Günlük Savunma Ve Strateji Bülteni - 28 Aralık 2018

28 Aralık 2018

TÜRKİYE'NİN SAVUNMA-GÜVENLİK-DIŞ POLİTİKASINI İLGİLENDİREN GELİŞMELER

 

SURİYE (SURİYE KUZEYİ- SOÇİ - İDLİB - SURİYE'de ATEŞKES)

ABD’nin boşalttığı yerlere Suriye ordusu girmeli… Rusya Dışişleri Bakanlık Sözcüsü Maria Zaharova, "Amerikan askerinin çekilmesinin ardından onların elindeki bölge, Suriye ordusunun kontrolüne geçmeli" dedi.

(ÖZEL HABER) SDG Türkiye-Suriye sınırına rejim güçlerinin konuşlanmasını kabul etti iddiası… SDG'ye yakın kaynaklar, birkaç günden bu yana Humaymım üssünde SDG'den şahsiyetler ve Rus askerleri arasında ABD'nin Suriye'den çekilmesi arafesinde ana ağırlığını Ypg'nin oluşturduğu SDG'nin kontrol altında tuttuğu bölgelerin geleceğini görüşmek için toplantı yapıldığını belirttiler. Kaynaklar, Suriye rejiminden bir heyetin rejimin SDG'nin kontrol altında tuttuğu tüm toprakları tamamıyla kontrol altına alma konusunda ısrarı nedeniyle anlaşma olmadan sona eren görüşmelerde hazır bulunduğunu açığa çıkararak SDG'nin rejim ordusunun Türk askeri operasyonundan kaçınmak için ancak Rus güvenceleri ile sadece Türkiye-Suriye sınırının tümüne (tamamen, tümüyle) konuşlanmasına onayladığını sözlerine ekledi. (NOT:Bu konuda gelen haberler sıklaşmakla bereber henüz bağımsız kaynaklarca doğrulanmadı. Ancak Suriye ordusunun bu yöndeki muhtemel bir mutabakata hazırlık maksadıyla Menbic güneyi ve Fırat’ın doğusunda yığınak yaptığı biliniyor.)

IŞİD'in son kalesinden kaçış başladı… Çoğunluğu IŞİD'li cihatçıların akrabası olduğu belirtilen sivillerin, örgütün Suriye'deki son kalesi Hajin'den ayrılmaya başladıkları bildirildi. Gözlemevi'ne göre şu ana kadar 11 bin 500 kişi kenti terk etti.

Suriyeli sığınmacı kamplarını sel vurdu: 25 bin kişi çadırsız kaldı… Suriye'de İdlib ve Lazkiye kırsalında önceki gün başlayan ve sele neden olan sağanak yüzünden 11 sığınmacı kampı sular altında kaldı. Türkiye sınırındaki kampları vuran sel nedeniyle 25 bin kişi çadırsız kaldı.

BAE Şam büyükelçiliğini yeniden açtı… Birleşik Arap Emirlikleri, Suriye'de iç savaşın başlamasının ardından kapattığı Şam büyükelçiliğini altı yıl sonra yeniden açtı. BAE, Suriye'de 2011'de başlayan ayaklanmaların iç savaşa dönüşmesinin ardından Mart 2012'de Katar, Suudi Arabistan, Bahreyn, Umman gibi diğer Körfez İşbirliği Konseyi üyeleriyle birlikte Şam'daki büyükelçiliğini kapatmıştı. BAE yönetimi iç savaşta Esad rejimine karşı silahlı isyancıları destekliyordu.

BAE'nin ardından: Bahreyn, Şam'da yeniden büyükelçilik açtı… Bahreyn Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Suriye'nin başkenti Şam'daki büyükelçiliğin yeniden görevine başladığı duyuruldu. Ayrıca, Bahreyn'in Suriye ile ilişkileri sürdürmek istediği belirtilen açıklamada, Manama'daki Şam Büyükelçiliğinin de görevini sürdürdüğü ve iki ülke arasındaki uçuşların kesintisiz devam ettiği belirtildi. Bahreyn, Suriye'de 2011'de çatışmaların patlak vermesinden bir süre sonra Şam'daki büyükelçiliğini kapatmıştı.

