YPG: Ankara'yı püskürtmek için Şam ile çalışmaya hazırız

Yazan  15 Aralık 2018

YPG'den Sipan Hamo Cuma günü As sharq al awsat gazetesine Rus yetkililerin Türk ordusunun Suriye'nin kuzeydoğusunda YPG ve ABD'lileri tehditleri nedeniyle mutlu olduklarını sandığını, Şam'ın bu tehditleri seyrettiğini, Suriye devletinin sınırını korumak için herhangi bir girişimde bulunmadığını dile getirdi.

ABD ordusunun Türkiye-Suriye sınırında gözlem noktaları kurmaya ve devriyeler yürütmeyi hızlandırdığına dikkat çekti. Hamo Suriye sınırı ve toprağını korumaya çalışması gerektiği konusunda Suriye devletine çağrıda bulunarak kendilerinin Türkiye'yi püskürtmek için ortak çalışmaya hazır olduklarını belirtti.

Hamo, Suriye'nin kuzey doğusundan As sharq al awsat'ın gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, Türkiye'nin tüm çabasıyla çalıştığını, önceliği Kürtlerin kazanımlarını ortadan kaldırmak için verdiğini, güçleri sınıra yığdığını, Suriye'nin içini bombaladığını, Türk istihbarat yetkililerinin Suriye gruplarıyla toplantı yaptıklarını ve içinde bulunduğumuz yıl başında Halep kırsalında Afrin'de meydana gelen şeyin tekrarı niteliğinde askeri harekat için hazır olmalarını istediğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türkiye sınırının güvenli olmadığını, Afrin'de olduğu gibi Suriye toprakları içinde tedbirler almak istediğini söylediğini, Türkiye'nin Suriye'nin topraklarını işgal etmek için adım-adım yürümeyi içeren yayılmacı emelleri olduğunu, Fırat Kalkanı, Afrin ve İdlip bölgelerini aldıklarını, şimdi Fırat'ın doğu bölgelerini almak istediklerini, sahada daha sonrada siyasi çözümde yeni bir gerçek dayatmak istediklerini sözlerine ekledi.

Türkiye'nin askeri baskılar ve yığınaklar ile paralel olarak Kobani (Ayn El Arap) ve Ra's El Ayn arasındaki bölgelere girmekle tehdit ettiğini, diplomatik çabalar yoluyla ödünler elde etmeye çalıştığını, Menbiç'ten bahsettiğini, bir soruya karşılık olarak Hamo ”Bizim açımızdan Menbiç anlaşması 7 aydan bu yana uygulandı. Bizden istenen şeyi tümüyle yaptık. Özel gruplar çekildi. Kent kendi halkından yerel konseye teslim edildi. Bazı bölgelerin isimlerini değiştirdik' dedi.

Hamo, her şeyin uygulandığını, kentin halkı tarafından yönetildiğini, şayet Türkiye kenti vekaleten yönetmek istiyorsa bunun kabul olunmayacak bir şey olduğunu belirtti. Hamo’yaAnkara'nın tehditlerinden sonra YPG ve Rus tarafı arasında temaslar da soruldu. Doğrudan temasların bu yılın başında Moskova'nın Afrin'e saldırıya izin verdiği zaman uğradığı düş kırıklığından bu yana durduğunu, ancak büroları aracılığıyla dolaylı temasların bulunduğuna işaret etti.

'Rusların ABD'yi rahatsız etmek için meydana gelen şeyden mutlu olduklarının açık olduğunu, Türkiye'den yığınaklar ve tehditler olduğunu söylediklerini, öyle anlaşılıyor ki onlar mutlular. Moskova, Ankara, Şam ve Tahran' a işaretle taraflar arasında üstü kapalı anlaşma var' diyerek yanıtladı. Hamo, Şam'ın tutumu konusunda ise, Suriye hükümetindeki yetkililer ile temasların meydana geldiğine işaret ederek 'Afrin'de Türk saldırısından önce kenti teslim etmemizi istediler ancak biz bunu reddettik ama şimdi onlar (Şam'dakiler) seyrediyorlar, Rusya ve Şam'dan herhangi bir girişim yok' dedi.

