×

Uyarı

JUser: :_load: Unable to load user with ID: 116



Gettolar, Gettocular

Yazan  25 Ağustos 2008
MUSTAFA ASLAN - Logosunda; "Türkiye Türklerindir" diye yazan ama Türkçe konuşmayıp Türkçe durmayan bir "böööyyük gazete"mizin kaptanı, Türkiye'nin hayati derecede önemli konusuna parmak basmış yine!

Rumelikavağı'ndaki bir restoranttan bahsetmiş ki bu restorant hakkında 13 kere makale yazılmışmış! Kendisi de makale yazmadan 14. yazıya imzasını atarak bööyük bir "halkçılık" örneği vermiş bu arada!

İçkili olan bu restoranta Başbakan'ın ailesi ile gittiğini ve hesabı içlerinden birinin ödediğini öğrenmiş!

Bu "böööyyük gazete"mizin kaptanı gettolaşmaya da karşıymış!

Neymiş getto? "Yahudilerin gönüllü olarak ya da zorlanarak yerleştikleri kent dışındaki yerler." veya "Bir kentin kendiliğinden herhangi bir azınlık kümesince yerleşilen kesimi." (TDK Sözlüğü)

Gettolaşmaya karşı olan "böööyyük gazete"mizin kaptanı, teşhisini de açıklamış tam burada; "Başbakanlarının, kendi itikadına ait gettolarda yaşamayı tercih ettiği duygusundan kurtulmak, emin olun en çok Erdoğan'ın işine yarar."

Sözün sonundan başına, başından sonuna; altından üstüne, üstünden altına girip öküz altında buzağı aramamak için kendimi zor tutuyorum!

"... gönüllü olarak veya zorla, herhangi bir azınlık kümesi ... vs.", "gettolarda yaşayanlarca, kendi gettosunda yaşadığı zannedilen başbakan", ben yapmayayım ama isterseniz siz, kurcalayıverin bu samimi getto söylemini!

Asıl meseleme geleyim; "böööyyük gazete"mizin kaptanı, bu san'atkârane söylemlerden sonra asıl yaramıza parmak basmış! Dolmabahçe'deki Başbakan'la bir sohbetlerindeki şarap muhabbetlerini aktarmış özetle!

Başbakan'ın içki takıntısını hatırlatması üzerine de; "İsterseniz gelin, Hürriyet'te birlikte içkinin zararları konusunda mesaj verelim" teklifinde bulunmuş! Zararları hakkında mesaj vermeye çalıştığı şarabın ekonomik değeri de cabası!

Türk Milleti ile değil, Türkiye halkıyla çok iç içe olduğu için gettoları ve gettolaşmaları çok net gören bu gettolu, %99'u Müslüman olan bir nüfusun gözlerinin içine baka baka şarap üzerine ekonomik hayaller kurabilmiş! Başbakan'da bu muhabbete katılınca; "Gel keyfim gel!"

"böööyyük gazete"nin kaptanının tarif ettiği şarapla; İç Anadolu'nun, Kırşehir'in, Hacıbektaş'ın şarabı, aynı şarap olsa, rahatsız olmayacağım ama bu şarap Fransız şarabıyla yarıştırılacak şarap! Müslüman mahallesinden satılmaya çalışılan bir sosyetik kalitede şarap!

Aslanım Yeniçağ!

Bu müthiş logoya el koyarak nasıl aslanlık yaptığını bir daha teslim ettim.

Gettoların restorantlarının reklamını yaparak, birinci dereceden ailesinin şarap kültürünü tarif ederek aslında kendi gettolarının adresini veren bu zevat; "Türkiye Türklerindir" logo ve gerçeğine, ne kadar sahiplenebilir?

Bir Yeniçağ Ailesi mensubu olarak; "Türkiye Türk'ündür Türk'ün kalacak" diye Türkçe naramı patlattıktan sonra; "Hep bir hallı Turhallıyız biz bize benzeriz/Yüz bin kere tövbe eder yine şarap içeriz" diye şarabı, badeyi, dem'i, cem'i haykıran sesiyle Cem Karaca'yı, bir daha rahmetle yâd ederim.
Sizi gettolar, gettocular sizi!...

Asıl öküz altında aşikârlaşan buzağıyı kaybetmeyelim değil mi? Birkaç haftadır süren Başbakan ve partisine karşı yapılan aşırı sert muhalefetin, gettolardan hareketle yumuşatılmaya başladığını mı fark ettim ben; yoksa gerçekten buzağı mı arıyorum?

"Yiğitler kan döker bayrak solmaya
Anadolu başlar vatan olmaya
Kızıl Elma'ya heeeey Kızıl Elma'ya
Yeni bir şek ile gürledi gökler
Ya Allah, Bismillah, Allah ü Ekber"

"TÜRK'ÜM. BU AD HER ÜNVANDAN ÜSTÜNDÜR."

Selam, sevgi, dua...

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları
KORONAVİRÜS SALGINININ KÜRESEL ve  TÜRK EKONOMİSİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Köksal Taşkent   - 01-04-2020

İran ve Korona Salgınının Etkileri

İran hükümetinin Korona salgının yayılmasında, ilk günlerdeki ihmali, ülkedeki yapısal değişim arzusunu güçlendirdi. Bu şok edici olay, sistemi ampirik olarak halkın önünde durma noktasına getirdi. İran'daki karar vericiler, bir diğer değişle siyasi erk, virüsü hükümet için bir siyasi propaganda mal...