PKK ve HDP Üzerinden 2015 Genel Seçim Analizi

Yazan  03 Temmuz 2015

07 Haziran 2015 Genel Seçimleri’nin en önemli sonuçlarından birisi Halkların Demokratik Partisi (HDP)’nin, %13.1 oy oranı ile %10’luk seçim barajını geçmesi olmuştur. Bu sonuç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri’ndeki halkın iradesi ve HDP’nin Türkiye partisi olması ile bağdaştırılmaktadır. Bu yazıda; seçim öncesi, seçim süreci ve sonrası dönem incelenerek HDP’nin barajı geçmesinin gerçekten bölge halkının iradesini yansıtıp yansıtmadığı ve HDP’nin Türkiye partisi olup olmadığı hususları üzerinde durulacaktır. Bu konunun anlaşılması noktasında, PKK’nın süreç boyunca takındığı durum, açıklamaları ve faaliyetleri de göz önünde bulundurulacaktır. Bu çerçevede, gerçek resmin anlaşılabilmesi için öncelikli olarak HDP’nin 2015 Genel Seçimleri’ndeki oy oranları ile 2014 Yerel Seçimleri’nde[1] Barış ve Demokrasi Partisi (BDP)’nin oy oranları üzerinden bir karşılaştırma yapılacaktır.

2014-2015 Oy Oranları Karşılaştırması

2015 Genel Seçimleri’nde HDP, Doğu Anadolu Bölgesi’nde 14 ilde birinci parti olmuştur. Söz konusu iller oy oranlarının yüksekliğine göre sırasıyla Hakkari, Şırnak, Diyarbakır, Ağrı, Van, Mardin, Batman, Muş, Siirt, Tunceli, Bitlis, Iğdır, Kars ve Ardahan’dır.

I. HDP-Oy Oranlarına Göre İl Sıralaması

 

 

Söz konusu oy oranları 2014 Yerel Seçim oranları ile karşılaştırıldığında, HDP’nin 14 ilde de oy oranlarının ciddi bir seviyede artış gösterdiği görülmektedir. Oy artış oranı sırasıyla Muş-%30.52, Ağrı-%27.22, Şırnak-%25.76, Kars-%24.70, Diyarbakır-%23.96, Van-%21.72, Mardin-%21.06, Hakkari-%19.60, Ardahan-%19.57, Tunceli-%18.51, Batman-%16.68, Bitlis-%16.46, Siirt-%16.41 ve Iğdır-%12.53 şeklindedir.

II. 2014-2015 HDP-Oy Oranları Karşılaştırması

III. 2009-2011-2014-2015 Seçim Haritası: Kazanılan İller[2]

III.a. 2009-Yerel Seçim

III.b. 2011-Genel Seçim

III.c. 2014-Yerel Seçim

 

III.d. 2015-Genel Seçim

HDP’nin 2014-2015 oy oranları söz konusu 14 ilde incelendiği zaman HDP’nin %21.05’lik bir artış gösterdiği görülmektedir. 2014’de 1.885.992 oy alan HDP, 2015’de 6.057.506 oy almıştır. 2015’de HDP için kullanılan yurt dışı oyları (196.454) çıkartıldığı zaman HDP’nin oyları 3.975.060 düzeyinde artış göstermiştir. Rakamlar net bir şekilde HDP’nin oylarının arttığını göstermektedir. 2009, 2011, 2014 ve 2015 yıllarındaki yerel ve genel seçim sonuçları da incelendiğinde, HDP’nin bölgesel bazda oy oranını arttırdığı görülmektedir. Diğer taraftan sadece niceliksel veri, HDP’nin oy oranlarındaki artışın açıklayıcı unsurunu teşkil etmemektedir. Niceliksel verinin niteliksel veriyle de değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, HDP’nin oy oranlarındaki bu denli artış PKK’nın açıklamaları temelinde; PKK’nın mı bir başarısıdır, HDP’nin Türkiye partisi olduğunu mu göstermektedir, bölge halkının iradesini mi yansıtmaktadır?

Genel Seçimlere Yönelik PKK’nın Yürüttüğü Faaliyetler

HDP’nin oy oranlarını ciddi bir düzeyde arttırması ve barajı aşmasında bir dizi faktör çok etkili olmuştur. Demokrasinin sağlanabilmesi ve demokratik mekanizmaların doğru uygulanabilmesi, devletin toplumsal/sosyal güvenliğinin sağlanmasına bağlıdır. Çözüm sürecinin zarar görmemesi adına bölgede izlenen bazı politikalar, PKK’nın Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da otorite haline gelmesiyle neticelenmiştir. PKK daha önceki dönemlerde kırsal alanlarda belirli dönemlerde yer değiştirmek suretiyle varlık gösterebilirken artık kırsal alanlardan, ilçe ve il merkezlerine inerek barınmanın yanı sıra rahatlıkla faaliyet gösterebilir bir hale gelmiştir. Bu durum bölge halkının günlük yaşantısını etkiler bir hal almış olup PKK’nın bölge halkı üzerinde önemli bir düzeyde baskın güç haline gelmesiyle sonuçlanmıştır. Bu bağlamda PKK, seçim öncesinde ve seçim sürecinde, seçmen üzerinde kapsamlı bir yapısal şiddet uygulamıştır. PKK’nın baskı ve şiddet yoluyla yürüttüğü seçim faaliyetleri neticesinde bölgede diğer siyasi partilerin seçim faaliyetleri de yürütülemez hale getirilmiştir.