Şam’ın yalnızlığı kırılıyor… BAE’nin Şam büyükelçiliğini açmasından sonra diğer Körfez ve Arap ülkelerinin de peşpeşe büyükelçiliklerini açması bekleniyor. BAE'nin kararı, yaklaşık sekiz yıldır diplomatik açıdan tecrit edilmiş durumda olan Şam'ın bölge ülkeleriyle ilişkilerini yeniden düzeltmesi açısından önemli bir gelişme.Diğer yandan İngiltere'nin TheGuardian gazetesinde Çarşamba günü yayımlanan habere göre Arap Birliği, Suriye'yi yeniden bünyesine katmaya hazırlanıyor. Suriye ordusunun barışçıl gösterilere ölümcül müdahalesi nedeniyle 2011'de üyeliği askıya alınan Şam'a yönelik bu yaptırımın 2019'da kaldırılacağı iddia edildi. Suriye lideri Beşar Esad'ın 22 üyeli Arap Birliği'nin toplantısına davet edileceği haberde öne sürülen bilgiler arasında.Sudan Devlet Başkanı Ömer El Beşir, Aralık ayında Esad'la yaptığı görüşmeyle Arap Birliği üyeleri arasında iç savaş başladığından beri Şam'ı ziyaret eden ilk lider olmuştu.

PYD'den Suriye rejimine 'sınırları koruma' çağrısı… ABD'nin Suriye'den çekilme kararının ardından PYD'den bir heyet Moskova'ya, bir heyet de Şam'a giderek Türkiye'nin olası bir operasyonuna karşı sınırların korunmasını talep etti. PYD yöneticilerinden Aldar Halil, Moskova'ya bir ziyaret daha yapılacağını söyledi. Rusya'nın Şam'ı, "egemenlikten doğan görevlerini yerine getirmesi konusunda" zorlayacağını umduklarını ifade etti:"Rusya ve rejimle, kuzey sınırlarını korumak üzere açık bir mekanizma arayışı sebebiyle iletişime geçtik. Rusya'nın istikrar sağlamada önemli bir rol oynamasını istiyoruz."Rus diplomatlarla görüşmek üzere hafta başında Moskova'ya giden heyetten Badran Jia Kurd de, "Olası bir Türk operasyonunu engellemek için çeşitli ihtimalleri görüşüyoruz. Bu bölgede sınırları korumak Suriye hükümetinin sorumluluğunda, biz de bunu tartışıyoruz" dedi.

ORTADOĞU-AFRİKA

İsrail'de eski genelkurmay başkanı parti kurdu… Nisan ayında genel seçime gidecek olan İsrail’de eski Genelkurmay Başkanı Benny Gantz siyasi parti kurdu. Yeni parti anketlere göre Başbakan Netanyahu’nun Likud partisinin ardından ikinci sırada.

Suudi Arabistan'da kabine değişikliği… Kaşıkçı cinayeti sonrası Suudi Arabistan'dan kabine değişikliği kararı geldi. Dışişleri Bakanlığı görevine İbrahim el Assaf getirildi. Cinayet sonrası gözlerin çevrildiği Veliaht Prens bin Selman ise koltuğunu korudu.Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın yaklaşık üç ay önce İstanbul'da öldürülmesi sonrasında uluslararası baskı ile karşı karşıya kalan Suudi Arabistan'da kabine değişikliğine gidildi.Suudi Arabistan'ın Maliye Bakanı İbrahim el Assaf, ülkenin yeni Dışişleri Bakanı oldu. El Assaf, koltuğu 2015 yılından bu yana görevi yürüten Adil el Cubeyr'den devralacak. Riyad yönetiminin yeni Dışişleri Bakanı olan Assaf daha önce Devlet Bakanlığı görevini yürütmüş bir isim. Suudi petrol devi Aramaco'nun yönetim kurulunda yer alan Assaf, krallığın Varlık Fonu ve Ulusal Yatırım Fonu'nda da görevler üstlenmişti.Eski Dışişleri Bakanı Cubeyr'in ise Dış İlişkilerden Sorumlu Devlet Bakanlığı görevine getirildiği belirtildi.

