Yeni Fransız-Alman antlaşması AB’yi Birleşik Devlete dönüştürür mü?

Yazan  23 Ocak 2019

Almanya ile Fransa arasında önceki gün yeni bir dostluk ve işbirliği anlaşması imzalandı. Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve Almanya Başbakanı Merkel'in katıldıkları imza töreni Aachen'da yapıldı.

1963 yılında Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle ve Almanya Başbakanı Konrad Adenauer'in imzaladıkları Elysee Antlaşması'nı tamamlayıcı nitelikteki 28 maddeli yeni dostluk anlaşması ekonomi, savunma ve Avrupa politikalarındaki ikili işbirliğinin artırılmasını öngörüyor. Bürokratik engellerden arındırılmış "Fransız-Alman ortak ekonomik bölgesi" oluşturulması, silah ihracatında ortak kuralların belirlenmesi, halklar arasındaki ilişki ve ortak inisiyatiflerle şehir kardeşliğinin teşviki için bir fon kurulması da anlaşmada yer alıyor.

İki ülke şu başlıklarda işbirliğine gidecek: -Franko-Alman "ekonomik alanını" daha da derinleştirmek, -Avrupa'nın askeri yeteneklerini geliştirmek ve AB ile NATO'daki eksiklikleri tamamlamak ve güçlendirmek için ortak yatırım yapmak, -Her iki ülkenin de ordularını "ortak bir kültür" altında güçlendirmek ve Franko-Alman savunma ve güvenlik konseyinin yanı sıra ortak intikal kuvvetleri oluşturmak, -Gençlerin kültürel alışverişlerini iki ülke dillerinin öğrenilmesini cesaretlendirerek artırmak ve bir Franko-Alman üniversitesinin kurulması, Sınırlar ötesi bağları artırmak. İki dilliliği teşvik etmek. 

Yeni Fransa-Almanya antlaşmasında neler var?

Elysee Antlaşması sadece işbirliği sürecini tanımladığı için özünde değişiklik yapılması gerekmiyor. Yeni antlaşma daha ziyade siyasi mesaj niteliğini taşıyor. Fransa ve Almanya ikili işbirliği kapsamında Avrupa Birliği (AB) reformlarını hazırlayacaklar. Pekiştirilmiş ortaklık aynı zamanda Avrupa'daki artan popülizm ve milliyetçiliğe savaş ilanı anlamına da geliyor. Aachen Antlaşması'nda Avrupa, dış ve güvenlik politikalarında işbirliğinin genişletilmesi, ekonomik bütünleşmenin hızlandırılması, çevre ve iklim politikalarının koordine edilmesi öngörülüyor. Elysee Antlaşması'yla belirlenen mülteci politikası ise değişmeyecek. İki ülkenin parlamentoları işbirliğinin artırılmasını talep etmiş ve buna somut örnekler de göstermişti. Almanya ile Fransa ortak mesleki eğitim ve yapay zekâ merkezleri kuracak, parlamentolar arasındaki diyaloğu artıracak ve AB yönetmeliklerini birlikte uygulayacaklar.

DİL ÖĞRENİMİ

Elysee Antlaşması'nın imzalanmasının üzerinden geçen 56 yıl zarfında komşu ülkenin dilini bilen üst kademelerdeki politikacıların sayısı arttı. Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un danışmanları arasında çok sayıda Almanya'yı yakından tanıyan isimler de yer alıyor. Almanca öğrenen Fransızların sayısı ise yıllardır artmıyor. De Gaulle döneminde Fransız öğrencilerin yarısı yabancı dil olarak Almancayı seçmişken, bu oran günümüzde yüzde 15'e kadar düştü. Aynı durum Alman okullarında da söz konusu. En önemli yabancı dil sayılan İngilizcenin yanı sıra Alman ve Fransız okullarında ikinci yabancı dil olarak giderek artan bir şekilde İspanyolca tercih ediliyor.

EKONOMİ

Almanya Fransa'nın en önemli ticaret ortağı sayılıyor. Ülke ekonomilerinin daha fazla kenetlenmesine, bürokratik engellerin asgariye indirilmesine ve ortak ekonomik bölge oluşturulmasına da yeni Elysee Antlaşması'nda yer veriliyor. Ortak iç pazar kadar ticaret, iflas ve şirketler hukukunun uyumlaştırılması ve kurumlar vergisi oranlarının eşitlenmesi de yeni antlaşmada yer alıyor.

SAVUNMA VE SİLAHLANMA

Savunma işbirliğini de kapsayan Almanya ile Fransa arasındaki yeni Elysee Antlaşması'nın odağında terörle ortaklaşa mücadeleye yer veriliyor. Savunma işbirliğinde şimdiye kadar önemli ilerleme kaydedilmiş ve 1989 yılında Alman-Fransız tugayı kurulmuştu. Müdahaleci Fransa ile çekingen Almanya'nın savunma felsefeleri uyuşmadığı için bu alanda ortak vizyonların somut projelere dönüştürülmesi mümkün olmuyor. Bu durumu değiştirmeyi kararlaştıran iki ülke bundan böyle muhtemel askeri saldırılara ortaklaşa karşılık verecekler.

DİJİTAL GELECEK

21'inci yüzyılda dijital devrim refah toplumlarının olmazsa olmazı sayılıyor. Fransa ve Almanya da bu alanda lider ülkeler arasında yer alabilmek için "dijital birlik" kurmaya karar verdiler. Apple, Google ve Amazon gibi Amerikan devlerinin hâkimiyetindeki bu pazarda söz sahibi olabilmeleri için yapay zekâ alanında faaliyet gösteren Avrupa şirketlerine devletin yardımcı olması kararlaştırıldı. Geçmişte bu gibi girişimler sonuç vermemişti. Google yüzyılın başlarında küresel egemenlik hamlesini başlattığında Başbakan Gerhard Schröder ve Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ortaklaşa arama motoru geliştirilmesini kararlaştırmışlar ama daha bir yıl geçmeden Almanya "Quaero" adı verilen projeden çekilmişti.

(Kaynak: DW Türkçe)

Son Düzenlenme Çarşamba, 23 Ocak 2019 08:55

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 20-11-2019

Kara Bahar Operasyonunu başladı

Küresel güçler kendi çıkarlarına uygun bir dünya düzeni yaratmak ve hazırladıkları senaryoyu hayata geçirebilmek için önce bir tehdit yaratmak sonra da o tehdidi bertaraf etmek üzere yerelden küresel ölçeğe değişen ortaklıklar ve ittifaklar teşkil ettiler.