Günlük Savunma Ve Strateji Bülteni - 29 Kasım 2018

29 Kasım 2018

TÜRKİYE'NİN SAVUNMA-GÜVENLİK-DIŞ POLİTİKASINI İLGİLENDİREN GELİŞMELER

SURİYE (SURİYE KUZEYİ- SOÇİ - İDLİB - SURİYE'de ATEŞKES)

Koalisyonun Suriye’ye düzenlediği hava saldırısında 6 sivil öldü…ABD liderliğindeki uluslararası koalisyonun, Suriye’nin Deyr ez-Zor bölgesindeki Hacin kentine düzenlediği hava saldırısında 6 sivilin hayatını kaybettiği belirtildi.

IŞİD zehirli madde içeren mayınlarla DSG’ye saldırmaya hazırlanıyor…Rusya Savunma Bakanlığı, IŞİD militanlarının Suriye’deki DSG mevzilerine yönelik saldırılarda zehirli madde içeren mühimmat kullanmak istediğini bildirdi. Bakanlığın açıklamasında, IŞİD militanlarının, ABD'nin o bölgeye hava saldırısı başlatacağını planlayarak DSG'ye yönelik saldırıyı Suriye ordusunun bulunduğu bölgeden yapmak istedikleri kaydedildi. Açıklama metninde, "İmalatı yapılan kimyasal mühimmat, ABD'nin desteğiyle Deyr ez Zor eyaletinin Hacin yerleşiminde teröristlere karşı savaşan DSG'nin mevzilerine saldırıda kullanılmak üzere üretildi" ifadelerine yer verildi. Bakanlığın açıklamasında ayrıca DeyrerzZor'da mayınlara kimyasal maddeleri dolduran kişilerin, yurtdışında eğitim görüp oradan Suriye'ye gelen 11 militan olduğu ifade edildi.Açıklamada, "Mayınlara kimyasal madde doldurma işlemi, yurtdışında eğitim görüp ardından Suriye'ye gelen 11 terörist tarafından yapılıyor" dendi.

Rusya’dan Suriyeli sığınmacılar, İdlib, Nusra ve ABD’nin IŞİD’le mücadelesine ilişkin açıklama…Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Suriye Özel Temsilcisi AleksandrLavrentyev, "İdlib bölgesinde, Nusra'nın oldukça büyük varlığı sürüyor. Örgütün 15 binden fazla militanı var orada. Ilımlı muhalefete bağlı silahlı oluşumların bu sorunlu bölgedeki mevcut durumla baş edebileceğini ve tek başına düzeni sağlayabileceğini umuyoruz" diye açıkladı. Rus yetkili, "Ama eğer gerekirse elbette her türlü yardımı sağlamaya hazırız. Buna Suriye hükümet ordu birliklerinin katılımı da dahil" diye ekledi.

  • Lavrentyev, "Halihazırda Türkiye'de yaklaşık 3.5, Ürdün'de yaklaşık 2.5, Lübnan'da da yaklaşık 1.5 milyon Suriyeli sığınmacı kalıyor. Onların onurlu ve gönüllü bir şekilde evlerine dönmesi için tüm koşulların sağlanması gerekiyor" dedi.Lübnan'da Suriye'ye dönenlerin sayısının 27 bini geçtiğini belirten Rus diplomat, "Bir ay öncesine kadar Ürdün'den dönenlerin sayısı 1-1.5 bindi, halihazırda bu sayı, Lübnan'dan dönenlerin sayısına neredeyse ulaşmış durumda, yani 24-25 bin gibi bir rakam verebiliyoruz. Bu, Suriye hükümetinin, sığınmacıların daimi ikamet yerlerine dönmesi için gereken koşulları yarattığını gösteriyor. Suriyeliler evlerine dönüyor ve kendilerini rahat ve güvende hissediyor" ifadelerini kullandı.
  • ABD ve uluslararası koalisyon üyesi bazı ülkelerin, IŞİD'e karşı mücadelede Kürt oluşumlara yardım bahanesiyle Suriye'deki varlığının halen Astana sürecinin garantör ülkeleri olan Rusya, İran ve Türkiye için anlaşılmaz olduğunu kaydeden Lavrentyev, üye sayısı 60 bini bulan ve ABD'den her türlü yardım alan YPG'nin gücünün, Suriye'de sayıları 1.5 bini geçmeyen IŞİD militanına karşı mücadele etmeye yetmediğine kuşkuyla baktığını söyledi.Rus temsilci, "Demek sorun farklı. Demek ABD bunu, belirsiz bir süre için askeri varlığını gerekçelendirmek için kullanıyor. Bu da tüm garantör ülkelerin ortak endişe kaynağı" diye konuştu.

Suriye ordusu, İdlib’de militanların saldırısını önledi…Suriye ordusunun bugün İdlib’deki silahlardan arındırılmış bölgenin bitişiğindeki mevzilerine ulaşmaya çalışan militanların saldırısını önlediği ve cihatçıların kazmış olduğu birkaç tüneli patlatarak imha ettiği belirtildi.Suriyeli askeri bir kaynak, militanların geçen pazartesi el yapımı füzelerle Mahardah kentinin yakınlarındaki termik santrala saldırdıklarını aktardı. Yetkili, "Bugün bu teröristler ordunun Mahardah bölgesindeki mevzilerine ulaşmaya çalıştı, saldırı girişimi önlendi, teröristlerin arasında yaralılar var" diye konuştu. 