Iraklı milletvekilleri: Trump’ın ziyareti Irak’ın egemenliğinin ihlalidir… Irak’ta siyasetin önde gelen isimleri ABD Başkanı Trump’ın sürpriz Noel ziyaretini sert sözlerle eleştirdi. Milletvekilleri, ziyaretin Irak’ın egemenliğinin ihlali anlamına geldiğini söyledi.

Kongo'da 'tehlike oluşturan' ebola şüphelileri firar etti… Yerel basındaki haberlere göre, ebola salgınının görüldüğü Beni eyaletinde seçimlerin Mart 2019'a ertelenmesini protesto eden gösteriler hasta nakil merkezine saldırdı.Göstericilerin merkeze zarar vermesi üzerine merkezde bulunan ve ebola testi sonuçlarını bekleyen 24 ebola şüphelisinden durumu ağır olan 3'ü ebola tedavi merkezine gönderildi. Diğer 21 kişi olaylar sırasında hastaneden kaçtı.

Kongo, AB büyükelçisine ülkeyi terk etmesi için 48 saat süre verdi… Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) hükümeti, ülkedeki Avrupa Birliği (AB) Büyükelçisi Bart Ouvry'den ülkeyi 48 saat içinde terk etmesini istediği bildirildi. Yerel basındaki haberlere göre, KDC Dışişleri Bakanı Leonard She Okitundu, AB'nin ülkedeki temsilcisi BartOuvry'e gönderdiği notada, iktidarın cumhurbaşkanı adayı Emmanuel Ramazani Shadary'e yönelik AB yaptırımlarının "kınandığı" belirtildi. Notada, Ouvry'den 48 saat içinde ülkeyi terk etmesi istendi.

AB – AVRUPA

Almanya Arap Yarımadası'na silah satışını sürdürüyor… Alman hükümetinin bir soru önergesine verdiği yanıta göre, bu yılın son çeyreğinde de Yemen’deki savaşa katılan Arap ülkelerine silah satışı sürdürüldü. Bu ülkelere yaklaşık 58 milyon euro değerinde silah satıldı.Alman hükümetinin 2018 yılının son çeyreğinde Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Kuveyt'e 57 milyon 640 bin euro değerinde silah satışına onay verdiği kaydedildi. Haberde, her üç ülkenin de Yemen’de Husi milislerine karşı savaşan Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonda yer aldığına dikkat çekildi.Alman hükümetinin verdiği yanıtta, bu yılın son üç ayında, Suudi Arabistan'a silah satışı için onay verilmediği, ancak 2018 yılında Riyad’a yapılan silah ve savunma araçları ihracatının toplam değerinin 416 milyon euroyu aştığı belirtildi.  Almanya geçen yıl Suudi Arabistan'a 254 milyon 500 bin euroluk silah ihraç etmişti.

Almanya'dan BM Güvenlik Konseyi'nde reform çağrısı… Almanya 1 Ocak'tan itibaren BMGK'da geçici üyeler arasında yer alacak. Dışişleri Bakanı Maas, BMGK’nın dünyadaki güç dengesini daha iyi yansıtacak şekilde yeniden yapılandırılmasına çalışacaklarını söyledi. Dışişleri Bakanı Maas, Almanya'nın BMGK üyeliği süresince ağırlık vermek istediği konular hakkında da bilgi verdi. Maas, Suriye, Yemen ve Doğu Ukrayna başta olmak üzere savaş ve çatışmaların yaşandığı bölgelerde "Siyasi çözümlerde kararlılıkla ilerleme sağlanması için çaba göstereceklerini” belirtti.Bunun yanı sıra "iklim değişikliği ve güvenlik” konusuna ağırlık vereceklerini söyleyen Maas, "İklim değişikliklerinin dünyanın her yerinde güvenlik sorunlarına yol açtığını” ifade etti. "Anlaşmazlıkların çözümünde kadınların rolünü güçlendirmek” istediklerini belirten Maas, ayrıca savaş ve kriz bölgelerinde insani yardımda bulunanların durumunu da iyileştirmeyi hedeflediklerini söyledi.Alman Bakan, gündeme getirmek istedikleri bir diğer konunun ise silahsızlanma ve silahlanmanın denetlenmesi olduğunu vurguladı.