Çözüm süreci kapsamında AKP’nin politikaları PKK tabanınca oyalamacı olarak nitelendirilmiş ve seçim çalışmalarında bu meyanda tabana yönelik bir propoganda yöntemi benimsenmiştir. “Kürt halkının kandırıldığı” yönündeki PKK ve HDP söylemleri, bölgede etkili olmuş ve daha önceden AKP’ye verilen Kürt oylarının, HDP’ye kaymasına neden olmuştur. Diğer bir husus, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim süresince tarafsızlık ilkesine rağmen, AKP lehine yürüttüğü seçim çalışmaları, başkanlık konusundaki ısrarı ve 400 milletvekili talebi çerçevesinde anayasada değişiklik yapılması konusu da dahil olmak üzere birçok husus da tek parti ve tek adam olma gayesi, AKP’nin tek parti olarak iktidara gelmesinin önlenmesi noktasında HDP’nin barajı aşması gerektiği inancını doğurmuştur. Bu nedenle de önemli bir oy oranı yine bu şekilde HDP lehine kullanılmıştır. Süreç, PKK tarafından iyi bir şekilde okunmuş ve kendi lehine çevrilecek tüm unsurlar seçim faaliyetlerinde kullanılmıştır. Ana akım medyada yer almayan örgüt faaliyetlerinin mahiyeti nedir ve halkın iradesi seçim sonuçlarına hangi yollarla yansımıştır sorularına, bölgeden elde edilen bilgiler ışığında cevap aranacaktır.

07 Haziran seçimleri öncesinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri’nde PKK, etkin bir şekilde bölge halkının HDP’ye oy vermesi yönünde faaliyet göstermiştir. Bu faaliyetlerin rahatlıkla gerçekleştirilebilmesinde uzun süredir bölgede hareket imkan-kabiliyetini ciddi bir seviyede arttıran örgüt ve uzantılarının, kırsal alanlardan şehir merkezlerine doğru yerleşiminin ve örgütlenmesinin de büyük bir etkisi bulunmaktadır.

Bu bağlamda söz konusu dönem içerisinde PKK’nın, halk üzerinde psikolojik baskı kurabilmek amacıyla özellikle kontrol edilebilirliği daha kolay olan kırsal alanlarda bulunan köylerdeki vatandaşlardan T.C. kimlik numaralarını topladığı ve Yüksek Seçim Kurulu (YSK)’ndan aldığı listelerle şahısların kontrol edileceği yönünde söylemlerle, seçmen üzerinde baskı kurmuştur. Yerel yönetimler de bu yönde söz konusu faaliyetlerin destekçisi olmuşlardır. Bu nedenle tedirgin olan bazı muhtarlar, seçim günü bölgelerine güvenlik birimlerinin gelmesini talep etmiştir. 

Süreç içerisinde PKK-Hür Dava Partisi (HÜDA-PAR) çatışması da dikkat çekici unsurlardan olmuştur. Özellikle PKK’nın şehir yapılanması Kürdistan Demokrratik Toplum Konfederalizmi (KCK) ve gençlik yapılanması Yurtsever Demokratik Gençlik Hareketi (YDGH) tarafından HÜDA-PAR taraftarlarına yönelik şiddet eylemleri gerçekleştirilmiştir. Bölgenin dini motifi göz önünde bulundurulduğunda, seçimler kapsamında söz konusu partiye yönelik olası kaymaların önlenmesi çerçevesinde bahse konu partinin ve tabanının hedef alındığı görülmektedir. Daha sonrasında şiddet eylemleri karşılıklı bir hal almıştır.

Köy korucuları ve aileleri de PKK’nın tehdit ettiği grupların başında yer almaktadır. Bu bağlamda süreç içerisinde söz konusu şahıslara ve ailelerine yönelik tehditler gerçekleştirilmiştir. Bazı köy korucularının çocukları kaçırılmıştır. HDP Muş Milletvekili Burcu Çelik Özkan, seçim sonrasında köy korucularına yönelik; “Bu memleketten defolup gideceksiniz”[3] şeklinde ifadeler kullanmıştır.

Ayrıca PKK’ya destek vermediği gerekçesiyle bazı kişilerin araçları ve işyerleri yakılmıştır. Siirt’te  bir köy muhtarı, Şırnak’ta HÜDA-PAR üyesi iki kişi ile Van/Erciş’te Geçici Köy Korucusu olan Abdulbari Gül, örgüt tarafından infaz edilmiştir.[4] Van’da bulunan reklam panolarında kan akan musluk görseli ile “önleminizi alın, korkmuyor musunuz?”[5] yazılı ilanlar kullanılmıştır. Van/Erciş’te “HDP dışında başka partinin girmesi tehlikeli ve yasaktır”[6] pankartları asılmıştır.

%10 barajının aşılamaması halinde kıyametin kopacağı, 06-08 Ekim olaylarının tekrar yaşanacağı vurgusu, anket yapma maksadıyla evleri dolaştığını belirten kişilerce HDP’ye oy vermeyecekleri tespit edilenlerin evlerinin çarpı ile işaretlenmesi, tehdit mektupları gönderilmesi, ikna komisyonlarının kurulması, oy verilmezse köylerin yakılacağı, para cezası uygulanacağı, kurtarılmış bölge ilan edilen yerlere farklı partilerin temsilcilerinin seçim çalışmaları kapsamında sokulmaması, örgüt mensuplarınca bölgede seçim faaliyeti yürüten partili şahısların faaliyetleri esnasında takip edilmesi, seçmenlerin çocuklarının dağa götürülmesi yönünde tehdit edilmesi[7]PKK’nın seçim kapsamındaki faaliyetlerine örnektir.