ORTADOĞU-AFRİKA

(ÖZEL HABER)İran’ın Hamas’a Gönderdiği Füzeler İŞİD’in Eline Geçti…Kahire’de yayınlanan Al Ceride Gazetesinin26 Kasım 2018 günkü baskısında yer alan bir haberde, İran’ın bölgeye gönderdiği bazı silahların IŞİD’in eline geçti bildiriliyor. Buna göre İran’ın değişik güzergahlar üzerinden Gazze’de Hamas örgütüne gönderdiği ve aralarında nokta vuruşlu roketlerin de bulunduğu silahların Sina Yarımadasında bulunan terör örgütü İŞİD’in eline geçtiği belirtildi. Hamas’ın kendisine gönderilen bir takım silahların İŞİD terör örgütü tarafından ele geçirilmesine eş zamanlı olarak İŞİD ile olan ilişki ve işbirliğini kopardığı ve tarafların birbirlerini düşman olarak nitelendirdiği belirtilerek, İran tarafından Hamas’a gönderilen nokta vuruşlu roketlerin İŞİD’in eline geçmesi ile birlikte Mısır’lı yetkililerin büyük bir kaygı duydukları ve İŞİD’in söz konusu silahları Mısır askerlerine karşı kullanmaktan korktukları ifade edildi. 

(ÖZEL HABER) KYB Süleymaniye’de PKK Bağlantılı Partilerin Faaliyetlerine Son Veriyor…Asayiş 'güvenlik' güçleri Süleymaniye kentinde Türkiye' de yasaklanmış PKK ile irtibatlı sivil örgüt ve parti karargahlarının kapatılması için önlemler alıyor. Bu çerçevede Kürdistan bölgesi hükümetinde başkan yardımcısı, KYB'de yönetici, eski Irak CB ve merhum parti lideri Celal Talabani'nin en küçük oğlu Kubat Talabani'nin doğrudan kararının uygulanması çerçevesinde Asayiş güçleri bugün (Çarşamba) Köysancak beldesinde Kürdistan bölgesinde PKK'nın kanadı Kürdistan Toplum özgürlüğü hareketinin karargahını kapattı ve KYB'nin nüfuz bölgeleri kapsamında Erbil'in doğusunda yer alan beldede faaliyetlerini Asayiş Klar (Kermiyan idare merkezi) kazasında hareketin karargahını ablukaya alarak tahliye edilmesini istedi.

(ÖZEL HABER) Terör Örgütü PKK Süleymaniye’ye Yandaşlarını Gönderiyor…Bağdat Al Yevm Gazetesinin 28 Kasım 2018 günü baskısında yer alan bir haberde, terör örgütü PKK’nın yan kuruluşların kapatılması veya ablukaya alınmasına karşılık vermeye hazırlanıyor. Buna göre PKK’nın yan kuruluşu olan  Kürdistan Özgür Toplum Hareketi’nin Süleymaniye kentinde bulunan bürosunun Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği’ne bağlı güvenlik güçleri tarafından ablukaya alınmasına tepki olarak PKK terör örgütünün Süleymaniye kentine kendi taraftarlarını gönderebileceğini bildirdi. Gazete PKK elebaşlarından birisini kaynak gösterdiği haberde, terör örgütünün Kürdistan Özgür Toplum Hareketi’ne yönelik her hangi bir askeri güç kullanılması durumunda aynı şekilde karşılık verileceği tehdidinde bulunduğunu, örgütün Süleymaniye’de bulunan yan kuruluşlarına ait ofisleri hiçbir surette boşaltmayacağı ve faaliyetlerini askıya almayacağını belirterek, konunun çözüme kavuşturulması konusunda Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği ile görüşmelerin devam ettiğini vurguladı.

Guterres: Suudi Prens ile görüşmeye hazırım…BM Genel Sekreteri Guterres, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman ile Arjantin'deki G20 Zirvesi'nde görüşmeye hazır olduğunu söyledi. Guterres, aralık ayının başında İsveç'te Yemen müzakerelerinin başlaması için yeni bir fırsat doğduğunu ve Suudi Arabistan'ın da bu açıdan son derece önemli olduğunu belirterek, ''Bu konuyu Veliaht Prens ya da herhangi bir Suudi yetkiliyle görüşmeye hazırım, çünkü bu konu şu an çok önemli. Yemen'de savaşı durdurabilirsek, bugün karşı karşıya olduğumuz en trajik insani felaketi de durdurmuş oluruz." dedi.Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin ise yorum yapmaktan kaçınan AntonioGuterres, Kaşıkçı'nın öldürülmesine ilişkin şeffaf ve bağımsız soruşturma çağrısını en başından beri yaptığını da belirtti.

Nükleer anlaşmanın ortadan kalkmasının sonuçları öngörülemez…İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Ali Ekber Salihi, nükleer anlaşmanın ortadan kalkmasının öngörülemez bölgesel ve küresel sonuçlar doğuracağını söyledi.

