< < ABD’nin Tayvan’da Ne İşi Var?


ABD’nin Tayvan’da Ne İşi Var?

Yazan  10 Ağustos 2021

Yazan: Gökçehan Maraşlı

Tayvan, Asya Pasifik jeopolitiğinde stratejik öneme sahip olan ve küresel sistemin iki başat gücü ABD ve Çin Halk Cumhuriyeti diplomatik ilişkilerinde mühim sorunlardan biridir. İlgili bölgenin, petrol ve gaz rezervine sahip olduğu düşünülmektedir. Dolayısıyla, dünya ticareti ve gemi taşımacılığında büyük rol oynamaktadır. Devletlerin, deniz meselelerinde asıl  amacı Münhasır Ekonomik Bölge, Kıta Sahanlığı, İç Sular ve Kara Suları gibi uluslararası deniz hukukunun kavramlarına hâkim olabilmektir. Gerekli şartlar sağlandığında ilgili kavramlar, devletlerin hem ekonomisine katkı sağlayacak hem de güvenlik politikalarını şekillendirecektir. Öyle ki, bir devletin bu haklara sahip olabilmesi için deniz ülkesi olması gerekir yani o devletin denize kıyısı olması gerekmektedir. O halde, Amerika Birleşik Devletleri, arasında 12.233 km mesafesi olan Güney Çin denizi ile böyle bir durum söz konusu değildir. Güney Çin Denizi, Kuzeydoğu Asya’yı Hint Okyanusu’na ve Ortadoğu’ya bağlar. Bu sebeple seyrüseferlik açısından da mühim bir konuma sahiptir. Sözü edilen seyrüsefer serbestliği; herhangi bir devletin gemisinin, bu suları hukuka uygun amaçla özgürce kullanabilir anlamına gelmektedir.  Dolayısıyla, diğer devletler bu bölge de seyrüsefer serbestliğini sağlamak istemektedir.

Tayvan, tarihte iki büyük göç almıştır. Çin’de Komünist bir yönetim kurulunca milliyetçi askeri ve siyasi liderler Tayvan’a sığınarak ayrı devlet kurmuştur. Tayvan nüfusu 23 milyonun % 98’i Han Çinliyken, sadece % 2’si daha önce Güney Asya’dan göçmüş olan aborjinlerden oluşmaktadır. Milliyetçi Dr. Sun Yat-Sen, ABD’den döndükten sonra 12 Şubat 1912’de Çin Halk Cumhuriyeti’ni ilan etti. Dolayısıyla, ülkenin ilk kurucusu olarak kabul edilmektedir. Tayvan bazı Üçüncü Dünya ülkeleri (El Salvador, Dominik Cumhuriyeti, Kosta Rica, Paraguay…) tarafından tanınmasına rağmen büyük devletler tarafından tanınmamaktadır. Türkiye’de tanımamaktadır.

Çin Halk Cumhuriyeti, Ekim 1949’da kuruldu. Kurulduğu tarihten bu yana Çin, Tayvan’ı kendi ülkesinin egemenlik alanı olarak görmektedir. Yukarıda bahsedilen deniz hukuku meselelerinde ekonomik amaç güdülse de, ABD için Tayvan meselesi Çin’i çevreleme politikalardan birisidir. ABD’nin Tayvan politikasını, özellikle 1949-1970 arası dönemde Çin karşıtlığı temelinde olduğunu söylemek mümkün. Nitekim başkan Truman, 27 Haziran 1950’de Tayvan’a yapılacak bir saldırının  ABD’nin Asya’daki çıkarlarına yapılmış bir saldırı olarak görüleceğini deklare ettikten sonra harekete geçerek, 7. Amerikan donanmasını Çin’den gelecek saldırıları önlemek adına Tayvan’a gönderdi. Ardından meşhur Tayvan Boğaz Krizleri yaşandı. Bu krizler, ABD ve Çin’in Tayvan üzerindeki rekabetinin zirve yaptığı dönemlerdir. Çin Dış Politikasında Tayvan, en önemli seviyede ulusal çıkar meselesi ve iç sorun olarak görülmektedir. Dolayısıyla, Çin bu bölgelerde “Tek Çin” politikasını savunmaktadır. Bu meselede, ABD-Çin ilişkileri ABD başkanlarının aldığı kararlara göre değişkenlik göstermiştir. ABD, 1955 yılında girdiği arasında 13.789 Km mesafe olan Vietnam gibi, 2003 yılında girdiği arasında 11.129 Km mesafe olan Irak gibi (daha da artırılabilir), sınırı olmayan yerlere amacını yitirse dahi kalmaya devam etmiştir. Bunlar, ABD’nin uzun vadeli dış politikasıdır. ABD, aynı şekilde hegemonyasını tehlikeye atan Çin’i çevrelemek adına kendinden çok uzak olan Tayvan’a karşıda bu ihtimali yaptığı eylemlerde düşündürmektedir.

