Günlük Savunma Ve Strateji Bülteni - 07 Şubat 2019

07 Şubat 2019

TÜRKİYE'NİN SAVUNMA-GÜVENLİK-DIŞ POLİTİKASINI İLGİLENDİREN GELİŞMELER

 

SURİYE (SURİYE KUZEYİ- SOÇİ - İDLİB - SURİYE'de ATEŞKES)

IŞİD Karşıtı koalisyon Dışişleri Bakanları toplantısı sonuç bildirgesi… Amerika’nın başkenti Washington’da bakanlar düzeyinde düzenlenen IŞİD’le Mücadele Küresel Koalisyonu toplantısının sonuç bildirisi yayımlandı. Toplantıya katılan 79 üyenin bakan ve temsilcileri ortak açıklamasında, IŞİD’in kalıcı yenilgiye uğratılması ve terör örgütünün bir zamanlar kontrol ettiği bölgelerde yeniden canlanmasını önlemenin koalisyonun önceliği olmaya devam ettiği vurgulandı. IŞİD’e karşı son bir yılda sağlanan ilerlemelerden duyulan memnuniyetin dile getirildiği bildiride, 7,7 milyon kişinin IŞİD zulmünden kurtarıldığı, örgütün yönetim kadrosuyla kaynaklar ve küresel ağlara erişimine ciddi darbe vurulduğu belirtildi. Iraklılar’ın geçen yıl ülkelerini IŞİD’den kurtardıktan sonra da güvenlik ve terörle mücadele operasyonlarını sürdürdüğüne işaret edilen bildiride, “Aynı şekilde IŞİD’in Suriye’deki kalıntılarına karşı da ortaklarımızın taarruz operasyonları yürütmeye ve Koalisyon’un desteğiyle IŞİD’den kurtarılan bölgelerde güvenlik ve istikrarı sağlamaya devam etmesinden minnettarız” ifadesi kullanıldı.Bildiride, IŞİD’in kolları ve ağlarının yanı sıra ideolojisini yayma faaliyetlerine de engel olunması gereğinin önemine vurgu yapıldı, çok uluslu işbirliği ve bilgi paylaşımının dünya genelindeki potansiyel saldırıları önlemeye imkan verdiğine dikkat çekildi. IŞİD’in internet üzerindeki etkisinin zayıflatıldığı ve mali kaynakları üzerinde baskı uygulandığına değinildi. IŞİD’in Irak ve Suriye’de toprak olarak yenilgiye uğratılmasının örgüte karşı savaşta önemli bir köşe taşı olacağı belirtilen bildiride şunlar kaydedildi:“Ancak bu, IŞİD’e karşı kampanyamızın sona ereceği anlamına gelmez. Terör örgütünün hala dirençli olduğu Irak ve Suriye’de daha fazla angajmana ihtiyaç var. IŞİD’in liderliği, bağlantılı grupları ve destekçileri Irak ve Suriye’deki toprak kayıplarını yenilgi değil gerileme olarak görüyor. IŞİD giderek artan biçimde Suriye ve Irak’ı istikrarsızlaştırmak için isyancı taktiklerine yöneliyor. Buna paralel olarak da, savaşı daha olanaklı noktalardan ilerletmek ve içeride radikalleşen teröristleri ilham vermek için dünya genelindeki kollarına ve ağlarına desteğin arttırılmasına odaklanıyor.”Ortak bildiride, Koalisyonun Suriye’de kapsayıcı, mezhepsel olmayan ve tüm Suriyelilerin iradesini yansıtan bir hükümetin kurulması ve Suriye’nin birliği, egemenliği ve toprak bütünlüğüne desteği içeren 2012 Cenevre Bildirgesi ve 2254 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararını temel alan gerçek bir siyasi değişime destekte Suriye halkının yanında yer aldığı vurgulandı.Koalisyon olarak Suriye’de insani yardımlar ve istikrar çabalarına katkı sağlama, kırılgan toplumların yaşamlarını geliştirme, sığınmacıların güvenli ve gönüllü olarak geri dönüşlerine yardımcı olmaya, sivillerin korunması ve eğitime erişim imkanlarının yaratılması gibi hususlara odaklanmaya ve böylece IŞİD’den kurtarılan bölgelerde kalıcı toparlanma için zeminin oluşturulması çabasına devam edecekleri belirtildi.Bildiride yabancı terörist savaşçılardan duyulan endişe dile getirildi ve bu kişilerin etkili olmasını önleyecek tedbirler alınmasının, bu konuda Koalisyon ortakları arasında istihbarat paylaşımının önemine vurgu yapıldı.Bildiride Koalisyonun 2019’da Çalışma Grubu eylem planlarını hayata geçirmeye odaklanmasının beklendiği belirtilerek şöyle devam edildi:“Suriye’de IŞİD’e karşı konvansiyonel askeri çabalar tamamlanmaya yaklaşırken ve merkezi bir rolden ziyade destekleyici bir role geçiş yapılırken, Koalisyon üyeleri kampanyanın bir sonraki aşamasını planlamayı tartışmaya başlayacak. Bu, IŞİD’in Suriye ve Irak’ta direniş hareketine dönüşmesine karşı koyma çabasını içerebilir. Bunun yanında, IŞİD’in sınırlar arası ağları, kolları ve bağlantılı gruplarıyla mücadele edilmesi de buna dahil olabilir.”Bildiride, Irak ve Suriye’deki ortak çabaların devam edeceği de vurgulandı ve Koalisyon içerisinde koordinasyon ve istişarelerin sürekli hale getirilmesi ihtiyacının altı çizildi.