Netanyahu: Yahudilerin antisemitizme en iyi cevabı İsrail ordusudur…İsrail Başbakanı BenyaminNetanyahu, ABD merkezli CNN'in Avrupa'da antisemitizmin (Yahudi karşıtlığı) yükseldiğine dair anketi karşısında, "Yahudilerin antisemitizme en iyi cevabı İsrail ordusudur" dedi. CNN anketine göre Avrupalı Yahudilerin üçte ikisi Avrupa'da antisemitizm düzeyinin gelecek 10 yılda tırmanmaya devam edeceği görüşünde. Avrupalıların yüzde 20'sinden fazlası ise Yahudilerin dünyada 'çok fazla etkin' olduğuna inanıyor.

KARADENİZ’DE UKRAYNA-RUSYA KRİZİ

Kiev, Ukrayna'da ABD üssü kurulması için Washington'la görüşmelere başladı…Kiev yönetiminin, Ukrayna'da ABD askeri üssü kurulması için Washington yönetimiyle görüşmelere başladığı belirtildi.İzvestiya gazetesinin diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberine göre Ukrayna hükümeti, ülke topraklarında ABD askeri üssü kurulmasını istiyor. Kaynaklar, Ukrayna'nın bu doğrultuda ABD'yle müzakerelere başladığını ifade etti. İzvestiya'ya göre 'PyotrPoroşenko Bloğu' milletvekili İvan Vinnik de bu bilgiyi doğruladı ve "Yeni üs, Rusya'nın oluşturduğu tehdit karşısında ülkenin güvenliğini sağlayacak" dedi. Bu arada ABD'li kaynaklar, Washington'ın vaatte bulunmak için acele etmediğini belirtti. ABD Savunma Bakanlığı eski danışmanı Richard Weitz, bölgeye ABD üssü konuşlandırılmasının, Washington'u Rusya'nın vereceği yanıtlar karşısında savunmasız hale getireceğine inanıyor.

Rusya Kırım’a Yeni S-400 Sistemleri Konuşlandırıyor…Rusya Savunma Bakanlığı’ndan 28 Kasım 2018 günü yapılan açıklamada Rusya’nın Ukrayna ile Kerç Boğazında yaşanan gerginliğin ardından Moskova’nın Kırım’a S-400 Hava Savunma Bataryaları konuşlandırma kararı aldığı bildirildi.Yıl sonuna kadar söz konusu hava savunma bataryasının operasyonel hale getirileceği ifade edilen açıklamanın devamında, S-400 sisteminin hangi bölgede konuşlandırılacağına dair bir bilgi paylaşımında bulunulmadı.Haberde ayrıca Rusya’nın 2017 yılında Feodosia’ya, 2018 yılında Sivastopol’a ve geçtiğimiz Ekim ayında ise yeri açıklanmayan diğer bir noktadaki batarya olmak üzere  Kırım Yarımadasına üç S-400 Hava Savunma Bataryası konuşlandırdığı vurgulandı.

Putin: Ukrayna lideri Poroşenko oylarını artırmak için gerilimi tırmandırıyor…Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Karadeniz'de oluşan gerilimden ötürü Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko'yu suçladı.Pazar günü Rusya'nın Ukrayna donanmasına ait üç gemiye el koymasının ardından ilk defa konuşan Putin, Poroşenko'nun önümüzdeki yıl düzenlenecek seçimlerden önce halk desteği azaldığı için gerilimi artırmak istediğini öne sürdü:"Bu hiç şüphesiz ki bir provokasyondur. Bu devlet başkanı tarafından seçimlerden önce organize edildi. Kamuoyu desteğinde beşinci sırada yer aldığı için bir şeyler yapması gerekiyordu. Böylece sıkıyönetime geçebilmek için zemini hazırladı"

Erdoğan: Rusya ve Ukrayna arasında arabuluculuk üstlenebilir miyiz, her iki tarafla da görüştük…Arjantin’e gitmeden konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi:Sayın Putin'le yaptığımız görüşmenin ana ekseninde malum şu anda aralarında Ukrayna ile devam eden süreç ve bu konuda neler yapılabilir burada bir arabuluculuk üstlenebilir miyiz bunu görüştük. Poroşenko ile görüşmelerimizde bizden talepleri oldu. Bu talepleri Putin'le Arjantin'de kendilerine aktaracağız. 

Lavrov: Ukrayna, Karadeniz'deki provokasyonla Batı'nın dikkatini çekmek istiyor…Rusya Dışişleri Bakanı SergeyLavrov, Ukrayna donanmasının Karadeniz'de Rus sınırlarını ihlal ederek gerçekleştirdiği provokasyonun amacının Batı'nın Ukrayna'yı unutmamasını sağlamak olduğunu belirtti. Lavrov, yaklaşan seçimler öncesi Poroşenko'nun oy oranının düşük olmasına da dikkat çekti.

Poroşenko: Sıkıyönetim süresini uzatmayacağım…Poroşenko, bugün imzaladığı kararnameyle yürürlüğe giren sıkıyönetim hakkında açıklama yaptı. Sıkıyönetim süresini uzatma planı olmadığını kaydeden Poroşenko, "Eğer Ukrayna'nın adımları ve uluslararası toplumun tepkisi 'saldırganı' durdurursa, 30 gün sonra sıkıyönetim sona erer. Süreyi uzatmayı düşünmüyorum" dedi.