Seçim öncesi dönemde barajın aşılamaması halinde bölgede eylemlerin gerçekleştirileceği şeklinde halka yönelik propagandalara diğer bir örnek de Batman mitinginde açılan “Barajı aşarsak, bizler bulutuz, güneşiz, yağmuruz, barajı aşamazsak benim meskenim dağlardır dağlar”[8] pankartıdır. Ayrıca, 6-7 Ekim olayları kapsamında özellikle Van’da yaşanan şiddet olayları çerçevesinde yapılan eylemlere yönelik göndermeler de halkı tedirgin etmiştir. Bölgede gerçekleştirilen seçim faaliyetleri kapsamında halk üzerinde baskı kurulmaya çalışıldığı net bir şekilde görülmektedir.

Seçim öncesinde ve sonrasında PKK’nın güvenlik birimlerine yönelik eylemleri ile bölgedeki silahlı faaliyetlerini belirli bir düzende sürdürdüğü görülmektedir. Bu çerçevede PKK tarafından;

-31/05/2015 Hakkari/Yüksekova-Dağlıca Üs Bölgesi’ndeki askeri birliğe havan ateşiyle saldırılması,

-06/06/2015 AK Parti Karayazı İlçe Başkanı’nın kaçırılması,

-08/06/2015 Hakkari/Yüksekova-Dağlıca Üs Bölgesi’nde bulunan askeri birliğe, havan ve uçak savar makineli tüfekle taciz ateşi açılması,

-10/06/2015 Diyarbakır/Silvan bir adet el yapımı patlayıcının patlatılması,

-10/06/2015 Diyarbakır/Silvan korucu noktasının tahrip edilmesi,

-12/06/2015’de Hakkari/Yüksekova Dağlıca Üs Bölgesi’ndeki askeri birliğe yönelik havan ve uçaksavar makinalı tüfek ile silahlı saldırı düzenlenmesi,

-13/06/2015 Hakkari/Yüksekova-Dağlıca Üs Bölgesi’nde bulunan askeri birliğe, havan ve uçak savar makineli tüfekle taciz ateşi açılması,

-13/06/2015’de Siirt/Eruh’ta askeri konvoya yönelik taciz ateşi açılması,

-13/06/2015’de Diyarbakır/Silvan Barajı’nda çalışan işçinin darp edilmesi,

-15/06/2015’de Adıyaman’da inşaatı süren baraj inşaatında bulunan iş makinalarının yakılması

şeklinde eylemler gerçekleştirmiştir.

PKK, sadece seçime yönelik faaliyetler yürütmemiştir. Ayrıca bölgede sahip olduğu hareket imkan kabiliyeti üzerinden, bölgedeki tek güç olduğu algısını da perçinlemeye çalışmıştır. Bu bağlamda,  örgütün bünyesine eleman kazandırma faaliyetlerine devam etmiş, bu çerçevede adam kaçırmanın yanı sıra bölgeden ikna edilen gençlerin örgüte aktarımları sürdürülmüştür. PKK bölgede mahkemeler kurmuş, bu mahkemeleri yerel mahkemeler ve üst eyalet mahkemeleri şeklinde yapılandırmış[9], ayrıca örgüt kendi silahlı gruplarını güvenlik birimleri şeklinde örgütlemiştir. Söz konusu bu alternatif yapılanmanın bölge halkı tarafından da meşru görülmeye başlanması ve anlaşmazlıkların bu yollarla çözülmeye çalışılması sürecin nasıl şekillendiğini ve şekilleneceğini göstermektedir.

Diyarbakır ve Şırnak kırsallarında PKK, kendi şehitliklerini ve cezaevi ile dağdaki kadrolarını kırsal bölgelerde görevlendirmek amacıyla da askere alma noktalarını kurmuştur.[10]Ayrıca belli bölgelere PKK tarafından atanan sözde kaymakamlar, bölgede örgüt tarafından temin edilen araçlarına örgüt bayrakları çekerek, bölgede teftişler gerçekleştirdikleri[11] diğer hususlardandır. Örgütün haraç uygulaması da faaliyetleri kapsamında yer almaktadır. PKK’nın yaylaya çıkan hayvan başına büyük başlardan 5 TL, küçük başlardan ise 3 TL haraç aldığı yönünde bölgeden bilgiler gelmiştir.

Seçim Sonrası Sürece İlişkin Emareler

Seçim sonrasında PKK tarafından yapılan değerlendirmelerde öne çıkan hususlar;

"-HDP’nin bir önderlik projesi olduğu,[12]

-HDP çatısı altında demokratik güçlerin birleşiminin amaçlandığı,[13]

-HDP’nin çatı örgütlenmesi sayesinde sol partilerin de toparlanmaya başladığı,[14]

-HDP’nin ana muhalefet statüsünde kalacağı,[15]

-AKP’nin ateşkes koşullarına uymadığı, hareketin kalekol, karakol yapımları ile tutuklamalar vesilesiyle zayıflatılmaya çalışıldığı, baraj ve HES’lerle Kürdistan coğrafyasının tahrip edildiği,[16]

-Öcalan’ın tecrit koşullarının sonlandırılması, Öcalan’ın özgürlüğü sağlanmadan Kürt sorununun barışçıl yollardan çözülmesinin mümkün olmadığı, Öcalan’ın baş müzakereci olarak konumlandırılması,[17]

-Müzakereci güçlerin özgür olması gerektiği,[18]

-Sürecin takibi için izleme heyeti tesis edilmesi, Öcalan’ın dışarısı ile her türlü iletişiminin açık hale getirilmesi, adaya gidip gelebilecek bir sekretaryanın kurulması,[19]

-PKK’nın silah bırakmada muhattabının HDP değil hükümet olduğu[20]

şeklindedir.