Küçük Grup olarak da bilinen 7 ülkeden de ortak açıklama: 'Suriye için siyasi çözümden başka seçenek yok' … IŞİD karşıtı koalisyon Dışişleri Bakanları toplantısının ardından ayrıca Mısır, Fransa, Almanya, Ürdün, Suudi Arabistan, İngiltere ve ABD dışişleri bakanları BM’nin Suriye’deki siyasi çözüm çabasına destek vermek amacıyla ortak bir açıklamaya imza attı.Suriye için askeri çözümü reddeden açıklamada ‘‘Siyasi çözümden başka seçenek yok’’ denildi. Suriye’deki çatışmaları sona erdirmek için diplomasiye ve uluslararası siyasi iradeye ihtiyaç olduğu kaydedildi.Bölgeyi istikrarsızlaştırma çabalarının ve askeri çözüm talebinin yalnızca çatışmaların tehlikeli şekilde daha çok yayılmasına neden olacağı belirtilen açıklamada ‘‘Çabalarımızı BM Güvenlik Konseyi kararıyla uyumlu siyasi bir çözüm bulunması konusunda yoğunlaştırmakta kararlıyız’’ denildi.Açıklamada ayrıca ‘‘BM ve BM Suriye Özel temsilcisinin çabalarına desteğimizi tekrar ediyoruz’’ ifadesi kullanıldı.