NATO, Ukrayna'nın Rus karasularını ihlal etmesi sonrası Kiev'e siyasi destek sözü verdi…NATO, Brüksel’de büyükelçiler düzeyinde düzenlenen Kuzey Atlantik Konseyi toplantısında, Kerç Boğazı’nda Rus sınırını ihlal eden üç Ukrayna gemisinin alıkonulmasıyla ilgili Kiev’e siyasi destek sözü verdi.NATO tarafından yapılan açıklamada, "Rusya'nın Azak Denizi ve Kerç Boğazı yakınlarında askeri güç kullanması nedeniyle, NATO müttefikleri, Rusya'yı Ukrayna limanlarına engelsiz erişim sağlamaya ve seyrüsefer serbestisine izin vermeye çağırıyor" ifadelerine yer verildi.Rusya'nın Ukrayna donanması ve gemilerine karşı askeri güç kullanması için hiç bir neden bulunmadığı vurgulanan açıklamada "Rusya'yı Ukraynalı denizci ve gemileri derhal serbest bırakmaya çağırıyoruz" denildi.NATO, itidal ve gerginliği düşürme çağrısında bulunarak, durumu izlemeye devam edeceklerini ve mevcut işbirliği çerçevesinde Ukrayna'ya siyasi ve pratik destek vermeye devam edeceklerini yineledi.Rus sınırını ihlal ettkleri gerekçesiyle Ukraynalı 24 askeri personel ile 2 Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) elemanı gözaltına alındı. FSB, SBU personelinin gemilerde bulunduğunu ve provokasyonları koordine attiğini açıkladı.

AB – AVRUPA

Anlaşmasız' Brexit senaryosu: Ekonomi yüzde 8 küçülebilir…İngiltere Merkez Bankası, anlaşma olmadan Brexit'in gerçekleşmesi durumunda ülkenin para biriminin ciddi değer kaybedeceği ve küresel finansal kriz döneminden daha kötü ekonomik durgunluğa girilebileceği bir senaryoyu kamuoyu ile paylaştı.Ortaya koyulan senaryo ile, böyle bir durumun gerçekleşmesi halinde, ilk etapta İngiltere ekonomisinin yüzde 8 oranında daralabileceği, ev fiyatlarının 3'te bir oranında değer kaybedebileceği kaydedildi.En kötü senaryoya göre, sterlin dolar karşısında yüzde 25 değer kaybedebilir.Merkez Bankası başkanı Mark Carney yaptığı açıklamada, "Bunlar tahmin değil, senaryo. Neyin olma ihtimali olduğundan çok, neyin olabileceğini ortaya koyuyorlar." dedi.

İngiltere Yüksek Mahkemesi Ankara Anlaşmalıların yargıya gitmesinin önünü açtı…İngiltere hükümetinin, Ankara Anlaşması ile ülkede bulunan Türkiye kökenli girişimcilerin oturum kriterlerinin geriye dönük olarak değiştirmesi, yargıya taşınıyor.Yüksek Mahkeme, şartların "geriye dönük" olarak değiştirilmesinden etkilenecek olan 12 binden fazla Türk vatandaşının, İçişleri Bakanlığı'na dava açabilmek için yaptığı izin başvurusuna olumlu yanıt verdi.İzin başvurusu 27 Ekim Salı günü Londra'da Yüksek Mahkeme'de görülen bir duruşma ile karara bağlandı.Yüksek Mahkeme Hakimi Amanda Yip, şartların değiştirildiği 16 Mart 2018 tarihi öncesi Ankara Anlaşması vizesini almış olan Türkiyeli girişimcilerin, geriye dönük olarak kuralların değişmeyeceğine dair "meşru beklentisi" olduğunun mahkemede savunulabilirliğine hükmederek davaya izin verdi.

AB'den vize serbestİsi açıklaması: Yerine getirilmesi gereken 72 kriteri tamamlamaya çok yakınız…AB Komisyonunun Göç, İçişleri ve Vatandaşlıktan Sorumlu Üyesi Dimitris Avramopoulos, Brüksel'de gazetecilere yaptığı açıklamada, vize serbestisi konusunda olumlu sinyaller olduğunu, anlaşma kapsamındaki '72 kriterden 7 kriter kaldığını' söyledi. "Yerine getirilmesi gereken 72 kriteri tamamlamaya çok yakınız. Türk yetkililer kriterleri en kısa sürede tamamlama konusunda kararlı" diyen Avramopoulos, Türkiye'nin AB'nin stratejik partneri olarak kalmaya devam edeceğini vurguladı.

Gürcistan’daki cumhurbaşkanı seçimlerinde, sandık çıkış yoklamasına göre Zurabişvili kazandı…GallupInternational’in Gürcistan televizyonu Imedi için gerçekleştirdiği sandık çıkış yoklaması, cumhurbaşkanı seçimlerinin ikinci turunda, SalomeZurabişvili’nin oyların yüzde 57’sini, GrigolaVaşadze’nin ise yüzde 43’ünü aldığı gösteriyor.

