Suriye krizinin çözümü hala ulaşılması zor olmaya devam ediyor

Yazan  16 Şubat 2019

Suriye'de Kürt Demokratik Sol partisi (Kürt Ulusal Konseyi partilerinden birisi) sekreteri Şelal Keddo, Soçi zirvesinde yeni olan şeyin Suriye'de Kürt halkının hakları hakkında Rus ve İran cumhurbaşkanlarının açıklamaları olduğunu belirtti. 

İki Cumhurbaşkanının ilk kez Suriye'de Kürt halkının haklarını gerçekleştirme (ancak siyasi perspektifleri-görüşleri ve rejimin ölçüsüne göre) gerekliliğini kabul ettiklerini belirtti. Yönetici, Rus ve İran cumhurbaşkanlarının Fırat'ın doğu bölgelerinin rejimin kontrolüne dönmesi gerekliliğini vurguladıklarını sözlerine ekledi.

Keddo, üç (Rusya, İran, Türkiye) cumhurbaşkanını bir araya getiren bu zirvede Türkiye ve rejim arasında 1998 yılı Adana anlaşmasının yerini aldığı güvenli bölge dosyasının yokluğunun görüldüğünü açıkladı. Ancak bu zirvenin dosyaları ne olursa olsun, Fırat doğusu bölgeleri ve güvenli bölgeler dosyasının belki de ağırlıklı olarak ABD'lilerin  elinde olduğunu, özellikle başkan Trump’ın önerinin ve düşüncenin sahibi olduğunu açıkladı.

Güvenli bölge dosyasının zirvede yokluğunun dikkat çekici olduğuna, belki de Rusya ve İran'ın bu bölgenin kurulmasına itiraz etmelerinin Soçi zirvesi gündemine alınmasını engellemiş olacağına dikkat çekti. Keddo, siyasi çözümün Suriye'de hala ulaşılması güç olmaya devam ettiğini, zira anayasa komisyonunun henüz oluşmadığını, yine aynı şekilde Suriye açısından siyasi ufkun hala çıkmazda olmaya devam ettiğini, dolayısıyla siyasi çözüme işaret eden şeyin bulunmadığını vurguladı.

Şelal Keddo sözlerini, güvenli bölge kurulması düşüncesinin bütün gücüyle hala var olmaya devam ettiğini, Varşova'da düzenlenen Ortadoğu'da güvenlik ve barış konferansında tartışıldığını belirterek bitirdi.

(Çeviri yapılan kaynak: http://www.basnews.com/index.php/ar/news/middle-east/501715)

Turgut Adsız

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 04-12-2019

Doğu Akdeniz, Libya, Suriye, Fransa ve NATO

Recep Tayyip Erdoğan Başbakan iken, 28 Şubat 2011'de ''NATO Libya'ya müdahale etmeli midir? Böyle bir saçmalık olur mu yahu?