ABD’NİN SURİYE’DEN ÇEKİLMESİ

Çavuşoğlu'ndan ABD’nin Suriye’den çekilmesine ilişkin 'Türkiye-ABD Ortak Görev Gücü' açıklaması… Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Washington'daki IŞİD’le Küresel Mücadele Koalisyonu Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın ardından, Amerika’dan ayrılmadan önce basın toplantısı düzenledi.Bakan basın toplantısında daha önce ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’ya telefonda teklif ettiği ve Pompeo tarafından olumlu karşılanan "ortak görev gücü kurulması" konusuna dair açıklamalarda bulundu. Çavuşoğlu, bu gücün sadece ABD’nin çekilme sürecine odaklanacağını dile getirdi. Bakan Çavuşoğlu, tarafların sık sık biraraya gelerek karşılıklı durum değerlendirmesi yapacağını da söyledi. Çavuşoğlu, ABD’nin Suriye’den çekilme sürecinin sorunsuz ve koordineli bir şekilde sağlanması açısından bu tür bir mekanizmanın gerekliliğine işaret etti. Çavuşoğlu, Trump’ın çekilme kararının Amerika için de bir sürpriz olduğu yorumunu yaptı. Irak’ın bugün içine düştüğü durumun bir sebebinin ABD’nin Irak’tan plansız çekilmesi olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, ülkenin tam bir kaosa sürüklenmesinden IŞİD’in fayda sağladığını dile getirdi ve örgütün Irak topraklarının yüzde 40’ını bu boşluktan faydalanarak ele geçirdiğini hatırlattı. Çavuşoğlu, şimdi ABD’nin Suriye’den çekilirken aynı boşluğun burada oluşmaması için geçmişteki hataların tekrarlanmaması gerekliliğine vurgu yaptı.Güvenli bölge fikrinin yıllar önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan geldiğini ancak eski ABD Başkanı Barack Obama yönetiminin bu fikre destek vermediğini de belirten Çavuşoğlu, Türkiye'nin kaygılarını giderecek bir güvenli bölgenin Türkiye tarafından da destekleneceğini kaydetti. Bakan, “Güvenli bölgeden anlaşılan teröristleri koruyacak bir tampon bölge anlaşılıyorsa, biz buna karşıyız ama Türkiye’nin endişelerini karşılayacak ve tehdidi ortadan kaldıracak bir çözümse biz bunu destekleriz” dedi. Çavuşoğlu, YPG'lilerin hala Menbiç’te bulunduğuna dikkat çekerek, "ABD'de bilerek ya da bilmeyerek bir kafa karışıklığı var. YPG'lilerle diğer Kürtleri bir tutuyorlar” dedi ve “Kürtler'le YPG'lileri bir tutmayın. Bunların çoğu zaten YPG'den kaçmış, ya da YPG tarafından malı mülkü elinden alınıp zorla gönderilmiştir. Bizde 300 bin Kürt var ve dönemiyorlar. Bunu anlatmaya çalışıyoruz, bugün Senato'da bunu konuştuk " diye ekledi.

Trump: IŞİD'in ele geçirdiği her yer gelecek haftaya kadar özgürleştirilmiş olacak… IŞİD karşıtı koalisyonun temsilcileriyle bir araya gelen Trump, "Herhalde gelecek hafta içerisinde açıklanır. Sözde hilafetin yüzde 100'ünü özgürleştirdik. İşleri bitti" dedi:"Son iki yıl içerisinde 32 bin kilometre karelik bölgeyi geri aldık. Zafer üstüne zafer kazandık. Hem Musul'u hem de Rakka'yı aldık. IŞİD'in 60'tan fazla liderini de etkisiz hale getirdik. On binlerce savaşçıları ortadan kayboldu."Ancak Trump IŞİD üyelerinin varlığını sürdürdüklerine de dikkat çekerek "Kalıntıların kalması kaçınılmaz. Etraftalar. Hastalıklı bir zihniyetleri var. Ama askeri açıdan bizim şu ana kadar başardığımızdan daha iyisini yapmak da imkansız" diye konuştu. Trump'ın bu açıklamaları, bir gün önce ABD Kongresi'nde gerçekleştirdiği ulusa sesleniş konuşmasında Suriye'de bulunan yaklaşık 2000 ABD askerini geri çekme planını yinelemesinden bir gün sonra geldi.

ABD'den koalisyon ortaklarına IŞİD güvencesi… ABD, Suriye'den çekilecek olmasının "Amerika'nın verdiği savaşın sona erdiği" anlamına gelmediğini belirterek IŞİD'le mücadele koalisyonundaki ortaklarına güvence verdi. IŞİD'le mücadele için kurulan uluslararası koalisyonun 79 üyesinden dışişleri bakanı ve üst düzey yetkililerin katıldığı konferans Washington'da başladı. Toplantının açılışında konuşan ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, "Amerika, bizi tahrip etme niyetindekilere aman vermeme konusunda liderliğini sürdürecek" ifadesini kullandı.ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye'deki yaklaşık 2 bin Amerikan askerini çekme planına da değinen Pompeo, "ABD askerlerinin Suriye'den çekilmesi, Amerika'nın verdiği savaşın bittiği anlamına gelmiyor. Sizlerle birlikte bu savaşı vermeye devam edeceğiz" dedi. Asker çekme kararının "özünde bir taktik değişikliği" olduğunu söyleyen ABD Dışişleri Bakanı, "Misyonumuzdaki bir değişikliği ifade etmiyor. Eski savaşımızdaki yeni bir aşamayı temsil ediyor" diye konuştu. Pompeo, "IŞİD'in kalıcı olarak mağlup edilmesi" için de toplantıya katılan ülkelerden ABD'ye destek olmalarını istedi."Misyonumuzu başarıyla tamamlamak için yardımınıza ihtiyacımız var. Tıpkı geçtiğimiz ay ve yıllarda olduğu gibi" ifadesini kullanan ABD'li bakan, "Bu amaçla, koalisyon ortaklarımızdan, çabalarımızın sürmesini sağlayacak taleplerimize hızlı ve ciddi bir şekilde itibar etmelerini istiyoruz. Bu taleplerimizi muhtemelen çok kısa süre içinde öğreneceksiniz" diye ekledi ancak başka detay vermedi.