Almanya AB vatandaşlarını askere almayı planlıyor…Alman basınında yer alan habere göre, ordudaki nitelikli personel açığını kapatmak için AB vatandaşlarının işe alınması seçeneği inceleniyor. Haberde, bazı Doğu Avrupa ülkelerinin bu plana sıcak bakmadığı belirtildi.

İsveç’te altı Orta Asya’lıya IŞİD suçlaması… İsveç’te toplamda altı Orta Asyalı’ya, terör suçları işlemek için planlar yapma ve IŞİD’i finanse etme gibi çeşitli suçlamalar yöneltildi.Başkent Stockholm savcısının ofisinden yapılan açıklamada, “Şüphelilerden üçü, diğer kişileri öldürmek ya da zarar vermek dahil çeşitli amaçlarla büyük miktarlarda kimyasal ürünler ve diğer türden ekipman edindi ve depoladı. Eğer terör suçu hayata geçirilseydi, İsveç’e ciddi oranda zarar verebilirdi” ifadesi kullanıldı. Sözkonusu altı kişinin Özbekistan ve Kırgızistan’dan olduğu belirtildi.Bu kişilerden beşi tutuklu durumda, biriyse tutuksuz yargılanacak.

Almanya, Ukrayna’daki ateşkes anlaşmasını 'memnuniyetle karşıladı'… Ukrayna’nın doğusundaki çatışmanın tarafları, 29 Aralık’tan itibaren geçerli olacak  Yeni Yıl ateşkesi konusunda anlaşmaya vardı. Almanya Dışişleri Bakanlığı resmi Twitter hesabından yayınlanan Maas’ın mesajında şu ifadeler yer aldı: “Ukrayna’nın doğusundaki ihtilafın taraflarının kış ateşkesinde anlaşmaya varmaları iyi oldu. Uzun vadede uyulması gerekiyor. Özellikle kış aylarında insanların çektiği acıları azaltmak için insani tedbirlere daha fazla odaklanmaya devam ediyoruz.” Donbass'ta dört yıl süren çatışmalar boyunca 20'den fazla ateşkesi sağlama girişimi yapıldı. Ancak barış sağlanamadı. 2018’de birkaç girişim oldu. Özellikle 2017 yılı sonunda yürürlüğe giren ‘Yeni Yıl Ateşkesi’nden sonra, 5 Mart’tan itibaren geçerli olan ‘Bahar’ ateşkesi yapıldı. 30 Mart’ta ‘Paskalya’ ateşkesi ilan edildi. Daha sonra 1 Temmuz’da ekinlerin toplanmasıyla bağlantılı ateşkes yürürlüğe girdi. 29 Ağustos’ta okulların açılması nedeniyle bir kez daha ateşkes ilan edildi.

YUNANİSTAN - KIBRIS

Atina'da kilise önünde patlama… Yunanistan'ın başkenti Atina'da bir kilisenin önüne bırakılan el yapımı patlayıcı, bir polis ve bir sivilin yaralanmasına yol açtı.Yunanistan'da iş yerlerine, devlet binalarına, polise ve siyasilere yönelik küçük çaplı saldırılar çok nadir yaşanan olaylar değil. Aralık ayı başında Atina'daki SKAI TV isimli kanalın binasına patlayıcı kullanılarak saldırı düzenlenmiş, olayda yaralanan olmamıştı.

Yunanistan'dan 17 Kasım örgütünün tutuklu mensubuna izin… Yunanistan'da aralarında Türk diplomatların da bulunduğu çok sayıda kişiyi öldüren 17 Kasım örgütü üyesi Dimitris Kufodinas’a tutuklu bulunduğu cezaevinden çıkması için bir kez daha 4 günlük izin verildiği bildirildi.