HDP bir önderlik projesi olarak değerlendirilmekte ve HDP, PKK’nın yarattığı bir sonuç olarak ifade edilmektedir. Öcalan’ın özgürlüğü çerçevesinde yürütülen mücadele ibaresi sonraki süreçte örgütün öncelikli talebinin hangi noktada şekilleneceğini göstermektedir. Bu bağlamda Halkların Demokratik Kongresi (HDK) tarafından da 11/06/2015’de düzenlenen sonuç bildirgesinde Öcalan’ın tecrit koşullarının sonlandırılması vurgusu da örgütün tüm uzantıları üzerinden seçim sonrası süreci barajın geçilmesiyle birlikte Öcalan’ın serbest bırakılması üzerine kurguladığı görülmektedir. Ayrıca “müzakereci güçlerin özgür olması gerektiği” söylemi, PKK’nın silahlı kadrosuna yönelik herhangi bir hukuki yaptırım uygulanmaması vurgusunu da içermektedir.

PKK’nın açıklamalarında dikkati çeken önemli hususlardan bir tanesi, silah bırakma konusunun gündemlerinde olmadığıdır. Siyasi alanda var olan ve mevcut barajın da aşılmasıyla bir parti olarak mecliste yer alınması, meşru bir zeminin varlığı dahi örgütün silah bırakması için yeterli gelmemektedir. Diğer bir hususu da HDP’nin AKP ile koalisyon içerisinde yer almayacağı hususu teşkil etmektedir. HDP’nin siyasi pozisyonu, PKK tarafından yapılan açıklamalar çerçevesinde PKK adına herhangi bir karar verebilecek nitelikte olmadığı vurgusu şeklindedir.[21] Örgütün seçim sonrası yaptığı açıklamalarda IŞİD’in varlığı dolayısıyla silah bırakmaları gibi bir durumun söz konusu olmadığını[22] ifade etmesi de çözüm sürecinin nasıl şekilleneceğini göstermesi açısından önem arz etmektedir.

KCK açıklamalarında; “Önder Apo’nun özgürlüğünü düşünmeyen hiçbir politikanın çözüm getirmeyeceği, müzakerelerin Öcalan’ın esaret koşulları altında yürütülemeyeceği, Öcalan’ın baş müzakereci olduğu, Öcalan’ın özgürlüğünün Kürt sorununun çözümünün olmazsa olmazı olduğu, ayrıca silah bırakma iradesinin tamamen harekete ait olduğu”[23] hususları üzerinde durmaktadır. Silah bırakma iradesinin tamamıyla örgütün tekelinde olduğu vurgusu önem arz etmektedir. Bu bağlamda PKK hem HDP’yi hem de Öcalan’ı silah bırakma konusunda devre dışı bırakmaktadır. “İmralı koşulları altında tutulan Öcalan üzerinden yapılan silah bırakma çağrısının kabul edilmeyeceği” yönündeki vurguyla koşulların Öcalan’ı bu duruma zorladığı ifade edilmektedir.

PKK gerek Türkiye’nin doğu ve güneydoğu bölgelerinde elde ettiği imkan-kabiliyetleri gerekse sınır dışında edindiği güç nezdinde, kendisini HDP ve Öcalan dışında üst bir aktör olarak konumlandırmaktadır. Silah bırakma konusundaki vurgusu, bu kararın sadece örgüt tarafından alınabileceği şeklindedir. Bu ifadenin Öcalan’ın koşulları üzerine kurgulanması da aynı zamanda Öcalan’ın liderliğinin tanınmadığı tartışmasını da sonlandırmayı amaçlamaktadır. Öcalan’ın koşullarından dolayı silah bırakın çağrısı yaptığı, bunun da örgüt tarafından kabul edilmediği ve edilmeyeceği, yani silahların bırakılmayacağının altı çizilmektedir.

Bu durum aynı zamanda örgütün çözüm süreci kapsamında silahlarını bırakıyor ve bıraktı gibi iddiaların da gerçeklerle bağdaşmadığını göstermektedir. Öcalan’ın silah bırakma çağrısı, koşullarından kaynaklanan bir dayatmanın sonucu olarak değerlendirilmekte ve bunun kabul edilmeyeceği örgüt tarafından ifade edilmektedir. Diğer taraftan silah bırakma ile ilgili olarak PKK’nın aksine HDP’nin Öcalan’ı adres olarak göstermesi[24] de dikkati çeken konulardandır. Bu durum HDP ve PKK arasındaki anlaşmazlığı ortaya çıkarmaktadır.

Bu tarz diğer bir çatışma konusu, HDP’nin olası koalisyonlardaki pozisyonlarına ilişkin görülmüştür. PKK’nın, HDP adına "anayasa değişmeden herhangi bir koalisyonun içinde yer alamaz"[25] şeklindeki açıklaması üzerine HDP Eş Başkanı Figen Yüksekdağ’ın; “HDP’nin her türlü görüşmeye açık olduğu, kriz yaratan değil kriz çözen pozisyonunda olmayı tercih ettikleri”[26] yönündeki açıklaması ile HDP’nin söz konusu tutumuna karşın KCK Yöneticisi Duran Kalkan’ın, 22/06/2015’de yaptığı açıklamada HDP’yi, AKP-CHP koalisyonunu göstererek seçim sonuçlarını doğru okuyamadığı şeklinde eleştirmesi[27]bir taraftan PKK’nın HDP üzerindeki etkisini, diğer taraftan da HDP-PKK arasındaki anlaşmazlık emarelerini göstermektedir.