IŞİD’le mücadelede adem-i merkeziyetçi bir cihat dönemine giriyoruz… Başkan Donald Trump’ın ABD askerlerini Suriye’den çekeceğini açıklaması müttefikler arasında kaygı uyandırmıştı. Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, IŞİD’le Mücadele Küresel Koalisyonu toplantısının açılışında yaptığı konuşmada Suriye’den çekilmenin Amerika’nın mücadelesinin sonu anlamına gelmediği mesajını verdi, “IŞİD’le mücadelenin doğası değişiyor” dedi. Pompeo, IŞİD’in yenilgiye uğratılmasında ilerleme sağlandığını ancak örgütün Suriye ve Irak’ta tehlikeli bir tehdit olmaya devam ettiğini vurguladı. Pompeo konuşmasında koalisyon ülkelerinin benimsemesi gereken dört ilkeyi sıraladı. “İlk olarak IŞİD’in kalıcı olarak yenilgiye uğratılması amacında kararlılığımızı yinelememiz gerekiyor. Zaferimizin nihai ve kalıcı olması için IŞİD, ülkelerimize yönelik bir tehdit olmaktan çıkmalı, küresel bir terör ağı olarak faaliyet gösterememeli. Faaliyet göstereceği hiçbir güvenli liman olmamalı. Mide bulandırıcı ideolojileriyle yeni nesillerin beyinlerini yıkayıp mesajlarını yayamayacak durumda olmalı” diye konuştu. Pompeo sıraladığı bu dört amaca ulaşılması için IŞİD’in arta kalan şebekelerine ve operasyonlarına saldırı yapılması gerektiğini belirtti, “Adem-i merkeziyetçi bir cihat dönemine giriyoruz. IŞİD’le mücadelenin doğası değişiyor” ifadelerini kullandı.

ORTADOĞU-AFRİKA

Tahran: İran'dan petrol alan tek Avrupa ülkesi Türkiye… İran, ABD'nin petrol yaptırımları konusunda muafiyet tanıdığı ülkelerden Yunanistan ve İtalya'ya tepki gösterdi. Tahran'dan "Türkiye dışında hiçbir Avrupa ülkesi İran'dan petrol almıyor" açıklaması geldi.

Af Örgütü: BAE Yemen'de silah dağıtıyor… Uluslararası Af Örgütü, Birleşik Arap Emirlikleri’ni Batılı ülkelerden satın aldığı silahları Yemen’de “kimseye hesap vermeyen ve savaş suçu işledikleri bilinen milis kuvvetlerine” dağıtmakla suçladı. 

AB – AVRUPA

Makedonya’nın NATO üyeliği için ilk adım atıldı… Makedonya'nın NATO’nun 30’uncu üyesi olması için ilk adım atıldı. Adını değiştiren ülke ile NATO üyeleri, Makedonya’nın örgüte katılım protokolünü imzaladı.

AfD iç istihbarat teşkilatını mahkemeye şikayet etti… Almanya'da sağ popülist AfD, "inceleme vakası" olarak anılmak istemiyor. İç istihbarat servisi tarafından yapılan sınıflandırmaya karşı çıkan AfD konuyu mahkemeye taşıdı.