(ÖZEL HABER)Yunanistan ve öngörülemez Trump… Kathimerini gazetesinin 25 Aralık 2018 tarihli sayısında ve yukarıdaki başlık altında Athanasios Ellis imzasıyla yayımlanan haberin çevirisi aşağıda sunulmuştur:

Yunanistan-Kıbrıs-İsrail üçlü işbirliğinin oldukça sonuç verici olan süreci gibi, Amerikalı yetkililerin özel görüşme ve aleni mesajlarında, ABD’nin Yunanistan’a destek vermesi, pek çok kişide coşku derecesine ulaşan yoğun bir memnuniyete neden olmuştur. ABD-Yunanistan ilişkilerinde gözlemlenen derinleşme ve özellikle de savunma işbirliğinin güçlenmesi, haklı olarak beklentilere neden olmaktadır. Bu ilişkilerin SYRİZA yönetimindeki bir hükümet tarafından yaşandığı gerçeği, net Avrupa-Atlantik yönelimli muhalefet (YDP, KINAL, Potami) ile ilişkilendirilecek olursa, ilişkilerin geleceğinin uzun olacağı güvence altına alınmaktadır.Bu açıdan, SYRİZA’nın geçmişte İsrail’e karşı takınmış olduğu eleştirel tutuma rağmen, Çipras, Papandreu ve Samaras hükümetlerinin politikalarını izleyerek, Yahudi devletiyle yakın işbirliğini sürdürmektedir. Bu politika, yararlı bir politikadır ve Yunanistan ile Kıbrıs için Doğu Akdeniz’deki siyasi-askeri ve enerji yapbozunda, olumlu etkilerinin olduğu açıktır. Muhtemelen bu iki paralel gelişme, ölçülü olan Yunanistan Genelkurmay Başkanı Oramiral Evangelos Apostolakisdahil olmak üzere, Yunan tarafının üst düzey yetkililerinin Türkiye karşısında benimsediği sert tonlar konusunu kısmen açıklamaktadır. Ancak kendilerine hakim olmaları gerekmektedir. Atina’nın Türkiye’ye şiddetli rekabeti çerçevesinde hesaba kattığı ana güç Vaşington’dur. Ancak dış politikamızın -ABD ile stratejik ilişki ve Doğu Akdeniz’deki üçlü işbirlikleri- bazı temel unsurlarında, ülke olarak ilk kez partiler arası devamlılık ve tutarlılık gösterdiğimiz sırada, daha çok tutarsızlık sinyali veren “kişi”, Donald Trump yönetimi altındaki ABD’dir. Savunma Bakanı James Matis’in istifası bize, Trump hükümetindeki “aklıselimlerin”, başkanın öngörülemez tavırlarını takip edemediklerinden dolayı birbiri ardına ayrıldığını doğrulamaktadır. ABD’nin Suriye’den aniden çekilmesi ve Türkiye’nin konumunun esaslı bir şekilde yükseltilmesi, kaygıya neden oluyor ve endişeleri arttırıyor. Yunan tarafınca, kişi ve partileri aşan genel ve uzun vadeli bir dış politikanın hayata geçiriliyor oluşu, olumlu beklentiler doğurmaktadır. Ama Donald Trump’ın delibozuk tavırları olduğu gerçeği, genel hatlarda, Atina’nın bu doğru hareketlerinin, Türkiye ile tehlikeli bir gerginlik durumunda, Amerika’nın pratikte desteğini güvence altına almaya yeteceğini değerlendirmek hata olacaktır.

(ÖZEL HABER) Atina ve Lefkoşa’da endişe… Kathimerini gazetesinin 25 Aralık 2018 tarihli sayısında ve yukarıdaki başlık altında Aristotelia Peloni imzasıyla yayımlanan haberin çevirisi aşağıda sunulmuştur:

Donald Trump ve Tayyip Erdoğan’ın Amerikan güçlerinin Suriye’den çekilmesiyle ilgili olarak gerçekleştirdiği telefon görüşmesi, Lefkoşa ve Atina’da endişeye neden oluyor. Hükümet kaynakları, bu gelişmenin tek başına Atina’yı kaygılandırmadığını söylemesine rağmen, bundan sonra, benzeri gelişmeler hakkında bir şey söylemek için erken olduğunu, çünkü bu durumun, bölgede birçok şeyi belirleyecek pek çok bilinmeyeni barındıran çok unsurlu bir denklem olduğunu söylediler. Ayrıca, Suriye’deki gelişmeleri Ege’deki durumla ilişkilendirmek için oldukça erken olduğunda da ısrar ettiler. Atina’daki kaynaklar, Obama’nın da Afganistan’dan Amerikan güçlerini çekeceği söylediğini, ancak bunun bir gecede gerçekleşmediğini hatırlattılar. Bu bakış açısı altında Atina, Lefkoşa ve Avrupa başkentleri, bu kez Amerikan güçlerinin çekilmesinin nasıl gelişeceğini ve büyük bir belirsizlik olduğundan dolayı, bu meselenin ardından, Türkiye’nin konumunun ne olacağını tespit etmeyi bekliyor. Çünkü Ankara’nın savunma alanındaki konumu kademeli olarak artıyor olabilir, ancak uzun vadede ne olabileceğini kimse bilmiyor. Bununla birlikte Avrupa başkentlerinde, bölgede ertesi güne dair endişe hakim. Çünkü Amerikan güçlerinin bölgeden ayrılmasıyla -ve Türkiye ile İsrail ilişkilerinde hakim olan gerginlik ışığında-,  Rusya’nın konumu yükseliyor. Bu arada Atina’daki diplomatik kaynaklar, Ankara’nın kendini adamış olduğu “gösteriş oyunundan” söz ettiler. Bu oyunla ilgili olarak, günler önce, ABD-Fransız ortak tatbikatının gerçekleştirildiği Kıbrıs’ın güneyinde, Türk firkateynleriyle yaşanan olayı hatırlattılar. Burada Türkler Amerikalılar ile birlikte fotoğraf çektirmiş ve bunu Kıbrıs MEB’inde ABD ile gerçekleştirdikleri ortak tatbikatın bir enstantanesi olarak sunmuştu. Ancak bu iddiaları - Türk tarafından NAVTEX’in yayınlanmasıyla ilgili-, hem ABD 6. Donanması, hem de Kıbrıs makamları yalanlamıştı. Lefkoşa’daki kaynaklar, “benzer bir tatbikatın hiçbir zaman gerçekleştirilmediğini” belirtirken, ilgili Türk haberlerini, “olayı başka yöne çekmeyi hedefleyen hamle” olarak tanımladılar.     Aynı kaynaklar, bölgede uzun bir süreden beri bulunan ve Exxon Mobil’in 10. parseldeki çalışmalarını koruyan Amerikan fırkteyninin, gerçekten ABD-Fransız tatbikatında yer aldığını belirttiler. 

ABD

Trump'tan Suriye'den çekilmesini eleştiren İsrail'e: Size yılda 4.5 milyar dolar vermiyor muyuz?...Trump, Suriye'den hızla tümüyle çekilme kararının İsrail'de yarattığı memnuniyetsizliğin dışa vurması üzerine "Daha ne istiyorsunuz" şeklinde yorumlanabilecek sözler sarf etti. Irak'taki ABD askerlerine Noel ziyaretinden dönerken gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, ABD'nin Suriye'den çekilmesinin İsrail'i nasıl etkileyeceği sorusu üzerine, her yıl İsrail'e güvenlik yardımı olarak 4.5 milyar dolar verdiklerini, dolayısıyla İsrail'in çok iyi olması gerektiğini dile getirdi.

