte eceliyle ölmesi muhtemel olan Bayık, Karayılan’dan daha yaşlı olan ve kadınlara düşkünlüğü ile bilinen Adanalı Kalkan’ın miatları dolmak üzeredir. Bu nedenle, miadı dolmuş teröristlerin yakalanması ya da etkisiz hale getirilmesi önemli olmakla birlikte büyük bir değişim de yaratmayacaktır. Büyük bir ihtimalle bir takım müzakereler sonucunda miatlarının dolduğu ve terör örgütündeki değişimin 3’lünün gitmesiyle başlayacağı da kendilerine tebliğ edilmiş olabilir. Suriye’deki yeni görevine odaklanan PKK terör örgütü, meskûn mahal operasyonlarının ardından Türkiye’de alan ve prestij kaybetmiş, varlık göstermenin ötesinde terör eylemi düzenleyememiş, halkın desteğini büyük oranda yitirmiştir. PKK terör örgütünün yeni görevi Suriye’de terör devletçiği kurulmasını sağlamak, IŞİD’e karşı mücadelenin önemli ortağı görüntüsünü zedelememektir.

ABD Türkiye ilişkilerindeki samimiyet testi; PKK ile mücadele, FETÖ elebaşının iadesi, Hakan Atilla’nın durumu ile devam etmektedir. Bu konularda olumlu bir adım atmayan ABD, bir parmak bal olarak ödül teklifini ortaya atmıştır. Terörle mücadele konusunda Türkiye’yi destekleyen, Türkiye’nin güvenlik endişelerini anlayan, Terörle mücadelede iş birliğini artıran ABD’nin;

  • PKK/PYD terör örgütü ile ilişkisini kesmesi,
  • Teröristbaşının resmini taşıyan teröristleri terör örgütü olarak değerlendirmiyoruz açıklamalarından kaçınması,
  • PKK/PYD Suriye Genel Sorumlusu Sofi Nurettin (kod) Nurettin Halef El Muhammed, PKK/PYD Silahlı Kanat Genel Sorumlusu Mazlum Şahin Cilo Kobani (kod) Ferhat Abdi Şahin, ABD’li generallerle helikopterde poz veren PKK/PYD terör örgütü Ortak Operasyon Komutanı Çiya Kobani (kod) Azad Simi gibi isimlerin de ödül listesine konulması,
  • Hepsinden daha önemlisi benim NATO müttefikim ülkenin terör örgütü gördüğü PKK ile mücadele ediyorum ancak yine terör örgütü olduğu söylenen PYD’yi terör örgütü olarak değerlendirmiyoruz açıklamalarına son vermesi,
  • PKK/PYD’ye verilen silahlarla Türkiye’de işlenecek/işlenen her türlü terör eyleminin sorumlusu olduğunu kabul etmesi, konuya bu açıdan bakması gerekir.

ABD maalesef ki yıllardır sürdürdüğü “iyi terörist, kötü terörist” ya da “terör örgütü, ılımlı terör örgütü” benzeri yaklaşımları PKK ve PYD terör örgütü yaklaşımlarında da açıkça sergilemektedir. ABD’den beklenti kötü teröristlere karşı atılan ya da atılmış gibi gösterilen adımların iyi teröristlere karşı da atılmasıdır.

Son olarak belirtmek gerekir ki; başına ödül koyulan PKK triosunun yakalanmasına yönelik bilgi elde etmek için para harcamaya da gerek yoktur. Bu üçlünün nerede oldukları, ne yedikleri, ne içtikleri, hangi ilaçları kullandıkları zaten bilinmektedir. Mühim olan eldeki bilgileri eylemi dönüştürecek niyeti ortaya koymaktır.

 

 

 

 

[1] https://www.state.gov/j/ct/rls/other/des/123085.htm

[2]https://www.sabah.com.tr/gundem/2018/11/07/son-dakika-abd-murat-karayilanin-basina-5-milyon-dolar-odul-koydu

[3] https://www.state.gov/m/ds/protection/terrorism/c8651.htm

[4] https://rewardsforjustice.net/turkish/murat_karayilan.html

[5]  https://www.treasury.gov/press-center/press-releases/Pages/tg318.aspx

[6] https://www.treasury.gov/press-center/press-releases/Pages/tg1148.aspx

[7] https://www.treasury.gov/press-center/press-releases/Pages/tg1406.aspx

[8] https://www.cnnturk.com/dunya/abd-karayilan-icin-5-milyon-dolar-odul

[9] http://www.mfa.gov.tr/sc_-72_-abd-disisleri-bakanliginin-aldigi-karara-iliskin-sc-7-11-18.tr.mfa

[10] https://www.haberturk.com/abd-den-pkk-li-3-terorist-icin-12-milyon-dolar-2210083

[11] https://www.sabah.com.tr/gundem/2018/02/15/nurettin-canikli-abdye-pydpkkya-destegi-kesin-dedik

[12] https://www.amerikaninsesi.com/a/jeffrey-ypgyi-pkk-gibi-bir-teror-orgutu-olarak-degerlendirmiyoruz/4648216.html

Erol Başaran Bural

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Milli Güvenlik ve Dış Politika Araştırmaları Merkezi Başkanı

Yorum yapmak için oturum açın

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Füsun Sarp Nebil   - 18-11-2018

Türk Bilişim Sektörünün Ülkeye Katkısı Nedir?

Çocukluğumda henüz kovboy filmlerinin modası geçmemişti. Bu filmlerde genellikle zavallı Amerikalıların, canavar Kızılderililere karşı savaşını izlerdik! Amerikalıları kovalayan Kızılderililer çok zalimdi, kafa derisi yüzüyor ya da bir direğe bağlayıp işkence filan yapıyo...