Macron’dan sözde Ermeni soykırımı anma günü ilanı… Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 24 Nisan'ı "Ermeni soykırımını anma günü" ilan ederek kararın önümüzdeki haftalarda yürürlüğe gireceğini açıklamıştı. Fransa, Osmanlı İmparatorluğu döneminde yaşanan 1915 olaylarını 2001 yılında soykırım olarak tanımış, 24 Nisan'ın soykırımı anma günü ilan edilmesi Cumhurbaşkanı Macron'un 2017 yılındaki seçim vaatleri arasında yer almıştı.Fransa Ermeni Organizasyonları Koordinasyon Konseyi'nin dün akşam verdiği yemekte konuşan Macron, kararı açıklamasının öncesinde Cumhurbaşkanı  Recep Tayip Erdoğan'a bilgi verdiğini ve Türkiye ile açık bir diyaloğu sürdürmek istediğini söylemişti.Macron, "IŞİD ile mücadele, Türkiye'de insan hakları ve özgürlükler ile soykırım konusunda anlaşmazlıklarımız bulunuyor. Aynı zamanda Suriye'deki siyasi dönüşümün gerekliliği gibi hemfikir olduğumuz konular da var. Türkiye ile diyalog vazgeçilmez" ifadelerini kullandı.Fransa Ermeni Teşkilatları Koordinasyon Konseyi (CCAF) kararı memnuniyetle karşıladı. Konsey Başkanı Mourad Papazian Fransa'nın "dünyaya örnek olduğunu" ve "Cumhurbaşkanının verdiği söze sadık kalmasını takdir ettiklerini" söyleyerek kararın doğru yönde atılmış bir adım olduğunu belirtti.

Alman-Fransız ortak savaş uçağı için imzalar atıldı… Almanya ve Fransa'nın ortak projesi kapsamında üretilmesi planlanan yeni nesil savaş uçağı için imzalar atıldı. Uçakların 2040 yılına kadar Almanya ve Fransa'nın filolarına katılması hedefleniyor.

Almanya’nın Türkiye’ye iade ettiği teröriste ABD tepkisi… Almanya’da “Sauerland Grubu” olarak bilinen radikal İslamcı terör hücresi üyesi Adem Yılmaz'ın cezasını tamamlamasından sonra dün sınır dışı edilerek, Türkiye'ye gönderilmesi ABD’nin sert tepkisine neden oldu.ABD Berlin Büyükelçisi Richard Grenell, "Çok tehlikeli bir teröristin ısrarla istememize rağmen ABD’ye teslim edilmemesi ve Almanya tarafından Türkiye’ye gönderilmesi derin hayal kırıklığı yaşattı" dedi. Yılmaz’ın çok sayıda ABD vatandaşının ölümünden sorumlu olduğunu ve bu yüzden ABD’de de yargılanması gerektiğini belirten Büyükelçi Grenell, "Almanya’nın tavrı, suçluların iadesini öngeren anlaşmalara ve uluslararası kurallara ters düşen bir tutumdur" şeklinde konuştu.

YUNANİSTAN - KIBRIS

Tsipras'tan Heybeliada çağrısı… Yunanistan Başbakanı Aleksis Tsipras, Heybeliada Ruhban Okulu'na yaptığı ziyarette "Bir sonraki gelişimde umarım okulu Erdoğan'la birlikte açacağız" dedi.Türkiye ziyareti kapsamında 1971 yılından bu yana kapalı olan okulu ziyaret eden Tsipras, ruhban okulunun açılmasının Yunanları ve Türkleri bir araya getireceğini söyledi. Başbakan sıfatıyla okulu ziyaret eden ilk Yunan lider olan Tsipras, "Bu koridorlarda tekrar mutlu öğrenci kahkahalarının yankılanacağı günlerin yakın oluğuna inanmak istiyorum" diye konuştu. Cumhuşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın eşliğinde okulu ziyaret eden Tsipras, Fener Rum Patriği Bartholomeos'un yönettiği ayine de katıldı.Fransız haber ajansı AFP Tsipras'ın "Bir sonraki gelişimde umarım okulu Erdoğan'la birlikte açacağız" dediğini duyurdu.Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan daha önce yaptığı açıklamalarda Atina'nın Yunanistan'daki Müslüman azınlığın haklarını artırmak için adım atması durumunda okulun tekrar açılabileceğini söylemişti. 