Söz konusu hususlar, KCK Eş Başkanlığı tarafından 12/06/2015’de yapılan açıklamada; “Müzakerelerin başlaması halinde, görüşmelerin kaldığı yerden devam etmeyeceği, daha önceden konuşulan hususların da geçerliliğini korumadığı, çözüm olasılığı kadar çatışma ve savaş olasılığının da bulunduğu”[28] hususlarının belirtilmesiyle perçinlenmiştir.

Türkiye’deki genel seçim sonuçları tek boyutlu bir özellik taşımamaktadır. PKK’da halihazırdaki gelişmeleri tek boyutlu okumamaktadır ve HDP’nin barajı geçmesini Suriye ve Irak’ta yaşanan gelişmelerle birlikte değerlendirmektedir. Bu bağlamda, barajın aşılması, PKK’nın Suriye kolu Demokratik Birlik Partisi (PYD)’nin Suriye’de kurmaya başladığı komünlerle birlikte ele alınmaktadır.

Suriye/Tel Abyad Bölgesi’nin ABD’nin desteğiyle PKK-PYD/Halk Savunma Birlikleri (YPG) güçleri tarafından IŞİD’in elinden alınması;

-Bu bölgenin Türkiye sınırına yakınlığı,

-Ayn el Arap (Kobani)’da ve Haseke’de kanton örgütlenmeler kurulması[29]

-Ayrıca Tel Abyad’ın kontrolünün ele geçirilmesiyle birlikte Ayn el Arap (Kobani) ve Cizire Bölgeleri’nde kurulan kantonların birleştirilmesi,[30] Ayn el Arap (Kobani) ve Afrin arasında kalan bölgenin de PYD’nin kontrolüne girmesi halinde, PKK/PYD’nin Türkiye’nin sınır komşusu haline gelmesi durumunda,

-Kuzey hattının kontrolünün PKK/PYD’nin eline geçmesi

çerçevesinde değerlendirilmelidir. PYD’nin Suriye/Haseke’de komünler kurması ve bu modelin demokratik özerklik adı altında Türkiye’ye uygulanması paralel planlamalardır. PKK tarafından komünler, demokratik özerkliğin "kılcal damarları" olarak tanımlanmaktadır.[31]

IV.             PYD’nin Suriye’de Etkin Olduğu Bölgeler

KCK tarafından 16/06/2015’de Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) ile ilişkilerin sonlandırıldığı yönünde bir açıklama yapılmıştır. KCK Yürütme Komitesi Üyesi Duran Kalkan, PKK ve KDP arasındaki bütün ilişkilerin sona erdiğini, bunun sebebini eski dengelerin değişmesi ve ilişkilerin tükenmesi, Güney yönetiminin kendisini merkezi görmesi noktasındaki durumun artık geçerliliğini korumadığı olarak belirtmiştir.[32] Bu hususlar, PKK-KDP rekabetinin Suriye’de PKK lehine sonuçlanması, PKK’nın IŞİD’e karşı ana mücadeleci güçlerden birisi olarak ABD ve batılı güçler tarafından desteklenmesi ile Türkiye’de elde ettiği meşru zemin nezdinde sürecin şekillendiricilerinden birisi olarak ortaya çıkması, KDP ile olan ilişkilerin sonlandığı noktasında açıklama yapar hale getirmiştir örgütü.

PKK’nın, KDP ile olan ilişkisini sonlandırdığı yönünde yaptığı açıklama, örgütün kendisini Kürt hareketinin merkezi konumunda değerlendirdiğini göstermektedir. Ayrıca KDP gibi daha merkezi konumda olup konjonktürel gelişmeler bağlamında göreceli zayıflayan grupların da PKK tarafından bertaraf edilmesi yönünde, örgütün bir yol haritası izleyeceği değerlendirilmektedir.Bu hususların Türkiye’deki yansımasının,olası devam ettirilecek çözüm sürecinin öncelikli şartları olarak örgüt tarafından demokratik özerklik söylemi ile Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması temelinde olacağı değerlendirilmektedir.

 

Sonuç

Duran Kalkan; “7 Haziran seçimleri neticesinde Türk ulus devletçi sisteminin çöktüğü ve kültürel soykırımcı rejimin yenildiğini” belirtmiştir.[33] Duran Kalkan’ın açıklamasında %13’lük oy oranının aslında HDP tabanını yansıtmadığı, bu tabanın %70-80 olduğu, çünkü HDP’nin birçok kesime hitap eden bir özelliğinin bulunduğu söylemi, PKK’nın uzun süredir etnik milliyetçilik söylemi üzerinden elde edemediği taban genişletme stratejisini, çatı yapılanma üzerinden elde etme çerçevesinde yürütüldüğünün önemli bir göstergesidir.

Aslında 7 Haziran Genel Seçimleri’nde HDP’nin barajı geçmesi PKK tarafından büyük bir başarı olarak değerlendirilmektedir. Bu durum, örgütün seçim sonrası yaptığı değerlendirmelerdeki “Kürtlerin bilinçlenmiş, örgütlü ve kendisini savunabilen bir topluluk olduğu”[34] vurgusu ile anlaşılmaktadır. Bu bağlamda KDP ile ilişkilerin bitirildiği yönündeki açıklama ile HDP üzerinde nasıl hareket edeceği yönünde PKK’nın daha yüksek sesle bu hususları dile getirmeye başlaması ve ABD desteği ile Suriye’nin kuzeyinde IŞİD’e karşı elde ettiği başarı, PKK’nın duruşunu ve kendine olan özgüvenini arttırmıştır. Bu durumun sonuçları da bu çerçevede görülecektir, yani özgüvenin ortaya çıkardığı adımların daha baskın atılacağı bir ortam söz konusu olabilicektir.

