×

Uyarı

JUser: :_load: Unable to load user with ID: 116



Akılların Başlayan Savaşı

Yazan  18 Ağustos 2008
MUSTAFA ASLAN - Bizlerin, kalem erbabı kişilerin kuvvet ve moral kaynağımız okurlarımızdır. Okurlarımızdan aldığımız iltifatlarla yüreklenir, tenkitleriyle de kendimize çeki-düzen veririz.

Okurlarımdan aldığım iletileri, köşeme taşımayı pek tercih etmem. Özelim sayar ve özel olarak saklarım. Gücüm yettiğince de her okuruma mutlaka cevap veririm. Bazen, herkesle paylaşılması gereken iletiler de oluyor.

Şimdi sizlerle paylaşacağım iletinin sahibinin adını, bilerek vermeyeceğim! Zaten ülkücüye tahammülü olmayan "Bahçe MHP'nin Bahçelisi"nin bir de kendisine muhalif olduğunu bildiği MHP'liye asla tahammülü yoktur diye düşünerek, bana gönlünce yüklenen ülküdaşımı, korumak adına adını saklayacağım.

Bir ülküdaşım; "Bence MHP'nin en büyük talihsizliği Devlet Bahçeli ile ondan beterler arasında sıkışmış kalmış olmasıdır." demiş ve devam etmiş; "Evet Devlet Bahçeli yetersizdir ve liderlik yapabilecek kapasitede değildir. Ama ona karşı çıkanlara bakıyoruz onlar bin beter. Bir gün Devlet Bahçelici olup daha sonra ver elini Ramis abi, yetmeyince ver elini Yaşar Nuri, o da olmayınca ver elini Muhsin Bey o da olmazsa abi ara!!! Kimse yemiyor bunları artık. Elimde olsa Devlet Bahçeliyi orada bir dakika oturtmam. Ama onun kirli emelleri için ülkücü hareketten taşeron devşirmeye çalışanlara karşı partiyi korumasını da saygıyla karşılıyorum."

Satır arasında bir kaç cümlesini koymadım. Çünkü sansüre uğrayacağını ve beni itiraz edenlerden daha fazla yaralayacağını biliyorum!

İletinin, öfkenin ve sitemin sahibi ülküdaşım, demek ki ben fakîri çok dikkatle izlemek zahmetinde bulunmuş, sağ olsun. Şimdi başta bu satırların sahibi ülküdaşım olmak kaydıyla, herkesin, bendenize yapılan itirazı bir daha okumasını rica ediyorum. ve izninizle gardımı alarak, karşı saldırıya değil ama savunmaya hazırlanıyorum!

Aday olduğu ilk günden beri, hiç Devlet Bahçeli'yi tasvip etmedim. Meşrû zamanlarda, kongrelerde muhalefetimi bütün çıplaklığı ile yaptım. Ama kongre bitiminde de "Ülkücü İrade" adını benim verdiğim delegelerin oylarıyla seçilen genel başkana biyatımı hemen yazarak açıkladım. Kastım; teşkilatımın diri kalması ve becerebildiğimizce irileşmesiydi. Bendenizin bu davranışımı "Bahçelici" olarak yorumlamayı; her kesin, herkesi kendisi gibi zannettiğine sayarak duymazdan gelebilirim. Sonra sırasıyla; "Ramiz Abi", akranım ve benden küçüklerin olduğu gibi benim de ağabeylerimdendir. Yanında yakınında olmaktan keyf alırım. Sonrasında ki Yaşar Nuri Öztürk; müktesebatı ve ürettikleriyle ciddi bir kanaat önderi, ciddi bir vatansever, ciddi bir Atatürk severdir. Sonrasındaki Muhsin Beğ; tanımakla müftehir olduğum ve yaklaşık kırk yıllık bir geçmişimiz olan bir ülküdaşımdır. O'nunla olmak ta keyif ve gurur vesilemdir. Asla inkâra ve tevile tenezzül etmem!

Bir de; bana bu sitemleri eden kardeşimin, Bahçeli'nin yol arkadaşlarını; meclisin rengini tamamladıklarını, ülkücülerin kan davalıları olan PKK'nın uzantılarıyla tokalaşmalarını, genel başkan yardımcıları tarafından MHP'ye davet edilenleri, Allah aşkına hatırlamalarını ve benim birlikte olduklarımla mukayeseye vicdanları izin veriyorsa yapmalarını rica edeceğim!

Sevgili Kardeşimiz; kendisi ile başlattığını fark edemediği kavgasında, bize bulaşmayı kolay görmüş! Canı sağ olsun! Dabakçı sevdiği deriyi taştan taşa çalarmış!

Yetkisi olsa Bahçeli'yi bir dakika bile orada tutmayacağını söyleyebilmesi de mes'elenin epeycesidir! Ama bir dakika bile orada tutmayacağını söylediği kişinin, partiyi nasıl korumuş olduğunu, zannederim kendisi de anlayamamıştır!

Milletin kan davalısı PKK ile barışarak, parti korunmaz!

Bütün ülkü devlerini partiden ve teşkilatlardan uzaklaştırarak parti korunmaz! Parti; emperyalist güçlerden, PKK'lıdan, bölücüden korunmalıdır, ülkücüden değil!

Bir de eğer birileri ile basına konu olmak, birilerinin adamı olmayı ispata yetiyorsa; ABD Büyük Elçisi'nin Türkiye'ye ilk geldiğinde, Bahçeli'yi ziyâret ederek; "Sayın Genel Başkan, sizinle çok uzun süreli birlikteliğimiz olacak." şeklinde talimatlarla basına haber olduğunda, aynı arkadaşım neden "Bahçeli ABD'nin adamıdır." demedi? Merak ederim.

Yanlışı methedersem ve doğruya destekten vaz geçersem namertim vesselam... Akılla, romantizmin kavgasını başlatmaya yetiyormuş ya!...

"TÜRK'ÜM. BU AD HER ÜNVANDAN ÜSTÜNDÜR."

Selam, sevgi, dua...

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları
KORONAVİRÜS SALGINININ KÜRESEL ve  TÜRK EKONOMİSİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Köksal Taşkent   - 01-04-2020

İran ve Korona Salgınının Etkileri

İran hükümetinin Korona salgının yayılmasında, ilk günlerdeki ihmali, ülkedeki yapısal değişim arzusunu güçlendirdi. Bu şok edici olay, sistemi ampirik olarak halkın önünde durma noktasına getirdi. İran'daki karar vericiler, bir diğer değişle siyasi erk, virüsü hükümet için bir siyasi propaganda mal...