 

Erdoğan ve Tsipras'tan ortak basın toplantısı… Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ağırladığı Başbakan Tsipras, Yunanistan'a sığınan sekiz Türk askeriyle ilgili olarak "Yunanistan bir hukuk devleti olarak yargının aldığı kararlara saygı göstermek durumundadır" dedi.Başbakan Tsipras, Türkiye ile Yunanistan arasında "önemli ve samimi bir diyaloğun" mevcut olduğunu vurguladı. Son yıllarda Türk-Yunan ilişkilerinde "pozitif bir gündem oluşturmayı başardıklarını" kaydeden Tsipras, Yunanistan hava sahasının ihlallerinde tespit edilen artışlar ve Yunanistan'a sığınan Türk askerleri çerçevesinde bu pozitif seyrin sekteye uğradığını söyledi. Tsipras, Türk-Yunan ilişkilerindeki sorunlara "barışçıl çözümler bulmak için çaba harcamayı sürdürdüklerini" kaydetti. Tsipras, "Sayın Cumhurbaşkanı ile işbirliğimizi güçlendirmek konusunda mutabık kaldık" dedi. Tsipras, "Ege Denizi'nde gerginliğin azaltılması konusunda diyaloğun" önemini vurguladı.Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, Kıbrıs'la ilgili olarak, "Ortak bir vizyon, yol haritası belirlenmelidir. Neyin nasıl müzareke edileceği net olmalıdır" dedi. Tsipras ise aynı konuya ilişkin, "Kıbrıs müzakerelerinde çözüme çok yaklaştık. Ancak malesef ülkenizdeki talihsiz darbe girişimi ortaya çıktı. Bu gelişmeler bizim pozitif yönde ilerlememize engel teşkil etti" diye konuştu.

ABD - AMERİKA

Trump: Büyük uluslar sonu gelmeyen savaşlar içinde olmaz… ABD Başkanı Donald Trump, Ulusa Sesleniş konuşmasında Suriye'de IŞİD'in varlığının sona erdirildiğini belirterek asker çekme kararının hayata geçirileceğini bir kez daha vurguladı.ABD askerlerini Suriye'den çekme kararını yineleyen Trump, IŞİD’e karşı kurulan uluslararası koalisyon ortaklarıyla birlikte örgüte karşı edindikleri kazanımları da övdü. Trump, "Büyük uluslar sonu gelmeyen savaşlar içinde olmazlar” diye konuştu. ABD'nin Afganistan'da Taliban ile yürüttüğü görüşmelere değinen Trump, “yapıcı görüşmelerin hızlandığını” belirtti. Trump ayrıca Taliban ile bir anlaşmaya varılması halinde 17 yıldır bölgede bulunan ABD askerlerinin bir kısmının ülkeye geri dönebileceğini söyledi. Trump, "Bu müzakerelerde ilerleme kaydettikçe askeri varlığımızı azaltabiliriz ve terörle mücadele konusuna daha fazla ağırlık verebiliriz” diye konuştu.

Trump Dünya Bankası başkanı adayını açıkladı… Başkan Donald Trump, Jim YongKim’ın istifasıyla boşalan Dünya Bankası başkanlığına Amerikan Maliye Bakanlığı yetkilisi David Malpass’ı aday gösterdi. Trump’a yakın bir isim olan Malpass, tıpkı Başkan Trump gibi çok taraflı kurumlara yönelik eleştirileriyle biliniyor. Malpass, dünya genelinde kalkınma projelerine kredi desteği sağlayan Dünya Bankası’nda “büyüme yanlısı” reformları hayata geçireceğinin sözünü veriyor.Maliye Bakanlığı’nda Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Müsteşar olarak görev yapan Malpass’ın adaylığı, Dünya Bankası’nın icra kurulunda oylamaya sunulacak. Bankanın 188 hissedar ülkesi arasında Malpass’a rakip çıkabilme ihtimali de bulunuyor.Bununla birlikte, yüzde 16 oranındaki oy gücüyle en büyük hissedar konumundaki ABD geleneksel olarak Dünya Bankası’nın başkanlarını seçiyor. Ancak son başkan Jim Yong Kim’e 2012’de Kolombiya ve Nijerya’dan rakip çıkmıştı.