Bu noktada KDP ile ilişkilerin bittiği şeklindeki sert çıkış bu algı ve anlayışa önemli örneklerdendir. Duran Kalkan’ın HDP’nin barajı aşarak Türkiye’de kazandığı meşru alan ile “Rojova’da kazanılan başarı” şeklinde betimlediği durum, aslında KDP’yle olan güç mücadelesinde PKK’nın zafer kazandığının ilanı şeklindedir. “Kobani direnişi” olarak adlandırılan süreç örgüt tarafından Suriye/Cizire bölgesinin de ele geçirilmesiyle “Rojava devriminin” başarısı olarak görülmektedir. 

PKK, “demokratik devrim vurgusu” ile Türkiye’de demokratik özerkliği hedeflemektedir. Irak ve Suriye’de kurulması olası bölgesel Kürt yönetimleri üzerinden PKK’nın, uzun vadede söz konusu bu yönetimlerin kontrolünü ele alarak “Demokratik Ortadoğu Konfederalizmi” temelinde Kürdistan’ın kurulması ve Kürt birliğinin kendi çatısı altında sağlanma stratejisini muhafaza ettiği görülmektedir.

PKK’nın Türkiye’deki faaliyetleri çerçevesinde ilerleyen süreçte Öcalan’ın serbest bırakılması ve doğu ve güneydoğu bölgelerindeki imkan-kabiliyetlerini arttırmaya yönelik faaliyetler gerçekleştireceği değerlendirilmektedir. Seçim öncesi Diyarbakır’da gerçekleştirilen saldırıyla ilgili olarak; “Bu durumun intikamının alınacağı, şehitler karşısında her zaman bir intikam alma tarzlarının olduğu, bu coğrafyada hiçbir şeyin unutulmadığı, saldırının karşılığının verileceği, bunun önderlik yaklaşımı ve felsefesi olduğu,”[35] şeklindeki ifade kısa vadede örgütün eylem planlaması içerisinde olduğunu göstermektedir. Ayrıca bu açıklama, seçim bağlamında meşru alandaki temsiliyetin eylem yapmamak için herhangi bir temeli oluşturmadığını da ortaya çıkarmaktadır.

Örgüt söylemlerinde, HDP’nin barajı geçmesiyle birlikte uluslar arası nitelikli bir yapılanma olduğu vurgusunun ısrarlı altının çizilmeye başlandığı görülmektedir. Halihazırda PKK’nın Suriye’de, ABD’den ve batılı güçlerden aldığı destek çerçevesinde, Türkiye’deki durumuna ilişkin olarak da uluslar arası destek alma ve bu bağlamda yeni alanlar yaratma gayesi gözlemlenmektedir. PKK’nın, HDP üzerinden, HDP’nin varlığının aracı bir pozisyonla kullanmak istemesinin yanı sıra aynı zamanda, HDP’nin meşru zemininden faydalanma amacı da görülmektedir.

HDP’nin parlamentoda yer alması, PKK nezdinde Kürt sorununun çözümü noktasında yetersiz görülmekle birlikte çözüm amacıyla HDP’nin olası öncüllüğü de siyasi zemindeki temsili bağlamında dahi kabul edilmemektedir. Seçim sonrası HDP tarafından düzenlenen kutlamalarda HDP’nin seçim sloganının değiştirilerek; “Bizler PKK, Bizler Meclise”[36] şeklinde pankart olarak kullanılması, PKK’nın HDP üzerindeki etkisini ve ilerleyen süreçte PKK’nın HDP üzerinden stratejilerini uygulama çabalarına da tanıklık edileceğini göstermektedir. Bu durum, aynı zamanda çözüm süreci kapsamında terörün zayıflatılması amacının gerçekleştirilemediği gibi PKK’nın terörü bir araç olarak siyasal zeminde meşrulaştırmasına ve kullanabilmesine imkan yaratmasıyla neticelenmiştir.

 


[1]2015 Genel Seçimleri, 2014 Yerel Seçimleri ile karşılaştırılmaktadır çünkü HDP ve BDP adıyla söz konusu dönemlerde seçimlere parti olarak girilmiştir. 2011 Genel Seçimleri’nde bağımsız milletvekili adayı olarak seçimlere girilmiş ve akabinde BDP çatısı altında birleşilmiştir.

[2]2009-2011-2014-2015 yıllarında düzenlenen yerel ve genel seçimlere göre HDP, DTP, BDP ve bağımsız adaylıklar bağlamında başarılı olunan iller çerçevesinde düzenlenmiştir.

[3]Terör Örgütünün Hedefindeki Korucular, 12.06.2015, http://www.radikal.com.tr/diyarbakir_haber/teror_orgutunun_hedefindeki_korucular-1377934, 16.06.2015

[4]Flaş, Yine Korucu İnfazı, Çarşının Ortasında İnfaz Ettiler, 26.05.2015, http://www.milliyet.com.tr/flas-flas-yine-korucu-gundem-2064625/, 01.07.2015

[5]Doğuda Seçmen İradesi Baskı ve Tehdit Altında, 03.06.2015, http://www.radikal.com.tr/diyarbakir_haber/doguda_secmen_iradesi_baski_ve_tehdit_altinda-1371863, 16.06.2015

[6]Doğuda Seçmen İradesi Baskı ve Tehdit Altında, 03.06.2015,http://www.radikal.com.tr/diyarbakir_haber/doguda_secmen_iradesi_baski_ve_tehdit_altinda-1371863, 16.06.2015