İtalya, BM Göçmen Paktı'nı imzalamayacak…İtalyan hükümeti, Birleşmiş Milletler (BM) Göçmen Paktı'nı imzalamayacağını açıkladı. İtalya'da aşırı sağ görüşlü Lig partisinin lideri olan Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı MatteoSalvini, "İtalyan hükümeti Marakeş'e gitmeyecek, her şeyi imzalamayacak ama kararı verecek bu Meclis olacak." dedi. İtalya Başbakanı GiuseppeConte de "Göçmen Paktı, vatandaşların da çok yaygın bir şekilde hissettiği meseleleri ve konuları ortaya koyan bir belge. Bu yüzden bu konunun parlamentoda tartışılmasını doğru buluyoruz. Hükümet, Marakeş'teki toplantıya katılmayacak. Bu belge hususunda sadece parlamentodan bir karar çıkmasından sonra adım atılacak." açıklamasında bulundu. Ülkede muhalefette bulunan sol görüşlü siyasi partiler ise İtalya Başbakanı ile Dışişleri Bakanı'nın BM Göçmen Paktı ile ilgili daha önceden verdikleri sözlerden döndüklerini belirterek, hükümeti "uluslararası alanda İtalya'nın inandırıcılığını kaybetmesine neden olmakla" suçladı. Kontrollü, düzenli ve güvenli bir göçü öngören BM Göçmen Paktı fikri, 19 Eylül 2016 tarihinde New York'taki olağanüstü bir BM toplantısında ortaya atılmıştı. BM Göçmen Paktı ile ilgili 10-11 Aralık tarihlerinde Fas'ın Marakeş kentinde hükümetler arası bir konferans yapılması öngörülüyor.Şimdiye kadar ABD, İsrail, Macaristan, Avusturya, Çekya ve Avustralya bu paktı imzalamayacağını açıkladı. 

YUNANİSTAN-KIBRIS

Yunan Savunma Bakanının Medusa tatbikatı kapsamındaki açıklamaları….Yunan Savunma Bakanlığı resmi internet sitesinde yer alan bir duyuruda Savunma Bakanı PanosKammenos'un bugün Medusa tatbikatına ilişkin olarak Enver Al Sedat gemisinden ve sonrasında HS Elli Fırkateyninde  yaptığı açıklamada şu ifadeler yer almıştır: " Bugün Medusa tatbikatını Mısır Savunma Bakanı, GKRY Savunma Bakanı, Genelkurmay Başkanı, Yunanistan Hava Kuvvetleri Komutanı, Donanma Komutanı ve Rum Milli Muhafız Ordusu Komutanı ile Mısır Silahlı Kuvvetlerinin komutanlarıyla birlikte izledik.Bugün yapılan eğitimler Mısır'ın ve Kıbrıs'ın Doğu Akdeniz'de oynadığı önemli role işaret etmektedir. Bölgemizde Yunanistan bir güvenlik ve istikrar ekseni kurmuştur. Mısır ve Kıbrıs bu eksenin ayrılmaz bir parçasıdır ve bu eksen  çalkantılı güney doğu Akdeniz'de çok önemli bir oluşumdur. Bu askeri işbirliğine yönelik olarak gerek NATO nun gerek Avrupa Birliği'nin gerekse de bölgede istikrar hedefleyen diğer ülkelerin olumlu yorumları bir tesadüf değildir. Yunanistan kurduğu üçlü işbirlikleriyle Balkanlar'dan Kuzey Afrika'ya kadar güvenlik ve istikrar eksenleri inşa etmektedir.Bu tatbikatta özellikle Özel Kuvvetler unsurlarımız şunu göstermiştir ki, Yunanistan bölgede güvenliğin ve barışın teminatıdır. Fakat aynı zamanda da her türlü tehdidi karşılamaya da hazırlıklıdır.Inanıyorum ki bu tatbikat ve gelişmeler, Ayrıca da bölgede imzalanan anlaşmalar Yunanistan'ın hem enerji nakil konusunda hem de bir enerji üreticisi olarak oynadığı stratejik rolü ortaya çıkartmış ve bize yeni ufuklar açmıştır.Bu tatbikatın icra edildiği Girit'te özellikle de Girit'in güneyinde bulunan enerji kaynaklarını çıkartmaya yönelik anlaşmalar imzalanmıştır ve bunlar ülkemizin gelişmesinde çok büyük bir rol oynayacaktır. Gerek bu kaynakların çıkartılması gerekse de Mısır, İsrail ve Kıbrıs'la Yunanistan'daki kaynakların nakledileceği boru hatlarının inşası, Avrupa Birliği'ne doğal gaz ve enerji konusunda yeni kaynaklarla bağımsızlık sağlama açısından çok büyük imkanlar sunacaktır."

Yunan Savunma Bakanı KammenosMedusa Tatbikatından fotoğraflar paylaştı….Yunan Milli Savunma Bakanı KammenosunTwitter hesabından yayınlanan fotoğraflarda, Kammenos’un Mısırlı ve Gkrylimevkidaşları ile ilk önce HS Elli fırkateyninden devam etmekte olan Medusa tatbikatını izlediği, daha sonra hep birlikte Enver Sedat helikopter gemisine geçerek tatbikatı buradan izlemeye devam ettikleri ifadeleri ve fotoğrafları yer aldı.

    

Medusa tatbikatı seçkin gözlemci günü… Medusa tatbikatına ilişkin olarak Yunan basınında GKRY basınına atıfla verilen haberlerde, GKRY Savunma Bakanı'nın ve Rum Milli Muhafız Ordusu Komutanının 27 Kasım 2018 tarihinde tatbikatın son safhasını izlemek üzere Girit'e gittikleri, 29 Kasım tarihinde icra edilecek Seçkin Gözlemci Gününden sonra Yunan ve GKRY Savunma Bakanlarının ikili bir çalışma toplantısı düzenleyecekleri, toplantıya Yunan Genelkurmay Başkanı ve Rum Milli Muhafız Ordusu Komutanının da katılacağı haberleri yer almıştır.

