Libya’da Neler Oluyor?

Yazan  30 Mart 2011

Libya’da aşiretlere dayanan yapılanmanın Kaddafi’nin devrilmesi sonrasında nereye gideceği belirsizdir.

Büyük Ortadoğu'da yaşanan kitle gösterilerinde en çok sarsılan ülke Libya olmuştur. Tunus ve Mısır'daki isyanlar sonrasında iktidarlar değişmiş ve domino etkisi Libya'daki muhalefeti de etkilemiştir. Kaddafi'nin sıra dışı karakteri Libya'yı isyanların yaşandığı diğer ülkelerden faklılaştırmıştır. Topraklarının yüzde 95'i çölden oluşan –gerçekten zorlu bir coğrafya– Libya'da şu anda 140 civarında kabilenin yaşamaktadır ve bu kabilelerin kolları Mısır, Çad ve Cezayir'e dek uzanmaktadır.[1] Siyasi iktidarın yapılanmasında kabile bağları da çok büyük öneme sahiptir.

Kaddafi yönetimi ile muhalifler arasında başlayan çatışma iç savaşa dönüşmüş; Kaddafi'ye bağlı güçlerin yoğun hava gücü desteğiyle sivillere saldırması, BM Güvenlik Konseyi'ni 26 Şubat'ta harekete geçirmiştir. Fransa, BM'den aldığı destekle harekâta başlamak için aceleci davranmıştır.Zira Tunus'ta rezil olan Mısır'da esamesi okunmayan, iç kamuoyunda özellikle diplomatları tarafından çok sert bir dille eleştirilen Sarkozy'nin Libya operasyonunda liderliğe soyunması, yaklaşan seçimlere yatırım gibidir. Sarkozy'nin partisi (UMP) 20 Mart'taki birinci kanton seçimlerinde de ağır yenilgi almıştır. Sarkozy bu başarısızlığını diplomatik bir başarı ile Libya'da kapatmaya çabalamaktadır. Fakat Fransa'da Le Pen etkisi her geçen gün artmaktadır ve aşırı sağcı ulusal cephe partisi lideri kanton seçimlerinde de açık farkla Sarkozy'nin önüne geçmeyi başarmıştır. Le Pen, İtalya'nın Lampedusa Adası'nı ziyaretinde Sarkozy'nin aceleyle alınmış kararını[2] eleştirerek, Libya Savaşı'nın Avrupa'ya göçleri arttıracağını ifade etmiştir. Le Pen "Fransızlar, Afganistan'dan sonra, Libya'da da askerlerimizin savaşmasını istiyor mu?" diyerek Sarkozy'i zor durumda bırakmaya çalışmaktadır. Ayrıca Kaddafi'nin oğlu Seyfülislam'ın "Sarkozy 2007'deki seçim kampanyası için Kaddafi'den mali yardım almıştır"[3] sözleri Fransa'yı karıştırmıştır. Nitekim Fransız yasaları, seçim kampanyaları için başka bir ülkeden mali yardım alınmasını yasaklamaktadır.

Libya'da Askeri Müdahale

Margaret Thatcher'ın Falkland adasında yaptığını[4] Sarkozy Libya'da yapmayı arzulamaktadır. Başarılı bir savaş hikâyesi ile Avrupa'nın skandal adamı Sarkozy, 2012 seçimlerini kazanmayı hedeflemekte ve bir "insan hakları ihlali savunucusu" olarak tarihe geçmeyi hayal etmektedir. İktidarının ilk yıllarında büyük düşleri olan Sarkozy, iç kamuoyunda sıradan başarılara imza atmış bir lider olarak görünmektedir. Milyonların muhalefetine karşın emeklilik reformunda ısrarcı davranması, arkasından gelen vergi reformuyla birçok savcının tepkisini çekmesi Sarkozy'e çok fazla puan kaybettirmiştir.

Sarkozy dünya liderliğine oynamak istiyordu ve Libya'da yaşananlar bu anlamda onun için bir fırsat oldu, "insan hakları savunucusu olarak" Libya'da boy gösterdi. Ne var ki, amacı gerçekten insan hakları veya demokrasi olsaydı, Tunus'ta halk ayaklandığında Bin Ali'yi desteklemek için Tunus'a asker gönderme teklifinde bulunmazdı.Öte yandan Libya'da enerji güvenliğinin sağlanması ABD'den çok daha fazla Avrupa'yı ilgilendirmektedir. Küresel krizle boğuşan Avrupa'nın olası yeni bir "petrol krizi" yaşanmasına tahammülü olmayabilir. Petrol fiyatlarının 200 dolar seviyesine çıkması tüm dünyayı ciddi şekilde etkileyecektir. Avrupa kendi içinde yaşadığı ekonomik depremle baş edemezken dış politika konusunda da büyük bir çıkmaza girmiş ve ortak karar alımı zorlaşmıştır.