[7]Doğuda Seçmen İradesi Baskı ve Tehdit Altında, 03.06.2015,http://www.radikal.com.tr/diyarbakir_haber/doguda_secmen_iradesi_baski_ve_tehdit_altinda-1371863, 16.06.2015

[8]HDP Mitinginde Açılan Pankarta Doğu Anadolu’da Tepki, 03.06.2015 http://www.radikal.com.tr/van_haber/hdp_mitinginde_acilan_pankarta_dogu_anadoludan_tepki-1372108, 16.06.2015

[9]PKK Güneydoğu’da Mahkeme Kurdu, 28.05.2015, http://www.internethaber.com/pkk-guneydoguda-mahkeme-kurdu-734032h.htm, 16.06.2015

[10]PKK Güneydoğu’da Mahkeme Kurdu, 28.05.2015, http://www.internethaber.com/pkk-guneydoguda-mahkeme-kurdu-734032h.htm,16.06.2015

[11]PKK Kaymakamları Makama Flama Çekti, 11.09.2014, http://www.internethaber.com/pkk-kaymakamlari-makama-flama-cekti-720188h.htm, 16.06.2015

[12]70’li Yılların Apocu Ruhu HDP’de Buluştu, 13.06.2015, http://www.bestanuce1.com/195026/70li-yillarin-apocu-ruhu-hdpde-bulustu&dil=tr, 16.06.2015

[13]HDP Türkiye’nin Yeni Ana Muhalefeti, 10.06.2015, http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/296395/_HDP_Turkiye_nin_yeni_ana_muhalefeti_.html, 16.06.2015

[14]Ayata: Kürtler Kurbanlık Bir Toplum Değil, 14.06.2015, http://www.ozgur-gundem.com/haber/136363/ayata-kurtler-kurbanlik-bir-toplum-degil, 16.06.2015

[15]HDP Türkiye’nin Yeni Ana Muhalefeti, 10.06.2015,http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/296395/_HDP_Turkiye_nin_yeni_ana_muhalefeti_.html, 16.06.2015

[16]KJK: Önderliğimizin Özgürlüğü Kadınların Özgürlüğüdür, 14.06.2015, http://www.bestanuce1.com/195154/kjk-onderligimizin-ozgurlugu-kadinlarin-ozgurlugudur&dil=tr, 16.06.2015

[17]KJK: Önderliğimizin Özgürlüğü Kadınların Özgürlüğüdür, 14.06.2015, http://www.bestanuce1.com/195154/kjk-onderligimizin-ozgurlugu-kadinlarin-ozgurlugudur&dil=tr, 16.06.2015

[19]KJK: Önderliğimizin Özgürlüğü Kadınların Özgürlüğüdür, 14.06.2015, http://www.bestanuce1.com/195154/kjk-onderligimizin-ozgurlugu-kadinlarin-ozgurlugudur&dil=tr, 16.06.2015

[20]Ayata: Kürtler Kurbanlık Bir Toplum Değil, 14.06.2015, http://www.ozgur-gundem.com/haber/136363/ayata-kurtler-kurbanlik-bir-toplum-degil, 16.06.2015

[21]Ayata: Kürtler Kurbanlık Bir Toplum Değil, 14.06.2015, http://www.ozgur-gundem.com/haber/136363/ayata-kurtler-kurbanlik-bir-toplum-degil, 16.06.2015

[22]KJK: Önderliğimizin Özgürlüğü Kadınların Özgürlüğüdür, 14.06.2015, http://www.bestanuce1.com/195154/kjk-onderligimizin-ozgurlugu-kadinlarin-ozgurlugudur&dil=tr, 16.06.2015

[23]KCK: Önder Apo Özgürleşmeli, Meclis Devreye Girmeli, Tahkim Edilmiş Ateşkes Sağlanmalı, 12.06.2015, http://www.bestanuce1.com/194928/kck-onder-apo-ozgurlesmeli-meclis-devreye-girmeli-tahkim-edilmis-ateskes-saglanmali-yenilendi&dil=tr,16.06.2015

[24]Öcalan Silah Bırakma Çağrısı İçin Bekliyor, 11.06.2015, http://www.radikal.com.tr/politika/ocalan_silah_birakma_cagrisi_icin_hazir_bekliyor-1376984, 16.06.2015

[25]Kandil’den Şok Açıklama: Yasa, Anayasa Değişmeden HDP Türkiye’yi Yönetmeye Giremez, 16.06.2015, http://www.hurriyet.com.tr/gundem/29293858.asp, 17.06.2015

[26]Kandil’den Şok Açıklama: Yasa, Anayasa Değişmeden HDP Türkiye’yi Yönetmeye Giremez, 16.06.2015, http://www.hurriyet.com.tr/gundem/29293858.asp, 17.06.2015

[27]KCK Yönetici Duran Kalkan’dan HDP’ye Eleştiri, 22.06.2015, http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/303959/KCK_yoneticisi_Duran_Kalkan_dan_HDP_ye_elestiri.html, 22.06.2015

[28]Onlar Konuşurken KCK Çözümün Yol Haritasını Açıkladı, 13.06.2015, http://www.bestanuce1.com/195063/onlar-konusurken-kck-cozumun-yol-haritasini-acikladi-cihan-ozgur&dil=tr, 16.06.2015

[29]Seyit Ali Köyünde Kadın Komünü Kuruldu, 13.06.2015, http://www.bestanuce1.com/195025/seyit-ali-koyunde-kadin-komunu-kuruldu&dil=tr, 16.06.2015

[30]IŞİD, 25/06/2015’de Kobani’ye yeniden saldırmıştır.