ABD

Trump yönetimi Senato’da Suudi Arabistan’ı savundu…ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve Savunma Bakanı JimMattis Senato Dış İlişkiler Komisyonu’nu Cemal Kaşıkçı cinayeti sonrasında Suudi Arabistan’la ilişkiler ve Yemen savaşı konusunda bilgilendirdi. Pompeo, senatörlere Suudi Arabistan’a karşı adım atılması durumunda Amerika’nın ulusal güvenliğinin tehlikeye gireceği uyarısında bulundu. Senatörlerse oturuma CIA Başkanı GinaHaspel’ın katılmamasına tepkili.Mike Pompeo, Senato’da kapalı kapılar ardında yapılan oturumda senatörlere brifing vermeden önce ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan, Pompeo’nun konuşma metni paylaşıldı. Pompeo’nun bu metinde, Suudi Arabistan’la ilişkileri Yemen ve İran eksenine oturttuğu, Amerika, Yemen savaşına müdahil olmasa sivil can kayıplarının daha da fazla olabileceğini savunduğu görüldü.Pompeo, Suudi Arabistan’ın Amerika tarafında tutulması gereken bir müttefik olduğunu, aksi taktirde bunun alternatifinin Suudi Arabistan’ın Rusya ve Çin’e yönelebileceğini vurguladı. Suudi Arabistan ve Çin arasında petrol ve nükleer enerji alanındaki işbirliği ile Suudi Arabistan ve Rusya arasındaki S-400 füze sistemi görüşmelerine dikkat çekti. ABD Dışişleri Bakanı senatörlere bu sebeplerle Suudi Arabistan’a silah transferini engellememeleri çağrısında bulundu.Savunma Bakanı James Mattis’in mesajları da benzer tondaydı. Senatörlere brifing veren Mattis de oturum sonrasında gazetecilere konuştu. Mattis de Suudi Arabistan’la ilişkilerin bozulmasının Amerika’nın çıkarına zarar vereceğini savundu. Mattis, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetini doğrudan Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman’la bağlantılandıran bir delil olmadığını söyledi.

Hillary Clinton: Trump, Kaşıkçı örtbasının bir parçası…ABD'nin eski Dışişleri Bakanı ve 2016 Başkanlık seçimlerinde Demokrat Parti'nin adayı Hillary Clinton, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin, "Kaşıkçı öldürülürken konsoloslukta olanların örtbas edilmesinin bir parçası olan bir başkanımız (Donald Trump) var" dedi.

Trump-Erdoğan telefon görüşmesi…Beyaz Saray, Erdoğan ve Trump'ın gerçekleştirdiği telefon görüşmesine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Başkan, bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan'la bir telefon görüşmesi yaptı. İki lider, Kerç Boğazı'nda yaşanan gerginliğe dair ve Ukrayna'nın gemilerine ve mürettebatına el konulması konusunda derin kaygılarını dile getirdi. G20 toplantısında tekrar görüşerek bu kaygıları ve diğer ikili ilişkileri ele almak konusunda mutabık kaldılar."

RUSYA

S400 satışını da anlatan Putin: Doları terk etmek zorundayız ve sizi temin ederim bunu yapacağız…Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, VTB-Capital bankasının düzenlediği Rusya Çağırıyor yatırım forumunda Türkiye'ye S-400 sevk edilmesi için yapılan anlaşmanın ekonomik yanları hakkında açıklamalarda bulundu. Rusya lideri bir soru karşısında şu ifadeleri kullandı: "Türkiye Cumhurbaşkanı ile yeni görüştüm. Kelimenin gerçek anlamıyla yarım saat önce. Bir dizi somut meseleyi görüştük. (Türkiye'yle) askeri-teknik işbirliği alanında S-400 satışı için yaptığımız anlaşmayı hatırlatmama izin verin. Hesaplamaları dolar üzerinden yapsaydık, bunun tam olarak uygulanamayacağını biliyorduk. Bu yüzden başka bir yol düşündük. Satış her şeye rağmen gerçekleşti. "Diğer taraftan satış anlaşmaları ve dolar baz alınmadan yapılan 'hesaplaşmaların' sadece Türkiye'yle yapılan bu silah anlaşmasına özel olmadığını ima eden Rus lider Putin, "Bu her ürün için geçerli. Bu (Türkiye'ye S-400 satışının dolar üzerinden yapılmaması) herkesin ağzında olan örneklerden sadece biri" dedi. Putin, doları silah olarak kullanmasının pek çok ülkenin dolar yerine yeni alternatifler aramaya itmiş olmasına ilişkin olaraksa şunları söyledi: "Bizim doları terk etmek gibi bir hedefimiz yok, dolar bizi kendiliğinden terk ediyor. Bu kararları (yaptırım kararları) alanlarsa artık ayaklarına değil, (vücutlarının) üst kısımlarına kurşun sıkıyorlar. Zira hesaplamaların dolar baz alınarak yapılmasında görülen bu istikrarsızlık dünyanın pek çok ekonomisinde, alternatif rezervler bulma ve dolardan bağımsız bir ödeme sistemi yaratma isteği doğuruyor.""Doları terk etmek zorundayız ve sizi temin ederim bunu yapacağız" vurgusunu yapan Rusya lideri şöyle devam etti: "(Dolardan uzaklaşma sürecinin yavaş ilerlemesi) hükümetlerin bunu istememesinden kaynaklanmıyor. Biz sadece kendimize zarar verebilecek çok sert bir şey yapmak istemiyoruz."

