Bir Türk Siyasi Liderin Katledilmesi

Yazan  08 Temmuz 2014

           Ali Haşim Muhtaroğlu Irak Türkmen Cephesi’nin Selahaddin sorumlusu ve 2011-2013 yılları arasında Irak Türkmen Cephesi Başkan yardımcısı idi.  1965 yılında Tuzhurmatu kentinde doğdu.  1986’da Teknik Yüksekokul’dan mezun oldu. 2003’ten itibaren Irak Türkmen Cephesi’nde görev almaya başlayan Ali Haşim Muhtaroğlu, Irak Türkmen Cephesi’nin Selahaddin İl Başkanı olmuş ve bu kentte ITC’nin teşkilatını kurdu. Ali Haşim Muhtaroğlu’nun çalışmaları sonucunda Tuzhurmatu Irak Türkmen Cephesi’nin en güçlü olduğu yerlerden biri haline geldi. Ali Haşim Muhtaroğlu,  30 Ocak 2009’da yapılan il meclisi seçimlerinde de Selahaddin İl Meclisi üyesi olarak seçilmiştir[1]

           Ali Haşim Muhtaroğlu, Barzani ve Baas çetesinin, El Kaide türevlerinin baskılarına boyun eğmeyen Şii mezhebine mensup Türk milliyetçisi bir Türk siyasi liderdi. Ali Haşim Muhtaroğlu’nun bu tavrı, başta Barzani çetesi olmak üzere değişik gruplarda büyük rahatsızlık uyandırıyordu. Ancak Ali Haşim Muhtaroğlu’nun Irak Türklerinin haklarını yılmadan ve korkmadan savunması Ankara’da da rahatsızlık yaratıyordu. Aralık 2012’de Ali Haşim Muhtaroğlu, yaptığı bir açıklamada, Türkmenlerin güvenliğinin sağlanması için "Türkmen gücü" kurulmasının şart olduğu görüşünü savundu. Muhtaroğlu, "Irak'ta savunmasız kalan tek grup biziz. Tuzhurmatu'daki Türkmenler, soykırımın en ağırını yaşıyor" dedi.[2] Ali Haşim Muhtaroğlu bundan dolayı Ankara tarafından sert bir şekilde uyarıldı.

      Muhtaroğlu, Ankara’nın bu uyarılarından, hatta “Bırak bu işleri şeklindeki tehditlerinden” hiç etkilenmedi. Irak Türkleri için doğru olduğunu düşündüğünü yapmaya devam etti.  Muhtaroğlu’na iki kez kimliği bilinmeyen birileri suikast girişiminde bulundu. Bu iki suikast girişiminden de Ali Haşim Muhtaroğlu kurtuldu. Ancak bu suikastlere rağmen, Ankara ya da Türkiye’nin Musul Başkonsolosluğu’nun emri ile Muhtaroğlu’nun korumalarının sayısı azaltıldı.

