Milletvekili Olmanın Dayanılmaz Cazibesi

Yazan  15 Mayıs 2007
Kötü yönetilmiş bir cumhurbaşkanlığı seçim süreci, iktidar partisi-ordu-üniversite gibi temel kurumlar arasında ortaya çikan uzlaşmaz zıtlıklar, meydanları dolduran yüz binlerin verdiği mesajlar,

gece yarısı yayımlanan Genelkurmay Başkanlığı bildirisi,tıkanan siyaset ve nihayet kaçınılmaz zaruret haline gelen erken seçim kararı… Bütün bu gelişmeler siyasi parti genel merkezlerini aniden cazibe merkezi haline getirdi. Koyu renk elbiselerini çeken, mahalli parti teşkilatlarında hatırını geçirebildiği yerel politikacıları önüne katan aday adayları, genel merkezlerin kapılarında dolanarak, eşiklerini aşindırarak tek seçici konumunda olan parti genel başkanlarına ulaşma çabasinda. Zira barajı geçebileceğine kesin gözüyle bakılan partiler ağırlıklı olarak merkez yoklaması yapacaklarını ilan etmiş durumdalar. Diğer partileriçin de durum çok farklı değil. Onların da birleşme ve ittifaklar yoluyla TBMM'ne girme hesapları var. Aday adaylarının çok önemli bir bölümü için esas olan milletvekili olabilmek. O yüzden birden fazla partiyle temas, adaylık başvurusu için parti merkezlerinden alınarak yedeklenmiş dosyalar günlük olağan tavırlar olarak kabul ediliyor. Yılların sosyal demokratını,düne kadar "faşist" diye suçladığı bir partinin yetkilileriyle diz dize, göz göze görmek ya da ömrünü sol düşünceye karşi mücadele ederek geçirmiş bir"büyük Türk büyüğü(!)"nü sol bir partinin propagandasını yaparken dinlemek mümkün. İlkeleri ve inançları yok sayma pahasına sergilenen kaypaklıkların, kıvraklıkların, dönekliklerintek hedefi var: milletvekili olabilmek.İlkesizliklerin ve dönekliklerin mazereti de hazır: Değişim. En ummadıklarımız önemli değişimlere uğramış. Ama milletvekilliği uğruna bu kadar değişime uğramak da (aşinan ve yozlaşan toplumsal değerler göz önüne alındığında) normal, zira milletvekilliği ayrıcalık demek, gelir demek, dokunulmazlık demek. Ancak artık klasikleşmiş bir hale gelen bu çaba ve kavganın eskiden beri var olduğunu ünlü hiciv üstadinin şu mısralarından ögreniyoruz : "Kime sordumsa seni, doğru cevap vermediler/ Kimi hırsız, kimi alçak, kimi deyyus! Dediler/ Künyeni almak partiye ettim telefon/Bizdeki kayda göre şimdi o mebus dediler!."

Milletvekili olabilme başarısını gösterebilirseniz dokunulmazlık zırhı kazandınız demektir. Milletvekilliği zırhı eşinize karşi şiddet kullandığınızda, karşilıksız çek yazdığınızda, sarhoş olarak araç kullandığınızda, sahtekarlık ve hileli iflasla suçlandığınızda, hatta hırsızlık yaptığınızda sizin yargılanmanızı, kamuoyu önünde itibar kaybetmenizi önleyecektir.

Milletvekili olabilme başarısını gösterebilirseniz, sadece ailenizin değil yedi sülalenizin imtiyazlı bir biçimde muayene ve tedavisini garanti altına alır, hatta bölücülük suçundan aranan vatan hainlerini dahi konutunuzda barındırarak doktor gözetiminden geçirtebilirsiniz. Bütün giderleri de devlete ödetirsiniz.

Milletvekili olma başarısını gösterebilirseniz yasa önünde, yönetim karşisında ulaşim ve iletişim imkanları bakımından imtiyazlı hale gelirsiniz. Temsil ettikleriniz itilip kakılırken polis size dokunamaz ama canınızı sıkarsa siz polisi hırpalarsınız, sırada beklemezsiniz, vip salonlarından geçer, özel hizmet alırsınız. Hizmette kusur gösteren olursa amirlerini uyarmak yerine görevli tokatlıyabilir, sonra şikayetçi olursunuz. Görev sürenizi tamamlayıp emekli olduğunuzda dahi imtiyazlarınız eksilmez, dolgun bir emekli aylığı, kazandığınız sosyal statü ve politik bağlantılarınızla standardınızı düşürmezsiniz. Gerek vekillik döneminizde gerekse sonrasında nüfuzunuzu ticarete ve paraya tahvil edebilir, zenginler sınıfına terfi edebilirsiniz. Hele vekilliğiniz döneminde bir de bakanlık makamı kapabilirseniz çok fazla uğraşmanıza gerek kalmaz. O zaman iş dünyası, şirket kuran yakınlarınızla iş yapmak için kuyruğa girer, siz de bazı ihalelerde ve mevzuatta kolaylıklar sağlar, ülke ekonomisinin büyümesine ve bazı sektörlerin atılım yapmasına katkıda bulunursunuz. Bazan sonuçta yüce divan önünde hesaba çekilmek de vardır ama ülkeye hizmetin(!) risklerini de üstlenmek gerekir.

Vekil olmaya çalisirken bütün bunları hesap edenler yok mudur? Vardır. Tıpkı, devlete, millete hizmet edenler, gerçekten namusuyla yönetimde yer alanlar ve almaya talip olanlar bulunduğu gibi. Siyasette temizliği sağlamanın, ilkeleri ve ülküleri hakim kılmanın yolu da vardır. Milletvekili dokunulmazlığınısadece TBMM kürsüsünde söylenenler ile sınırlandırmak, milletvekili maaşlarını en yüksek devlet memuru maaşina endekslemek ve sosyal hayatta tanınan ayrıcalıkları kaldırmak iyi ve doğru bir başlangıç olabilir. Bu uygulama aynı zamanda seçim öncesi siyasi parti genel merkezlerindeki yığılmayı da önemli ölçüde azaltacaktır.

Dursun DAĞAŞAN

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Yönetim Kurulu Üyesi

 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Dr. Cengiz Tatar   - 22-07-2019

YÜZÜNCÜ YILDÖNÜMÜ’NDE ERZURUM KONGRESİ; “ VATAN BİR BÜTÜNDÜR PARÇALANAMAZ”

Erzurum Kongresi, Anadolu’da Milli Mücadelenin 2’nci adımı olarak atılan bağımsızlık meşalesidir.