Rusya: NATO somut adımlar atmazsa gerilimi azaltma çağrılarını ciddiye almayacağız…NATO ile ilgili çalışmalara ciddi bir şekilde geçebilmek için askeri uzmanlar arasındaki irtibatın yeniden kurulması gerektiğini kaydeden Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı AleksandrGruşko, "Bu yüzden tüm partnerlerimize, tüm bu açıklamaları duyduğumuzu ama bu gerilimi azaltma çağrıları somut adımlarla desteklenmediği sürece ciddiye almayacağımızı söyledik ve söylemeye devam edeceğiz. İlk somut adım olarak Brüksel platformunda askeri uzmanlar arasında normal irtibatın kurulması gerekiyor" dedi.Gruşko ayrıca Normandiya Dörtlüsü'nün dışişleri bakanları seviyesinde bir görüşmenin yakın zamanda mümkün olup olmadığı sorusuna da yanıt verdi. Rus yetkili, "Normandiya formatında görüşme, eğer herhangi bir somut sonuç verirse mümkün" dedi.Halihazırda Ukrayna'da çözüm yönünde hiçbir ilerlemenin olmadığını söyleyen Gruşko, sözlerini şöyle sürdürdü: "Elbette eğer herhangi bir başarının alınacağından emin olunsa Normandiya görüşmesinin yapılması mantıklı olur. Herkesin Normandiya formatının, çözüm sürecinde etkili bir araç olarak kalmasına ilgi duyduğunu düşünüyorum".

ASYA -PASİFİK

(ÖZEL HABER)Afganistan’da Geçici Hükümet Kurma Çalışmaları…Al Waght haber sitesinde 28 Kasım 2018 günü yer alan bir analizde, Afganistan’da geçici bir hükümetin kurulmasına yönelik çalışmaların hızlandığı bilgisi yer aldı.Afganistan’da geçici bir hükümetin kurulması ile ilgili olarak ABD ile Taliban arasında sürdürüldüğü iddia edilen görüşmelerin her ne kadar Taliban tarafından yalanlansa da, Afganistan’da geçici bir hükümetin kurulacağı yöndeki spekülasyonlar basın yayın organlarında yer almaktadır. Emekli Tuğgeneral olan ve Analist kişiliği ile tanınan Cevat Kohestani,  28 Kasım 2018 günü Afganistan’da yayınlanan Arman-e Milli (Ulusal İdealler) gazetesinde verdiği mülakatta, Afganistan’da geçici bir hükümetin kurulma olasılığının bugün itibari ile her zamankinden daha fazla arttığını söyledi. Afganistan’da geçici bir hükümet kurulmasının, Taliban’ın Katar’da bulunan Siyasi Sekreterliği ile yapılan görüşmelerin ana temasını oluşturduğunu ifade eden Kohestani,  Taliban’ın, tutuklu bulunan militanlarının serbest bırakılması ile ABD ve NATO askerlerinin Afganistan’dan çekileceği tarihin belirlenmesi şartı ile Afganistan’da kurulacak bir geçici hükümet konusunda anlaşmaya vardığını vurguladı.

Kabil’de patlayıcı yüklü bir araç infilak etti: 10 ölü, 19 yaralı…Afganistan Sağlık Bakanlığı Sözcüsü VahidMecruh'un yaptığı açıklamada, Kabil'de patlayıcı yüklü bir otomobilin infilak etmesi sonucunda 10 kişinin hayatını kaybettiği, olayda yaralananların sayışınsa 19'a yükseldiği belirtildi. 

TÜRKİYE - TÜRK DÜNYASI

Erdoğan İslam ülkelerini eleştirdi ve uyardı…Cumhurbaşkanı Erdoğan İSEDAK toplantısında konuştu. İslam ülkelerini, Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin 100 yıldönümünün yaşandığı şu günlerde mevcut önyargılardan sıyrılıp, Batı’nın empoze ettiği oryantalist bakış açısından uzaklaşarak, geçmişin muhasebesini yapmaya çağıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Müslümanlar'ın sürekli Batılı emperyalistlerin oyununa geldiğini savundu.Cumhurbaşkanı, “Her ne kadar 100 sene önce sona erse de savaşın bıraktığı enkaz, coğrafyamızdan hala tam manasıyla kaldırılamamıştır. Beşeri ve toplumsal alanda, Müslümanlar olarak Birinci Dünya Savaşı’nın yol açtığı sıkıntılarla yüzleşiyoruz. Emperyalist niyetlerle, savaşı Ortadoğu'ya ve Afrika’ya taşıyanlar, huzur ve refah içinde hayatlarını sürdürürken, bizler onların yol açtığı çatışma ve gerilimlerin bedelini ödüyoruz. Biz hala birbirimize düşüyor ve giderek parçalanıyoruz” dedi.