ABD’de bütçe krizi. Hükümet 6 gündür kapalı…ABD'de, Donald Trump'ın Meksika sınırına duvar örmek için onaylanmasını istediği bütçe tasarısı konusunda Kongre'deki kördüğümün çözülmemesi üzerine, 2019'a girerken hükümetin 'kısmen kapalı' kalmaya devam etmesi bekleniyor. Hükümet, altı gündür 'kapalı'. Bu, ülkedeki federal hizmetlerin durdurduğu anlamına geliyor.ABD Kongresi, bütçe konusundaki fikir ayrılığını altıncı günde de çözemeyip oturumdan birkaç dakika sonra dağıldı. Çoğu senatör ve Temsilciler Meclisi üyesi ise oturumlar için Washington'a gitmedi.Kördüğümün sebebi, ABD Başkanı Cumhuriyetçi Donald Trump'ın yasa dışı göçü önleme amacıyla Meksika sınırına duvar inşa etmek için istediği 5 milyar dolarlık ödenek konusundaki tartışmalar. Temsilciler Meclisi'nde çoğunlukta olan ve Ocak ayı itibariyle göreve gelecek olan Demokratlar ve Trump'a karşı çıkan bazı Cumhuriyetçiler ise yaklaşık 1.3 milyar dolarlık ödeneğin artırılmasına karşı çıkıyor.Her iki taraf da fikir ayrılığının 2019'a taşınacağı görüşünde.

ABD medyasının Rus Avangard füzesi denemesine tepkisi: Savunmasızız… Nükleer ve konvansiyonel savaş başlıkları taşıyan Avangard’ın test atışı, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in denetiminde gerçekleştirilmişti. Orenburg Bölgesi'nden fırlatılan füze Kamçatka’daki Kura poligonunda yer alan hedefi başarıyla vurmuştu. Avangard füzesinin sesten 27 kat hızlı olduğu kaydedilmişti. NationalInterest (NI) dergisi, “Amerikan askeri uzmanlar, ABD’nin bu füzeyi engelleme yeteneğine karamsar bakıyor” diye yazdı. Derginin haberinde, ABD Stratejik Kuvvetler (STRATCOM) Komutanı Orgeneral John Hyten’in, “Bu silahın bize karşı kullanımını önleyebilecek hiçbir savunmaya sahip değiliz” sözlerine yer verildi. Ayrıca nükleer başlık taşıyabilen bu silahın yüzde 50 olasılıkla imha edilmesinin bile kabul edilemez tehdit arz ettiği vurgulandı. NI, Avangard’ın 2019’da yerleştirilmesinin Rusya’ya, hipersonik silah yarışında ABD ve Çin’i geride bırakma fırsatını vereceğini kaydetti. 

RUSYA

Üst düzey dört Türk yetkili Rusya’ya gidiyor… Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, MİT Başkanı Hakan Fidan ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ise Suriye’nin geleceği ve Fırat’ın doğusuna yönelik operasyon konusunda görüşmeler yapmak üzere Cumartesi günü Rusya’ya gidecek.AKP Sözcüsü Ömer Çelik, dün bu seyahat kapsamında yapılacak görüşmelerde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Devlet Başkanı Putin’in bir araya gelme zamanlarının da planlanacağını söyledi.Rusya Dışişleri Bakanlığı Cumartesi günkü ziyareti doğrularken uluslararası basına röportajlar veren Rus yetkililerin söylemleri, Ankara’nın beklentileriyle pek de örtüşmüyor.

Putin’in Temsilcisi: “Suriye’nin ülkenin kuzeydoğusuna dönmesi için Kürt güçleri ile Şam arasında arabuluculuk yapabiliriz”… Bloomberg’e konuşan Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’in Ortadoğu Özel Temsilcisi Mihail Bogdanov, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun daha sonra reddetse de Türkiye kamuoyunda da “ (Esat) demokratik seçimde seçilirse herkesin bunu değerlendirmesi gerekebilir” şeklindeki sözlerine atıfta bulunarak “Bunlar çok önemli gelişmeler, bunu memnuniyetle karşılıyoruz” dedi. Bogdanov,“Suriye ordusunun ülkenin kuzeydoğusuna geri dönebilmesi ve Türk güçlerinin nihai olarak geri çekilmesi için bu zamana kadar ABD'nin koruması altında olan Kürt güçler ve Şam arasında arabuluculuk yapabileceklerini” dile getirirken Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zakharova da “Suriye’nin doğusundaki bölgenin ABD askerlerinin çekilmesinin ardından uluslararası hukuka uygun bir şekilde Suriye hükümetine teslim edilmesi” gerektiğinin altını çizdi.