Libya konusu, Euro Krizi'nin üstüne AB'nin iki lokomotif ülkesi; Fransa ve Almanya'nın arasını da açmıştır. Merkel, savaşın büyük risk ve tehlikeler içermesi nedeniyle Libya savaşına "hayır" demiştir. Almanya Ortadoğu'da taraf olması halinde bölgenin tüm sorunlarının Akdeniz'in karşı kıyılarına, yani Avrupa'ya taşınacağını düşünerek savaşa net bir şekilde karşı çıkmıştır. Bugün Bingazi, Trablus'ta yaşananlar yarın Berlin'de yaşanabilir korkusu Almanya'nın kararlılığını ortaya koymuştur. Bu nedenle Fransa, AB'den ayrı hareket etmek durumunda kalmıştır. ABD ise Irak ve Afganistan'dan aldığı ağır tepkiler, ekonomik yük ve prestij kaybı nedeniyle Libya'da -görünürde- pasif rol oynamayı tercih etmiştir. ABD ordusu çok gerekmedikçe yeni askeri maceralara girmek istememektedir. Obama, Orta Doğu'daki değişim dalgasını başlatan taraf olmamıştır fakat bölgede yaşananlara uyumlu bir pozisyon almayı arzu etmektedir. 29 Mart'ta Londra'da gerçekleştirilen konferansta Libya'da Afganistan'daki ISAF gibi bir kara gücü oluşturulmasını teklif eden İngiltere amacına ulaşamamış, taraflar arasında fikir birliğine varılamamıştır.

Türkiye Cephesinde Libya

BM kararı, uluslararası müdahalenin sınırlarını tüm Libya topraklarını kapsayacak bir "uçuşa yasak bölge" uygulaması olarak belirlemiştir. Bu kapsamda uçuşa yasak bölge uygulanması sırasında devriye görevi üstlenecek askeri birimlere karşı düzenlenmesi olası saldırıların önüne geçilmesi için tehdit olarak görülen tüm askeri altyapının imha edilmesi gerekecektir.[5]

Türkiye NATO'nun müdahalesi ile ilgili Almanya gibi önce çekimser kalmışsa da Obama ile birkaç önemli hususta anlaştıktan sonra NATO'nun Libya'daki operasyonun komutasını devralmasını Türkiye de kabul etmiştir.[6] Böylece operasyon BM kanadından çıkıp NATO'ya devredilmiştir. Türkiye'nin iki savaş gemisi şu an Libya'da bulunmakta, iki gemi ve denizaltının gönderilmesi için de hazırlıklar sürmektedir.[7]

Türkiye, Libya'daki dalgaları uzaktan izleyen değil, olayları kendi lehine dönüştürebilen bir ülke olmayı arzulamaktadır. Türkiye'nin Libya ile ilgili alınacak kararlarda temkinli davranmaya diğer ülkelerden daha fazla ihtiyacı vardır. Türk işadamları Libya'da 16 milyar dolarlık yatırıma sahiptir. Bu nedenle operasyonun uzun sürmesi veya ülkenin bölünmesi durumunda bundan en fazla zarar görecek ülke Türkiye olacaktır. Petrol fiyatlarındaki artış, güvenlik sorunlarının devam etmesi halinde kaos ortamının oluşması, ülkenin bölünmesi seçenekleri Türkiye'de büyük sıkıntılara yol açabilir.

Sonuç

Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da yaşanan süreç uluslararası sistemin sunduklarıyla da alakalıdır. Kaddafi'nin sınır tanımaz tutumu ve kendi halkına savaş açması da müdahalenin gerekçesini oluşturmuştur. Libya'da aşiretlere dayanan yapılanmanın Kaddafi'nin devrilmesi sonrasında nereye gideceği ise belirsizdir. Öte yandan ABD'nin bölgede karşılaşmayı hiç istemeyeceği durum, Kaddafi'den sonra El Kaide Terör Örgütü'nün bölgede egemen olma ihtimalidir.

ABD'nin Kaddafi ile bir sorunu olmadığı düşünülebilecekse bile Ortadoğu'daki bu büyük dönüşümde[8] söz sahibi olmak, savaşı kendi lehine şekillendirmek istemektedir.Sarkozy'nin hedefi ise Akdeniz'de Fransa'nın en etkili aktör olması ve dış politikadaki kendihatalarını kapatmaktır.


[1] Libya Tribes, http://www.globalsecurity.org/military/world/libya/tribes.htmGlobal Security 27.03.2011,

[2] Libya'ya müdahale konusunda Sarkozy o kadar istekli davrandı ki BM Güvenlik Konseyi Kararı'ndan sonra hemen sonraFransız jetleri Libya'da hedef almıştı bile.

[3] Gaddafi's Son Said Libya Financed "clown" Sarkozy's Election Campaign, Newsamen, http://www.newsamen.com/103750/gaddafis-son-said-libya-financed-%E2%80%9Cclown%E2%80%9D-sarkozy%E2%80%99s-election-campaign 27.03.2011

[4] Arjantin'le Falkland adaları konusunda anlaşmazlığa düşen Thatcher hükümeti 1982'de acilen donanmayı bölgeye yönlendirerek Arjantin'deki askeri dikta yönetiminin adaları ilhak etme girişimine karşı koymuştu. The Falklands Deception, http://www.kirkbytimes.co.uk/antiwaritems/falklands%20deception.html, Kirkbytimes, 26.03.2011

[5]"Libya Savaşı, Uluslararası Müdahale ve Türkiye", ORSAM, 2011, syf.24

[6] Türkiye NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip dolayısıyla NATO için Türkiye önemli bir aktördür.