VENEZUELA’DA KRİZ

Venezuela’da Kolombiya’dan gelecek yardımı engelleme hamlesi… Las Tienditas Köprüsü, Kolombiya ile Venezuela arasındaki sınır geçiş noktalarından birisi. Gıda ve sağlık malzemesi sıkıntısı yaşanan Venezuela'ya gönderilmesi planlanan insani yardımın bu köprüden geçirilmesi planlanıyordu. Ancak köprü konteynerler ve tankerlerle trafiğe kapatıldı, yollara beton barikatlar yerleştirildi. Venezuela'da kendisini geçici devlet başkanı ilan eden Juan Guaido, uluslararası topluma Venezuela'ya insani yardım gönderilmesi çağrısı yapmış ve yardımların toplanacağı üç nokta belirlemişti. Guaido, LasTienditas Köprüsü'nün Venezuela tarafındaki Cucuta kasabasının yardımların toplanacağı noktalardan birisi olacağını ifade etmişti. Ancak Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, söz konusu insani yardımın bir aldatmacadan ibaret olduğunu ve askeri işgal için zemin hazırlandığını savunuyor. Fransız haber ajansı AFP foto muhabirinin görüntülediği Las Tiennditas Köprüsü'ndeki dokuz şeridin, iki konteyner ve bir tanker ile kapatıldığı görülüyor. Tanker ve konteynerlerin arkasına ise beton barikatlar getirilmiş durumda. Bölgede çok sayıda polis de görev yapıyor.

Maduro'ya izinsiz altın satışı suçlaması… Venezuela'da Maduro hükümetinin bir yıl içerisinde 73 ton altın satışı gerçekleştirdiği öne sürüldü. Muhalif siyasetçi Paparoni'ye göre bu satış için gerekli olan meclis onayı alınmadı.Venezuela'da muhalefette yer alan siyasetçi Carlos Paparoni, Devlet Başkanı Nicolas Maduro hükümetinin Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye'ye geçtiğimiz yıl 73 ton altın sattığını söyledi. Paparoni, 73 ton altının satışının Venezuela'daki Ulusal Meclis'in gerekli onayı olmadan gerçekleştiğini savundu. Paparoni, düzenlediği basın toplantısında, 27.3 ton altının Abu Dabili bir yatırım şirketi olan Noor Capital tarafından satın alındığını aktardı. Altın satışına ilişkin bir delil sunmayan Venezuelalı milletvekili, Türkiye'den bir şirketin 23.9 ton altın aldığını söyledi.

Venezuela'da muhalefetten "insani yardım" atağı… Venezuela'da muhalefet halkın sıkıntılarını dindirmek amacıyla komşu ülkeler ve ABD'nin desteğiyle insani yardım çalışması başlatıyor. Yardımın sınırdan geçebilmesi için ordunun tavrı önem taşıyor.

Papa'dan Venezuela için arabuluculuk rolüne yeşil ışık… Papa Françesko, Vatikan'ın Venezuela'daki taraflardan talep gelmesi durumunda bu ülkedeki siyasi krizin çözümü için arabuluculuk yapmaya hazırolduğunu açıkladı. 

RUSYA

Rusya silahlanmaya hız veriyor… ABD ile Rusya arasındaki INF Anlaşması‘nın iptalinin ardından Rusya yeni silah teknolojileri geliştirme çalışmalarına başlıyor. Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, balistik füzelerin menzilini artıracaklarını bildirdi.İki yıl içinde çalışmaların neticelenmesini talep eden Şoygu, yeni geliştirilecek füzelerin menzillerinin de 500 kilometreden fazla olacağını ifade etti. 1987’de Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Rusya arasında imzalanan Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması (INF) bu tür balistik füzelerin menzilini 500 kilometre ile sınırlıyordu.