ABD'nin tavrı sorulduğunda, 'ABD'lilerin Türk tehditlerinin Fırat'ın doğusunda IŞİD'e karşı operasyonları engellediğini belirttiklerini, Türkiye ve ABD'nin NATO'ya üye iki ülke olduklarını unutmadıklarını, ABD ordusunun Türkiye ile Suriye sınırında gözlem noktaları kurmayı çabuklaştırdığını ve güçlendirdiğini, Tel Abyad'da 3, Kobani'de 2 ve Ra's El Ayn'da bir noktayı kapsadığını, sınır yakınında ABD devriyelerinin yürütüldüğünü' belirtti.

Fırat'ın doğusunda ya da Menbiç'te ABD'nin 'herhangi bir gevşekliği' konusunda uyarıda bulunarak bunun yılbaşında Afrin'den vazgeçtiği zaman Moskova ile olduğu gibi ABD'nin tavrındaki samimiyeti (doğruluğu) tehdit edeceğini belirtti. YPG kapsamında PKK'dan 50 kişinin bulunduğu konusunun doğruluğu sorulduğunda, 'şayet Suriyeli olmayan yöneticilerin isimleri varsa bizi bilgilendirsinler.  Suriyeli olmayan herhangi bir yöneticinin bulunduğunu kabul etmeyeceğiz. Ayrıca kararımız Kandil (Irak'ın kuzeyinde PKK'ya işaretle) dağlarından gelmiş değildir. Bilakis kararımız Suriye'ye ve Suriye Kürtlerine özgüdür. Tavrımız Kandil'in kararı değildir' diyerek yanıtladı.

Hamo Washington, Moskova ve Şam'ın Ankara'nın tehditleri konusundaki tavırları dile getirdikten sonra, tavırlarının açık olduğunu, büyük bir komplo bulunduğunu, saldırıların olmamasını temenni ettiklerini, Suriye halkı ve Kürtlerin herkesten daha fazla çok sıkıntı çektiklerini, halklarının daha fazla yorulmasını istemediklerini, ancak şayet işler kendilerine saldırı düzenlemeye varırsa kendilerini savunacaklarını ve imkanlarına göre savaşacaklarını belirtti.

'Kendim ve ülkenin doğusundaki yönetim adına, Afrin'e saldırı öncesinde yaptığım gibi Suriye devletine çağrıda bulunmak istiyorum. Biz Suriye topraklarında Suriye tarafıyız. Devletin tüm imkanları ile devlet topraklarını koruması gerekir. Anlaşmazlığımız siyaset ve demokrasi hakkında içeridedir. Suriye toprağı ve sınır çevresinde değildir. Türk saldırıları konusunda tavır alınması gerekir. Maalesef devlet neredeyse hala seyretmeyi sürdürüyor. Şayet hazırlarsa bizde Türkiye'ye karşı ortak çalışma ve sınır güvenliği için işbirliği şeklini görüşmeye hazırız' dedi.

Son süreçte sahada (Şam, Tahran ve Moskova'ya bağlı) bulunan güçlerin Afrin'de Türkiye'ye karşı direniş eylemlerinden rahatsız olduğunu gözlemlediğine işaret etti. Bazı yetkililerin sözlerine atfen Rusya’nın hali hazırda ki düşmanının Türkiye değil ABD olduğunu aktardı.

(Çeviri yapılan kaynak: https://m.aawsat.com/home/article/1505196/قائد-«الوحدات»-الكردية-مستعدون-للعمل-مع-دمشق-لصد-أنقرة)

Son Düzenlenme Cumartesi, 15 Aralık 2018 20:10
Turgut Adsız

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 19-08-2019

ABD himayesinde PKK-Rum işbirliği

Kurumsal karar sürecinin ortadan kalkmış olması, tek bir noktadan gelecek talimatın beklenmesi yani sistemsizlik, krizlerin kişilere emanet edilmesi devletin kurumlarının ve sorumlu makamların olaylara tepki ve karşılık vermesini de geciktiriyor veya engelliyor. Ülkeyi açmaza sürüklüyor. ...