Türkiye’ye Yönelik IŞİD Tehdidi ve Mücadele

Yazan  07 Eylül 2019

IŞİD’e ilişkin verilerin analizi

Türkiye yarım asırı aşkın bir süredir çeşitli ideolojilerden çok sayıda terör örgütü ile eş zamanlı olarak mücadele etmektedir. Bir yandan PKK terör örgütüyle, diğer yandan irili ufaklı çok sayıda aşırı sol eğilimli terör örgütleriyle mücadele eden Türkiye aynı zamanda FETÖ terör örgütü ile de mücadeleyi sürdürürken, her ne kadar kamuoyuna çok fazla yansımasa da IŞİD terör örgütünü etkisiz hale getirmek ve eylem kapasitesini sonlandırmak üzere operasyonlarını da devam ettiriyor.Bununla birlikte, Suriye ve Irak’ta silahlı kapasitesi sınırlandırılmış olan IŞİD terör örgütü Türkiye’ye yönelik tehdit olma vasfını korumaya devam ediyor.

IŞİD terör örgütünün ülkemize yönelik tehdit olma vasfını koruduğu ve buna paralel olarak örgütle mücadelenin boyutunu ortaya koymak maksadıyla bu konudaki verilere göz atmakta fayda görülmektedir. 2018 yılında polis, jandarma ve hudut birliklerinin yürüttüğü çalışmalarda aralarında terör örgütü IŞİD’in sözde üst düzey yöneticisi yabancıların da bulunduğu 3.038 şüpheli gözaltına alınmış, gözaltına alınan şüphelilerden 408'i tutuklanmış, örgüte ait çok sayıda doküman, silah ve mühimmat ele geçirilmiştir.[1]

Suriye’nin kuzeyinde güvenli bölge tartışmaları, Irak’ın kuzeyinde ve yurt içinde PKK terör örgütüne yönelik operasyonlarla eş zamanlı olarak 2019 yılı içerisinde de IŞİD terör örgütüyle mücadele devam etmektedir. Açık kaynaklardan elde edilen bilgilere göre 2019 yılının ilk sekiz ayında IŞİD terör örgütüne yönelik operasyonlarda gözaltına alınanların sayısının 1.065 kişi, bunların arasından tutuklananların sayısının 264 olduğu görülmektedir (Grafik 1).

 

 

IŞİD terör örgütüne yönelik operasyonlarda ele geçirilen terör örgütü mensuplarının sayısı önemli olmakla birlikte, ülkemizin hangi şehirlerinde bu operasyonların yoğunlaştığı da önem arz etmektedir. Terör örgütü IŞİD’e yönelik olarak düzenlenen operasyonlardan medyaya yansıyanların analizi neticesinde; Adana, İzmir, Samsun, Bursa, Şanlıurfa, Osmaniye ve Mersin illerinde düzenlenen ve medya haberlerinde yer alan operasyon miktarlarının nicelik olarak ön plana çıktığı görülebilmektedir (Grafik 2).

 

 

Yine açık kaynaklara yansıyan haberler analiz edildiğinde, Türk vatandaşlarının yanı sıra çok sayıda yabancı uyruklunun IŞİD operasyonları neticesinde gözaltına alındığı/tutuklandığı da göze çarpmaktadır. IŞİD operasyonlarında gözaltına alınan yabancı uyrukluların büyük kısmını Suriye ve Irak’lılar oluştururken, az sayıda da olsa; Fas, Mısır, Endonezya, Filistin, Cezayir, Fransa, Hollanda, Ürdün, Lübnan, Danimarka, Birleşik Arap Emirlikleri ve Gürcistan vatandaşlarının da bulunduğu görülmektedir.

Türkiye’deki IŞİD tehdidine yönelik bir diğer tespit ise düzenlenen operasyonlarda IŞİD mensuplarının ülkemizde kurulu dernek ve vakıflarla ilişkileri olmasıdır. Operasyonlarla ilgili açık kaynak haberlerine yansıyan bilgilere göre, legal görünüm altında illegal faaliyetleri organize eden IŞİD terör örgütü mensuplarının bu yerlerde;

  • Terör örgütüne eleman kazandırmak maksadıyla ders ve sohbetler düzenledikleri,
  • Örgütün propagandasını yaptıkları,
  • Suriye’de çatışma bölgelerine gidip-gelmek üzere planlama yaptıkları, 
  • Çatışma bölgesinden gelen veya gidecek elemanların ihtiyaçlarını karşıladıkları,
  • Örgüte eleman temin etmek amacıyla çalışmalar yaptıkları,
  • Örgüt üyelerinin ailelerine yardım topladıkları,
  • IŞİD terör örgütü adına haraç topladıkları anlaşılmaktadır.

