İran’da Gelişmeler

İran zor günler geçiriyor. Bu zor günlere sadece ABD’nin Irak’a gelmesi neden olmadı. Zor dönem daha önce başladı ve devam ediyor. İran’ın içinde bulunduğu durumu anlatan şifre ise “Hicap Harap”. Hicap, İran’da örtünmede kullanılan kara çarşafa denil

Harap ise tükenmek. Hicap harap ise İran'da devrimin tükendiğini anlatıyor. Gerçekten de İran İslam devrimi artık gerileme ve ilerleme değil, varlık mücadelesi içine girmiş durumda. Rejimin reformu gerçekleştirememesi her geçen gün İran İslam Devrimini varlığını tehlikeye atıyor.

ABD'nin Orta Doğu'ya gelişi sadece bir çarpan etkisi yaptı. İran'da rejimin yaşadığı zorlukların altında Cumhurbaşkanı Hatemi'nin temsil ettiği reformist hareketin halkın reform taleplerini karşılayabilecek bir çizgiden uzaklaşması. İktidara ilk geldiği dönemde İran halkının büyük bir bölümünü oluşturan reformistler için ümit olan Hatemi Cumhurbaşkanlığının ilk dört yılında köklü değişikliklere neden olamasa da yeni bir ruhu ve duruşu temsil ediyordu. Bunun için halk, içindeki şüpheye rağmen Hatemi'yi ikinci kez seçerken, ilk dönemde yapmadıklarını bu kez gerçekleştireceğini düşünüyordu.

Ancak, Hatemi ikinci Cumhurbaşkanlığı döneminde daha da muhafazakar bir çizgiye kayarken reform talepleri daha da radikalleşti. Belki de Hatemi'nin politik duruşu ve reform anlayışı hiç değişmemişti ama reformist talepler daha da radikalleşince yerinde duran Hatemi muhafazakar bir niteliğe kavuşmuştur. Hatemi, böylece muhafazakarlara yaklaşırken, reform bir anlamda ruhunu yitirmiştir. Ancak, ilginç bir şekilde reformun politik ruhunu temsil eden Hatemi'nin etkinliğini yitirmesi, reformist sürecin toplumsal etkinliğini ortadan kaldırmamıştır.

Ancak, mevcut durum, reformist taleplerin diğer bir ifade ile İran İslam Cumhuriyeti'ni muhafaza ederek reformun, yeniden şekillendirilmesi imkanının ortadan kalktığını yada azaldığını göstermektedir. Çünkü, Hatemi her ne kadar reform talep etse de netice itibarı ile İran İslam Devrimini gerçekleştiren kadronun önemli bir üyesidir ve amacı İran İslam Devletini bazı özgürlük alanları yaratarak ancak özünü muhafaza ederek sürdürmek, hatta güçlendirerek sürdürmektedir.

Hatemi'nin başarısızlığı ve halkın reform için artık sistemin içinden değil ama sistemin dışında bulunan bir politik lider veya politik gücün arayışı içine girmesianlamına gelmektedir. Eğer İran İslam Devrimini gerçekleştiren siyasal kadro içinde Hatemi'den daha radikal eylem-söylem bütünlüğüne sahip bir lider çıkarıp reform talep eden kitlelerin önderliğini üstlenmez ise halkla-rejim arasındaki bağ tamamen kopacaktır. Bu açıdan bakıldığında Hatemi rejim için bir şanstı ve rejim bu şansı yeterince iyi kullanamayarak kendisini tehdit edecek bir sürecin önünü açmıştır.

Daha açık bir ifade ile önümüzdeki yıllarda İran'da reformist muhalefet devrimci bir çizgiye kayarak, sistem dışı muhalefet unsurları ile birleşecektir. Bunun sonucunda İran'da rejime karşı çok daha sert bir direniş başlayacaktır. İran halkı Şahı devirebildiğini bilen bir halktır ve devrim, siyasal şiddet ile iktidarın tasfiyesi geleneğine sahiptir.Şahı devirebildiğini bilen halk İslami rejimi devirmenin de mümkün olduğunu düşünmek konusunda çok zorlanmayacaktır.

İran'da bugün rejim dışı muhalefetin belkemiğini etnik nitelikli muhalefet oluşturmaktadır. Bu muhalefetin etkin bir konuma gelmesi İran'da sadece rejimin geleceğini değil, aynı zamanda İran devletinin bir devlet olarak varlığını tehdit edecektir. Daha açık bir ifade ile İran'daki mevcut demografik yapı İran'da toprak bütünlüğünün tehdit altında olması, ülkenin sadece bir parçasının ülkenin geri kalanında ayrılması değil, ülkenin dağılarak çok parçaya ayrılması anlamına gelmektedir.

Tahran'da mevcut siyasal muhafazakarlık reforma karşı çıktığı sürece kendi mezarını kazan bir adama benzemektedir. ABD'nin Orta Doğu'da bulunmasının değil de bulunduğu süreçte uygulayacağı politikaların niteliği İran'daki rejimin geleceği üzerinde değişik sonuçlar ortaya çıkarabilir. İran'a yönelik açık bir baskı ve düşmanlık politikası Tahran'da muhafazakar yapıyı sadece güçlendirir. Eleştirisel bir yaklaşım, demokrasiye teşvik ve demokrat unsurlarla ilişkiler ise Tahran'ı daha zor durumda bırakacaktır.

Son ekleyen 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Editörü

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 24-01-2020

Asıl Tehdit İçimizde

Türkiye, Suriye ile yatıp kalkarken, 27 Kasım'da Libya ile imzalanan iki mutabakat muhtırasıyla Libya bir numaralı gündem ve tehdit konusu oldu.