[7] 2 Türk Savaş Gemisi Libya'da 2'si Yolda, http://www.euractiv.com.tr/ab-ve-turkiye/article/2-trk-sava-gemisi-libyada-2si-yolda-016723, Euractiv, 24.03.2011

[8] Bu isyanlarla Ortadoğu'daki 2001 sonrası büyük dönüşüm sürecinin evrelerine şahit oluyoruz..

 

 

 

Ayça Ayanlar

Öğrenim
2000-2004- Antalya Özel Akev Lisesi / Spor Bursu ile
2004-2006- Yeditepe Üniversitesi Siyaset Bilimi Ulusla arası İlişkiler / %50 Spor Bursu ile
2006-2009- İzmir Ekonomi Üniversitesi Avrupa Birliği Uluslararası İlişkiler/ Yatay geçiş Tam spor bursu ile
2008 Mayıs Eylül dönemi- The University of Texas Pan American Siyaset Bilimi/ Değişim programı ile
2010-2012- Akdeniz& Hamburg Üniversitesi Avrupa Birliği Çalışmaları Yüksek Lisans Programı
 
Yabancı Dil:
İngilizce: İleri Seviyede
Almanca: Orta derecede
Fransızca: Orta Seviyede
 
Proje ve Stajlar
06/2006-08/2006                     İzmir Ticaret Odası Dış Ekonomik İlişkiler Departmanı AB Masası
09.05.2008                                                     Avrupa Günü“Karşılaştırmalı Türkiye ve Avrupa Birliği İlişkileri” Lisans Konferansı Proje: Avrupa Eğitim Sistemi
04/2008-04/2008                    Proje: Gümrük Birliği ve Türkiye 6 sayfalık makale ve konferans sunumu
01/2011-03/2011                   21yy Türkiye Enstitüsü AB Masası
 
Yarı Akademik Makale
Konu: Sivil Devrim ve Gençlik Hareketleri Üzerindeki Etkisi
24 sayfalık makale ve analiz yazısı
Konu: Avrupa Eğitim Sistemi ve Türkiye ile Karşılaştırılması
20 sayfalık makale 
 
Yayınlanan Makaleler
-          İlerleme Raporu’nun Geleceğin “Yıldız” Ülkesi Türkiye’ye Yansıması URL: http://www.turksam.org/tr/a1854.html
-          Daha Güçlü Avrupa İçin Lizbon, Çek Engeli ve Başkanlık Yarışı Süreci URL: http://www.turksam.org/tr/a1849.html
-          Libya’da Neler Oluyor? URL: http://www.21yyte.org/tr/yazi6146-Libyada_Neler_Oluyor.html
-          Türkiye’nin Gelişmişliği Kadınlarına Bağlıdır URL: http://www.21yyte.org/tr/yazi6115-Turkiyenin_Gelismisligi_Kadinlarina_Baglidir_.html
-          Maskeli Balo: AKP’nin AB ile Dansı URL: http://www.21yyte.org/tr/yazi6086-Maskeli_Balo_AKPnin_AB_ile_Dansi.html
-          Afganistan Stratejisi Konusunda ABD -AB Çatlağı URL: http://www.21yyte.org/tr/yazi6023-Afganistan_Stratejisi_Konusunda_ABD_AB_Catlagi.html
-          Batı “Minare Yasağı” ile Kendi Kalesine Gol mü Atmıştır? URL : http://www.turksam.org/tr/a1882.html
-          Avrupa Kimliği ve Türkiye’nin Avrupalılaşma Süreci URL: http://www.turksam.org/tr/a2233.html
-          “Daha Güçlü” Avrupa İçin Lizbon, Çek Engeli ve Başkanlık Yarışı Süreci- URL: http://www.turksam.org/gencbakis/a1849.html
-          AB 2009 İlerleme Raporu ve Türkiye AB İlişkileri- URL: http://www.turksam.org/tr/a1843.html
Çeviriler
 
 
-Sinan Oğan,”We are ready for Azerbaijan-Armenia War?” http://www.turksam.org/en/a267.html
 
- F. William Engdahl,”Egypt's Revolution: Creative Destruction for a "Greater Middle East?" http://www.21yyte.org/tr/yazi6099-Misir_Devrimi_Orta_Dogu_icin_Yapici_Yikim.html
 
İş Deneyimi
05/2009-10/2010                   TÜRKSAM AB Masası Asistan
03/2011-07-2011                  Delphin Palace Misafir İlişkileri Sorumlusu
 
 
 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Bircihan D. Dilek   - 13-12-2019

Balistik Füze Tehdidi ve Türkiye

Son birkaç yıldır F-35 ve S-400 konuları ülkemizin gündemini işgal ederken, stratejik bir saldırı silahı olan Balistik Füze tehdidi hızla etrafımızı sardı.