TÜRKİYE - TÜRK DÜNYASI

Macron’a tepki… Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un 1915 olaylarının yıldönümü olan 24 Nisan'ı "Ermeni soykırımını anma günü" ilan ettiğini ve konuyla ilgili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı bilgilendirdiğini açıklamasının ardından Türkiye'den tepki geldi.Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, "Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un 24 Nisan’ı sözde Ermeni Soykırımını Anma Günü olarak ilan eden açıklamasını şiddetle kınıyoruz. Ülkesinde siyasi sorunlar yaşayan Macron’un günü kurtarma gayretiyle tarihi hadiseleri politik malzeme haline getirmesini reddediyoruz" açıklamasında bulundu.Kalın, "Sözde Ermeni soykırımı iddiaları, hukuki temeli olmayan, tarihi gerçeklere aykırı siyasi bir yalandır" diyerek, bu "iddiaların" Türkiye açısından bir hükmü bulunmadığını söyledi.

Dışişleri Bakanlığı yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının sayılarını açıkladı… Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu'nun, yurtdışında yaşan Türklerle ilgili olarak geçen yıl TBMM Başkanlığı'na sunduğu soru önergelerine cevaben yurtdışındaki vatandaşların sayısının ülkelere göre dağılımını paylaştı.152 ülkeyi kapsayan tabloya göre, 5 milyon Türk vatandaşı yurtdışında yaşıyor. İlk sırada 2 milyon kişiyle Almanya yer alıyor.Açıklamaya göre Butan, Tonga, Tuvalu'da hiç Türk vatandaşı yaşamıyor.Bazı ülkelerde ise orada yaşayan Türk vatandaşları ile ilgili veri bulunmadığı ifade edildi. Bu ülkeler Ermenistan, Paraguay, Ekvator Ginesi, El Salvador, Nijerya, Cabo Verde, San Marino, Bolivya, Suriye, Monako, Kuzey Kore, Liberya, Belize, Galler, İzlanda, Kanarya Adaları, Kuzey İrlanda, Jamaika, Honduras, Güney Kıbrıs, Barbados, Andorra, Tayvan, Togo ve Uruguay.

ASYA - PASİFİK

Merkel’in Pasifik ziyareti: Çin daha fazla sorumluluk üstlenmeli… Almanya Başbakanı Angela Merkel Çin'in daha fazla uluslararası sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi. Merkel Tokyo'da yaptığı açıklamada "Çin barışçı dünya düzeni için taşıdığı sorumluluğa daha fazla sahip çıkmalı” diyen Başbakan Merkel bunun Birleşmiş Milletler misyonlarına katılmada da geçerli olduğunu söyledi.Almanya Başbakanı "Çin'in ekonomik bakımdan gelişmesine paralel olarak bu alanlardaki taleplere de karşılık vermesi gerektiğini” belirterek Pekin yönetiminin süper devlet konumuna gelmeyi ülkenin yüz yıllar boyunca izlediği politikaya geri dönmek olarak algıladığını kaydetti ve "Küresel iddiası olan bir devlet ile eşit diyalog sürdürmek mümkün olmalıdır” diye konuştu.Almanya Başbakanı uluslararası kurumların da hızla yenilenmesi gerektiğini ve Dünya Bankası'nın reformları yavaştan almasının Çin'in Asya Yatırım Bankası'nı kurmasına yol açtığını dile getirdi. Merkel'in Tokyo'daki temaslarında Almanya ile Japonya arasındaki teknolojik işbirliğinin geliştirilmesi kararlaştırıldı.Almanya Japonya'nın Avrupa Birliği'ndeki en önemli ticari ortağı sayılıyor. Almanya'nın ticaret yaptığı Asya ülkeleri arasında ise Japonya Çin'in ardından ikinci sırayı alıyor. ABD ile Çin arasındaki ticari anlaşmazlık ve anlaşmasız Brexit ihtimali iki ülkeyi de aynı ölçüde endişelendiriyor. Kalifiye işgücü sıkıntısı çekilen Japonya ve Almanya'nın ekonomik büyüme hızı son aylarda düşmeye başlamıştı.Geçen hafta yürürlüğe giren ve himayeciliğe karşı güçlü bir sinyal olarak tanımlanan AB ile Japonya arasındaki serbest ticaret anlaşmasının ekonomiyi canlandırması umuluyor.

 

 

 

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR