Astana görüşmeleri başarısız oldu

Yazan  01 Mayıs 2019

İki gün önce Kazakistan'ın başkentinde garantör üç ülke arasında gerçekleştirilen Astana toplantısının başarısız olmasının ardından, anayasa komisyonunun oluşumu ve siyasi çözüm sürecine ilişkin görüşmeler Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen’in himayesinde Cenevre’ye taşındı.

Öte yandan, Rus bombardımanlarının yeniden başlaması, muhalifler grupların ve Türk devriyelerinin saldırıları ile birlikte İdlib'deki gerilim yeniden tırmandı.

Pedersen, önümüzdeki cuma günü Amerika, İngiltere, Fransa, Suudi Arabistan, Ürdün ve Mısır’dan oluşan ‘çekirdek grup’ temsilcileri ile Cenevre’de bir araya gelecek. Sonrasında ise anayasa komisyonunun oluşumu, siyasi çözüm ve kayıplar dosyası ile ilgili Cenevre'ye gelecek olan üç garantör ülkenin temsilcileriyle görüşecek. Pedersen’in önümüzdeki saatlerde Güvenlik Konseyi'ne brifing vermesi planlanıyor.

Batılı diplomatik kaynaklar, gerek esirler ve kayıplar dosyası gerekse de anayasa komisyonunun oluşumu ve İdlib’in kaderi meseleleri ile ilgili Astana sürecinin garantörleri arasında gerçekleşen son toplantının başarısız olduğunu düşünüyorlar.

Astana toplantısının arifesinde ve Rusya-Türkiye himayesinde muhalif gruplar ile hükümet güçleri arasında yapılan takas anlaşmalarının sayısı 30'dan 9'a düştü.

Bu nedenle, Pedersen’in tutuklu ve esir dosyalarına ilişkin oluşturulan çalışma grubu toplantılarının BM’nin himayesine aktarılması yönündeki çabalarını yoğunlaştırması bekleniyor. Aynı durum anayasa komisyonunun oluşumu dosyası için de geçerli. Çünkü sivil toplum temsilcilerinin yer aldığı üçüncü listedeki 6 isim hakkındaki anlaşmazlık hala devam ediyor. Şam, 50 üyeden oluşan hükümet ve muhalefet listelerinin yanı sıra 20 muhalif isme karşılık 30 isim elde etmekte ısrar ediyor.

Pedersen, 6 isim üzerine olan anlaşmazlığın devam etmesinden dolayı cuma günü çekirdek grubun iki bloğu ile istişarelerini sürdürecek. Sonrasında Ramazan ayı boyunca Rusya, Türkiye ve İran temsilcileriyle anayasa komisyonu meselesinin çözümü için görüşmelerde bulunacak.

BM Özel Temsilcisi Pedersen, BM çerçevesinde bir komisyon kurma mekanizması oluşturmakta başarılı oldu. Nitekim son Astana açıklamasında, gerçekleştirilen toplantının ‘Soçi’deki Suriye Ulusal Diyalog Konferansı’nın kararları doğrultusunda anayasa komisyonu oluşumunun mümkün olan en kısa sürede tamamlanmasına yönelik çalışmaların hızlandırılması kapsamında geldiği, garantör ülkelerin bu istişarelerin bir sonraki turunun Cenevre'de yapılmasına karar verdikleri, uluslararası elçinin çabalarına katkıda bulunmaya hazır olduklarını vurguladıkları’ kaydedildi.

Kaynaklar, Pedersen ile Suriye Dışişleri Bakanı Velid el-Muallim arasında Şam’da gerçekleşen son toplantının, ilk toplantı kadar olumlu geçmediğini, fakat komisyonun çalışma kuralları konusunda bazı ilerlemeler kaydedildiğini aktardılar. Ayrıca hükümet heyeti başkanı Beşşar el-Caferi’nin Rusya ve İran temsilcilerinin huzurunda Türkiye'ye yönelik eleştirilerde bulunduğunu kaydettiler.

Pedersen’in kapsamlı yaklaşımı, sadece anayasa komisyonun oluşumuna ilişkin diyalogla sınırlı değil; bununla birlikte komisyonun çalışma standartlarını, esir ve kayıp dosyalarını ve 2254 sayılı kararın uygulanmasının yollarını da içerecek şekilde büyük ve bölgesel devletler ile Suriyeli taraflar arasındaki istişareleri de içeriyor.

Astana toplantısı, Kuzey Üçgeni’ndeki koordineli devriyelerin çalışmalarının hızlandırılması dışında İdlib dosyasının çözümünde ve somut ilerlemeler kaydedilmesinde de başarısız oldu. Bununla birlikte üç garantör ülkenin temsilcileri, İdlib’deiktikrarın yeniden sağlanması için yapılan anlaşmaların tam olarak uygulaması yönündeki kararlılıklarını yinelediler. Ayrıca Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) terör örgütünün kontrolünü artırma girişimleriyle ilgili derin endişelerini dile getirdiler ve diğer terörist gruplarla ilişkili tüm bireyleri, grupları ve oluşumları ortadan kaldırmak için işbirliğini sürdürme niyetlerini vurguladılar.

Diplomatik kaynakların aktardığına göre Rusya ve Türkiye, İdlib’deki gerilimin tırmanmasıyla ilgili olarak karşılıklı suçlamalarda bulundular. Moskova, Ankara'yı ‘terörist ve ılımlıları birbirinden ayırma ve teröristlerle savaşmama konusundaki yükümlülüklerini yerine getirmemekle’ suçladı. Ankara ise Moskova’yı, ‘Suriye hükümetini caydırmamak ve bombalamaların önünü kesmemekle’ itham etti ve Rusya’nın İdlib’de gerçekleştirdiği baskınlara atıfta bulundu. Moskova buna cevap olarak, Hmeymim üssünü hedef alan terörist gruplara karşılık verdiğini belirtti.

Son birkaç gün içinde, Rusya ve Suriye rejimi tarafından İdlib'deki bölgelere yönelik baskınlar gerçekleştirilirken, Suriye’nin kuzeyindeki Türk devriyelerinde bir artış gözlendi. Ayrıca aşırılıkçı güçler tarafından hükümet kuvvetlerinin mevkilerine yönelik saldırılar gerçekleşti ve Washington, İdlib’deki gerilimin azaltılması bölgesinin korunmasına ilişkin tutumunu yeniledi. 

Öte yandan, Ankara ile Moskova arasında imzalanan küçük bir anlaşmadan bahsediliyor. Anlaşma, Türkiye yanlısı grupların Tel Rıfat’a girmesi ve Rus ordusunun geri çekilmesine karşılık, Moskova tarafından desteklenen güçlerin Cisr eş-Şuğur'un batısındaki üçgene girmesini kapsıyor. Bu, kuzeyde Halep ile Gaziantep arasında, batıda ise Halep ile Lazkiye arasındaki ekonomik arterlerin açılması anlamına geliyor.

 

Kaynak: https://aawsat.com/turkish/home/article/1701986/astana-g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Fmeleri-ba%C5%9Far%C4%B1s%C4%B1z-oldu

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 16-09-2019

FETÖ ile Mücadele Alarm Veriyor

  Türkiye 45 yıllık terörle mücadelesinde gelinen gün itibariyle, sağdan soldan, etnik ve dini motivasyonlu aşırı ve köktenci çok sayıda terör örgütüyle aynı anda mücadele etmek durumunda...