Rusya: Suriye'de seçim düzenlenirse Esad yeniden zafer kazanır… Rusya lideri Vladimir Putin'in Ortadoğu Özel Temsilcisi Mihail Bogdanov, Suriye'de seçimlerin düzenlenmesi halinde Beşar Esad'ın yeniden seçileceğine inandığını söyledi. Bogdanov, demokratik biçimde düzenlenecek seçimleri kazanırsa, Türkiye'nin Esad'la çalışmayı değerlendirebileceği yönündeki sinyaller içinse 'çok önemli gelişmeler' yorumunu yaptı.

Rusya, nükleer saldırı durumunda ‘garantili’ yanıt verecek… Moskova Termal Teknolojiler Enstitüsü Baş Tasarımcısı Yuriy Solomonov, Rusya’ya yönelik bir nükleer saldırının bugün cezasız kalmayacağının ‘garantilenmiş’ olduğunu belirtti. Yars, Topol ve Bulava gibi stratejik füzeleri geliştiren enstitünün baş tasarımcısı olan Solomonov, Rus Argumenty Nedeli gazetesine verdiği röportajda Rusya'ya yönelik bir nükleer saldırının cezasız kalmayacağının ‘garantilenmiş' olduğunu söyledi. Solomonov, "Rusya'da, tarafımıza yapılacak bir nükleer saldırının cezasız kalmayacağını garantileyen ve anlık saldırıda imha olmamalarını sağlayan birçok sistem bulunuyor. Her kimse her ne yaparsa yapsın, her hâlükârda karşı saldırı olacak" diye konuştu. Rusya'nın karşı nükleer saldırı silahları geliştirme alanında ABD'nin 10-15 yıl ilerisinde olduğunu da vurgulayan Solomonov, "Gerçekten de Amerikalılardan en az 10-15 yıl ilerideyiz. Bu durum, onların bunu yapamayacakları anlamına gelmez. Eğer uğraşırlarsa, 10-15 yıl sonra onlar da aynı şeyi yapmış olacak" ifadelerini kullandı 

TÜRKİYE - TÜRK DÜNYASI

Çavuşoğlu: “Suriye’nin siyasi çözüme gitmesinde en önemli aktör Türkiye”…Dışişleri Bakanlı Mevlüt Çavuşoğlu ise Amerika Birleşik Devletleri’nin Suriye’den çekilmesinin “softpower’’ (yumuşak güç) olarak nitelediği Türkiye’nin temel önceliklerinden biri olan “kriz yönetimi” sayesinde olduğunu söyledi. Dışişleri Bakanı, “Suriye'deki gelişmeleri takip ediyorsunuz, şu son bir yılda, özellikle Halep krizinden bu yana Türkiye'nin üstlendiği roller sayesinde sahada ateşkesi belli bir düzeyde konsolide ederken, siyasi çözüme doğru Suriye'nin gitmesinde en önemli aktör Türkiye'dir. Bugün ABD'nin Suriye'den çekilme kararında da en önemli aktör –aldığımız kararlar sayesinde-Türkiye'dir. Ama bir ülkenin çekilmesi, oradaki boşluğu kimin dolduracağı ve terör örgütleriyle mücadele, Suriye'nin toprak, sınır bütünlüğü ve siyasi süreç… İşte İdlib muhtırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Putin bir odaya giderek anlaştılar.

Google, Kürdistan haritasını kaldırdı…Google, Türkiye'nin talebi üzerine bir kullanıcının açmış olduğu ve Türkiye topraklarının bir kısmını da içine alan 'Büyük Kürdistan' haritasını kaldırdı. Haritaya ulaşmak isteyenler "Bu harita, kullanım koşullarını ihlal ettiği gerekçesiyle artık erişilebilir değil." mesajıyla karşılaştı.

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Aziz Ergen   - 11-07-2020

Avrupa Birliği Ortaklık mı, Tehdit mi ?

Mustafa Kemal Atatürk, özdeğerlerden ödün vermeden kalkınıp güçlenmek ve ileri bir uygarlık düzeyine ulaşmak ile “ Avrupa’yı taklit etmek “ , “Avrupalılaşmak “ ya da “ Avrupalı olmak “ gibi teslimiyetçi davranışlar arasına, net ve ayırıcı bir çizgi çizmiştir. ...