Yıl içerisinde IŞİD’le mücadele kapsamında dikkat çekici bir diğer husus da haziran ayı içerisinde Mersin-Anamur’da terör örgütüne ait beş adet sığınak ve depoların ele geçirilerek imha edilmesine ilişkin olarak karşımıza çıkmaktadır.[2] Anamur’da düzenlenen operasyon neticesinde çok sayıda yaşam malzemesinin yanı sıra uyku tulumları ve sırt çantaları ele geçirilmiş,olayla ilgili zanlıların kırsal alanda faaliyet yürütmeye çalıştıkları ve eylem arayışında oldukları belirlenmiş, sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 14'ü tutuklanmış, 5'i adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. IŞİD terör örgütüne ait depo, sığınak ve barınakların tespitine ilişkin dikkat çekici hususlardan ilki belki de ilk kez IŞİD’in depo ve sığınaklarının arazide bulunmuş olmasıydı. İkinci husus ise bu depoların Mersin-Anamur kırsalında ele geçirilmesiydi.

Hatırlanacağı gibi IŞİD terör örgütü lideri Ebubekir el Bağdadi 5 yılın ardından 29 Nisan 2019’da bir video ile tekrar sahneye çıkmış, Bağdadi'nin videosunda elinde "Türkiye Vilayeti" yazan bir dosya dikkatleri çekmişti.[3] Bağdadi’nin videosunun yayımlanmasının üzerinden yaklaşık iki ay geçtikten sonra bu kez Türkçe konuşan 5 örgüt mensubunun örgüt lideri Bağdadi’ye bağlılıklarını tazeledikleri görüntü kaydı basına yansımış, konuşan terörist Türkiye’yi tehdit etmişti.[4]

Sonuç yerine

Eldeki sayısal veriler, yıl içerisinde düzenlenen operasyonlar, operasyonlarda ele geçirilen malzemeler, operasyonların düzenlendiği coğrafi alanlar göz önünde bulundurularak;

  • Türkiye’ye IŞİD terör örgütü tehdidinin halen varlığını sürdürdüğü,
  • Irak ve Suriye’de görünürlüğü azalan IŞİD terör örgütünün Türkiye’de eylem yapma fırsatı kolladığını,
  • Dernek-vakıf benzeri yasal görünümlü oluşumlar üzerinden propaganda, eleman temini, finansman sağlama faaliyetlerini sürdürdüğü,
  • Yalnızca büyükşehir kapsamındaki illerimizde değil aynı zamanda dikkatleri çekmeyeceğini düşündüğü nispeten daha küçük illerde örgütlenme çabası içerisinde olabileceği,
  • Kırsal ve dağlık bölgelerde tıpkı PKK terör örgütü gibi barınma alanları oluşturma ve bu bölgelerde eğitim yapma gayretlerini artırmış olabileceği,
  • PKK terör örgütünün ülke içerisinde minimize edilmesiyle eş zamanlı olarak sahneye çıkarak terör eylemlerini artırabileceği,
  • PKK terör örgütüyle iş birliğini artırabileceği değerlendirilmektedir.

IŞİD’le mücadele çerçevesinde; IŞİD terör örgütünün şehir yapılanmasının temizlenmesine yönelik devam eden operasyonlara ağırlık verilmesinin, yerleşim yerlerinde özellikle geçici koruma altındaki Suriye’lilere yardım görünümü altında kurulan dernek ve vakıfların kontrolünün artırılmasının, kırsal alanda yuvalanmaya çalışan IŞİD teröristlerine yönelik tedbirlerin artırılmasının, örgüt propagandası yaparak radikalleşmeye neden olan IŞİD terör örgütü yayınlarının sonlandırılmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

 

 

[1] https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/deasa-2018-darbesi/1353924

[2]https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/deasa-haziranda-ust-duzey-darbe/1521903

[3]https://www.yenisafak.com/gundem/bagdadinin-goruntusu-deasin-sahipleri-turkiyeyi-tehdit-ediyor-3468739

[4]https://www.amerikaninsesi.com/a/%C4%B1%C5%9Fid-t%C3%BCrkiye-vilayet-tehdit-erdogan-abd-video-yay%C4%B1nland%C4%B1/4994910.html

Son Düzenlenme Cumartesi, 07 Eylül 2019 16:45
Erol Başaran Bural

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Milli Güvenlik ve Dış Politika Araştırmaları Merkezi Başkanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 16-09-2019

FETÖ ile Mücadele Alarm Veriyor

  Türkiye 45 yıllık terörle mücadelesinde gelinen gün itibariyle, sağdan soldan, etnik ve dini motivasyonlu aşırı ve köktenci çok sayıda terör örgütüyle aynı anda mücadele etmek durumunda...