          Ali Haşim Muhtaroğlu’nu en fazla rahatsız eden hususlardan birisi de peşmerge çetelerinin Tuzhurmatu’da 2011’den itibaren estirdikleri terördü. Peşmerge çeteleri her gece adeta şehirde sürek avına çıkıyor, Türkmen halkı terörize ediyor ve bir iki Türkü öldürerek geceyi kapatıyorlardı. ORSAM Irak uzmanı Bilgay Duman bu süreci şöyle anlatmaktadır: “Özellikle 2013 yılının başında itibaren bu saldırılar daha da yoğunlaşmıştır. Tuzhurmatu’daki Türkmen varlığı hiç olmadığı kadar sarsılmıştır. Kasım 2012-Ocak 2013 arasındaki 3 aylık süreçte Türkmenlere yönelik ölü ve yaralı sayıları ile yıkılan ve zarar gören mülklerin yüzlerle ifade edildiği 5 büyük şiddet eylemi yaşanmıştır. Özellikle 17 Aralık 2012 günü sabah erken saatlerde Tuzhurmatu’daki Türkmen mahallerinden biri olan Çakkale Mahallesinde bomba yüklü iki araçla düzenlenen saldırı ve 23 Ocak 2013’te cenaze merasiminde düzenlenen saldırının yıkımı ağır olmuştur. 23 Ocak 2013’te yapılan saldırının hedefi açıkça kendini belli etmiştir. 22 Ocak’ta bir silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden, Tuzhurmatu Sağlık Müdürlüğünde çalışan ve aynı zamanda Ali Haşim Muhtaroğlu’nun da kayınbiraderi olan Ahmet Salah Asker isimli gencin cenaze töreninde yapılan saldırı, çok açık bir şekilde Türkmenleri hedef almıştır. Bununla birlikte cenaze törenine katılan isimler de göz önünde bulundurulduğunda bu saldırının planlı olduğu görülmektedir. Zira cenaze merasimine Ali Haşim Muhtaroğlu’nun yanı sıra Türkmen yetkililerden Selahaddin eski Vali Yardımcısı Ahmet Koca, Kerkük İlçe Meclis Başkanı Münir Kafili, Kerkük İlçe Meclisi Üyesi Sami Kolsuz, ITC eski Başkanı Sadettin Ergeç, ITC Selahattin İl Başkanı Haydar Kasapoğlu, ünlü yazar ve şair Mehmet Mehdi Beyat gibi isimlerle birlikte ismini anamadığımız Türkmen ileri gelenleri ve halktan yoğun katılım olmuştur. Saldırıda Ali Haşim Muhtaroğlu, Ahmet Koca, Münir Kafili ve Sadettin Ergeç yaralanmış, Mehmet Mehdi Beyat ve bazı Türkmen yetkililer de hayatını kaybetmiştir. Buradan hareketle yapılan saldırının doğrudan Türkmenleri hedef aldığı görülmektedir.”

         22 Haziran 2013’te Tuzhurmatu’nın iki mahallesi olan Aksu ve Çakkale’de gerçekleşen bombalı araba saldırılar ve bir Türkün ölümü üzerine Ali Halim Muhtaroğlu, peşmerge terörünü protesto etmek amacı ile Tuzhurmatu halkını eyleme çağırdı. Halkı, çok güvendiği Muhtaroğlu’nun çağrısına uydu. 22 Haziran 2013’te Türk Halkı, Kerkük-Bağdat karayolunu kesti. Protestocu Türkler kurdukları çadırın üstüne ay yıldızlı Türkmeneli bayrağını astılar. Peşmergeler Ali Haşim Muhtaroğlu’na bayrağı indirmesi için çok baskı yaptılar. Selahaddin Vali yardımcısı Ahmet Koca da Ali Haşim Muhtaroğlu’na destek verdi. Bayrak inmedi. Peşmergeler, Ali Haşim Muhtaroğlu’nu “Bunun hesabını soracağız” diyerek tehdit ettiler.   

            24 Haziran 2013’te Ali Haşim Muhtaroğlu, Selahattin Vali yardımcısı Ahmet Koca ve oğlu 15 yaşındaki Eren Koca bombalı bir suikastçinin intihar eylemi sonunda bir suikast sonucunda şehit olurken, 71 Türk’te saldırıda yaralandı. Ali Haşim Muhtaroğlu’nu şehit eden elbette ki, bölgedeki melun güçlerdir. Ancak Muhtaroğlu’nun şehit edilmesine asıl yol açan AKP Hükümetinin Irak’ta izlediği Türk’e dost olmayan siyasetidir.  


[1] http://www.orsam.org.tr/tr/OrtadoguTurkmenleri/yazigoster.aspx?ID=132

[2] Sabah,  26.06.2013, Türkmen Lidere Suikast

Prof. Dr. Ümit Özdağ

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Yönetim Kurulu Başkanı

 

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Aziz Ergen   - 11-07-2020

Avrupa Birliği Ortaklık mı, Tehdit mi ?

Mustafa Kemal Atatürk, özdeğerlerden ödün vermeden kalkınıp güçlenmek ve ileri bir uygarlık düzeyine ulaşmak ile “ Avrupa’yı taklit etmek “ , “Avrupalılaşmak “ ya da “ Avrupalı olmak “ gibi teslimiyetçi davranışlar arasına, net ve ayırıcı bir çizgi çizmiştir. ...