[31]Şex Emin Köyünde Komün Kuruldu, 13.06.2015, http://www.bestanuce1.com/195061/sex-emin-koyunde-komun-kuruldu&dil=tr, 16.06.2015

[32]KCK: Barzani ile İlişkimiz Sona Erdi, 16.06.2015, http://www.milliyet.com.tr/kck-barzani-ile-iliskimiz-sona-gundem-2074689/, 17.06.2015

[33]Kalkan: Artık Eskiyi Sürdürme İmkanı Yoktur, 16.06.2015, http://www.bestanuce1.com/195383/kalkan-artik-eskiyi-surdurme-imkani-yoktur, 17.06.2015

[34]Ayata: Kürtler Kurbanlık Bir Toplum Değil, 14.06.2015, http://www.ozgur-gundem.com/haber/136363/ayata-kurtler-kurbanlik-bir-toplum-degil, 16.06.2015

[35]HDP Bir Önderlik Projesidir, 15.06.2015, http://www.bestanuce1.com/195276/aryen-hdp-bir-onderlik-projesidir&dil=tr, 16.06.2015

[36]HDP Kutlamasında Dikkat Çeken Döviz, 09.06.2015, http://www.radikal.com.tr/diyarbakir_haber/hdp_kutlamasinda_dikkat_ceken_doviz-1376165, 16.06.2015

Merve Önenli Güven

merveonenli@yahoo.com

 

Uzmanlık Alanları

Uluslar Arası İlişkiler, Siyaset Bilimi, Uyuşmazlık Analizi ve Çözümü, Politik PsikolojiTerörizm

 

Biyografi

Orta ve lise eğitimini Bilim Koleji’nde tamamladı. Lisans eğitimini Bilkent Üniversitesi Uluslar Arası İlişkiler Bölümü’nden aldıktan sonra, Sabancı Üniversitesi Uyuşmazlık Analizi ve Çözümü Bölümü’nde yüksek lisans eğitimini, “Terör Olaylarının Haberlerdeki Yansımaları: Haber Yorumu ve Çatışmalara Yönelik Problem Çözümü” konulu teziyle tamamladı. Halen ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nde doktorasına devam etmektedir.

 

Yabancı Diller

İngilizce (İleri Düzey)

Almanca (Orta Düzey)

   

Burs ve Başarılar

  • Bilim Koleji’ni ikincilikle bitirdi. Ayrıca Bilim Koleji tarafından verilen bursla, lise eğitim ve öğretimimin iki senesini burslu okudu.
  • Bilim Koleji’nin düzenlediği farklı kompozisyon konulu yarışmalarda yedi kez birinci oldu.
  • Türkiye Milli Eğitim Bakanlığı’nın, “Kadın Hakları” ile ilgili düzenlediği kompozisyon yarışmasında Türkiye üçüncüsü oldu.
  • Bilkent Üniversitesi Şeref Öğrencisi (3.32)
  • Sabancı Üniversitesi Şeref Öğrencisi (3.47)
  • Sabancı Üniversitesi tarafından verilen bursla yüksek lisansını yaptı.
  • “Unboxing Turkish Society” tarafından, Sabancı Üniversitesi bünyesinde yaptığı yüksek lisans eğitimi dâhilinde araştırma bursu verildi.  
  • Açık Toplum Enstitüsü tarafından verilen ulaşım bursu ile Mısır/Sharm el Sheikh’de 29 Mart-01 Nisan 2004 tarihleri arasında düzenlenen Model Birleşmiş Milletler Konferansı’na katıldı.
  • British Council tarafından, “Gelecekleri Bağlamak” adlı proje dâhilinde verilen bursla Bulgaristan’da 10-23 Temmuz 2004 tarihleri arasında düzenlenen “Avrupa’da Toplumsal Cinsiyet” konulu projeye katıldı.
  • Sabancı Üniversitesi tarafından verilen ulaşım bursu ile Amerika/Ohio’da, Kent State Üniversitesi tarafından verilen davetle Kültürler Arasında Çatışma, Müzakere ve Arabuluculuk Konferansı’nda “Uyuşmazlıkların Önlenmesi: Sri Lanka Etnik Uyuşmazlığı” konulu çalışmasını sundu.

 

PROJELER/SUNUMLAR

  • Model Birleşmiş Milletler Konferansı/Mısır-Sharm El Sheikh-“Uluslar Arası Terörizmin Engellenmesinde Avrupa Ülkelerinin Rolü” (29 Mart-1Nisan 2004)
  • “Toplumsal Cinsiyet” konulu Bosporus Projesi/Bulgaristan (10-23 Temmuz 2004)
  • Kültürler Arasında Çatışma, Müzakere ve Arabuluculuk Konferansı-“Uyuşmazlıkların Önlenmesi: Sri Lanka Etnik Uyuşmazlığı”-Kent State Üniversitesi/Amerika-Ohio (04-07 Mayıs 2005)
  • Siyasal İlimler Türk Derneği III. Lisansüstü Konferansı-“Terör Olaylarının Haberlerdeki Yansımaları: Haber Yorumu ve Çatışmalara Yönelik Problem Çözümü”/Hacettepe Üniversitesi (12 Kasım 2005)

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Ersin Dedekoca   - 22-09-2020

Türkiye ve Kredi Derecelendirme Kuruluşları

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's“Türkiye'nin kredi notunu” B1'den B2'ye indirdi ve “görünüm değerlendirmesini” de, mali ölçümlerin beklenenden daha hızlı kötüleşebileceğini kaydederek "negatif"te bıraktı. [1] ...