Çin, Tayvan konusunda “tek ülke iki sistem”görüşündedir. Tayvan, Çin için bir kırmızı çizgidir. Tayvan, Çin için hem ekonomik hem siyasi olarak mühim bir meseledir. Çin, iç işlerine karışmama politikasını, diğer devletlerden de Tayvan meselesinde beklemektedir. Çin lideri Xi Jinping'in Çin Komünist Partisi'nin yüzüncü yılı münasebetiyle yaptığı konuşmasında: "Tayvan sorununu çözmek ve Çin'in yeniden birleşmesini gerçekleştirmek tarihi bir misyon ve sarsılmaz bir taahhüttür" uyarısında bulundu.  Ve Çin'in “'Tayvan'ın bağımsızlığına' yönelik her türlü girişimi tamamen yenilgiye uğratmak için kararlı adımlar atacağını” da sözlerine ekledi. Çin için bu kadar hassas bir diğer konu da ABD’nin Tayvan’da faaliyetlerine devam ediyor olması. Haziran ayında savaş gemilerini gönderen ABD, Çin’den büyük tepki aldı. 5 Ağustos’ta ABD başkanı Biden,  Tayvan’a 750 Milyon ilk silah satışına başlayacağını belirtti. Ve daha dün (9 Ağustos), ABD Dışişleri Bakanı Blinken, Güney Çin Denizi'nde "tehlikeli karşılaşmalar" ve "kışkırtıcı eylemler" gördüklerini belirterek, Çin'e herhangi bir çatışmanın güvenlik ve ticaret için ciddi küresel sonuçları olacağı uyarısında bulundu. Çin'in BM Daimi Temsilcisi Dai Bing ise ABD'yi Güney Çin Denizi'ne askeri gemiler ve uçaklar gönderip "provokatif" eylemlerde bulunmakla suçladı. Dai Bing, ABD'nin bu bölgede barış ve güvenliğe en büyük tehdit olduğunu söyledi.  Güney Çin Denizi, git gide karışmaya başlıyor. Stratejik rekabet Biden döneminde daha da artacak gibi görünüyor.  

 

 

KAYNAKÇA

Pekcan, C . (2017). ULUSLARARASI HUKUK ÇERÇEVESİNDE GÜNEY ÇİN DENİZİ KRİZİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ . Uluslararası Kriz ve Siyaset Araştırmaları Dergisi , 1 (3) , 54-80

Turan, İ . (2016). ABD-ÇİN İLİŞKİLERİ BAĞLAMINDA TAYVAN SORUNU . Düzce Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi , 6 (1) , 80-105 

https://www.reuters.com/world/china/us-china-trade-barbs-un-over-south-china-sea-2021-08-09/ Erişim tarihi: 10 Ağustos 2021

Olkan, K . (2021). ÇİN-ABD İLİŞKİLERİNDE GÜVENLİK İKİLEMİ: TAYVAN SORUNU . Journal of Business Innovation and Governance , 4 (1) , 27-41

https://www.bloomberght.com/tayvan-bogazi-nda-cin-abd-gerilimi-2283028 Erişim tarihi: 9 Ağustos 2021

https://warontherocks.com/2021/08/shoot-it-straight-on-taiwan/ Erişim tarihi: 9 Ağustos 2021

https://www.ankasam.org/abd-cin-rekabetinin-oyun-sahasi-tayvan/ Erişim tarihi: 10 Ağustos 2021

http://ankaenstitusu.com/cin-tayvan-iliskileri-ve-yansimalari/ Erişim tarihi: 9 Ağustos 2021

https://tasam.org/tr-TR/Icerik/613/cinin_tek_ulke_iki_sistem_politikasitayvan_hong_kong_ve_macau Erişim tarihi: 10 Ağustos 2021

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Deniz Berktay   - 13-10-2021

Fener Patrikhanesi ve Asimilasyon

Dünyanın pek çok yerinde, dinle siyaset, iç içe geçmiş durumda. Hıristiyanlığın Ortodoksluk mezhebi de, siyasetin yoğun müdahalesine maruz kalmakta.