S400’lerin milli parayla alımı…Konuyla ilgili soruya Erdoğan şu cevabı verdi: Bu işe başladığımızda bizim ilke bazımızda bir tezimiz vardı. Yerli parayla bu alım satımları yapalım diye. İşin nihai noktada bunun ruble ya da TL olup olmayacağı konusunda aramızda bir mutabakat var fakat Merkez Bankalarımızın çalışmaları tamamlanamadı diye biliyorum. 2019'un sonuna doğru teslimatlar olacak. O zamana kadar yerli ve milli parayla alışveriş yapma fikrimiz hayata geçmiş olacaktır.

Her 20 kişiden biri Suriyeli…İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ümit Özdağ, Suriyeli sığınmacıların Türkiye'nin milli, kültürel, politik ve jeopolitik yapısını değiştirecek derecede tehdit oluşturduğunu söyledi. Özdağ, resmi rakamlara göre Türkiye'de 3 milyon 800 bin Suriyeli bulunduğunun varsayılması halinde her 20 kişiden 1'inin Suriyeli olduğunu ifade etti. Özdağ, şöyle konuştu: "Suriyeli sığınmacı sayısı Türkiye'nin kültürel ve etnik dokusunu değiştirecek bir hızla artıyor. Eğer resmi rakamları kabul eder ve 3 milyon 800 bin Suriyeli olduğunu varsayarsak bugün Türkiye'de yaşayan 20 kişiden 1'i Suriyelidir. Suriyeliler içimizde büyüyen ayrı bir millet olarak varlıklarını sürdüreceklerdir. Bir süre sonra Arap azınlık hakları talepleri yükselecek, Arap milliyetçiliğine dayanan partiler ortaya çıkacaktır. Böyle bir demografik istila ile Türkiye'de milli devletin ayakta kalması mümkün değildir." İstanbul başta olmak üzere yurdun çeşitli kentlerinde Suriye mafyasının ortaya çıktığını ileri süren Özdağ, şöyle devam etti:"Kendi aralarında Arapça'nın değişik lehçelerini konuşan bir mafyaya karşı mücadele çok zor. Ensar-muhacir edebiyatı yapanlar, fuhuşun Suriyeliler ile birlikte nasıl yayıldığını gözden kaçırmaya çalışmaktadırlar. Bu, Suriyelilerin ahlaki sorunu değildir. Açlığı aşmak için satacak bir şeyi kalmayanların vücutlarını satmalarıdır. Cinsel hastalıklar korkutucu ölçüde artmıştır."

KÜRESEL

Yükselen piyasa ekonomilerine sermaye girişi zayıflayacak…FitchRatings'in sitesinde yayımlanan araştırma raporunda, yükselen piyasa ekonomilerine yönelik net sermaye akışının bu yıl 2008-2009 finansal krizinden bu yana en düşük seviyeye gerilediği bildirildi. Brezilya, Çin, Endonezya, Hindistan, Güney Afrika, Güney Kore, Meksika, Polonya, Rusya ve Türkiye'yi kapsayan raporda, söz konusu ülkelere yönelik sermaye girişlerinin gelecek iki yıl boyunca düşük kalacağı tahmininde bulunuldu. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırımları ve küresel finansal dalgalanmalar, sermaye akışlarını etkileyen ana faktörler olarak gösterilen raporda, ülkelere spesifik değerlendirmelere de yer verildi. Buna göre, Fed ve Avrupa Merkez Bankası ile yerel faiz oranları arasındaki farklılıklar özellikle Polonya, Meksika ve Güney Afrika'ya yönelik net sermaye akışları için önem taşıyor. Meksika ve Türkiye'ye yönelik sermaye girişleri ise yükselen piyasa ekonomileri ile gelişmiş ekonomiler arasındaki büyüme oranlarındaki farklılıklardan etkileniyor. Bu arada, Fitch'in Yardımcı Direktörü MaximeDarmet, araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde, güçlenen ABD dolarının yükselen piyasa ekonomilerinin bilançolarına ve varlık fiyatları üzerindeki baskıyı artırdığına işaret ederken, "Analizlerimize göre, dolarda yaşanan yüzde 10'luk değerlenme, büyük yükselen piyasa ekonomilerinde net sermaye akışlarını gayrisafi yurtiçi hasılanın yüzde 1'i kadar düşüyor" ifadelerini kullandı.

TERÖRLE MÜCADELE

  • Irak kuzeyi Sinat-Haftanin ve Hakurk bölgelerine 28 Kasım 2018'de düzenlenen hava harekâtları neticesinde terör örgütüne ait silah mevzi ve mühimmat depoları imha edilmiş, üs bölgelerimize saldırı hazırlığında olan silahlı üç bölücü terörist etkisiz hale getirilmiştir.
  • Muş İl Jandarma Komutanlığı ve Emniyet genel müdürlüğü ekiplerince, 27 Kasım’da Malazgirt’te şüpheli bir şahsın evinde yapılan arama esnasında çıkan çatışmada, biri gri listede aranan olmak üzere, 2 bölücü terör örgütü mensubu silahları ile birlikte etkisiz hale getirilmiştir.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Suinbay Suyundikov   - 25-09-2020

Rusya’nın Libya Politikası

Rusya başat bir aktör olarak Orta Doğu sahnesine geri dönmüştür. Bu çalışmada, Rusya’nın Orta Doğu’daki tarihsel varlığı kısaca ortaya konulacak, Arap Baharı sonrası dönemde Rusya’nın bu bölgede Libya’ya yönelik izlediği politikanın değerlendirilecek, hedeflerin ve çıkarları tespit edilecektir. ...